Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/ Osmanlı Başkentleri
13 Mayıs 2013 Pazartesi 09:42
yasar.karaduman.gmail.com
Osmanlı Hangi Şehirleri Başkent Yaptı?
Söğüt 1299 -1335, Bursa 1335 -1365, Edirne 1365 -1453,İstanbul 1453-1922

Tarihinde dört başkent değiştiren Osmanlı İmparatorluğunda en uzun süre İstanbul olarak tutmuş ve burada tarih sahnesinden silinmiştir. 1299 yılında Söğüt kasabasında Osmanlı Beyliği adı ile kurulan beylik, tarih sahnesinden çekildiği yıla kadar geçirdiği beş yüz seneyi aşan süre tarihteki büyük imparatorluklar arasına adını yazdırmıştır.
Bize Osmanlı İmparatorluğu diye okutulan bu devletin başındakine ise imparator denmemiş, Bey, Han, Padişah veya Sultan denilmiştir. Osmanlıda imparatorluklardaki gibi bir kraliçe yoktur. Padişahın hep birden fazla eşi olmuştur. Tek evli ve resmi eşi olan padişah Kanuni Sultan Süleyman’dır. Padişah eşlerine de Sultan denmiştir
Osmanlı İmparatorluğu dediğimiz devlet kendine: Memalik-i Rum (Rum Memleketi), Devlet-i Ali Osmani (Büyük Osmanlı Devleti), Memalik-i Mahruse (Koruması altındaki ülkelerin devleti) Âli Osman-i (Büyük Osmanlı), Avrupalılar Turkiya (Türklerin Memleketi) Ottoman Empire (Ottoman İmparatorluğu) demiştir. Osmanlı kendine hiçbir dönemde Türk dememiştir. Oğuzhan’ın oğullarından Gökhan’ın oğlu Kayı’dan ve Kayı boyundan çıkmışlardır.. Anadolu Selçuklu İmparatorluğu zamanında Söğüt kasabasına Bizans’la olan sınırı korumak amaçlı yerleştirilmişlerdi.


Başkentler
Konu aslında tartışmalıdır, bazı şehirler için tam anlamıyla başkent denmesi biraz güçtür. Osmanlı tarihçilerinden Halil İnalcık’a göre Osmanlının kuruluşu 1299 değil 1302 dir. Bu tarihten öncesi için bir devletten ve bir başkentten söz etmek mümkün değildir. Söğüt, İznik ve Bilecik’e yeni kurulmakta olan devletin başkenti değil de oluşumun merkezidir. Bu konuda ortak bir görüş yoktur. Osmanlının başkentleri olarak sırası ile: Söğüt, İznik, Bilecik, Bursa, Edirne, İstanbul’u sıralayabiliriz. Tarihçiler başkent olarak Bursa-Edirne ve İstanbul’u tanırlar.
Osmanlı Devletinin ilk başkenti Söğüt’tür. Orhan Bey,1326 yılında Bursa’yı, uzun süren kuşatmanın ardından, ele geçirince babasının vasiyetini üzerine naaşını Bursa’ya nakletti ve burayı devletin yeni merkezi yaptı.

Osmanlı’nın Başkentleri
Bursa (Orhan Bey)
Edirne ( I. Murat)
İstanbul (F.Sultan Mehmet)

Bursa,
1071 yılında Malazgirt Ovasında kazanılan zaferden sonra Türkler Asya’dan getirdikleri Türk boylarını Anadolu’ya yerleştirdiler.
Selçuklu İmparatorluğu’nun tarihi seyrini doldurup dağılması üzerine Anadolu’da kurulan beyliklerden Osmanlı Beyliği, kısa zamanda gelişip büyüdü.
Osmanlı Beyliği’nin kurucusu, Osman Bey’di. 1299′da Söğüt kasabasında altıyüz yıl sürecek olan Osmanlı İmparatorluğu kurdu, ilk başkent de Söğüt kasabası idi. Oğlu Orhan Gazinin 1326 yılında Bursa’yı fethetmesi üzerine 1335 yılında Bursa başkent yapıldı.
Orhan Gazi, 1360 yılında yaşama veda ederken, yerini oğlu Murat’a bıraktı. 1326 yılında doğan Sultan Murat Han Osmanlı sultanlarının üçüncüsüydü.
1362′de Edirne kenti ele geçirildi. Murat Han bir gece düşünde, ak sakallı, nur yüzlü bir kimseyle yarenlik ederken, o kişi ona Edirne’de bir saray yaptırmasını söyledi, Edirne’de büyük bir saray inşa ettirildi. Daha sonra başkentliği Edirne üstlendi.

Edirne,
Edirne alındıktan sonra büyük bir hızla Türkleşmeye başladı. Osmanlıların kenti 1365′de başkent yapmaları Edirne için yepyeni bir devrin başladığını gösteriyordu. I. Beyazıt (1389-1403) İstanbul kuşatmasını buradan yönetti.
Yıldırım Beyazıt’ın’ ölümünden sonra taht kavgası nedeniyle şehzadeleri birbirlerine düştüler. Bu Fetret Devri’nde (1403-1413) kent daha büyük bir önem kazandı. Beyazıt’ın büyük şehzadesi Emir Süleyman Çelebi, devlet hazinesini Bursa’dan Edirne’ye taşıyarak burada tahta çıktı.
II. Murat, Edirne’de şehzadeleri Alaeddin ile Mehmet’e çok görkemli sünnet düğünleri de düzenletti.
Sultan, 1444′de tahtı oğlu II. Mehmet’e (Fatih Sultan Mehmet) bırakarak Manisa’ya çekildi. Edirne başkent olduktan sonra tahta çıkan ilk sultan olduğu için, Edirne Sarayı’nda yapılan ilk tahta çıkış töreni de II. Mehmet için gerçekleştirildi. Bu ilk tahta çıkışında 12 yaşında olan çocuk sultana, İstanbul’u fethettikten sonra Fatih Sultan Mehmet adı verilecekti.
II. Mehmet (1451-1481), II. Murat’ın 5 Şubat 1451′de ölümüyle kesin olarak tahta çıktı. Artık onun önünde çok önemli bir hedef vardı. Constantinopolis’i almak..

İstanbul
Edirne'de doğan II. Mehmet (Fatih) babasının 1451'de ölümü üzerine doğduğu şehirde tahta çıktı. Edirne bu dönemde İstanbul kuşatmasında surlarını döven toplar bu kentte döküldü. 1453 yılında İstanbul'un fethedilmesinden sonra Edirne başkent unvanını İstanbul'a devretti...
İstanbul 1391 yılından başlayarak Osmanlılar tarafından kuşatılmaya başlanmıştı 1396′da I. Beyazıt Karadeniz’den gelecek yardımları önlemek için kentin Anadolu yakasına bir hisar yaptırdı. Kenti almaya kararlı olan II. Mehmet de (1451-1481), Bizans’a Kuzey’den gelecek yardımları her iki taraftan Boğaz’ı tutarak önlemek için bu defa kentin Avrupa yakasına Rumeli Hisarı’nı inşa ettirdi. Hisar, İstanbul’un kuşatılmasından bir yıl önce, dört ay gibi çok kısa bir sürede tamamlandı. II. Mehmet, Bizans Surları’nı yıkacak güçteki toplan yaptırmak üzere Avrupa’dan ustalar getirtti. Artık herşey hazırdı. 1453 yılının mart başında Osmanlı kuvvetleri kentin çevresin- de toplandılar. 4 Nisan’da kuşatmayla birlikte Marmara’ya bakan surlar toplarla dövülmeye başlandı. Bizanslılar, Haliç surlarına ulaşabilmek için Haliç’in ağzını kapatan zinciri Osmanlı gemilerinin aşamayacağından çok emindiler. Ancak bir şeyi hesaplamak şöyle dursun, akıllarından bile geçirmemişlerdi. Ve bu hiç düşünemedikleri olay gerçekleşti. 22 Nisan’ın gece karanlığında II. Mehmet, donanmasından elli parça gemiyi kara tarafına kurdurduğu ahşap kızaklardan kaydırarak Dolmabahçe’den büyük bir başarı ile Kasımpaşa’ya indirip Haliç’e soktu. Gemiler, Haliç’te suya indirildiğinde Bizans’ın direnecek moral gücü de kalmamıştı.
29 Mayıs sabaha karşı yapılan taarruzla Topkapı’daki kara surları yıkıldı. Aynı gün, II. Mehmet at üzerinde kente girerek, Ayasofya’da namaz kıldı. Osmanlı töresine uygun olarak şehrin katedrali olan Ayasofya Kilisesi camiye çevrildi. Havariler kilisesi ve diğerleri ise Hıristiyanlara bırakıldı. Constantinopolis’in fatihi II. Mehmet artık “Fatih Sultan Mehmet” olarak tarihe geçecekti.
Bizans’ın son dönemlerinde görkemini yitirmiş olan kentte, öncelikle eskiden kalma binalar ve surlar onarılmaya başlandı. Bizans altyapıları üzerinde Osmanlı’nın temel kurumlarının binaları yükselmeye başladı. Büyük su sarnıçlarının da korunması sağlandı. Osmanlı kimliğine uygun bir gelişme gösteren İstanbul artık imparatorluğun başkenti idi.
Fetih öncesi dönemden kalanlarla birlikte, Anadolu’nun değişik yörelerinden gelenler, kentte bir renklilik yarattılar. Nüfusu böyle bir renkliliğe dönüşen İstanbul’da göç edenlerin getirdiği yerel kültürler şehrin dokusunu zenginleştirdi.
Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile birlikte yeni cumhuriyeti başkenti Ankara oldu. Kurtuluş savaşı yıllarında düşmanın Ankara’ya çok yaklaşması üzerine başkent Kayseri’ye taşınmak istense de Sakarya Savaşının kazanılmasından sonra gerek kalmadı.

Kaynaklar:
Haili İnalcık: Devlet- Aliye
Osmanlı Araştırmaları
İlber Ortaylı Üç kıtada Osmanlılar, Osmanlıda Değişim ve Rejim,
İlber Ortaylı, "Osmanlı Kimliği"





Bu Haber 2809 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI