Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/Sehzade Beyazıt
1 Nisan 2013 Pazartesi 10:14
yasa.karaduman@gmail.com
Kanuni Sultan Süleyman’ın Boğdurtarak öldürdüğü
Kendisinin bire bir kopyası olan oğlu

Tarih hep uzun kış gecelerinde bir sürü uydurma şeyler eklenerek masal diye anlatıldı bizlere,. Bundan yola çıkan “Muhteşem Yüzyıl” dizisi, bize yalanlarla dolu bir Kanuni devri tarihi anlatmaya başlamıştı, zamanla yapılan eleştiri ve müdahalelerle bugün biraz gerçekçi çizgiye geldiler.
Bu film bir tarih değildir, o devrin çok kötü bir senaryosudur, çocuklarınıza bunu seyrettirirken gerçeğin böyle olmadığını anlatın, onlara gerçek tarih kitapları alarak öğrenmelerini sağlayın. Bu filmin bir faydası insanlara tarihi sevdirmek oldu. Hiç bilinmeyen Hürrem Sultana, çocuklarına ve saray yaşamına dikkatimizi çekti.
Biz de birkaç haftadır burada Kanuninin Şehzadelerini gerçek tarih formatında anlatmaya çalışıyoruz. Daha önce Şehzade Cihangir ve Şehzade Mehmet’i yazdık bugün ise Şehzade Beyazıt’ı işleyeceğiz.
Kanuni, Hürrem, Şehzade Mustafa, Şehzade Beyazıt, Pargalı, dilsiz cellatların ve entrikaların yaşandığı o yıllarda siz orada olsa idiniz, kimden yana olurdunuz? Bugün baktığımızda Kanuni`nin her kararının haklı olmadığını görürüz, ben o yıllarda sarayda her an kelle koltukta yaşamayı asla istemezdim.

Muhteşem devrin Sultanı Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan’dan bir kız, dört oğlan çocuğu oldu.. En büyük oğlu Mehmet, İkinci oğlu Selim diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir’dir. Tek kız çocuğu ise Mihrimah’tır.
Şehzade Beyazıt hayatının akışının ''Deprem'' gibi olacağından habersizdi, babası ile seferden sefere koştu. 1541 yılında yani daha 16 yaşındayken Macaristan seferine katıldı. 1546 yılında Karaman Sancak Beyliği'nde görev aldı.
Kanuni Sultan Süleyman’ın sekiz şehzadesi vardı. Bunlardan Murat, Mahmut ve Abdullah çok küçük yaşlarda ölmüştü. Diğer kardeşleri Mehmet ve Cihangir genç yaşta hastalanarak ölürken, Mustafa ise babasının sağlığında tahtı ele geçirmek istediği gerekçesiyle idam edilmiştir. Böylece geriye Şehzade Beyazıt ile Şehzade Selim sağ kalmıştır. Bir süre sonra Şehzade Beyazıt’ ta aynı akıbete uğrayacak, geriye kala kala Şehzade Selim kalacaktır.
Bu durum padişahların neden çok evlilik yaptığını ve çok çocuk sahibi olmaya çalıştıklarını da açıklıyor. Çünkü şehzadelerden bazıları sık görülen salgın hastalıklardan, bazıları savaş şartlarından ölüyor, tahtın varissiz kalmaması için de, padişahlar çok sayıda erkek çocuk sahibi olmak istiyorlar.
Bu da bir sorun getiriyor: Her şehzade günün birinde padişah olmak için eğitildiğinden, tahtı hakkı sayıyor ve kardeşlerinden bir şekilde almaya çalışıyor.
Kanuni’nin bire bir kendine benzeyen sevgili oğlu Şehzade Beyazıt’ ta de öyle yaptı. Görünüşte kardeşi Selim’le hesaplaşacaktı.
Kanuni, oğullarının soluk alışlarını bile izliyordu. Attıkları her adımdan haberdardı oğullarının taraftar toplamaya başladıklarını öğrenir öğrenmez, birbirlerinden uzaklaştırdı. Selim’i Konya’ya, Beyazıt’ı Amasya’ya tayin etti. Beyazıt asker toplamaya devam etti yeterince güçlendiğine inanınca Şehzade Selim’in üzerine yürüdü. Kanuni çok kızdı. Bu bir isyandı. Hüküm de belliydi: İdam...
Gerçi Padişah, “Ne haliniz varsa görün” deyip, karışmayabilirdi ama kardeşler arasında çıkacak bir savaş binlerce insanın ölmesi, ayrıca devletin de zarar görmesi anlamına geliyordu. Üstelik kendisi hâlâ sağdı ve iyi bir padişahtı. Kendisine sadık kalan Selim’i desteklemeye karar verdi.
Şehzade Beyazıt Amasya’dan Ankara’ya gelmişti, amansızca kardeşi Selim’in üzerine gidiyordu. Kanuni hızlı hareket etmek zorundaydı. Sokullu Mehmet Paşa’yı bir ordu ile Şehzade Selim’in yardımına gönderdi.
Yola devam eden Beyazıt nihayet Konya önlerinde Şehzade Selim’in ordusuyla kapıştı. Ancak son derece düzenli ve eğitimli Osmanlı ordusu karşısında üstünlük sağlayamadı. Artık tek çaresi kalmıştı: Kaçmak...
Çareyi oğulları Şehzade Orhan, Şehzade Osman, Şehzade Abdullah Şehzade Mahmut'u yanına alıp İran'a sığınmakta buldu. İran Şahı Tahmasb, Kazvin'de Beyazıt’ı büyük bir törenle karşıladı ve şehzadeyi affetmesi için Kanuni ile mektuplaşmaya başladı. Fakat Kanuni kararından caymadı. Üstelik İran Şahını da yok edeceği yolunda tehditlere başladı.
Şah Tahmasb, can korkusuna Kanuni'den 1.200.000 altın ve Kars Kalesini, Selim'den de padişah olması durumunda İran ile dostluğu bozmayacağına dair söz almayı ihmal etmedi. Beyazıt, babasının adamları tarafından İran'da zindanda 1561 yılında boğularak öldürüldü.
Cenazesi Sivas'a getirildi, şehir surlarının dışında Sivas Abdulvahibi Gazi Camsindeki türbeye defnedildi. Katliam burada bitmedi. Geride bıraktığı karısı Şehzadeleri, Murat, Osman ve Abdullah’ta katledildi. Kızları Hatice ve Hanzade babalarından önce ölmüşlerdi diğer kızları Mih-ri Mah Hatun ve Ayşe Hatun affedildiler.
Beyazıt’ın “Şahi” mahlasıyla yazdığı şiirleri, Türkçe ve Farsça şiirlerinden oluşan bir divanı vardır. Babasından affını dilemek için yazdığı şiirleri ve babasının yine şiir olarak verdiği karşılıklar meşhurdur
Duygusal yönünün ağır bastığı Kanuni Sultan Süleyman, bir o kadar da talihsiz bir baba idi. Kuvvetli bir dil ve edebiyat kültürü ile yetiştirdiği oğulları Mustafa, Beyazıt, Selim, Cihangir aynı zamanda şiirle uğraşan şehzadelerdi.. Bu tarihten on yıl sonra da oğlu Mustafa'yı idam ettirmek zorunda kalan talihsiz baba, oğulları Beyazıt ve Selim arasındaki taht kavgalarından da huzursuz olmuştu.
Beyazıt bu kavgalar sonucunda İran'a sığınmış, oradan babasına yazığı bir mektupla affını istemişti. Bu mektubunu ve Kanuni'nin mektubunu, her ikisinin de şairlik gücünü aksettirmesi açısından aşağıya birer kıtalarını alıyorum.

ŞEHZADE BEYAZIT’IN MEKTUBU
Ey seraser âleme Sultan Süleyman’ım baba,
Tende Canım, Canımın içinde cananım baba,
Bayezîd’ine kıyar mısın benim canım baba
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.
KANUNÎ’NİN YANITI
Ey demeden mazhar-ı tuğyan ü isyanım oğul,
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı ferman’ım oğul,
Ben kıyar mıydım sana ey Bayezıt Han’im oğul,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

.
Kaynaklar:
Fahri Unan, Kanuni Devri Şehzade Mücadeleleri
İslam Ansiklopedisi, Bayezid maddesi sf:230
Şerafettin Turan, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Taht Kavgaları
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
Vikipedia


Bu Haber 2935 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI