Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/ Hamsi-Anchoy-Anchois
30 2013 Pazartesi 10:39
yasar.karaduman@gmail.com
Kış mevsimi 40 ve 50 günlük iki devreye ayrılır.
Birincisine Zemheri, ikincisine Hamsîn denir..Hamsin 31 ocakta başlayan elli günlük kış dönemidir ve Arapça elli demektir.
Hamsi bu döneminde çıktığı için bu adı almıştır.

Hamsi hakkında şiirler, maniler yazılan, festivaller düzenlenen bir balıkltır.
Karadeniz’in insanının yaşamıyla birleşen kendisi küçük kültürü büyük balığının adı bütün komşu dillere Türkçe’den geçmiştir.

İngilizce Anchovy, Almanca Sardelle, Fransızca Anchois, Yunanca Hampsi, Rumca Hapsi, Romence Hamsie, Rusca Hamsi, Bulgarca Hamsiya, Gürcüce Hamsia, İspanyolca Anchoa, İtlyanca Accıgua, Sılovence Sardoni, Arapça Hamsi

Doğu Karadeniz bölgesinde Ekim ayının ikinci haftasında av yasağının sona ermesi ile birlikte balıkçılar kurbanlar keserek denize açılmaktadırlar.
Türkiye’de 15 Nisan ve 1 Eylül arasında denizlerimizde avlanma yasağı uygulanmaktadır, olta balıkçılığı serbesttir.
Deniz ürünlerinden daha ekonomik yararlanmak, deniz ve iç sulardaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması amacıyla getirilen yasaklar 1 Eylülde sona erer.
Karadenizli balıkçıların, bu yıl açılan av sezonunda yüzleri palamutla güldü, hamsi ise beklendiği bollukta avlanamadı, geçen yıl ise hamsi hiç yoktu.
Yetmişli yıllara dek Karadeniz'de hamsi çok yakalanmakta idi ve öyle ucuzdu ki halk fazlasını tarlalara gübre niyetine dökerdi.
Ünye ve civarında gece avlanan hamsi motorları sabaha karşı Ünye iskelesine yan yana dizilerek iskelenin başına kadar gelen kamyonlara hamsileri yükler kamyonlar Anadolunun her tarafına dağılırdı.. Anadolu il ve ilçelerinde hamsinin adı Ünyeli idi, balıkçılar bu şehirlerde Ünyeli geldi diye satarlardı hamsileri.
Hamsi, yalnızca Karadeniz’e özgü bir balık değildir. Ne var ki, hiçbir yerde Karadeniz’de olduğu gibi yöre halkının yaşamıyla bütünleşmiş değildir.
Karadeniz’de olduğu gibi Ünye de hamsi ile iç içedir. Terme Çaltı ve Perşembe Yason burnu arasında kalan Ünye açıklarında da büyük hamsi yatakları vardır. Ocak Ayında Hamsi Ünye’ye yönelir ve Karadeniz de en büyük hamsi avı bu iki burun arasında gerçekleşir.

Hamsi Karadeniz insanının yaşamının bir parçasıdır
Hamsinin bilimsel adı Engraulis encrasicholus'tur. Karadenizde yakalanan türünün Latince adı ise Engraulis Ponticus tur (Pontus Hamsisi) Pontus Karadenizin eski Yunan dilindeki adıdır. Sırtı mavi, yeşilimsi ve lacivert renkte olup karnı beyazdır, sürü halinde dolaşan bir balıktır, ağzını açarak suda öne doğru yüzer.
Tam donanımlı, gırgır gemilerinde bulunan dikey balık bulucu elektronik cihazlarla avlanırlar. Bu tür cihazların olmadığı eski dönemlerde Hamsi gece yakamozda ve gündüzleri de kızartı şeklinde verdikleri görüntüler sayesinde yakalanırlardı.
Hamsinin otuza yakın yemeği yapılır, fakat Ünye’de bu yemeklerin çoğu bilinmez, şehir kabuk değiştirip göç alınca yeni gelenler bu yemekleri bilmemektedirler ve öğrenmekte istememektedirler, balık yemekleri kültürleri zayıftır. Ünye’de bugün birkaç tanesi bilinen hamsi yemekleri şunlardır:
Hamsi oturtması, hamsi güveci, hamsi çorbası, hamsi kuşu, hamsili pilav, hamsi kağıtta, hamsi saç, hamsi kiremitte, hamsi pilaki, hamsi ızgara, hamsi tava, hamsi haşlama, hamsi çıtlatma, hamsi salamura, hamsi salatası, hamsili pide, hamsili mısır ekmeği, hamsi böreği, hamsi tava, hamsi buğulaması, hamsi diblesi, hamsi köftesi, hamsi tuzlaması, hamsili ekmek, hamsili içli tava, Hamsi dolması, hamsi ekşili, hamsi ançüez
.

Hamsi bölgelere göre ayrılır:
1. Azak Denizi ile Doğu Karadeniz arasında yaşayan hamsiler 2. Batı Karadeniz hamsileri 3. Marmara'da yaşayan hamsiler. Aynı aileden olmalarına rağmen boy ve göçleri açısından Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz ve Marmara hamsileri birbirinden farklıdır.
Doğu Karadeniz Hamsisi
Azak Denizi'nden Samsun'a kadar inen deniz kuşağında yaşayan hamsiler Batı Karadeniz hamsilerinden biraz daha küçüktürler. Burnu daha küt, gözleri daha büyük, kafası daha kısadır. Eylül sonlarında Azak Denizi'nden Dogu Karadeniz sularına doğru göçe başlarlar. Doğu Karadeniz sahillerimizde ekimin ikinci haftasında hamsi avı sezonu açılır.
Batı Karadeniz Hamsisi
Sinop'tan, Trakya sahillerine kadar olan bölgede yaşayan Batı Karadeniz hamsileri, Doğu Karadeniz hamsilerine oranla daha iridir. Boyları 18 cm'ye kadar ulaşır. Kasım ortalarından itibaren Trakya sahillerine ve Marmara'ya doğru göç ederler.
Akış sırasında torik, palamut ve kofana gibi büyük balıklar hamsi sürülerini İstanbul boğazına doğru sürerler.
Marmara Hamsisi
Marmara'ya yerleşmiş olan bu hamsi sürüleri göç etmezler. Batı ve Doğu Karadeniz hamsilerine oranla daha küçüktürler. Kışın Gemlik, Bandırma ve İmralı açıklarında gırgır ağlarıyla avları yapılır. Zaman zaman yaz ortasında sardalya sürülerine de karışırlar.
Kaynak:Nuri DENİZ Kimya ve İşletme Müh.

Evliya Çelebi ve Hamsi
1670’lerde Ünye’den geçen Evliya Çelebi bölge balıklarıyla ve özellikle hamsiyle ilgili görüşlerini şöyle dile getirmiştir:
"Beğenilen balıkları: Levrek balığı, kefal balığı gayet lezzetlidir. Bir karıştan uzun kırmızı başlı tekir balığı, uskumru balığı ve daha bin çeşit balıkları vardır. Amma bunların hepsinden fazla Lazların üzerine düştükleri, alışverişi hakkında kavga ettikleri hamsi balığı… Bu balık Hamsinde (kış mevsiminin 50 günlük bir bölümü) çıktığı için, hamsi balığı derler. Balığın çıkışını dellâllar halka haber verirler. "Bu balık bir karış, ince ve morca cilalı, gümüş gibidir. Faydası o derecedir ki, kuvvet verici ve hazımı kolaydır. Yiyene hararet vermez. Bunun kırk çeşit yemeğini pişirirler. Kebabı, çorbası, yahnisi, böreği ve baklavası olur. Fakat pilaki derler, bir çeşit tavası vardır ki, doğrusu sevilecek mübarek bir yemek olur."

Hamsinin akrabaları
Arjantin hamsisi, Avustralya hamsisi, Avrupa hamsisi (bizim sularımızda yaşayan) Gümüş hamsi, Japon hamsisi, Kaliforniya hamsisi, Peru hamsisi.
Hamsi, ringa, tirsi, çaça, sardalya balıkları ve papalina ile aynı gruptandır.
Hamsi Sardalyanın akrabasıdır, Tirsi balığı ise Sardalyanın azmanıdır, Ayvalıkta yakalan Papalina ise sardalyanın küçüğüdür.

Çocukluğumuzda Ünye’de Rumlardan alma oldukça ileri bir balık kültürü vardı. Bugün bu adetler ve bazı balık yemekleri unutulmuştur. Hamsi tuzlamak, palamut tuzlamak ançüez denilen bir nevi tuzlu ve yağlı balık ezmesi, balık konservesi yapmak lakerda denilen bir tür tuzlama ve bunlardan yapılan yemekler unutulmuştur, bilen birkaç eski Ünyeli kalmıştır. Eski Ünyeliler Hamsi yemek için kar düşmesini beklerler ve “Hamsinin kulağına kar suyu kaçacak” derlerdi. Hamsi kış mevsiminde hem yağlanır hem lezzetlenir.

Son Olarak Bir Anı
Fransa’da ilk yıllarımızdı, markette bir gün paketlenmiş ve dondurulmuş bir balık gördüm hamsiye benziyordu sordum Ançoy dediler, İspanyadan geliyormuş. Eve gittim sözlüğe baktım Anchoy-Anchuez hamsi demekti. Ertesi akşam gelirken aldım, bundan hamsili pilav yapalım dedim eşime, rahmetli “hamsiden pilav olur mu sen şaşırdın mı? “ dedi sonra tuttum ben onu güzel bir buğulama yaptım oturduk çocuklarla yedik, rahmetli balık pek sevmezdi, bize “Lâz” derdi. Giresun Espiyeli komşumuz bir aile vardı ona da hamsili pilav yaptırırdım.
Fransızlar da hamsiyi tanıyor ve seviyorlardı, benim aldığım ise hamsinin akrabası Papalina idi. Hatta kasiyer kız önce hamsiye sonra bana baktı. Neden baktığını sordum: “Bu hamsi değil ama dedi Türkçe. Ben kasiyer kızın Türk olduğunu anlamamıştım, çünkü Fransızlar bize çok benziyorlardı, o benim Türk olduğumu anlamıştı. Nerden anladığını sordum “Fransızcayı Türkçe gibi konuşuyorsunuz” dedi.
Gelecek Hafta: Kanuni Sultan Süleyman’ın Kayıp Kalbi





Bu Haber 2116 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI