Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/İstiklal Marş ıİki Defa Bestelendi
4 Nisan 2013 Perşembe 08:43
Kaynak: Canik Dergisi 17. Sayı
İlk üç yıl dört İstiklal Marşımız vardı
12 Temmuz 1923 - İstiklal Marşı için Ali Rifat Çağatay’ın bestelediği eser seçildi. Bu marş 7 yıl okunduktan sonra 1930'da Osman Zeki Üngör’ün bestesiyle değiştirildi.
İstiklal Marşımızın 1924 yılındaki ilk bestesi alaturkaydı.

İstiklal Marşı’nın yazılışı ve bestelenmesi
İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin milli marşıdır.
Sözleri Mehmet Akif Ersoy'a, bestesi Osman Zeki Üngör'e ait olan bu eser, 18 Mart 1921'de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Marşı olarak kabul edilmiştir.
Maarif Vekâleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine "Kahraman Ordumuza" adadığı şiirini yarışmaya sokmuş, yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda Mehmet Akif'in şiiri,
kabul edilmiştir.
Şiirin bestelenmesi için açılan yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır.



Birden fazla Milli Marş
O sıralarda Edirne’de müzik öğretmeni Ahmet Yekta Madran, kendi marşını Edirne ve havalisinde yaymaya ve söyletmeye başlamıştır. İzmir’de müzik öğretmeni bulunan İsmail Zühdü de kendi marşını İzmir ve havalisi ile Eskişehir’de yaymakta idi. Ankara’da da Zeki Üngör’ün marşı söylenmekte olup İstanbul’da ise iki marş söylenip yayınlanmaktaydı. Bunlar da İstanbul tarafında birçok mekteplerde öğretmenlik yapan Zati Arca’nın, Kadıköy tarafında ise Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi söylenmekteydi.
Bu durum birkaç yıl böylece devam etmiş ve 1924’te Ali Rifat Çağatay’ın marşı resmi marş olarak kabul edilmiştir. Bu marş 1924’ten 1930 yıllarına kadar söylenip çalındıktan sonra 1930 yılında yeni bir emirle Zeki Üngör’ün bestesi milli marş bestesi olarak kabul edilmiştir.
Zeki Üngör, İstiklâl Marşı’nın besteleniş hikâyesini şöyle anlatmıştır:
"İstiklâl savaşının devam ettiği sıralarda ben, Muzika-i Humayun muallimi idim, doğrudan doğruya Saray’a ve Vahdettin’e bağlıydık. Bando, Fasıl Takımı ve Orkestra benim emrimde idi. Kurtuluş ordusu süvarilerinin İzmir’e girdiklerinde oturuyorduk. Kapı çalındı. İlkokul öğretmeni İhsan merhum geldi. Büyük bir heyecan içinde, süvarilerin İzmir’e girişlerini anlatmaya başladı. Hepimiz coşmuştuk. Hemen kalkıp piyano başına geçtim. Ve derhal içimde doğan parçayı çalmaya koyuldum.
İlk etapta marşın giriş kısmındaki akoru oluşturdum. Bu şekilde iki, üç mezür yaptım. Arkadaşlarım: "Aman dediler, bu çok güzel bir şey olacak." O anlattı, ben çaldım. Böylece kısa zamanda eserin taslağı ortaya çıktı. Ertesi gün de çalıştım. İki gün sonra beste bitti.
Arkadaşlara gösterdim. Çok beğendiler. Bunun üzerine bu müziği milli marş olarak takdime karar verdim.
On beş gün sonra beni Ankara’dan çağırdılar, gittim. Bana Muzika-i Hümayun’u (Cumhurbaşkanlığı Orkestrası) bütün kadrosu ile Ankara’ya nakletmek vazifesi verildi. Vahdettin henüz padişah olduğu için bu işleri gizli yapıyorduk. Bir ay sonra da kimseye bir şey söylemeden Ankara’ya gittim. Ve hemen İstanbul’daki arkadaşları bir telgrafla çağırdım. Üç gün sonra geldiler. Böylece milli marşı bu heyete ilk defa Ankara’da verilen o baloda Atatürk’ün huzurunda çaldık. İşte Milli Marş böyle bestelendi.”
Bestekârın bu anlatışından, eseri önce sözsüz olarak bestelediği ve daha sonra Mehmet Akif’in şiirini besteye giydirdiği anlaşılmaktadır. Bu sebepten meydana gelen prozodi hataları olmuştur. Marştaki bu teknik hatalardan başka ses ritminden ağır çalınıp söylenmesinde bestekârın kusuru başta gelmektedir. Besteci bu durumu şöyle anlatmıştır:
“Ben İstiklal Marşı’nı bestelerken kulaklarımda İzmir’e koşan atlıların dörtnal sesleri vardı. Eserin başında metronomu (1 dörtlük=80) olan bir eser hiçbir vakit cenaze marşına benzemez.
Ağır tempolu çalınışı ise; "Sahibi’nin Sesi" stüdyosunda orkestra ile plağa çaldığımız zaman teknisyenler, bunun çok süratli bir marş olduğunu ve dolayısıyla plağın ancak yarısını doldurduğunu söylediler. O anda aklıma bir şey geldi: "Marşı biraz ağır çalalım, böylece plak dolar. Sonra çalınırken gramofon biraz hızlıya ayarlanır, olur biter." dedim. Fakat bilahare böyle bir fikir vermekle hata ettiğimizi anladım. Çünkü marş çalınırken gramofonun hızlıya ayarlanması gerekeceğini kim bilebilirdi?”
Görüldüğü gibi tam bir alaturka davranışla İstiklal Marşı’mızın en can alacak noktası; ritmi, ölü doğmuştu.
Plak yayıldıktan sonra ağır ritim de hafızalara yerleşti ve besteci ölümüne kadar bu ağır ritmi düzeltmeye uğraştı durdu.
Ayrıca, Marşın Türk temlerini ifade etmediği ve hatta “Karmen Silva” isimli bir operetten alındığı da iddia edilmiştir.
Bu konudaki makul olan umumi kanaat; her ne kadar yeniden daha iyisini yapmak imkânsız değilse de eskisinin artık tarih olmuşluğu hakikati nazara alınarak, bunun üzerinde gerekli rötuşlarla mevcudu onarmaktır.(Viki)

YENİ TON AYARLAMASI YAPILDI
Törenlerde yaşanan marş kargaşasına Kültür ve Turizm Bakanlığı son noktayı koydu. İstiklal Marşı'nın söylenişindeki zorluk üzerine harekete geçen Bakanlık, marşın temiz ve doğru söylenmesi için dört farklı yorum halinde kaydederek, 'prestij CD' si hazırladı. 5 bin adet basılan CD, büyükelçiliklere, askeri yerlere, okullara, kamu kurumlarına ve yabancı temsilciliklere dağıtıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen bu çalışma, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Devlet Çok Sesli Korosu’nun icrasıyla TRT Ankara Radyosu Büyük Stüdyoda kaydedildi.
Kayıtları ile ilgili teknik açıklama :
1. İstiklal Marşı / sol minör tonunda (Koro ve Orkestra)
2. İstiklal Marşı /sol minör tonunda / Orkestra (Gerektiği zaman canlı ses
topluluklarına eşlik olarak kullanılabilir.)
3. İstiklal Marşı / mi minör tonunda / Koro ve Orkestra ( Genç koro
veya ses topluluklarının zorlanmaları durumunda)
4. İstiklal Marşı / mi minör tonunda / Orkestra (Özellikle genç ses
topluluklarının zorlanmadan söylemeleri için)
Kaynak: İlkadım Dergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı,Vikipedia



Bu Haber 2628 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI