Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Prof. Dr. İ. Kılıç Kökten/Ünye’de Eski Taş Devrine Ait (Paleolotik) Bulgular
9 Nisan 2013 Salı 08:34
Kaynak: Canik Dergisi 17. Sayı
Bu makale OrhanBora’nın hazırladığı 1968 yılında yayınlanan
“Yeşil Ünye Rehberi”
adlı eserden alınmıştır.
Türk Coğrafya Kurumunun Samsun'da yaptığı XI. Coğrafya Meslek Haftasına "Diptarihte Samsun" adlı bildirimle katılmıştım. (Samsun, 29 Mayıs/3 Haziran 1963). Toplantı bir hafta sürdü ve çok faydalı oldu. Bundan başka Bafra Kazası yakın çevresinde incelemeler yapıldı. Ve bir-gün ara Ue ayin gezi Ordu Vilâyetine kadar uzatıldı. Memleketim olan Ün¬ye'de Cevizderesi boyunda ve bu derenin doğusundaki sekiler (Taraçalar) üzerinde tarih öncesi (Prehistorya) araştırmaları yaptım. Evvelce (1944 -1945) Rize'ye kadar yaptığım gezide bu noktadan geçerken uzaktan birkaç ta.bii mağara görmüş, sekiler üzerinde çakmaktaşından yapılmış aletler toplanrştım. Biraz sonra açıklamağa çalışacağım yeni buluntular. 1940 -1941 yıllarında Samsun'un doğusunda, Tekeköy'ünde Kayaaltı sığmakları önlerinde topladığım paleolitik aletlerle veya Tekeköy buluntu yerimize uzantüı bir bağlantı sağlamış ve paleolitik kültürlerin Orta Karadeniz Bölgesinin daha doğularına uzanacağı yolundaki tahminlerimi de gerçek¬leştirmiştir. Bu durumla Orta Karadeniz Bölgesinin Kuzey kısımları bü¬tünü ile paleolitik sınırlarımız içine girmiş bulunmaktadır. Bu yeni bu¬luntu (1963) ve Rusların Kırım ve Berikafkas Karadeniz kıyılarında tes¬pit ettikleri paleolitik istasyonlar yahut bölgeler karşısında, paleolitik kültürlerin Karadeniz kıyılarındaki yayılışlarını Rize ve ötesine kadar uzatmak, bağlantı kurmak mümkün olacak ve böylece toptan Karadeniz kıyılarının da Akdeniz'de bulduğum ve 1946'dan buyana içinde çalıştığım Karain ve çevresi buluntulariyle tamamen prehistorik havza durumu burada gerçekleşecektir. Şimdi görüşlerimize destek olacak ikinci ve yeni paleolitik buluntu yerimizi ve verilerini kısaca ışıklandırılalım :
Levha l'de üst sıradaki harita görüldüğü gibi Yüceler Köyü, Ünye'nin 7-8 Km, doğusundadır. Cevizderesi'ne çok yakındır. Sahil yolu, köyün ve buluntu yerinin önünden geçer. Aynı levhadaki taslak kesintimiz gözden geçirilirse güney yönde yapısı kütlelerden müteşekkil bir dağ sırası ve onun önünde genişlik ve yükseklikleri farklı üç sekinin yer aldğı görülür. Takriben 5, 10 15 - 20 metre yükseklikte sıralanmış bulunan bu açık kı¬yı basamaklarında ikincisiyle birincisini denize bağlayan 2 metre derinlikte küçük bir sel yarıntısında üst kısımlar, killi, çakıllı ve az kumlu topraktan ibarettir. Tabakaların alt kısımlarında yine taslakta görüldü¬ğü gibi kalınca, koyu kahverenkli, .parlak ve yağlımsı çakmaktaşı da¬marları bulunmaktadır. Yarıntı tabanında ise püskürük kütleler ve yer yer greler dikkati çekmektedir. Bunlar deniz sekileri olmakla beraber kilin fazlalığı, çakılların şekilleri biraz düşündürücü olmaktadır. Ceviz-deresi deltas:yla ilgili olması ihtimali üzerinde durmak, birinci sekinin ikincisine yakınlık izlerini araştırmak püskürük kütlelerin, grelerin, si-lekslerin yaşını çıkarmak için bu bölgede devamlı çalışmak gerekiyor. Se¬kiler konusunda Ünye'nin doğu ve batısında çalışıldığının, açık harita ve kesitler verildiğini biliyoruz. Bu kıymetli araştırmalara ve bir takım fosillere dayanılarak alt kademe dolgusunun Karadeniz pleistoseinindeki Karangat safhasına (Akdeniz Tyrrhenien'i) bağlandığı da açıklanmak¬tadır.
Gözlemlerimizin jeoloji, jemorfoloji ve paleontoloji ile ilgili kısımları yukarıda belirttiğimiz gibi henüz tamamlanmamıştır. Kısa bir zamanda bu sekilerin gerçek yaşlan yapı ve sayılan hakkında daha açık deliller aramak zorundayız. Prehistorik arkeoloji bakımından sekilerin yaş ve sayılan biraz değişiktir. Bunu da açıklamağa çalışalım: Levha l'de alt kı¬sımda görülen elbaltası çakmaktaşından yapılmıştır. Şekil bakımından "''çok kaba Şelleen (Chellenen) tip elbaltalarını andırır. Üçüncü seki etek¬lerinde ve toprak içinde bulunmuştur. Yontuk yüzleri üzerinde bulunan çi¬men tolaşmış kumlu kısımlar aletin üst seki dolguları içinden geidiğini izlemektedir. Bu alet üzerinde üç küçük okla belirtileıı ezgi çentikli kı¬sımlar baltanın özelliğini teşkil eder. Karadeniz kıy:lannın ilk buluntusu olması bakımından bu sekilerde daha tipikleri bulununcaya kadar aleti

açıkladığımız form içinde Alt Paleolitik vesikası olarak göstermek ve üçüncü sekinin Alt Pleistosende yer alacağını belirtmek yerinde olur. Levha ikide ve Orta-Ust Paleolitikle (Mustero-Crinyasiyen) ilgili olacağı kuvvetle tahmin edilen, ikilidilgi kazıyıcı (N. 1); tekli, diş çentikli yonga uç-kazyıcı (N. 2); yuvarlak kazıyıcı (N. 3); Dilgi çakı (N. 4); kazıyıcı (N. 5); tipindeki aletlerle iri yonga kazıyıcılar (N. 6-7) ikinci seki kesi¬tinde gösterilen sileks (çakmaktaşı) damarları üstündeki killi, çakülı, kumlu tabakanın üst kısımları içinden çıkarılmıştır.
Prehistorik görüşlerimize dayanarak kıyı basamaklarından üstteki üçüncü sekinin Mindel veya Riss regresiyonu, ikinci sekinin de Würm bir regrasyonu ile ilgili bulunması ihtimalleri kuvvetli görünüyor. Tam so¬nuç, sekiler gerisinde yükselen dağlardaki tabiî mağaralarda, sekilerde yapacağım kazılara kalıyor. Çakmaktaşı damarlarının belirli aylarda köylüler tarafından sökülerek kilo hesabıyla İç Anadolu'dan gelen döğen-ci ustalarına satıldığını da bu arada öğrendik ve yarmalarda yapılan tahribatıda üzülerek gördük. Türkiye prehistoryasına her zaman olduğu gibi yeni ve önemli bir bölge daha katmış ve tanıtmış olmaktan duydu¬ğum zevkle kazı günlerine hazırlanıyorum.


Prof. Dr.
İsmail Kılıç Kökten kimdir?

Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten (1904-1974)Ünye’de doğdu. 1919’da Kütahya Sultanisi’ni (Kütahya Lisesi), 1923’de Trabzon Dar-ül Muallimi’ni (Öğretmen Okulu) bitirdi. 1923-1936 yılları arasında Samsun’da öğretmenlik yaptı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. 1941’de Antropoloji ve Etnoloji Enstitüsü’nde asistan olarak göreve başladı. 1947’de doktor, 1953’te doçent oldu. 1959’da profesör olduktan sonra, 1961 yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Antropoloji Bölümü altında kurulan, Prehistorya Kürsüsü’nde Anabilim Dalı Başkanı olarak akademik çalışmalarını devam ettirdi.
Anadolu’nun pek çok bölgesinde Prehistorik Dönem (Diptarih) araştırmaları gerçekleştiren Kökten, 1940-1941’de (Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve Prof. Dr. Nimet Özgüç’le) Samsun Yöresi’nde (Tekeköy), 1942’de Kars yakınlarında (Susuz) ve daha sonra Ardahan, Çıldır, Kağızman ve Iğdır çevrelerinde, 1944’de Sivas ili Kangal çevresi ve yukarı Kızılırmak bölgesinde ve Ardahan Çıldır Gölü ve Arapçay çevresi ile Bayburt çevresinde, Erbaa’ya kadar Kalkit Çayı Vadisi boyunda, Ünye’den Rize’ye kadar uzanan sahil kıyılarında Paleolitik dönem araştırmaları yaptı. Anadolu’da Paleolitik Çağ araştırmaları sonuçlarına dayalı birçok yayın yapan araştırmacının; Tarihöncesi Hakkında İlk Kısa Rapor (1943), Orta, Doğu ve Kuzey Anadolu’da Yapılan Tarih Öncesi Araştırmalar (1944), 1949 Yılı Tarihöncesi Araştırmaları Hakkında Kısa Rapor (1949), Anadolu’da Prehistorik Yerleşme Yerlerinin Dağılışı Üstüne Bir Araştırma (1952), Belbaşı Kültürü Hakkında Kısa Bir Eleştirme (1962), Anadolu-Ünye’de Eskitaş Devri’ne (Paleolitik) Ait Yeni Buluntular (1962), Karain’in Türkiye Prehistoryasında Yeri (1964), Karain Klavuzu (1967) adlı makaleleri önemli eserlerindendir.
Kültür portalı


Bu Haber 4806 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI