Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Taksim Topçu Kışlasının Arkasındaki Tarihi Sır Nedir?
17 Haziran 2013 Pazartesi 12:01
yasar.karaduman@gmail.com
Taksim Gezi Parkına yapılması düşünülen ve ağaç kesimi ile bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran Taksim Topçu Kışlası nedir, ne zaman yapılmış, ne zaman, neden yıkılmıştır, neden tekrar yapılmak istenmektedir. Kışlanın önemi, nedir, neden bu kadar tepki görmektedir?
Bu kışlanın arkasına gizlenen tarihi sır nedir ve yapılmasında neden ısrar edilmektedir?
Neden bu gençler Gezi Parkına kışlayı yaptırmamak için direnmektedir. Kışlanın yapılması için önce buradaki ağaçların kesilmesi ve parkın yıkılması için dozerlerin parka girdiği gün başlayan protesto bugün hala neden devam etmektedir.
Daha iyi anlayabilmek için konuyu biraz geriden alalım:

Pera-Taksim
Burası, İstanbul fethedildiğinde Galata surlarının dışında ormanlık bir alandı. Tünelden ileriye tek tük bağ evleri ve patika bir yol vardı. 1700 yıllarına gelindiğinde Tünelden Taksime kadar olan yol etrafına sağlı sollu binalar yapılmaya başlandı. Zamanla Taksime kadar 1400 metrelik uzun bir cadde oldu. Bu caddenin Osmanlıca adı “Cadde-i Kebir” yani Büyük Cadde, Ermeni, Rum, İtalyan Fransız ve Latinler buraya yine büyük cadde anlamına gelen Grand Rue de Pera demişlerdir. Pera buranın coğrafi adıdır “uzak” anlamına gelmektedir.

Bir tarafı Boğaziçi'ne, bir tarafı da Haliç'e bakan bir tepe üzerinde olan Pera, sonradan Taksim, bağlar, mezarlık, koruluk ve av alanlarıyla kaplıydı. Galata Kulesi'nden yokuş yukarı, kent dışına çıkılır mezarlıklar, bağlar, bahçeler arasında dar bir yol uzanırdı. Burada tek tük bağ evleri vardı. Bu dar yol ileride İstiklal Caddesi yani Grand de Pera olacak ve ileride Taksim Meydanına kadar uzanacaktı. 19. yüzyıl'ın sonlarında bu cadde, çok sayıda dilin konuşulduğu, yabancıların, pek çok ulustan insanların yaşadığı, gezdiği, eğlendiği, alışveriş yaptığı bir yeroldu.

Taksim Adı
Yüksekçe bir yer olduğu için buraya civar semtlere su dağıtmak yani taksim etmek için bir su deposu yapıldı. O günden sonra buraya Taksim denildi. Daha sonra meydana dönüştürülünce Taksim Meydanı dendi.
Taksim Meydanı ve çevresi aynı zamanda kültür, eğlence ve büyük bir alışveriş merkezidir. Çok sayıda mağaza, sinema ve tiyatro salonu, sanat atölyesi, sergi salonu, bar, disko, kafe barındırır. 24 saat hareket vardır.
Topçu Kışlası
Burada bulunan Gezi Parkı’nın kaldırılarak geçmişte var olmuş bir kışlanın tekrar yapılmak istenmesi üzerine kıyamet koparılmaktadır. İnsanlar ağaçların kesilerek kışla yapılmaması için günlerce parkta direniş yapmaktadırlar.
Vaktiyle Taksim Topçu Kışlası’nın bulunduğu alan, İstanbul’un yerleşim yerlerinin dışında kaldığı için mezarlıklara ayrılmıştı.
Taksim meydanının kenarında bulunan Gezi Parkının bulunduğu yere 1806 yılında Topçu Kışlası adıyla Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan büyük bir kışla yapılmıştı.
1909 31 Mart İsyanında Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerler, subaylarına karşı şeriat isteriz diye ayaklanmışlar ve ayaklanan gruplar subayları, gazetecileri ve mebusları öldürmeye başlamışlardır. Hükümet etkisiz kalınca Sultan Abdülhamit Selanik'teki Hareket Ordusu'nu İstanbul'a getirtmiştir. Taksim'deki bu Topçu kışlasında önemli çatışmalar olmuş ayaklanmanın bastırılmasından sonra sıkıyönetim ilan edilmiş isyanın elebaşları yargılanmış ve ölüm cezasına çarptırılmışlardır.
İsyanı bastırmak için Edirne’den İstanbul’a gelen Hareket Ordusunun Kurmay Başkanı Albay Mustafa Kemal ve 2. Süvari Fırkasının kumandanı Kurmay binbaşı İsmet İnönü'dür.
İşte sorunda buradadır. Kışla bu olaydan sonra bir gerici ayaklanma ile akla gelmiş bu ayaklanmayı bastıran ordunun kurmay subayları olan Mustafa Kemal ile İsmet İnönü daha sonra modern Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlardır..
Enkaz haline gelmiş ve hiç durmadan masraf çıkartan bu bina1940 yılında İstanbul Valisi Lütfi Kırdar tarafından yıktırılmıştır.
Bundan 74 sene önce yıkılan ama son günlerde Türkiye'nin en büyük sorunu haline gelen kışla 133 sene boyunca zar zor ayakta kalmış, yanmış, yıkılmış, bir ara kullanılamaz hâle gelmiş ve stadyum yapılmış ve en nihayet ortadan kaldırılmıştı.
Ayaklanmanın sembolü olan bina maliyeye her zaman yük olmuştur. Kışlanın bir tarafı yapılırken başka bir tarafı çökmüş, bir yeri elden geçirildiği sırada diğer köşesi yıkılmış tamirata gereken para bir türlü bulunamamış yapılan her şey çürük-çarık olmuş, en basit restorasyon bile seneler sürmüş, devamlı para yutan kışla, hazineye illâllah dedirtmişti.
Tarihi Sır ve “31 Mart İsyanı”
II. Meşrutiyet ilan edilmiş, Meclis tekrar açılmış, II. Abdülhamid'in 33 yıl süren saltanatının sonuna gelinmişti.
Tarihimize 31 Mart Vakası diye geçen “Din elden gidiyor” sloganları ile bir takım insanlar Derviş Vahdeti adlı birinin önderliğinde ayaklandılar.
Alaylı subaylar, mektepli subayların rütbe kıdem gibi yöntemlerle önlerinde olmalarına tepki duyuyorlardı. Din elden gidiyor sloganları ile Taksim Topçu Kışlasının önünde biriken topluluk Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerler ile birleşerek kendilerine önderlik eden din adamlarının peşinde meclisin önünde toplandılar ve ülkenin şeriata göre yönetilmesini istediler.
Selanik'ten Mahmut Şevket Paşa komutasında ki “Harekât Ordusu” yıldırım hızı ile İstanbul'a gelerek isyanı bastırdı. Bu Ordunun kurmay başkanı Albay Mustafa Kemal Süvari birliği komutanı Kurmay Binbaşı İsmet İnönü idi.
İsyan Başarılı olsaydı aralarında Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşının bütün kadrosu olmak üzere bütün mektepli (harbiyeli) subayların kellesi gider ve Kurtuluş Savaşını yapacak subay bulunamazdı 31 Mart başarılı olamadığı için Kurtuluş Savaşı yapıldı ve kazanıldı. İşte tarihi sır budur..
Harket Ordusu Kumandanı
Mahmut Şevket Paşanın ses kaydından:
Yüzbinlerce şühedanın( şehidlerin) kanı bahasına kazanılan meşrutiyeti mahvedip yerine yine istibdâdı (baskıyı) ikame etmek (kurmak) üzere İstanbul'da, 600 senelik muhteşem, muzaffer bir milletin tarihini, ecdadının namusunu lekeleyen o İstanbul'da avcı taburları kandırılmış, para mukabilinde namuslarını satanlar itaatkar askerleri de cebren (zorla) isyana iştirak ettirmişler. Bu cahil ve kullanılmaya müsait mutaassıp topluluklar, alt rütbeden bazı softalar ve mollalar, bazı medrese öğrencileri, 12 Nisan 1909'da sokağa dökülmüş, bazı subayları ve iki milletvekilini öldürmüşlerdi.
Kışla, İstanbul'un işgali yıllarında da işgal kuvvetleri tarafından Anadolu'da bağımsızlık savaşı veren ordumuza ve halkımıza yardımcı olanların tutuklanıp getirildiği ve işkence gördüğü bir yer olmuştur.. Bu nedenle eski İstanbullular buraya pek iyi gözle bakmazlardı. Bunların hiç birinin hatırlanmaması için kışlanın yıkılmasına yerine de Paris'teki gibi Gezi Parkı yapılması kararlaştırıldı
Tarihî açıdan çok kötü bir üne sahip, mimarî açıdan hiçbir değeri olmayan kışlayı yeniden Cumhuriyet’in sembolü olmuş Taksim’e dikmenin anlamı sizce ne olabilir?
Taksimde direnen gençler bu oyunu anlamışlardır bu kışlayı gerici bir ayaklanmamın sembolü olarak görüp buraya yaptırmak istememektedirler..


Kaynaklar:
Ömer Aymalı- Dünya Bülteni / Tarih Dosyası
Vikipedia
M. Utku Şentürk
Ertan Altan
Süleyman Faruk Göncüoğlu





Bu Haber 2609 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI