Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/Feride
30 Mart 2013 Cumartesi 12:33
Kaynak: Canik Dergisi 16. Sayı
Dedemin beni elimden tutup okula götürdüğü ilk gün geç kalmıştık, zil çalmış herkes sınıflara girmiş sıralarına yerleşmişti. Ben ağlamaya başladım. Sanki her yer dolmuş ben o sene okula başlayamayacağım, yer olmadığı için beni okula almayacaklar sanmıştım.
Okulum, Yalı’daki kilisenin üst tarafındaydı, ilk katı taştan diğer iki katı ahşaptan, çok güzel taş merdivenleri ve merdivenlerin altında güzel bir çeşmesi olan Meçhulasker İlkokulu idi.
Benim ağladığımı gören Başöğretmen Sezai Alparslan yanıma gelerek dedeme;
-Bu delikanlı neden ağlıyor, dedi.
Dedem:
-Yer kalmadığı için okula alınmayacak diye ağlıyor.
-Biz ona bir yer buluruz, diyerek, beni elimden tuttu ilk kattaki deniz tarafındaki sınıfa girdik.
İlk katta iki sınıf, bir öğretmenler odası bir başöğretmen odası vardı. Aslında burası ikinci kattı. Buradan bir merdiven aşağıya bir merdiven de yukarıya çıkardı.
Öğretmene dönerek;
-Hoca hanım bu delikanlı geç kalmış yerimiz var mı, dedi,
Necibe Tulgar adında şişman öğretmendi. Sıraların hepsi üç kişi oturuyorlardı doluydu, önden ikinci sırada, iki kız oturuyordu.
-Sen birkaç gün burada otur sana sonra yer buluruz, diyerek beni bu iki kız arkadaşımın arasına oturttular.
-Sağ tarafımdaki adı Hatice olan saçını tepesine fıskiye gibi bağlamıştı, kıpkırmızı yanakları vardı, sol tarafımdaki Feride, kara gözlerini dikerek ciddi ciddi baktı bana, yavaşça kulağıma eğilerek;
-Sen nerden geldin, adın ne, dedi, beni aralarına pek almak istemediler biri öbür başı vermedi diğeri bu başı
-O zaman ortanıza otursun, dedi başöğretmen.
Biri sağdan dürttü, biri soldan epeyi ızdırap çektim bu iki bayanın arasında. Hatice hiç konuşmuyordu, sağımdaki yuvarlak kara gözlü Feride de susmak bilmiyordu. Oysa gelecek yıllarda hep sınıf birincileri olacak bu üç çocuk, daha ilk yıldan bir araya gelmişlerdi.



Onların yanında ne kadar oturduğumu hatırlamıyorum ama gelecekteki beş yılda hep birlikte büyüyecek, birlikte aynı sıraları ve hatta daha ileride ortaokulda da zaman zaman aynı sınıflarda olacaktık. Ünye’de sekiz yıl sürecek okul arkadaşlığımız o gün böylece başlamış oldu.
Çünkü ortaokuldan sonra Ünye’de gidecek başka bir okul yoktu. Ortaokuldan sonraki yılarımız Lise için gittiğimiz şehirlerde çok sıkıntılı geçti. Bu iki kız arkadaşımı ömrüm boyunca hiç unutmadım. Beş yıl aynı sınıflarda diğer arkadaşlarımızla birlikte çok sıcak dostluk, sevgi ve arkadaşlıklar kurarak, birlikte büyüdük ve ilkokulu bitirdik.
O yıllarda Ünye'de üç ilkokul, bir ortaokul vardı. Ortaokula bu üç ilkokuldan da öğrenci geldiği için sınıflar ortaokulda da kalabalıktı.

Ortaokula başladığım ilk gün yine geç kalmıştım. Herke s yerlerine oturmuş sıralar dolmuş birkaç öğrenci en arkada ayakta duruyorlardı. Ben de onların yanına geçtim. O iki arkadaşım ön sıralarda yine yan yana oturuyorlardı. Aklıma beş sene önce okula başladığım gün geldi.
Biraz sonra onlardan Hatice arkaya gelerek beni kolumdan çekti ve yanlarına oturttu, gülüştük.
-Sen bizim başımızın belası mısın, dedi.
Birkaç gün orada oturduktan sonra yeni bir düzenleme ile gerçek yerlerimize geçtik. Üç sene bir hamlede bitti hiç anlayamadım. Tam okul kapanacaktı ki 27 Mayıs İhtilali oldu. Ortaokul bittiğinde henüz Ünye'de lise yoktu, herkes bir tarafa dağıldı. Bu iki kız arkadaşım öğretmen okuluna gittiler ve öğretmen oldular.
Hatice en verimli ve en güzel çağında yakalandığı bir hastalıktan kurtulamayarak genç yaşta aramızdan ayrıldı. Öldüğünü duyunca çok çok üzüldüm. En sevdiğim, en dost, en iyi, en insan, en mert, en dürüst biriydi. Nur içinde yatsın umarım bizi duyuyordur.
Feride o ufacık boyuyla tek başına memleketinden çok uzaklarda Elazığ Öğretmen okuluna gitti. Öğretmen oldu yıllarca yurdun en ücra köşelerinde daha sonra da yurt dışında yüzlerce öğrenci yetiştirdi.
Aradan yıllar, uzun yıllar, yorucu yıllar geçti. Hayat kavgasından vakit ayırıp kimse kimseyi arayamadık.
İkinci arkadaşım Feride ile bir rastlantı sonucu karşılaştık. İlkokul öğretmenimiz Ömer Çam'ın ölüm yıldönümü için çıkarılacak bir dergiye yazı ve fotoğraf istediler benden. Feride'yi fotoğraf ararken buldum. Feride diyorum, bizler bir araya geldiğimizde çocuktuk, bir evin çocukları gibi okulda birlikte büyüdük.
Bir pazar günü Beşiktaş'ta Üsküdar'a karşı oturarak; çocukluk yıllarımızı, anılarımızı, Meçhulasker İlkokulunda okula başladığımız o günleri öğretmenlerimizi, kaybettiğimiz arkadaşlarımızı okulumuzu konuştuk, konuştuk.
Tam elli yıl sonra...
Yaşar Karaduman, İstanbul - Mecidiyeköy






Bu Haber 3337 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI