Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/Hürrem Sultan Nasıl Öldü?
15 Nisan 2013 Pazartesi 13:27
yasar.karaduman@gmail.com
“Muhteşem Yüzyıl” adlı televizyon dizisi ile başlayan tarihe ilgi ve tarih sevgisi bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu.. Kanuni Sultan dönemini anlatan bu dizi başlangıçta seyircinin ilgisini çekmek için bir sürü uydurma, yalan ve kurgularla doldurduğu serilerine yapılan uyarılardan sonra çeki düzen vermiştir.
Bu diziyi seyredenler, aileler, biliniz ki bu tarihin kötü bir senaryosudur bunu çocuklarınıza da böyle anlatın, tarih filmlerden öğrenilmez, tarih kitaplarından öğrenilir. Eğer siz ve çocuklarınız çok ilgi duyuyorsanız gerçek bir Kanuni Devri Tarihi alarak okuyunuz. Bu bir filmdir, birçok kurgu içermektedir.

Hürrem Sultan
Hürrem Sultan’ın Osmanlı sarayına gelene kadarki yaşamı hakkında kesin bilgi yoktur. Polonya sınırları içerisinde bulunan Rutenya'da 1504 yılında doğduğu söylenir, 1520 tarihinde 20'li yaşlarında Rutenya'dan kaçırıldığı, Kırım Hanlığına satıldıktan sonra hediye olarak sonra Osmanlı sarayına satıldığını yazar tarihçiler.
Renkli hayatı ile efsane olmuş, zekâsı, cesareti ile ün salmıştır.. Hayatı romanlara, tiyatro oyunlarına, opera eserlerine konu olmuştur. Sultan Süleyman'ın nikâhlı karısıdır. II. Selim, Mihrimah Sultan, Şehzade Cihangir, Şehzade Bayezid, t'in annesidir. Hürrem Sultan'ın bu beş çocuktan başka çocuğu yoktur.
Kızlık ismi bilinmiyordu. 19. yüzyıl Ukrayna kayıtlarına göre Anastasia, Polonyalılarca Aleksandra Lisowska, Avrupa dillerinde Roxolena, Rossa, Ruziac, Ruslana, Türkçede Hürrem, olarak bilinir. Farsça kökenli Hürrem neşeli olan kişi anlamına gelir. Bunlara ek olarak, bazı tarihçilere göre Hürrem Sultan Yahudi bir ailenin üç kızından biri olduğunu yazarlar.
Hürrem Sultan’ın saraya gelişi ve Kanuni ile tanışması hakkında bilgiler çok açık değildir, padişahlığının ilk senesinde hareme girdiği düşünülür, diğer anlatılanların hepsi kurgudur.
Hürrem Sultan saraya getirildiğinde Kanuni'nin Manisa valisi iken Mahidevran Sultan'dan “Mustafa” isimli bir oğlu vardı. Sarayın en nüfuzlu kadını padişahın annesi Ayşe Hafsa Sultan, ikinci derece nüfuzlu kadın Mahidevran Sultan idi. Hürrem, saraya girdikten sonra Kanuni den 1520 de “Şehzade Mehmet” dünyaya geldi ve böylece Hürrem Sultan saraydaki en nüfuzlu üçüncü kadın durumuna geldi. Hürrem Sultan'ın saraydaki pozisyonu Kanuni'nin nikâhlı eşi olması ile arttı. Şehzade Cihangir’in doğumundan sonra Kanuni ile görkemli bir düğünle nikah kıyıldı 1534..
Aralarında on bir yaş olan Kanuni ile ev¬lendikten sonra Hürrem Sultan'ın yedi ço¬cuğu oldu. Abdullah ve Murat isimli şehzadeler küçük yaşta vefat ettiler. Diğer çocuklara Selim, Mehmet, Cihangir, Beyazıt ve Mihrimah adları verildi.
Kanuni ve Hürrem Sultan, şehzadeleri arasında Mehmet’i çok sevdiler. O Kanuni’nin Hürrem Sultandan doğan en büyük şehzadesi idi, muhtemelen kendisinden sonra onu tahta düşündüğünden 1541 yılında sancak değişikliği yaptı.
Şehzade Mustafa’yı Manisa’dan Amasya’ya tayin ederken Mehmet’i Manisa’ya yolladı. Manisa sancağı o zaman daha çok padişah namzedinin gönderildiği bir yerdi. Şehzade Mehmet de ağabeyi Mustafa gibi değerli ve çok iyi yetişmişti. Ancak onun Manisa valiliği çok uzun sürmedi. 1543 yılında ani olarak vefat etti. Çok sevilen tahtın geleceği olarak düşünülen genç Şehzadenin vefatı aileyi büyük bir mateme boğdu.

Şehzade Mustafa’nın boğdurulması
Kanuni’den sonra veliaht Şehzade Mustafa’nın tahta çıkacağından korkan Hürrem Sultan, Şehzade Mustafa’yı babasının gözünden düşürmek için komplo kurmuş, oğlu Mustafa`nın kendisine isyan edeceğine ve tahtı elinden alacağına ikna edilmiştir.
"Katledildiği gün, babasıyla görüşeceğini sanarak çadırına gitmiştir.
O gün bembeyaz giyindiği söylenir; kendisine yapılan iftiralardan haberdardır Cebinden de ölümünden sonra babasının onu öldüreceğini ve babasının çadırına gitmemesi gerektiğini belirten bir mektup çıkar. Bu olaya tanık olan Şehzade Cihangir de olayın duygusal etkisini üzerinden atamaz ve hastalanır; babası ile seferde iken Halep’te hayatını kaybeder. Tahta aday olarak iki kişi Şehzade Beyazıt ve Şehzade Selim kalmıştır.
Ölümü
Hürrem Sultan, oğlu 2’ci Selimin tahta çıkmasını göremeden 15 Nisan 1558’de Sultan Süleyman'dan yaklaşık 8 yıl önce İstanbul’da hayatını kaybetti. Sultan'ın zehirlenerek ya da kadın hastalığı sonucu öldüğü düşünülür. Son senelerini kulunç hastalığı sebebiyle rahatsız geçiren Hürrem Sultan, son kışını Kanuni ile birlikte Edirne’de geçirmiş; rahatsızlığı artınca İstanbul’a dönmüştü. Büyük bir cenaze töreninin ardından Süleymaniye Camisi avlusuna gömüldü. Mezarı üzerine türbesi eşi Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldı.
Hürrem Sultan'ın doğduğu yer olduğuna inanılan Polonya’nın Rohatyin (Rutenya) kentinde bir “Hürrem Sultan Anıtı” bulunmaktadır. Hürrem, halk tarafından da çok sevil¬mekte idi.. Yaşadığı yüzyılda büyük saygı gördüğü, daha sonraki asırlarda unutulmadığı, hakkında yazılan yüzlerce oyun roman film ve tiyatro eserinde anlaşılmaktadır.
Hürrem Sultan, zaman zaman büyük acılar çekti. Küçük yaşta ölen ev¬latlarının yanı sıra, Manisa Valisi Şehza¬de Mehmet'in ve ardından Şehzade Ci¬hangir'in vefatları, onu büyük üzüntüle¬re sevk etti.
Evlat acısının da etkisiyle çeşitli hastalıklar geçirdi. Son kışını çok sevdiği Hünkârı Kanuni ile Edirne’de geçirdi. Rahatsızlığı artınca İstanbul’a dönerek içinde bir de hastanenin bulunduğu Eski Saray’a yerleşti. Yakalandığı kulunç hastalığından kurtulamayarak, 1558 yılında genç denecek bir yaşta (52) hayata gözlerini yumdu.
Cenazesi vezirlerin omuzlarında Beyazıt Camii meydanına getirildi. Şeyhülislâm Ebussuud Efendinin imametinde kılınan Cenaze namazından sonra, yine Şeyhülislâm’ın eliyle defnedildi. Ölümü, bütün İstanbul hal¬kını ağlattı.
Sultan Süleyman, Hürrem'in mezarının kendisine uzak kalmasını iste¬medi. Süleymaniye Camii çevresinde ken¬di türbesi için ayırdığı yerin hemen yanı¬na onun için de bir türbe yaptırdı. Hürrem Sultan’ın türbesinde, hafızlar görevlendirdi. Yüzyıllar boyu gü¬nün yirmi dört saati bu hayırsever sultanın ruhu¬na Kur’ân-ı kerîm okundu.

Hürrem’in özel eşyaları sarayda ve türbesinde muhafaza altına alındı. Ara¬larında zarif işlemeli örtüler ve mücevherlerin de bulunduğu bu şahsi eşyalar, halen Topkapı Sarayı Müzesi'nde sergilenmektedir.

Kaynaklar:
Erhan Afyoncu, Muhteşem Süleyman; Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan, Yeditepe Yayınevi, İstanbul 2011
Moskof Cariye Hürrem, Demet Altınyeleklioğlu.
Osmanlı Araştırmaları



Bu Haber 4238 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : hürremin orhan isimli bir oğluda yokmuydu ?? Tarih : 15 Şubat 2014 / Pazar Üye Adı :nermin yılmaz
yazarla yaşar karaduman beye nasıl iletişim kurulabilinir
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI