Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/ Sakarya’dan Lozan’a
23 2013 Pazartesi 09:40
yasar.karaduman@gmail.com
Lozan’ı bugüne kadar tanımayan dostumuz kim?

“Lozan Antlaşması” diye göğsü kabararak okuduğumnuz anlaşma, İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya tarafından imzalanmıştır. Gözlemci olarak katılan dostumuz Amerika ise bu anlaşmayı halen imzalamamıştır.

Bu anlaşmada Türkiye’nin sınırları çizilmiş, Adalar, azınlıklar, Boğazlar, Osmanlı borçları, savaş tazminatı gibi konular görüşülmüş ve karara bağlanmıştır.
Bu araştırma Lozan anlaşmasını bugüne kadar tanımayan müttefikimizden bahsetmektedir.
Mustafa Kemal görüşme için İzmir'i teklif etmişti. Barış antlaşmaları tarafsız bir ülkede yapılması gerektiğinden bu isteği İtilaf Devletleri kabul etmemiş ve İsviçre’deki Lozan kasabası kararlaştırılmıştır. Görüşmelere TBMM, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Romanya, Yugoslavya ve Japonya ve katılmıştır. Türkiye’yi temsilen giden heyete İsmet Paşa başkanlık yapmıştır. Boğazlarla ilgili görüşmelere SSCB ve Bulgaristan da dahil olmuş, ABD ise gözlemci olarak katılmıştır.
Görüşmeler 20 Kasım 1922'de başlamıştır.
Lozan Barış Antlaşması'nın Maddeleri
Suriye Sınırları, 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması ile belirlendiği şekilde kabul edilmiştir. Irak sınırının ileride İngiltere ve TBMM arasında yapılacak bir görüşme ile belirlenmesine karar verilmiştir. Yunanistan nınırı, Mudanya Antlaşması'nda olduğu gibi kabul edilmiş, ancak savaş tazminatı olarak Yunanistan Karaağaç'ı Türkiye'ye bırakmıştır.
Sovyet Sınırı, Gümrü, Moskova ve Kars Antlaşması ile belirlendiği gibi kalmıştır.
Doğu Anadolu'da bir Ermeni Devleti kurulmasından vazgeçilmiştir. Kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır. Adalar'dan, Bozcaada ve Gökçeada Türkiye’ye,
Oniki Adalar İtalyanlar'a, diğer adalar ise Yunanistan'a bırakılmıştır.
Türk Devleti'nin sınırları içindeki Yabancı okulların öğrenimini Türk Devleti düzenleyecektir.
Azınlıklara verilen ayrıcalıklar kaldırılmış, tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilmiştir. İstanbul'daki Rumlar hariç diğer yerlerdeki Rumlar'ın Yunanistan'a gönderilmesine, Batı Trakya hariç diğer yerlerdeki Türkler'in de Türkiye'ye gönderilmesine karar verilmiştir.Kaynak http://www.sosyal-bilgiler.com/ders-notlari/883-lozan-baris-antlasmasi-maddeleri-sonuclari-ve-onemi.html#ixzz2fNQ9j2KL
Zürih’te bulunduğum yıllarda çok merak ettiğim anlaşmasının yapıldığı Lozan şehrini ve binayı görmek fırsatım oldu.. Anlaşma tek bir binada yapılmamıştı. Görüşmeler önce Rivage Palast (Rivage Sarayı)’nda sonra Leman Gölü kıyısındaki (Chateau d'Ouchy) (Uşi Şatosu) nda yapılmıştı.. Görüşmelerin çoğu Uşi Şatosu'nda gerçekleşmiş ve önemli kararlar alınmış, antlaşma Rumine Sarayı’nda şimdi Doğa Bilimleri Müzesi olan eski Lozan Üniversitesinde imzalanmıştı.
Bugün bu binalardan yalnız Uşi şatosunun giriş kapısında duvarda anlaşmanın burada yapıldığına dair bir tabela vardır. Bu şatoyu çoğunlukla ya özel olarak buraya gelen ya da tesadüfen buradan geçen Türkler ziyaret eder.
Şatoya yaklaşıp (Şimdi otel) duvardaki küçük tabelayı okumaya çalışıyordum, tabelada sizin sandığınız gibi “Lozan anlaşması bu binada yapılmıştır” yazmıyordu.. Bende öyle beklemiştim.
Anlaşmanın adı bizim bildiğimiz gibi “Lozan Anlaşması” da değildi. Fransızlar,
(Yakındoğu Barışı) veya (Şark işleri konferansı) demişlerdir. Tabelada “Yakın Doğu Barışı” yazıyordu. Yanıma yaklaşan üniformalı otel görevlisi, Fransızca aksanlı İsviçre Almancası ile “Guten Tag Mösyö, deminden beri size bakıyorum, büyülenmiş gibisiniz Türk müsünüz?” “evet” dedim. Bana şatoyu ve odaları gösterdi, anlaşmanın imzalandığı oda o gün kapalıydı görememiştim daha sonra üç defa daha gittim. Lozan şehri ve önündeki Leman gölü çok güzeldi. Sonra İşviçre Hükümeti anlaşmanın imzalandığı masayı Türkiye’ye hediye etti. Bunları “Gönlüm Lozan’da Kaldı” adı altında on yıl önce yazdım, bunlar bazı İstanbul gazetelerinin pazar eklerinde yayınlandı.

Türkiye yeniden kurulmuştu
Benim jenerasyonumun “Lozan Antlaşması” diye göğsü kabararak okuduğu anlaşma, İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya tarafından imzalanmıştır. Barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve anlaşma, Türkiye’nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesini sağlamıştır.

Lozan’a Yol Göründü
Türkiye Lozan’a nasıl gelmişti
Dünyayı hayrete düşüren Sakarya meydan savaşı bakın nasıl kazanılmıştı?
Sakarya savaşında 4000 süvariden oluşan süvari gurubunda sadece 118 kılıç vardı, geri kalanı ellerinde sopalarla düşmana saldırdılar.
Halk malının yüzde kırkını orduya verdi. Asker yalınayak subaylar çarıklı idi.
Adana’dan Konya’ya gelen beşinci tümenin son alayını taşıyan tren odun bittiği için yolda kaldı. Alayın Yunan ordusundan önce Sakarya’ya yetişmesi şarttı. Önce vagonların ahşap duvarlarını sonra vagonların tabanlarını sonra cephane sandıklarını yakarak bir demir yığını halinde cepheye geldiler.
Sakarya savaşında 5700 şehit verdik. 17.700 yaralı vardı.
Yaralılar Ankara da hastane yetmeyince Çankırı’ya gönderildiler
hem de yaya olarak
Olağan üstü yokluk ve fakirlik içinde verilen destansı bir savaştan sonra Lozan yolu göründü.
Biz bu vatandan kolay kolay vazgeçemeyiz.

Sakarya Savaşında Ünyeliler de vardı
Sakarya Meydan Savaşı’nda Ünyeliler de vardı. Çocukluğumda bu gazilerden birkaçını tanıdım. Atmışlı yetmişli yıllarda daha sağdılar.
Yaralılar trenle Samsun’a oradan deniz yolu ile Ünye’ye getirildiler. Karadan yol yoktu. Hafif yaralıları sahipleri alarak köylerine götürdüler. Ağır yaralılar Ünye’de iki ev hastane haline getirildi ve oralarda tedavileri yapıldı. Hayırsever bir Ünyeli Acem Haydar evini hastane olarak verdi.. Bu evlerden biri de İlk Meçhulasker ilkokulu sonradan Ünye Ortaokulu binası idi. Hastane olarak kullanılan binayı daha sonra ilkokul yaptılar okulun adını burada hastane iken hayatlarını kaybeden bilinmeyen askerler anısına MEÇHULASKER ilkokulu koydular. Bina otuzlu yılların ortalarında Ortaokul oldu ve Meçhulasker ilkokulu biraz aşağıya taşındı. Ben ikinci binasında okudum. Şimdi aynı yerde Meçhuasker Ortaokulu var.

Dost sandığımız düşman..
Lozan"ı halen tanımayan tek ülke
Lozan’ı o gün ve halen bu günde tanımayan ve anlaşmayı imzalamayan tek ülke
müttefikimiz ve dostumuz Amerika’dır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan Sevr Antlaşması’na imza atan Amerika, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak uluslararası toplumca kabulünü sağlayan Lozan’ı tanımayan tek ülkedir. Amerika, Türkiye’nin sınırlarını hâlâ tam olarak tanımış değildir. Lozan Antlaşmasını neden imzalamamıştır?.
Konu çok uzun ve detaylıdır merak edenler bu konuda yazılmış Hulki Cevizoğlu’nun “1919"un şifresi Gizli ABD İşgalinin Belge ve Fotoğrafları” kitabına bakabilirler.

Amerika şok geçirdi..
İsmet Paşa, Lozan’daki salonun kapısına “Amerikalıları istemiyoruz” yazılı bir levha astırdı, Amerikalı gözlemciler şaşkına döndü.
New York Times, 23 Kasım 1922 tarihli nüshasında, Lozan’daki konferans salonu’nun kapısında “Amerikalıları İstemiyoruz” yazdığını, Amerikalı gözlemcilerin ise şok geçirdiklerini bildiriyordu. Yazının altında İsmet İnönü’nün imzası vardı.
Kendilerini dünyanın egemenleri sananlar şaşkına dönmüşlerdi.

Aldıklarımızı tek tek geri veriyoruz
Bir akşam, İngiliz delegesi Lord Curzon İnönü’ye şöyle demişti:
"Aylardır görüşüyoruz. Müzakere üstüne müzakere, anlayış göstermiyorsunuz, sizden memnun değiliz. Ama reddettiklerinizi atmıyoruz, cebimize koyuyoruz. Yarın gelecek bu cebime koyduklarımı çıkarıp önünüze koyacağız."
Yıllar sonra zaman zaman gidip kapılarını çaldık, İMF gibi, Ortak Pazar gibi.. O gün ceplerine koyduklarını tek tek çıkarıp önümüze koyarak o gün alamadıklarını almaya çalışıyorlar.

Kaynaklar. Nutuk, Çılgın Türkler, Anadolu İhtilali, Kutsal İsyan


Bu Haber 1909 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI