Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ahmet Akbulut/ TURGUT UYAR TERME'DE
28 Şubat 2013 Perşembe 09:51
Kaynak: Canik dergisi 15. Sayı
Turgut Uyar, Kars ilinin Posof ilçesinden Terme'ye tayin olmuştu. Şair olduğunu, güzel şiirler yazdığını ve edebiyatta adından söz ettiren önemli bir yazar olduğunu duymuştuk. O zamanlar bizde her genç gibi; edebiyata şiir yazmaya hevesli ve meraklı idik.
Terme’yi ve insanlarını çok sevdiğini söylerdi. Şiirde verimli çağının burada daha da geliştiğini anlatırdı."VARLTK" yayınlarının basıp yayımladığı "TURKÎYEM" adlı şiir kitabında ki şiirlerin büyük bölümünü Terme'de yazdığını önemle belirtirdi.


Şair rahmetli Turgut Uyar'la, geçmişte dostluğumuz ve arkadaşlığımız vardı." 1950’li yılların başlarında tanışmıştık. O,Terme askerlik şubesi başkanı üsteğmen Turgut Uyar; ben ise, Terme Üskütü köyü ilkokulu başöğretmeni Ahmet AKBULUT' tum.
O zamanlar Terme, küçük bir kasaba gibiydi. Şehir merkezinin dört bine yakın nüfusu ancak vardı. Elektriği ve içme suyu yoktu. Köyleri kalabalık, mahrumiyet bölgesi bir ilçe durumunda idi. Öğretmen sayısı, yirmi beş, otuz kişiyi geçmezdi. İlçe de, öğretmen sayısından biraz fazlaca memur olduğunu varsayarsanız ;bu insanlar küçük kümeler halinde dostluk ve arkadaşlık grupları oluşturur, kahvehaneler veya küçük meyhanelerde kültür sohbetleri yaparlardı. Ara sıra bu sohbetlere kültürlü Terme'li eşrafların da katıldığı olurdu.
Turgut Uyar, Kars ilinin Posof ilçesinden Terme'ye tayin olmuştu. Şair olduğunu, güzel şiirler yazdığını ve edebiyatta adından söz ettiren önemli bir yazar olduğunu duymuştuk. O zamanlar bizde her genç gibi; edebiyata şiir yazmaya hevesli ve meraklı idik.
Turgut Uyar ile tanışmamız bu şekilde başlamış oldu. Sene de iki ve üç kez meyhane sohbetlerimiz olurdu. Oturduğumuz masada bize güzel şiirler okur; yazıp tamamlayamadığı şiirlerden ufak parçalar sunardı. Türk edebiyatı ve şiiri hakkında geniş anlamda kültüre sahipti. Türk şiir ve edebiyatının, tarihi değişim süreçlerini kapsayan genel bilgileri; arada şiirler okuyup değişik örnekler vererek bize tatlı tatlı anlatırdı. Düzgün Türkçesi vardı .Güzel ve anlaşılır şekilde konuşurdu. Masada öyle uzun uzun konuşmaz; fazla da alkol almazdı. Sohbeti, dostluğu ve efendiliği ile sevilen bir insandı. Herkese olduğundan daha çok değer verir, konuşan arkadaşlarını zevkle, dikkatle dinlerdi. Benim şiir okumamı beğendiğini söyler, tanınmış ozanlardan bana şiirler okutur; hafifçe alkışlar ve alkışlanmasını arzu ederdi. Masada fazla alkol aldığı zamankilerinde kızarma (alerji) oluşurmuş; onun için alkolü ölçülü kullanırdı.
Hafif sarışın, uzuna yakın boyu ve güzel konuşması ile, herkesin üzerinde saygı ve hayranlık uyandırırdı. Bazı zaman evinden bahseder, iki yaşında bir kızı olduğunu ve onu çok sevdiğini; gülerek sevinçle bize tatlı tatlı anlatırdı. Terme'de bir hayli dostları vardı ama; en samimi dostu, askerlik şubesinden mesai arkadaşı Teğmen Nihat Bey'di. Nihat teğmen Ordu'lu idi. Oda Turgut Uyar gibi; uygar ve centilmen bir insandı.
Terme’yi ve insanlarını çok sevdiğini söylerdi. Şiirde verimli çağının burada daha da geliştiğini anlatırdı."VARLTK" yayınlarının basıp yayımladığı "TURKÎYEM" adlı şiir kitabında ki şiirlerin büyük bölümünü Terme'de yazdığını önemle belirtirdi.
Turgut Uyar'ın "TÜRKİYEM" isimli şiir kitabının Önsözünü; ünlü yazım eleştirmeni,Türk dilinin sadeleşmesinin öncülerinden merhum "NURULLAH ATAÇ" yazmıştı. Yazdığı önsözde: "TURGUT" için zarımı düşeş attım. Yanıldığımı sanmıyorum.Bu genç arkadaş, geleceğin en büyük ozanı olacaktır." diyerek bitirmişti yazısını!...
Masamızda o günlerin şiir türleri, edebi konuları alabildiğine özgürce tartışılırdı. Turgut Uyar, şiirde ikinci yenicilerin safında yer almıştı. Kendisi o akımın içinde olduğunu söyler, şiir anlayışını içtenlikle savunurdu. Aynı akımın içinde beraber olduğu arkadaşlarından övgü ve saygı ile söz ederdi. O dönemde ikinci yeni adlı akımın içinde olan ozanlar şunlardı.Turgut Uyar, Cemal Süreyya, İlhan Berk, Edip Cansever, Sezai Karakoç ve Ülkü Tamer gibi isimlerdi!..
Turgut Uyar'ın sonra ki yıllarda, Terme'den Ankara'ya tayini çıktı. Sanıyorum "1955"yılıydı. Ankara'da Anafartalar caddesinde karşılaştık. Yanımda Arif Kaya adlı bir öğretmen arkadaşım vardı. Turgut Bey, elinde ki zarfı bize göstererek ;"şunu ilerde Denizciler caddesinde ,"AKİS" dergisinin bürosunda, Metin Toker Beye vereceğim biraz bekleyin" dedi.
Öyle anlaşılıyordu ki; bizimle sohbet etmek ve biryerlerde oturmak istiyordu. Belki de "AKİS" dergisine verdiği şiir veya yazıdan alacağı ücreti, bizi ağırlamak için harcamayı arzu ediyordu. Çünkü yapısını ve dostluğunu biliyorduk. Cömert insandı. Dostluğa değer veren bir özelliği vardı. Biz ise, Ankara'ya Gazi Eğitim Enstitü'süne sınavlara gelmiştik.Turgut Uyar'la bir yerlerde oturduğumuzda masaya bizim de katkıda bulunmamız gerekecekti. Normal de genel kural buydu. Ama bizde para kalmamıştı. Argo bir deyimle söylemek gerekirse biz 'SEFİLLERİ' oynuyorduk. Bu durumu düşünerek; sınavların olduğunu, okula gitmemiz gerektiğini söyledik. Teşekkür ederek başka uygun bir zamanda buluşmak dileği ile ayrıldık.
Turgut Uyar dost insandı. Vefalı ve uygar insandı. Saygın bir kişiliği vardı. Daha sonra ki yıllarda, yazar 'TOMRIS UYAR' la evlendiğini duydum. Askerlikten ayrılarak 'SEKA' müessesesine geçtiğini İstanbul'a yerleştiğini ve de '1985'yılında vefatını!..
Kendisine Ulu Tanrı'dan bol bol rahmet diliyorum. Bu vesile ile Terme'de yazdığı ,'VARLIK' dergisinin basıp yayımladığı ;'TÜRKİ YEM' adlı şiir kitabından aldığım 'ARZI-HAL' adlı şiiri ile O'nu burada anmak istiyorum!..


Arz-ı Hal
Ben de günahkâr kullarındanım Allahım…
Bir “Kulhuvallahi” bilirim dualardan,
Bir de “Yarabbi şükür” demeyi doyunca,
Bir kere oruç tutmam ramazan boyunca,
Ama çekmediğim kalmadı sevdalardan.
Ben de günahkar kullarındanım Allahım!...

Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...
Eğer bilmiyorsan işte, haberin olsun.
Ekmek derdi, aşk derdi unutturdu seni.
İnsan hatırlamıyor dün ne yediğini.
Zaten yediğimiz ne ki hatırda dursun.
Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...

Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
Meleklerin sana Bunları söylemezler.
Artık, pek yarattığın gibi değil dünya
İnsanlar hem sabuna karıştı, hem suya:
Ne olursun hoşuna gitmediyse eğer,
Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...

Sana bir şey soracağım affet, Allahım!...
Beş vakit kızlar doluyor camilerine,
Beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar…
Benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
Sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
Sana bir şey soracağım affet, Allahım!...

İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
Kıt kanat sere serpe yollar boyunca
Sen, bizim için hala o ezeli sırsın.
Sen de, bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın…
Herkesin kederi, gailesi boyunca.
İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...


Bu Haber 3693 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI