Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Amazonların Kayıp Şehri Terme mi?
23 Ocak 2013 Çarşamba 09:39
Kaynak: Canik Dergisi 14. Sayı
Amazonlar Türk mü?
Son Amazon Meryemgül

Amazonlar savaşta tutsak ettikleri erkeklerle
birlikte olup daha sonra onları öldürmeyi
adet edinmişlerdir.
Bazen de komşu ülkelerle bir anlaşma yapıp
komşu ülke erkekleri ile özellikle
ilkbaharda birlikte olmuşlar, doğan
çocukların kız olanlarını alıp,
erkek çocukları onlara vermişlerdir

Efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşadığı yöre olarak bilinen Samsun'un Terme ilçesi Gölyazı beldesinde, kayıp şehri bulmak için Samsun Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün katkıları ve Gölyazı Belediyesi'nin girişimleri neticesinde Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi dalgıçları, Gölyazı Beldesi'ne gelerek bir ön dalış yaptı.
Akgöl ve Kızlar Adası yöresinde yapılan dalışlarda Amazonlar döneminden kaldığı ileri sürülen ve göl dibinde var olduğu sanılan bir duvarın izi araştırıldı. Ancak göl dibinin aşırı çamurlu olması nedeniyle tarihi herhangi bir buluntuya rastlanamadı.
Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü, zeminin çamurlu olmasının, gerçekleştirdikleri dalışlarda istenilen sonucu vermediğini söyledi ve başarılı çalışma yürütülmesi için özel cihaz ve malzemeye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Yıldız, Var olduğu söylenen bir duvar araştırıldı. Ancak çamur tabakası olduğu için bu duvar çamur altında kalmış olabilir” dedi.



Amazon
Kadınları
Kimdir?
Anadolu'nun Mitolojik Kadın Savaşçıları
Karadeniz’de Terme ilçesi civarında yaşamışlardı.
Bazı Tarihçiler Amazonları Ünye’ye yerleşen ilk Türkler olan Kimmerlerin kadınları der.

Aralarına asla erkek almayan Amazonların efsanesi, Anadolu'nun en önemli söylenceleri arasında yer alıyor. Tarihin babası sayılan Bodrumlu Herodotos'tan, destanları ile ünlü İzmirli ozan Homeros'a kadar birçok kaynakta adı geçen bu savaşçı kadınların at binmedeki yetenekleri ise dillere destan...
Amazonlarla ile ilgili bilgilerin çoğu, bu savaşçı kadınların Anadolu'nun kuzeyinde; Ordu yakınlarındaki Terme «ayı civarında, Themiskyra adlı kentte yaşadıkları yönünde toplanıyor. Yüzyıllardır merak konusu olan Amazonlar oldukça ilginç bir topluluk. En önemli özellikleri en az erkekler kadar hatta efsanelere göre erkeklerden çok daha iyi savaşmaları olmuş. Bu yiğit kadınların, güzelliklerinin yanı sıra; çevik, hızlı ve disiplinli olmaları da onları diğer kavimlerden ayıran özellikler arasında sayılmış. Özellikle at binme konusundaki yetenekleri ve at üstünde kazandıkları savaşların ünü, çok kısa zamanda tüm Anadolu'ya hatta komşu ülkelere yayılmış. Babaları savaş tanrısı Ares'ten aldıkları iyi savaşma özelliğinin yanı sıra; anneleri, uyumu ve barışı simgeleyen Harmonia'dan aldıkları barışı sağlama ve koruma bilinçleri ile kendilerine haklı bir ün yapmışlar.

At üstündeki hünerleri
Söylenceye göre Amazon kadınları yaşamın her alanına hâkim olduğu bir toplumdu. Aralarına erkek almaz, sadece soylarını devam ettirmek için komşu kavimlerle görüşürler ve sonra kendi topraklarına çekilirlermiş. Doğan kız çocuklarını en iyi şekilde eğitirler, onlara at binmeyi, ok atmayı ve yay kullanmayı öğretirlermiş. Erkek çocukları ise, ya bebekken babalarının yanına yollarlar ya da kendilerine ayak bağı olmayacak işlerde kullanırlarmış. Amazonlar, ok atmadaki üstünlüklerinin yanı sıra, "Labris" denilen çift tarafı da keskin olan bir baltayı da çok iyi kullanırlarmış. Savaşlarda, kendilerini savunmak için kullandıkları, yarım ay şeklindeki kalkanları ise pek çok heykele konu oldu.

Tek göğüslerini kesen Amazonlar...
Dilbilimcilerin "Amazon" sözcüğü üzerine yaptığı araştırmaların sonuçlarına göre; Anadolu'nun Karadeniz Bölgesi'nde yaşamış olan bu savaşçı topluluğun adının anlamının, "Göğüssüz" olduğu ortaya çıkıyor. Söylencelere göre, bu savaşçı kadınlar ok atarken rahatsız olmamak ve yayı daha fazla gerebilmek için tek göğüslerini küçükken keserlermiş. Böylece yayı, zahmetsizce gerebilir ve oku daha da uzağa atabilirlermiş. Bu özellikleri ise savaşlarda onlara ezici üstünlük sağladığından geleneklerini çok uzun yıllar boyunca hiç değiştirmemişler.


Estetik ve dinamizmin simgesi
Birçok mitolojik hikâyeye konu olan Amazonlar, estetik ve dinamizmin bir simgesi olarak özellikle yaptıkları savaşları gösteren kabartmalarla, ünlü tapınak ve mezar anıtları süslemişler. Bodrum'daki Kral Mausolos'un mezar anıtını (Mozele) süsleyen Amazon Savaşı kabartmaları, göz alıcı bir ustalık ve hayranlık verici bir incelikle mermerde hayat bulmuş asırlar önce... kaynak viki


Gerçekten Terme de mi yaşadılar?
Son Amazon Meryemgül
Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball Amazon mithinin gerisindeki gerçeği keşfetmek amacıyla yola koyuldu. Gerçek amazonlar kimlerdi?

Eski yunan kaynaklarında bu savaşçı kadınların şeytan gibi dövüştükleri ve rüzgar gibi at sürdükleri anlatılır.
Bu kaynaktan yola çıkan Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball savaşçı Amazon kadınlarının nerede olduğunu ve nereden geldiklerini araştırmak için için yola koyulur. Yunan mitolojisinde efsaneler yaratan savaşçı kadınların Karadeniz’in kuzeyinden geldikleri, göçebe oldukları, karşılaştıkları erkek egemen toplumlar karşısında hayrete düştükleri, özgürlüklerine bağlı olduğu ve kız çocuklarını erkeklerle savaşmak için yetiştirdikleri birçok yerde anlatılmaktadır. Arkeolojik kazılarına efsanelere kulak vererek Karadeniz’in kuzeyindeki Rusya steplerinde başlatmaya karar verir...

Onlarca eski kurganı açan Dr. Kimball tahmin ettiği gibi aradığını Karadeniz kuzeyinde bulmuş, kazılarda çıkan eşyaların ve desenlerin bugünkü Altaylı göçebelerle olan benzerliğine dikkat çekmiş ve araştırmalarını daha doğuda Altay dağlarının eteklerinde yapma kararı almıştır. Bugünkü Kazakistan ve Moğolistan sınırları içindeki kurganlarda yaşayan savaşçı kadınlar amazonların orta Asya kökenli olduklarını tüm dünyaya ispat etmiştir..
Dr. Kimball çevrede onlarca savaşçı kadın kurganı olduğunu keşfetmiş ve efsane kadın savaşçıların Ortaasya kökenli olduğunu ve savaşçı kadınlara o tarihte duyulan saygıyı kanıtlamıştır.
Gözünü Yunan mitolojisine çeviren Dr. Kimball savaşçıların sarışın olarak tasvir edildiğini ve Pentesile'ninde sarışın olduğundan yola çıkarak Altay'lardaki yalıtılmış göçebeleri araştırmaya başlar ve Altay dağlarının eteklerinde ıssız bir bölgede yaşayan 9 yaşlarındaki Meryemgül (Mairamgul) ismindeki sarışın Kırgız kıza dikkat çeker...
Meryemgül'ün ve 3000 km uzaklıktaki Karadeniz kuzeyinde bulunan kurgandan çıkan iskelet örneklerini DNA testine gönderen Dr. Kimball çıkan sonuçlar karşısında şok olmuştur...
2500 yıllık savaşçı kadın ve Meryemgül'ün mitokondrial DNAsı %99,9 oranında benzerdir... Meryemgül'ün 2500 yaşındaki savaşçının torunu olduğunu ve Troya savaşındaki kuzeyden gelen dişi savaşçıların da kökeninin Ortaasya olduğu yani Amazonların TÜRK olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır! http://www.womanthouartgod.com/daviskimball.php

AMAZONLAR
Amazonlar, inanışa göre yalnızca uydurulmuş bir efsane değildir. Amazonlar, Terme’den Karadeniz'e dökülen Thermedon ırmağının yakınlarında yaşayan savaşçı kadınlardır. Başkentleri Themiskyra kentiydi.
Amazonlar, Anadolu yarımadasında büyük bir öneme sahipti. Hem tarihçiler hem de mitos yazarları İzmir'in, Efes'in, Sinop'un, Ünye’nin ve daha pek çok kıyı kentinin Amazonlar tarafından kurulduğunu söylerler. Platon ve Sokrates Anadolu'da yaşayan bu çok kuvvetli ve cesur kadınların sık sık Yunanistan'a akın ettiklerinden bahseder.
Amazon sözcüğünün eski bir Anadolu diline ait olduğu söylenir. Bazı bilginlere göre A-mazon = Memesiz anlamına gelir. Yaylarını daha rahat çekebilmek için sağ göğüslerini kestikleri ve bundan dolayı kendilerine Amazon adı verildiği ileri sürülür. Oysa en erken tarihlerden itibaren yapılmış olan tasvirlerin çoğunda Amazonlar'ın göğüslerinin ikisi de görülür. Başka bir görüşe göre Amazon'un A'sı şiddet ve güç anlamına gelir, mazon ise göğüs demektir. Sözcük bu kez memesiz değil, tam tersi geniş ve kuvvetli göğüslü demektir. Bir diğer görüşe göre Amazon kelimesindeki "A", Türkçedeki-maz-eki gibi olumsuzluk getiren bir takıdır. "Mazo" ise dokunulmaz demektir. Bu görüşe göre Amazon bir erkek tarafından dokunulmaz olan kadın demektir. Bir diğer görüşe göre ise eski Kafkas dilinde"Maza" ay demektir. Amazonlar'ın hem ay tanrıçasına hem de önce Kybele sonra da Efes Artemisi'ne taptıkları için Amazonlara bu ad verilmiştir.
Amazonlar savaşta tutsak ettikleri erkeklerle birlikte olup daha sonra onları öldürmeyi adet edinmişlerdir. Bazen de komşu ülkelerle bir anlaşma yapıp komşu ülke erkekleri ile özellikle ilkbaharda birlikte olmuşlar, doğan çocukların kız olanlarını alıp, erkek çocukları onlara vermişlerdir
Kutsal Ana’nın ülkesi
Amazonlar, başta Eflatun ve Sokrates olmak üzere hemen hemen bütün eski Yunan yazarlarının eserlerinde yer alır. Hitit tabletlerinde, Herodot Tarihi’nde ve Homeros’un İlyadası’nda... Kimi kaynaklarda oku iyi çekebilmek için bir memelerini dağladıklarından memesiz anlamına gelen ‘Amaçones’ adını aldıkları yazar. Bilge Umar ise Samsun’un eski çağlardaki Luwi dilinde Kutsal Ana’nın ülkesi anlamına gelen Amissa’dan bu adı aldıklarını belirtir. Amazon ülkesinde erkekler evlerinde dikiş dikip yemek yaparak onlara hizmet eder. Komşu ülkelerdeki erkeklerle yılın belli günlerinde buluşur, doğan kız çocuklarını savaşçı olarak yetiştirir, erkek çocuklarını bir gün kendilerine karşı ayaklanmasınlar diye el ve ayaklarından sakat bırakırlar. Efsanelere konu olan Amazonlar için ünlü sosyolog C.C. Zimmerman “Heredot hurafeleri" der.(Milliyet sanat)



Bu Haber 3440 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI