İstanbul’da yaşayan Bekir ustayı, gazeteci arkadaşımız Yaşar Karaduman’la ziyaret ettik. [1] Aldığımız bilgiler, Ünye’deki eski çömlekçilerden edindiğimiz bilgileri doğrular nitelikteydi. 1927’de İlyasoğlu Ahmet’in yanında mesleğe başlayan Bekir Çağlar, Bulgar Espas ustadan öğrendiği çömlekçiliği uzun yıllar icra eder. 1931’de kendi imalathanesini açar. Kefeli camisi yanından sökerek, Çömlekçi’deki Üç Çeşmeler’in yanında kayıklarla taşıdıkları fırını, Selanik göçmeni Hürmüsa Hanımdan satın alır. 1961 Yılına kadar faaliyet gösterdikleri bu fırının taşınıp kurulmasına vesile olan taşçı ustası Parmaksız Hüseyin Usta’dır.[2]
Çömlekçilikle uğraşanlar:
Kışın tatile giren, yalnızca yaz ve bahar aylarında çalışılan çömlek işine bulaşmamış yok gibidir. Öğrenciler okuldan ve derslerden arta kalan zamanda çalışarak harçlıklarını çıkarırlar.
Büyük fırınlar çanak, çömlek, testi gibi daha iri ürünler için kullanılırken, küçük fırınlar daha küçük, nitelikli ve sızdırmaz kaplar için kullanılmaktadır. Bilal Kocatoros’tan aldığımız bilgiye göre; “sırlama” denilen bu işlem şöyle yapılmaktadır:
Boraks beyaz toz olarak alınır, sülyan boya ve bakır tozu ile karıştırılır, renklendirilir. Su ilavesi ile kıvama getirilip, bir iki gün bekletilir. İki aşamada sırlama işlemi yapılır. Önce 7 ila 10 gün arası pişirilen kaplar, kıvamlı sıvıya daldırılarak 24 saat yeniden pişirme işlemine tabi tutulur. Bu şekilde sırlanan ve renkli motiflerle süslenen kaplar, yüzyıllardır bir sanat eseri olarak varlığını sürdürür.
Ünye’de çömlekçilik yapmış yahut usta durumdaki hemşerilerimiz; Nihat Mutlu, Bahri Çiçek, Faruk ve Haluk Yıldız, Hüseyin Adalı ve Bekir Çağlar usta’dan aldığımız bilgiler ışığında, Ünye’de çömlekçilik yapanlardan bazıları şunlardır:
Şükrü – Hasan Ellibeş, Babucoğlu Ahmet, Hamza Çağlar, İbrahim ve Mustafa Öztürk, Emin – Necati Güvenç, Hüseyin – Adnan - Edip Adalı, Batumlu Mehmet efendi, Yakup – Mustafa kaya, Afyonlu İbrahim Usta, Sivaslı Kara Mehmet Usta, Nihat Mutlu, Bahri Çiçek, Bilal - Ahmet Kocatoros, Faruk – Haluk Yıldız, Mahmut –Mehmet – Kemal Tabak, İsmail Kök, Hüseyin Mistepe, Mehmet Kavaklı, Mevlüt Kabayel, İbrahim Şenalp, Şükrü Denizci.
Laz Ruşen (Aksoy) Ünye’ye kaptan olarak gelmesine rağmen, Sinop açıklarında iki gemisi batınca Ünye’de kiremit ve tuğla ağırlıklı olmak üzere, çömlek imalatı ve ticareti yapar. Oğlu Tahsin, çömlek ticaretini bir süre daha devam ettirir.
Son çömlekçi geçen yıl vefat eden Muhtar İbrahim Şen’dir.[3] Kardeşi Mahmut Şen’le imalatı sürdürmüş, Çamlık’ın karşısındaki atölyeyi 80’li yıllarda onararak geçtiğimiz yıla kadar getirmişlerdir.
Bugün Salih Karayiğit adında bir girişimci, Sahil Köyü’ndeki atölyesinde saksı türü imalat yapmaktadır.
Çömlekçi’den günümüze ulaşanlar:
İlyasoğlu Ahmet’in 1927’de işletmeye açtığı çömlek fırını, mübadele sonrası Rum Hacdıtor’dan kalmıştır. Ada Bakkaliyesi karşısında, bahçe içindedir.
Diğer fırın, Çömlekçi Mahallesini Ortayılmazlardan ayıran derenin kenarındadır. Adil Usta tarafından uzun yıllar işletilen bu fırın, Ünye’de çömlekçilik yıllarından kalan iki örnekten biridir.
İki fırın kalıntısı da, terk edilmiş olmanın getirdiği bakımsızlık içinde, otlarla kaplanmış, etrafında çalılar büyümüştür.
Çömlekçi Mahallesinde, çömlekçilik dışında günümüze ulaşan, mahalle camisi ve avlusunda bulunan iki mezardır.
Hasbeten lillah tahsin idüb bu cami’ pür-nûr itti inşâ
Es-Seyyid el-Hac Alemdar Mustafa Ağa kerimesi
Fatıma Hanım eyledi ihyâ
Sa’î ittirüb muvaffak eyledi anı hayr-ı celile hüdâ
Haşra dek bekâ olsun bunun gibi hayrata Tevfik eyledi Mevlâ
Fi sene 1235 B. (1819-20)
Alemdar Mustafa ağa’nın kızı Fatma tarafından 1819 yılında yaptırıldığı anlaşılan caminin ikinci katı 1939 depremi sırasında yıkılmıştır.[4] Mimberindeki taş işçiliği ile dikkat çekmektedir.
El-Hac Hüseyin zâde merhum el-Hac
Muhammed Ağa ruhu içün el-Fatiha
Fi sene 1136 (1723-24)
Ve
Merhume Hatice Kadın ruhuna fatiha
Fi sene 1138 (1725-26)
1819 Yılında yaptırılan camiden yaklaşık 95 yıl önceye ait Muhammet ağa ve Hatice kadına ait mezarlar, tıpkı camiyi yaptıranlar gibi bilinmemektedir.
Bir dönem önce çömlek fırınlarını çalıştıranlar gibi, Çömlekçi’nin camisi ve mezarları sadece isimlerden ibaret kalmıştır. Bacalarından bir zamanlar duman tüten, çömlek çamuruna bulanmış fırınlar terk edilmiştir.
Bağdatlı Sokağın taş zemin üstüne bir kat yükselen kagir evlerinin önünde, tek tük de olsa güller açmaya devam etmektedir.
Dip notlar:
[1] Bekir usta’nın ve Mevlüt Kabayel’in çömlekçilik günlerini yansıtan fotoğraflar, elimize ulaşmadığı için yayınlayamadık.
[2] “Daşcı İsin” olarak bilinen Hüseyin Erkoç, öğretmen Fahrettin Erkoç’un babasıdır. Mübadele sırasında Ünye’nin şehir merkezine yerleştirilenlerin çoğu Selanik göçmenidir. Gelenlerden çoğu kendilerine düşen menkul ve gayri menkulleri satarak İzmir tarafına geçmişlerdir.
[3] Çömlekçilik konusunu araştırmaya yöneldiğimiz bir buçuk yıl öncesinde, hedefimiz son çömlekçi “mukdar emmi” ile söyleşi yapmaktı. Rahatsızlığı nedeniyle tedavi için gittiği yerden Ünye’ye dönmesini bekledik. Ancak ömrü vefa etmedi.
[4]Transkripsiyonu İrfan Dağdelen tarafından yapılan bu kitabede, “Es-Seyid” ve “Alemdar” ibareleri geçmektedir. Çakırtepe’nin Çömlekçi tarafında yerleşik Bayraktar Ailesi’nin eski yazma mezar taşlarını deşifre ettirerek, cami ile bağlantılarını araştırdık. Mezar taşlarında “Seyid” ibaresinin yer alması ve kendilerine Alemdar denmesine rağmen, isimlerde çakışma sağlayamadık.
Sevgili Rıfat Coşkun Kardeşimizin, Ağabeyimizin vefatını üzüntüyle öğrendik. Allahtan rahmet, Ünye Kent ailesine, yakınlarına ve tanıyanlara sabırlar diliyoruz.
Tarih Araştırma Grubu:
Ahmet Kabayel
Ahmet Derya Varilci