Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
ÜNYE SÖZLÜ TARİHİNDEN İNCİLER
11 Ocak 2013 Cuma 10:53
Kaynak: Canik Dergisi 14. Sayı
AT BESLİYORLARDI:
Burunucu’nda evi vardı. Adamın adı neydi, aklımdaydı unuttum. At besliyorlardı, adamları, bekçileri vardı. Bıçak, kama belinde bekçileri değil koruma polisiydi adamın. Adam Arap’tı. Bir de Arap Fidan Eme vardı o büyük evde. Ev üç katlı evdi, çok büyüktü. İskelesi iki taneydi, bir iskeleden iniliyordu bir iskeleden çıkılıyordu. İskeleler yan yanaydı, bir tanesi hizmetçilerin bir tanesi beylerin iskelesiydi.
Çocukluğumuzda oynardık.
Evet, Paşabahçe’nin o meyveleri nasıl oluyordu envai çeşit… Nasıl da birden bire yok oldu. Ben oraya gidince baba mekânı gibi… “Sizin dağlar, bizim dağlar… Otu bitmiş, suyu çağlar Şimdi ören, viran olmuş… Dostlarla gezdiğim bağlar” diyerek ağlıyorum.
Mevlüde Sayan(Aşçı)

Hayır, orayı Ünye’nin granit taşıyla döşediler, burayı döşemediler. Yine ırmak taşları kaldı.Bu yol daha önceden keçi yoluydu. Taş kapılardan bizde de vardı.Rahmetli babam yol yapılacak diye o kapıyı yıktı. Ama yol yol geçmedi, senelerce biz çamur çiğnedik.
Sonra Belediye yolu yapmaya kalktı, yanda Hacıbey’in Ahmet’in evi derler oraya o adamcağızda biraz külhanbey gibi bir şeydi… İşçeler geliyor yolu döşeyecekler ya… İşçilere diyor ki; önce benim duvarı yapın. Anlayacağınız o ilerideki istinat duvarı yoktu.
* * *
Evet çok meraklı. Birde Ünye’ye eskiden şehir suyu gelmeden önce kuyulardan su çekilirdi. Ben onu çocukluğumdan hatırlıyorum su yoktu evlerde. 1958 yılında babam su bağlattı bizim eski eve. Kuyulardan su alınıyor, yağmur yağmadığı zamanlar kurak mevsimlerde kuyunun suyu bitiyondu. Sabah erkenden gidiyorsun kuyuya su alabilmek için. Bunun yanında birde temizlik yapılacak, yaz temizliği… Tahtalar fırçalanacak, çivi başları parlayacak, tavanlara su atılacak. O susuz halde bile temizlik yapılırdı. Nermin Yukay (Ev Hanımı)

ÜNYE’yi ÇOK SEVDİM;
Ben Ünye’yi köy olarak biliyordum, Sivas’tan köye gelin gidiyorum diye çok üzülmüştüm. Akkuş tarafından geldi. Yolda gelirken tepelerin başlarında evleri gördüğümde çok üzüldüm. Sonra her şehre geldiğimde soruyordum burası mı Ünye? En sonunda Ünye’yi gördüğümde çok hoşuma gitti. Çok güzel senelerimiz geçti, yazları denize giderdik…
Margareth Ahbap(Ev Hanımı)

AKŞAM SANAT OKULU
Sabah kalktığımızda kahvaltı yapardık, çocuklar okula giderdi. Günboyu ev işleri ve yemek yapardık. Bir zaman hep beraber oturduk ama daha sonra herkes ayrıldı. Eşim kardeşleriyle beraber muhakkak saat 12.00’de yemeğe gelirlerdi. Onlar yemeğini yerlerdi. Biz komşularla anlaşırdık, toplantılarımız olurdu hep bir arada otururduk. Her gün birimizin evine giderdik. Eskiden telefon yoktu, karşıdan karşıya bağırırdık bugün Necla hanıma, Cemile hanıma gideceğiz diye ve günlerimiz böyle geçerdi.
Ben pazara çıkmazdım eşim yapardı Pazar alışverişini. Yazın daha güzel olurdu Ünye, devamlı denize giderdik. İki sene de dikiş kursuna gittim ve diploma aldım. “Akşam Sanat Okulu” denilen yere gidiyordum, güzel elbiseler tuvaletler diktim, çiçek yapmayı öğrendim.
Margareth Ahbap(Ev Hanımı)

Fransa’ya gittim orada sokakta gezerken Türkleri aradım. Çünkü Fransızlarla konuşamıyordum dil bilmediğimden. Kapı zillerine bakıyordum Türk isimleri bulmak için. Bahçelerinde kara pancar ekili, tamam bunlar Karadenizli diyordum. Hatta birinde Fatsalı bir aile buldum. “Buyur madam” dediler. “Ben buralı değilim, Türkiye’den geldim, misafir kabul ediyor musunuz?” dedim.”Aa a tabi kabul ederiz, etmez miyiz tabi buyur teyze buyur” dediler. Bütün hepsi bir aradaydılar ve çok hoşuma gitti sanki kendi memleketimdeymişim gibi. İlla “Yine gel teyze” dediler ve birkaç aileyi öyle gezdim Fransa’daki oğluma yakın olan Türk komşuları…
Margareth Ahbap(Ev Hanımı)
AYNUR TAN





Bu Haber 2692 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI