Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Tarihte Ünye’ye İlk yerleşen kavim Kaşkalar
4 Kasım 2013 Pazartesi 10:28
yasarkaraduman@gmail.com
Yazılı tarihin bize ulaştırdığı bilgilere göre Kafkaslardan gelerek Ünye’de yerleşen ilk kavim “Gaskalar” veye “Kaşkalar”dır.
Hititler'in başkenti Boğazköy'de bulunan tabletlerden öğrenildiğine göre MÖ 2000–1200 arası son tunç çağı'nda bu bölgede yabani bir kavim olan Gaskalar'ın oturduğu belirtilmektedir.
Tarihçiler Kaşkaların çok iyi ata binmeleri, savaşçı olmaları, deri ve kürklerden giysiler giymeleri nedeniyle bu kavmin Türk olduklarını yazmaktadır.
Ünye’de tarih sahnesinde görülen ilk kavim Gaşkalar’dır. Gaşkalar’ın, ilk Türkler olduğu yönünde tarihçilerin büyük çoğunluğu ittifak içindedirler. Gaşkalar, Kaşkalar veya Gaslar da denilmektedir.
MÖ. 2000–1200 son Tunç Çağı yıllarında yaşamışlardır. Gaşkalar’dan sonra Ünye’de sırası ile Hititler, Frigler, İonlar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir.
Gaşkalar’dan sonradan yöreye Hititler ve Firigler hakim olmuşlardır.
Firig’lerin Kimmer’ lerin MÖ. 700 de hâkimiyetine altına girerler, Kimmerlerin hâkimiyetine ise Lidyalılar son verir ve M.Ö.279 yılında Pontus Kralı Ariobarnes tarafından tüm Orta Karadeniz işgal edilir ve Pontos Krallığı kurulur. MÖ.73–72 de Romalılar, Pontus Krallığını yıkarak idareyi ele alır. Bizans idaresi altında 900 yüzyıl gibi uzun bir zaman kalan Ünye, Danişment Melik Gazi’nin Samsun’dan Ordu’ya kadar olan bölgeyi Bizanslılardan alması ile Türklere geçer.

Kaşgalar
Milattan on beş bin yıl önce yerleşimin başladığı Ünye’de yazılı tarihin bize ulaştırdığı ilk bilinen yerleşik kavim “Gaskalar” veye “Kaşkalar”dır. Hititler'in başkenti Boğazköy'de bulunan tabletlerden öğrenildiğine göre de Son Tunç Çağı'nda MÖ 2000–1200 arası bu bölgede yabani bir kavim olan Gaskalar'ın oturduğu belirtilmektedir.
Gas veya Gasgas ismi de verilen kavime ait günümüzde çok az bilgi bulunmaktadır. Kaynaklar, Mezopotamya’da oturan ve MÖ 2000 yıllarında Sümerlerin kuzeyindeki dağlık bölgede Gasi Devletini kuran Gasgasların çok iyi ata binmeleri, savaşçı olmaları ve deri ile kürklerden oluşan giysiler giymeleri nedeniyle bir kavmi Türk olduklarını yazmaktadır. Gasgaslar, Etilerin Anadolu’da hüküm sürdükleri devirlerde, batıda Bolu ve Adapazarı, doğuda Samsun ve Ünye havalisinde yerleşmişti.
Gaşkalar sadece Hitit dönemine ait kaynaklarda konu edilmiş ve Hitit döneminden sonra tarih sahnesinden çekilmişler, yaşamları boyunca konar-göçer bir hayat sürdürmüşlerdir. Gaşkalarla ilgili tüm bilgiler, Hitit kaynaklarına dayanmaktadır. Hitit tabletleri bu bölgede, Kaşkalar adıyla anılan bir halkın oturduğunu yazar.
Cesur, haşin ve savaşçı insanlar olarak tasvir edilen Gaşkalar'ın ırklarını belirten bir kayıt bulunamamıştır. Hitit belgelerinde Gaşka dilinin Hitit diline yakın olduğu yazılıdır. Amasyalı tarihçi Strobon tarafından Gaşkalar'ın "Gasys" adı verilen bir dil konuştukları, belirtilmiştir.
Kaşkalar yerleşik bir toplum değildir. Çadırlar halinde hayvanlarına otlaklar aramak için devamlı göçer haldedirler, av hayvanlarının etleri ile beslenirler, giysileri bu hayvanlardan elde ettikleri deri ve kürklerdir. Kendilerinden çok sonra Ortaasya’da ortaya çıkan Türkler gibi çok iyi at bindikleri ve başlarına deriden kürklü bir kalpak taktıkları için ön Türklerden oldukları varsayılmıştır.
Kaşkalar’a ait bütün bilgileri Hititlerden öğrendiğimiz gibi, kültürleri, dilleri, yaşam tarzları, ölü, mezar ve mezarlık gibi kültürlerini de aynı kaynaklardan öğrenmekteyiz
İlkel insanlarda henüz bizim bildiğimiz şekilde bir mezarlık kültürü oluşmamıştır. Mezar taşına ilk defa Kaşgalar’da ve Hititler’de rastlanır. Kaşgalar mezarlarına iri taşlar koyarlardı. Toplu mezarlık kültürü ve mezar taşı yine bir Türk kavmi olan Kimmerler’de “ karşımıza çıkacaktır.
İlkel insanlar ölümle ruhun bedeni geçici olarak terk ettiğine inanırdı. Kaşgalar’da bazen ruh geri dönsün diye ceset gömülmez ıssız bir yere bırakılır ve orada çürürdü.
İlkel kavimlerde de ölümün bir son olmadığı, inancı vardır, yatağı yorganı ile birlikte ölü gömme adetlerine rastlanır. Mezara yemek bırakma, su bırakma gibi adetler bazen günümüze kadar gelmiştir. Mezarlara su dökme bu ilk çağlardan gelen adetlerden biridir.
Kaşkalar’ın birçok adetleri kendilerinden bin yıl sonra ortaya çıkacak olan Orta Asya Türklerine çok benzemektedir. Çadır formunda ağaçlardan yaptığı bir barınma şeklini ilk defa Kaşkalar bulmuştur. Konargöçer oldukları için bir daha aynı yere dönemeyeceklerinden evlerini de yanlarında götürmüş ve ölülerinin yanlarına su ve yemek bırakmışlardır. Bazen de, eti yakıp kemiği gömmüşler bugün olduğu gibi hayvanlar kurban etmişler, ölüye yemek sunmuşlardır.
Bugüne kadar Ünye ve çevresinde bilinen bir Kaşka mezarı ve Kaşgalar’a ait bir iz tespit edilememiş fakat Samsun Tekkeköy’de Sinop’ta, Devrek’te, Gaşka mezarları bulunmuştur.
BRTV adlı bir internet sitesinde Kaşkalar hakkında şu bilgiler vardır:
Anadolu’ya nereden ve ne zaman geldikleri bilinmeyen Kaşkaların “İlk önce Sinop-Ordu arasında yerleşmiş iken sonraki yıllarda batıya doğru Karabük, Bolu, Kastamonu, Daday, Azdavay, Eflâni, Araç, civarlarına kadar ilerledikleri bilinmektedir.
Genel görüşe göre, Kaşkalar Türk kavmi olup Anadolu’ya Kafkasya üzerinden inerek bir süre “Mezopotamya’da kalmışlar Sümer’in kuzeyine ilerleyerek Gasi devletini kurmuşlardır. İyi dövüşçü olmak, çok iyi ata binmek ve deriden giysi giymekle meşhur olan Kaşkalar hakkında, bilgiler yer almaktadır.
M.Ö. 1660 yıllarında Hititler, Orta Anadolu’da (Çorum ve civarı), Kaşkalar da onların kuzeyinde yaşıyorlardı. Kaşkaların sık sık Hititlere yaptıkları saldırılar ile Hititlerin “yukarı ülke” dedikleri Kaşkaların yaşadığı bölgeye yaptıkları saldırıları ve savaşlar Hattuşa ve Boğazköy’de bulunan yazılı tabletlerde anlatılmaktadır..
Kaşkalar’dan sonra bölgeye Hititler gelecektir.

KAYNAKLAR
Adem Işık, Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi, TTK yay, Ankara 2001.
Beyhan Palancı, Anadolu’da Ölüm Ritüelleri
Nilgün Çıplak” Anadolu’da ölüm sonrası mezarlıklar çevresinde oluşan inanç ve pratikler”
Berkay Dinçer "Türkiye'nin Tarihöncesinden Bir Kesit
Stroban, Antik Anadolu Coğrafyası, çev: Prof. Adnan Pekmen,


Bu Haber 2739 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI