Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / SON DUA
28 Ekim 2013 Pazartesi 10:03
yasar.karaduman@gmail.com
SON AKŞAM SON DUALARINI EDİP GİTTİLER
MEZARLAR ÜNYE’DE KALDI
Ünye’de Rum ve Ermeni Mezarları Neredeydi?

Rumlar Ünye’den 1924 yılında gönderilmeye başlandılar. İlk kafile karlı bir Aralık günü motorlarla açıkta demirleyen Gülcemal vapuruna taşındı. İlk gidenler 800 kişi kadardı

Gidenler son akşam mezarlıklarına giderek ölüleri ile vedalaştılar, son dualarını ettiler, ağladılar, mezar taşlarını öperek gözyaşları içinde eve döndüler o son gece sabaha kadar hiç uyumadılar ve hep ağladılar.


Ünye’de bir zamanlar yaşamış olan sonra Ünye’yi terk etmiş olan Rum ve Ermenilerin mezarlıkları neredeydi, yoksa mezarlarını da mı berber götürdüler?
Hayır, Rum ve Ermeniler, tehcirde ve mübadelede ölülerini bırakıp gittiler, mezarlıkları burada kaldı.
Ermeni tehciri, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın bir güvenlik önlemi olarak Ermenileri kritik bölgelerden alıp daha güvenli yerlere nakletmesidir. Bu nakil sırasında bugün bile başımızı ağrıtan olaylar meydana gelmiştir. Tehcirde komşuları ile huzur içinde yaşayan Ermeni vatandaşlarımız yaşadıkları yerlerden alınarak başka yerlere nakledilmişlerdir. Birinci Dünya savası sonrası ise Ünye’yi tamamen terk etmişlerdir. Ancak yolculuğa dayanamayacak kadar küçük olan bebekler, Ünye’de bazı eşraf ailelerine sonradan alınmak üzere emanet bırakılmışlardır. Oysa bu bebeklerin aileleri bir daha geri dönememişlerdir. Çocuklar bu ailelerin yanında tamamen Müslüman ve Türk kültürü ile yetiştirilmişler Müslüman olmuşlar, evlendirilmişler, çocukları ve torunları olmuş ve hatta hacca bile gitmişlerdir.
Bunlara Ünye’de dönme veya dönmeler denilmiş, yıllar içinde unutulmuşlardır.
Ünye’den gönderilen Rum ve Ermenilerin zaman içinde mezarlıkları, ziyaretçisiz ve bakımsız uzun yıllar şehrin ortasında durmuştur. Daha sonraları buralar mezarlık kisvesinden uzaklaşmış, taşlar kırılmış, mezarlar düzleşmiş yerleşim yerleri buraları istila etmiş mezarlık alanların üzerine binalar yapılmıştır.
Ünye’deki geçmişte var olmuş Ermeni Mezarlığı Kaledere Mahallesi’nde idi. Tam yerini yazamayacağım, çünkü defineciler, şimdi evlerin arasında ve bahçelerinde kalmış bu yerleri kazıp talan ediyorlar. Bir Ermeni Mezarlığı da Çakırtepe'de idi definecilerin mezarlara zarar vermemesi için yerini yazmıyorum.

Rumlara gelince
Onlar da mübadelede ölülerini ve mezarlarını götürmediler
Mübadele, 1925 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında yapılan insan değişimidir. Kurtuluş Savaşından sonra Lozan anlaşması uyarınca Yunanistan'daki Türkler Türkiye'ye gelmişler, Türkiye'deki Rumlar da Yunanistan'a gönderilmişlerdir. Bu insan değişimi Ünye’de Bütün sanatları ellerinde bulunduran Rumlar Ünye'yi terk edince Ünye tamamen çökmüş beş yıl yeni sanatkârlar bulunup getirilene veya yetişene kadar kriz yaşanmıştır. Borçka’dan çömlekçi ustası, Sivas’tan demirci ve sobacı, terzi ve fırıncı getirilmiştir.
Gelen mübadiller ise Yunanistan ovalarından çiftçi Türklerdi, ticaretten ve el sanatlarından anlamıyorlardı. Ünye’deki ticareti ve el sanatlarını elinde bulunduran Rumlar yanlarında yerli halktan Türk çalıştırarak sanatlarını öğretmezlerdi, öğretmemişlerdi. Bu nedenle Ünye’de her şeyin yerli yerine oturması uzun yıllar almıştır. Ünye’de yaşayan Rum ahali kısa zamanda taşınmaz mallarını satarak, satamayan emanet bırakarak, Ünye’den gemilerle Yunanistan’a nakledilmişler aynı gemiler oradan aldıkları Türkleri Samsun Ünye ve Ordu’ya getirmişlerdir.

Gelince mezarlıklara…
"Bu insanlar, ölülerini de götürmediklerine göre, mezarlıkları nerededir, mezarlıklarına ne olmuştur?
Rum Mezarlığı bugünkü Meçhulasker ortaokulunun bahçesinde idi. Burada bir Rum Ortadoks kilisesi vardı, kilisenin bahçesi mezarlıktı, kiliseyi ellili yılların ortalarında yıktılar yerine bina yaptılar. Bu binayı da yıkıp yerine bugünkü Ortaokul binasını yaptılar. Mezarlardaki kemikler ve mezar taşları çoğu parçalanmış olarak yeni yapılan binaların temelleri altında kalmıştır. Bunlardan bir tane yekpare mermerden 14 yaşlarında ölen bir genç kıza ait mezar taşı kurtarılmıştır. Bu taş şimdi Ünye Müze Ev’in bahçesindedir. Üzerinde Antik Gerkçenin-Rumcanın Ünye ve çevresinde konuşulan Pontika lehçesinde yazıl mış bir metni bu dili konuşan kalmadığı için tercüme ettiremedik
Ünye’de bir Yahudi mezarlığı olmamıştır. Geçmişte Ünye’de çok fazla Yahudi yaşamamıştır. Tek yaşayan Yahudi aile ise 1919 yılında“Yahudi Düzlüğü” denilen yere sadece isimlerini bırakarak Ünye’yi terk etmişlerdir.
Bu mezarlar yıllar sonra Meçhulasker Ortokulu yapılırken gün yüzüne çıkmış ve araştırmamızın doğruluğunu ortaya koymuştur. Biz buranın mezarlık olduğunu çok önceden çocukluğumuzda bilirdik. Ben Kilise yıkılırken ortokula başlamıştım.. Okulun basket sahasını o zamanki beden öğretmenimiz Ali Rıza Eren namı diğer Bethowen bize bu mezarlık üstüne yaptırmıştı. Eski ortaokul yetersiz kalınca kilise yıkılarak yerine bundan önceki ortaokul binası yapıldı. Bu bina da yeterli gelmeyince bir yıll önce daha büyük bina yapılmıştır.
Şimdi Ünye’de Rumların tek bir mezarlığı kalmıştır, o da bir evin bahçesindedir ve unutulmuştur. Yerini definecilerin talanına uğramaması için yazmıyorum. Ünye Tarih Araştırma Gurubundan Ahmet Kabayel ise Çamlıkta bulunan Osmanlı Mezarlığının yerinde geçmişte bir Hrıstiyan mezarlığı olduğunu burada inceleme yapan bir Amerikalı profesörden nakletmiştir. Bu mezarlıkta muhtemelen Ünye’de yaşamış Hrıstiyanlardan Rum veya Ermenilere aittir.

Son Dua
Rumlar Ünye’den 1924 yılında gönderilmeye başlandılar. İlk kafile karlı bir Aralık günü motorlarla açıkta demirleyen Gülcemal vapuruna taşındı. İlk gidenler 800 kişi kadardı. Vapur gidenlerin yerine getirdiği yine 800 civarında insanı çıkardıktan sonra gidecekleri aldı ve Selanik’e götürdü.
Gidenler son akşam mezarlıklarına giderek ölüleri ile vedalaştılar, son dualarını ettiler, ağladılar, mezar taşlarını öperek gözyaşları içinde eve döndüler o son gece sabaha kadar hiç uyumadılar ve hep ağladılar.
Ertesi sabah götürmelerine izin verilen çok az eşyaları ile birlikte kapılarını çekip iskelenin başında bekleyen motorlarla gemiye taşınıp bilmedikleri yerlere doğru yola çıktılar.
Bu olayın üzerinden bugün doksan yıl geçmiştir.. Gidenler Ünye’yi hiç unutmadılar. Gittikleri yerlerde Ünye isimli kasabalar köyler kurdular. Buralardan zaman zaman Ünye’yi ziyarete gelenler, babasının evini dedesinin evini arayanlar, yalıdaki kiliseyi, ziyaret ederek dua edenler oldu.


Bu Haber 2237 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI