Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Şehzade Cihangir
26 Mart 2013 Salı 17:43
Kanuni Sultan Süleyman’ın
Zarif, Ağırbaşlı, Hassas ve Şair oğlu

Şehzade Cihangir, Kanuni’nin on çocuğundan sekizinci oğludur. Annesi Hürrem Sultandır. Dünyaya kambur gelmiş bu çocuktur. Engelinden dolayı, kardeşleri tarafından dışlanmıştır. Onu seven ise, annesinin can düşmanı Mah-ı Devran Sultan’ın oğlu Mustafa’dır. O da Mustafa’yı çok sevmiştir. Hem o derecede sevmiştir ki, tesadüfen şahit olduğu boğdurulması onun ölüm sebebi olacaktır.
1531’de İstanbul’da doğmuştur, hattat (yazı ustası) olup, ayrıca “Zarifi’ mahlâsını (takma adı) kullanan bir şairdir.
Beden kusurundan dolayı saltanat hırsından uzak durmuştur. Kendisine teklif edilen Amasya sancak beyliğini de kabul etmemiş, öldüğü tarihe kadar babasının yanından hiç ayrılmamıştır.
Ağabeyi Şehzade Mustafa boğdurulduğu sırada, o da babasının çadırında olayı en yakından yaşamıştır. Bu, onun ruhunda öylesine bir hasar bırakmıştır ki, düştüğü büyük travmanın sonucuna daha fazla dayanamayıp, babasıyla Halep’e vardıklarında 28.08.1553 de orada ölmüştür.

Hastalığını Bilemediler
Doğduğunda Cihangir’in hastalığının ne olduğunu hekimler tarafından anlaşılamadı. Sürekli ağlayan ve huzursuz olan şehzadeye hekimler mide rahatsızlığı var diye ilaç veriyorlardı. Sonra saray hekimi Yasef Efendi tarafından muayene edilen Cihangir’in omurlarında ciddi rahatsızlık tespit edildi. Omurları iç içe geçen Şehzade Cihangir büyüdüğünde kambur olacaktı.
Bu kusurundan dolayı kardeşleri ve çevresindekiler onunla hep alay etmiştir.
Cihangir için babası, dünyayı sırtında taşıyan anlamına gelen Cihangir ismini vermişti. İyi bir eğitim alan Cihangir de diğer kardeşleri gibi aruz veznini ustaca kullanarak şiir yazma yeteneğine sahip idi. Çok zarif, ağır başlı ve hassastı. Sultan Süleyman onu yanından ayırmazdı. Hatta bu hassaslığı nedeniyle sancağa bile çıkarmamıştı.
Şehzade Mustafa’nın katli sırasında ordugâhtaydı. Bu olay onun zarif bünyesinde duygusal bir depreme neden olmuştur. Ereğli yakınlarında hastalanan Cihangir, babası ile birlikte Halep'e kadar gitmiş, yol boyunca hastalığı şiddetlenerek burada babasının kollarında son nefesini vermiştir. 27 Kasım 1553. Cenazesi İstanbul'a gönderilmiş ve Şehzade Mehmed Camiinin haziresindeki türbede ağabeyi Mehmed'in yanına defnedilmiştir.
Bu olaylardan sonra Hürrem ve Kanuni, belki de bu büyük günahlarının kefareti olarak, Topkapı Sarayının tam karşısına, her an görebilecekleri bir yere, o günlerin boş ve gözden ırak Tophane sırtlarına kahrından ölen ya da intihar eden sevgili oğulları Şehzade Cihangir'in anısına, İstanbul'un en güzel camiilerinden birini, Mimar Sinan'a yaptırdılar. Bugün bu semte adını veren bu talihsiz şehzadedir.
Padişahlık İçin Onun şansı vardı
Şehzade Cihangir'in padişah olması hiç gündeme gelmemiştir. Elbette onun da ufak da olsa bir şansı vardır ancak padişah adayları arasında en zayıf halka kendisidir. Bir kere doğuşundan beridir süren sağlık sorunları mevcuttur ve yaşça küçüktür. Kalbi hassas olan birisidir ve abisi Mustafa'nın babasının otağına asılı cesedini görmesi bile üzüntüden (52 gün sonra) 27 Kasım 1553'te ölmesine neden olmuştur
Bebek yaşta hastalanan Şehzade Cihangire yapılacak tedavi omurlarının gerilerek kemiklerinin arasının açılmasıdır. Yasef Efendi tarafından şehzade cihangir kollarından ve bacakların çekilerek omurlarını açılmaya çalışılır.
Hürrem Sultanın dünyaya getirdiği son çocuktur.
Kanuni'nin Manisa valisi iken birlikte olduğu Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'a bir kız, dört oğlan çocuğu doğurdu. En büyük oğlu Mehmet, İkinci oğlu Selim diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir Şehzadelerdir. Tek kız çocuğu ise Mihrimah’tır. En büyük oğlu Mehmet Şehzade tahta çıkamadan öldürüldü. İkinci oğlu Selim tahta çıktı. Diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir Şehzadeleridir. Kızı Mihrimah Sultan'ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirdi.
Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman’dan 8 sene önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim’in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camisi Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.
Kanuninin çocuklarının bahtları hiç güzel olmamıştır. Cihan hükümdarının kendisinin ve çocuklarının hayatı acılar içinde geçmiştir.
Gelecek hafta Şehzade Mehmed’i yazacağız. Çok bilmediğimiz bu şehzadeyi babası Kanuni kendi yerine hazırlıyordu.
Çok genç yaşta Manisa’da Sancak Bey’i (Vali ) iken yakalandığı bir hastalıktan öldü. Bu ölüm Kanuni Sultan Süleyman’ı ve Hürrem Sultan’ı çok derinden yaraladı. Mezarı babasının kendisi için yaptırdığı İstanbul Şehzadebaşı semtindeki Şehzade Mehmet Camisi (Şehzadebaşı camisi) avlusundaki türbesindedir. Babası mezarının üzerine sedeften bir taht yaptırmıştır. Taht bugün hala durur.
Kaynak. Osmanlı Araştırmaları Vakfı



Bu Haber 3175 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI