Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Mehmet Karayalman /Ünye’de Dişçilikten Diş Tabipliğine
3 Aralık 2012 Pazartesi 10:20
Kaynak: Canik Dergisi / 12. Sayı
Ünye’de dişçilik denildiğinde ilk akla gelen dişçi Seyit Bilal KILIÇ’tır. Seyit Bilal Efendi iki oğluna da bu mesleği öğretmiş mekleği ailevi bir sanat mirası olarak oğlu Fevzi KILIÇ ve diğer Recai KILIÇ’a devretmiştir.

“Ünye’de Dişçilik” konulu makalemize geçmeden önce kısaca genel dişçilik tarihinden bahsetmek yerinde olacaktır. Dişçilik tarihini 18.yy a kadar genel tıp tarihiyle birlikte incelemek gerekiyor. Zira dişçilik 18.yy da tıptan ayrılarak bağımsız bir meslek dalı olmuştur. Dişlerle ilgili tedavilerin 5.000 yıl önce yapıldığına dair somut bulgular mevcuttur1
Ünye’de dişçilik denildiğinde ilk akla gelen şüphesiz ilk isim dişçi Seyit Bilal KILIÇ’tır. Dişçi Seyit Bilal KILIÇ 1900’lü yılların başlarında ve Cumhuriyet döneminde Ünye’de “1219 sayılı tababet ve şuabatı sanatlarını tarzı icrasına dair kanun” maddesine göre sanat icra etmişlerdir. Dişçi Seyit Efendi Ünye’de birçok dişçi yetiştirmiştir. Sanatını gelecek nesle devretmek için usta çırak usulü pratikte dişçiler yetiştirmiş, kendinden sonrada bu görevin sürdürülmesine önderlik etmiştir. Rahmetle yâd ediyoruz üstadı…
Üstad dişçi Seyit Bilal Efendi iki oğluna da bu mesleği öğretmiş bu hizmeti kendinden sonra ailevi bir sanat mirası olarak oğlu dişçi Fevzi KILIÇ ve diğer oğlu Recai KILIÇ’a devretmiş onlar da bu sanatı babalarının önderliğinde sürdürmüşlerdir. Bununla birlikte Ünye’ de bir dönem belediye başkanlığı yapan Borçkalı dişçi Şükrü ELLİBEŞ, Dişçi Abdullah AYDIN, Dişçi Mehmet MANGIRCI, Dişçi Hasan GÜNDÜZ, Dişçi Ali Faik GÜNDÜZ, Dişçi Mustafa ALP, İbrahim ALP, Yusuf POYRAZOĞLU diş protezciliği yapmışlardır. İsim olarak vermiş olduğumuz bu dişçileri gelecek sayılarda biyografileriyle sizlere tanıtacağız.
Dişçilik sanatını icra edipte vefat edenleri rahmetle yâd ediyor hayatta olanlara sağlık sıhhat dilerken Ünye’de ilk diş hekiminden bahsetmek istiyorum.
Ünye’ye ilk diş hekimi 1950 yıllarında gelmiştir ve bu hekimin de Diş tabibi Nihat Tayfur olduğu rivayet edilmektedir. Bu konuyla ilgili bilgiyi Diş Hekimi sayın Basri GÖRGÜLÜ’den öğrenmiş oluyoruz. Aynı zamanda diş hekimi rahmetli Alaaddin KIRIMLI beyin eşi eczacı Sayın Halise KIRIMLI hanımefendiden de Nihat beyin çocuklarıyla okul arkadaşı olduğunu, eşi Afife hanımın eczanesinin de bugünkü eczacı Halise KIRIMLI’nın bulunduğu Derman Eczanesi’nin yerinde olduğunu öğreniyoruz.
Nihat Bey Ünye’de ilk diş hekimi olarak bilinmektedir. Ünyeli ilk diş hekimi ise Ahmet Ürer Bey’dir.
Rahmetli Ahmet ÜRER’den bahsetmeyi bir vefa borcu addediyorum. Zira Ahmet Bey çocukluk ve gençlik dönemlerimde tanıdığım mümtaz şahsiyetlerdendi. Çok tertipli, düzenli, çok şık giyimli bir beyefendiydi. 1985’li yıllarda tabiî ki bugün olduğu gibi çok teçhizatlı diş laboratuarları yoktu. Zor şartlarda bu sanat icra edilirdi. Özveri, fedakarlık ve emek isteyen bir dönemdi. Ahmet beyin yanında arkadaşım Hüseyin DEMİRAL çalışırdı. Bu vesile ile muayenehanesine sık sık giderdim. Gündüz hastalarıyla meşgul olduğundan dolayı gece geç saatlere kadar protez yapımıyla uğraşır ve ben de zaman zaman kendisine yardım ederdim. Ben de o dönemlerde Diş Hekimi Sayın Basri Görgülü ile çalışmaktaydım.
Ahmet Ürer aslen Saylan köyündendir. 1922 tarihinde dünyaya gelmiştir. Sofuoğulları ailesine mensuptur. İlk ve orta okulu Ünye’de okuyan Ahmet Ürer askeri lise imtihanlarına girip askeri liseye girme hakkını elde etmiştir.
Harp akademisini de bitiren Teğmen Ürer Nusaybin, Antakya, Kilis’te şark hizmetini yapmıştır. Gaziantep’e gidip gelirken Türkistan asıllı, kuyumcu, kurtuluş savaşı Gaziantep savunmasında aktif görev alan Gazilik unvanı alan Seyit TÜRKİSTANLI’nın kızı Çamlıca Kız Lisesi mezunlarından Güner Hanım ile bir arkadaşı vesilesiyle tanışır ve 1951 yılında evlenir. Güner hanımdan iki oğlu olur. Oğlu Selçuk ÜRER 1952, Cengiz ÜRER ise 1956 doğumludur. Ahmet ÜRER Yüzbaşı rütbesine eriştiğinde bölük komutanlığı görevlerinde de bulunur. Artık Şark görevi bitmiş, 1958’de İstanbul Rami Kışlası’na tayin olmuştur. Burada da Binbaşı rütbesiyle Rami Kışlası‘nda askerlik görevini yürütürken 27 Mayıs 1960 İhtilali’nde subay fazlalığı gerekçesiyle kendisine yarbaylık rütbesi verilecekken emekliye sevk edilir. Ancak daha sonra yarbaylık rütbesini hak ettiğine karar verilip kendisinin binbaşılık’tan emekli ünvanı düzeltilip yarbaylık’tan emekli olduğu kendisine tevdi edilir. Henüz 38 yaşındayken TSK’dan emekli olan genç subay o dönem kendilerine tanınan hak ile üniversite sınavlarına girerek İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazanıp diş hekimliği talebesi olur. Diğer talebelere göre büyük olmasından dolayı kendisinden okul yıllığında Ahmet abi olarak bahsedilmektedir:
“Sakinliği, güler yüzü ile pek sevilen iki çocuk babasıdır. İhtilal den sonra binbaşı rütbesi ile ordudan ayrılarak diş hekimliğine merak salmış ve başarmıştır. Oldukça geniş özelliklere sahiptir. Müziği çok sever ve sevdiği şarkılar arasında dilinden mırıldanarak eksik etmediği (esmerim, esmerim tatlı esmerimdir). Gayretli ağabeyimize hazırlamakta olduğu “diş tababetinde yenilikler“ ve 1.sınıfta öğrendiği 2.sınıfta unuttuğu İngilizcesi ile yayınına başladığı tıp ansiklopedisinde başarılar dilerken gizlice kulağımıza fısıldadığı bir yeni buluşunu açığa vurmaktan kendimizi alamıyoruz. Bize dedi ki; Öyle enteresan yeni bir protez meydana getirdim ki alt üst protez diye bir mevzu kalmamıştır. Hasta isterse alt protezi üst ve alt proteze kullanabilecektir. Bu Arşimet ruhlu ağabeyimize hayatta muvaffakiyetler ve nice bulgular temenni ederiz.”
İstanbul Üniversitesi Diş hekimliği fakültesinden mezun olduktan sonra İstanbul/Eyüp’te birkaç arkadaşı ile özel bir diş polikliniği açmıştır. Eş zamanlı olarak Alibeyköy’de de öğleden sonraları çalışacağı bir muayenehane açmıştır.
1964-1965 yıllarında nihayet memleket özlemini dindirme ve memlekete hizmet etme gayesiyle 1967’de Ünye’ye gelir. İlk muayenehane bugünkü Hükümet Caddesinde Taşçıoğlu iş hanında bulunmaktaydı. Daha sonra sırasıyla ilk önce yine Hükümet Caddesi Hanboğazı mevkinde Hayat Eczanesinin üst katına taşınmış sonrasında da bakırcılar arastasında Ünye’ye hizmet etmiştir. Mütevazi bir muayenehanesi vardı. Hastalarına karşı çok titiz ve şefkatli idi.
Bu bilgileri aldığımız oğlu, Ünye Kültür ve Musiki Derneği Başkanı Selçuk Ürer Bey’in bizlere babası ile ilgili anlattığı hatıralar ile devam edelim:
“Rahmetli babam hiçbir hastasını kapıdan geri asla göndermemiştir. Özellikle gece gelen hastalarını geri çevirmez mutlaka arabasına atlar Hamidiye mahallesindeki evinden çıkarak muayenehanesine gelip hastası ile ilgilenirdi. Maddi imkansızlığı bulunan hastalarından da ücret talep etmezdi. Hastalarının her türlü sorunuyla ilgilenmeye gayret gösterirdi. Bir gece evimizin kapısı durmaksızın çalındı. Kapıya çıktığımızda iki kişinin olduğunu gördük. Birinin sol eli sarılıydı ve kanlar içindeydi. Eli sarılı olan telaşlı telaşlı konuşuyordu “Doktor bey evinizi zorla bulduk sizi bize tavsiye ettiler bize yardım edecek tek kişi senmişsin” dediler. Eli sarılı olan şahsiyet arabasının lastiğini değiştirirken kampananın elinin üzerine düştüğünü parmağındaki altın yüzüğün ezilerek kemiğine dayandığını söyledi. Babamdan feryatlar içinde bu yüzüğü çıkarmasını rica etti. Dişçilikte zaman zaman altın diş yapılırdı ve babamın da bu dişleri yapmak kesmek ve şekil vermek için ekipmanları bulunmaktaydı. Babamla muayenehaneye beraber gittik. Parmağına birkaç yerinden anestezi yaptı ve yüzüğü motorla keserek çıkardı ve hemen vakit kaybetmeden hastaneye gitmesini ona tembihledi.”
Ahmet Bey Ünye devlet hastanesinin yapılmasında da emeği geçen isimlerden biridir. Hastane yapım komisyonu üyeliği görevinde de bulunmuştur. Ahmet ÜRER 5 Kasım 2004 yılında vefat etmiştir. Kabri Ünye Asri kabristanlığındadır.
Kara kuvvetleri komutanlığına subay olarak hizmet eden, diş hekimi olarak da Ünye’de öncü isimlerden biri olan Ahmet ÜRER’i hizmetlerden dolayı rahmetle, şükranla yâd ediyoruz. Mekânı cennet olsun.
Kaynak: 1Başlangıçtan Günümüze Diş Hekimliği, 2000 İstanbul Nobel Kitap Evi Prof. Dr. Ahmet Efeoğlu
Bu çalışmamızda bizlere yardımcı olan Diş Hekimi Basri GÖRGÜLÜ’ye, Eczacı Halise KIRIMLI’ya ve Selçuk ÜRER Bey’e teşekkürlerimi sunarım.


Bu Haber 3257 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI