Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Osmanlı Padişahları Neden Hacca Gitmediler?
18 Kasım 2013 Pazartesi 10:47
YAŞAR KARADUMAN yasar.karaduman@gmail.com
Padişahlar Halife sayıldıkları
halde hiçbiri ve Hacca gitmemişlerdir.

Osmanlı Devleti’nin 603 yıllık tarihinde dair en tartışmalı konulardan biri de, padişahların niçin hacca gitmedikleri meselesidir. Osmanlı tahtına çıkan 37 padişahın hiçbirinin de hacca gitmemiş olması bugün halen zihinleri meşgul etmektedir.
Padişahların devleti idare etmek gibi bir yükümlülükleri vardı. Şahsi ibadeti uğruna bu görevi terk etmesine din adamları rıza göstermemişlerdir.

Neden gitmedikleri konusunda ise net bir bilgi yoktur. Şehzadelerde ise durum aynıdır. Cem sultandan başka Hacca giden olmamıştır. Sultan Vahdettin 1922 yılında yurdu terk ettiği zaman bir davet üzerine Mekke’ye kadar gitmiş fakat siyasal nedenler ile Kabeyi ziyaret etmemiştir...
Birçok yazar yıllar boyu bu konuyu araştırmış fakat bir sonuca varamamışlardır.. Bazıları Hacca gitmeme nedeni olarak güvenlik gerekçesini öne sürerler..
Kimileri de devletin başsız kalması riskini göze alamadıklarını sebep olarak gösterir.

O devirlerde bir insanın hacca gidiş-dönüşü en az 3 ay sürerdi, bir padişahın bu kadar uzun süre işin başından uzak kalması uygun görülmedi ve şeyhülislamlar fetva vermediler..
Şeyhülislamlar : , “Padişahlara hac lazım değildir, oturup devleti idare eylemek evlâdır. (Padişahlara Hac gerekmez her türlü olay devletin başına gelebilir asıl olan devlet yönetimi ) diyerek diye rıza göstermemişlerdir. (Kaynak: Mustafa Armağan- Zaman)
Yazar Murat Belge ise bir röportajında hacı olmak isteyen padişaha izin verilmediğini ulemanın (din Adamları) “Mekke'ye birçok parasal yardım yaparlar, bina yaptırırlar ama kalkıp giden yoktur.” demiştir..
Peki din adamları neden rıza göstermemişti.
Devlet idaresinin boşluk kaldırmayacağı, aksi halde düşmanın otorite boşluğunu fırsat bilerek Osmanlı Devleti'ne saldırabileceği düşünülmekteydi.
Buna göre Padişahların Hacca gitmeme sebepleri arasında iki sebep öne çıkıyordu.
Birincisi güvenlik gerekçesi, ikincisi de devletin başsız kalması riskini göze alamadıklarını öne sürüyorlardı. O dönemde bir insanın hacca gidiş-dönüşü en az 3 ay sürüyordu; dolayısıyla bir padişahın bu kadar uzun süre işin başından uzak kalması isyana sebebiyet verebilirdi. Ayrıca padişahlar sıradan vatandaşlar gibi tek başlarına hacca gidemezlerdi. Kara ve deniz yolunda uğrayacakları bir saldırıya karşı mutlaka yanlarında bir ordu bulundurmaları, yani hacca savaşa gider gibi tam teşekküllü gitmeleri, gerekiyordu.

Gelenek Halini Aldı
II. Bayezid'den itibaren alimler, bir padişahın devlet başkanlığı görevlerini şahsî ibadetleri uğruna aylar boyu terk etmesini caiz görmemişlerdi ve bu, zamanla bir gelenek halini almıştı.
Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, Prof. Dr. Arzu Terzi, Prof. Dr. Mehmet Çelik, Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin makalelerinin yer aldığı Derin Tarih dergisi konuyu ele aldı.
Prof. Dr. Apdülkadir Özcan “Hacca gitmek bir yana, tahttan indirilmek endişesiyle III. Murad cuma namazlarına bile gidemiyordu, dedi. Padişahın sıradan bir insan olmadığını da hatırlatan Özcan, dolayısıyla padişahın bir yerden bir yere gitmesinin uzun hazırlıklar gerektirdiğini, kalabalık bir ordunun hazırlanması ve bunun mali boyutunun bulunduğunu, o devirde İstanbul'dan Mekke'ye en az 5-6 ayda ulaşıldığı ve bu gidişin bir dönüşü olduğu göz önünde bulundurulduğunda padişahın böyle bir uzun yolculuğa çıkması demek, şahsına bağlı bir ordunun ve çok sayıda harem hizmetlisinin de beraberinde gitmesi demektir, dedi
İslam alimleri, dışarıdan saldırı, içerideyse fitne çıkma ihtimali varsa ve bundan da Müslümanlara zarar gelecekse kamunun huzurunu şahsi ibadetten üstün tutmuş hiçbir dönemde hacca izin vermemişlerdir.
Ancak padişahlar vekil tutarak bu ibadeti yerine getirebiliyorlardı.
Prof. Dr. Abdülkadir Özcan makalesinde arşiv belgelerindeki kayıtlara göre her yıl 10 altın karşılığında Osmanlı sultanları adına Hac ibadetini eda eden Medinelilerin var olduğunu yazar.

Prof. Dr. Arzu Terzi ise vekaleten yaptırılan Hac ibadetini anlatır vekaletle Haccın, dönemin ünlü alimlerinin fetvası alınarak gerçekleştirildiğine dikkat çeker, padişahlara vekaleten Hac ibadeti yapacak kişinin Mekke ve Medine'de ikamet eden kadı, müderris, hatip ve imam gibi ilmiye sınıfı mensuplarının arasından seçildiğini söyler. Prof. Dr. Arzu Terzi, ayrıca Müslümanların ibadetini güven içinde yapabilmesi için Osmanlı sultanlarının Hac yollarının yapımı-onarımı, güvenliğinin temini, kutsal yerlerin temizliği ve bakımı, hacılara sunulan sağlık hizmeti, misafirhane inşası gibi hizmetleri sağladığını belirtir. (Kaynak:TİME TÜRK)


Devlet Daha Önemlidir.
Padişahların devleti idare etmek gibi bir yükümlülükleri vardı. Şahsi ibadeti uğruna bu görevi terk edemezlerdi. Hac ibadeti, işte bu gibi incelikler sebebiyle padişahlar için bir yükümlülük olmaktan çıkıyordu. Fakat padişahlar hacca gidemeseler de, bir gelenek olarak her yıl Mekke ve Medine’ye ‘Sürre Alayı’ ismi verilen bir kafilede kendi yerlerine bedel olarak başkalarını mutlaka gönderirler, yine ‘Sürre Alayı’ vasıtasıyla Mekke ve Medine halkını hediye ve altına boğar, bölgede tek bir fukara bırakmazlardı.
Yukarıdan beri okuduklarımızı toparlarsak padişahların iki ana nedenden dolayı hacca gitmedikleri görülmektedir. Bu nedenler, güvenlik, devletin uzun zaman başsız kalamayacağı ve alimlerin “padişahlara hac gerekmez onların asli görevleri devlet yönetimidir” diyerek fetva vermemiş olmalarıdır. Bu sonradan gelenek haline gelmiştir.

Gelecek Hafta:
Padişah anaları neden yabancı kadınlardan seçilirdi?
Birkaçı hariç bütün padişah anaları yabancı kadınlardı
Gelecek hafta din adamları ve tarih yazarlarının bu konudaki görüşlerine bakacağız.


Kaynaklar
Vatan gazetesi Mine Şenocaklı
Mustafa Armağan Zaman Gazetesi
Derin Tarih
Sadık Ilgaz


Bu Haber 2504 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI