Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar KARADUMAN/ Selvet Nine Ve Bandırma Vapuru
28 Ocak 2014 Salı 10:45
yasar.karaduman@gmail.com
“Atatürk’ü Samsun’a Götürdük”
Yaşar KARADUMAN
Röportaj: Kerim Kelleci-Songül Altun-İlayda Erol

Atatürk’ü Samsun’a getiren Bandırma Vapuru’nun çarkçıbaşı’sı (Makinisti) Kadir Kaptan Ünye’den evli idi.
Bandırma vapurundan sonra
Karadeniz’e sefer yapan gemilerde çalıştı.
Geliş gidişlerde Ünye’ye uğrardı.
Emekli olunca yazları Ünye’ye geldi.
Vefat edince eşi Selvet Nine tamamen Ünye’ye yerleşti
burada yaşadı ve burada öldü.
Çarkçıbaşı Kadir Kaptan ile Selvet Nine’yi çok geç öğrendik ve kaybolmuş bu bilgilerle ancak bu kadar yazabildik..

Bandırma vapuru 16.Mayıs.1919 günü öğle üzeri Galata rıhtımından demir aldı. Kız kulesi açıklarında demirledi.(Burası işgal kuvvetlerinin kontrol noktasıydı). Gemi bir İngiliz binbaşısı komutasındaki işgal kuvvetleri askerleri tarafından sıkı bir aramadan geçirildi. Geminin yolculuğunu engelleyecek herhangi bir sebep bulamadılar.
Gemi personeli ve yolcular nereye gidileceğini bilmiyorlardı

Bandırma vapurunun çarkçıbaşısı Kadir Süleyman Kaptan Kasımpaşa da otururken komşuları olan Ünyeli Selvet Hanımı görmüş istetmiş ve onunla evlenmişti.

BANDIRMA VAPURU
Mac. Intyre – Huston and Cardett gemi tezgahlarında 21 sıra numarası ile 279 Gross ton luk yolcu ve yük gemisi olarak inşa edilmiştir. Geminin ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi gemiyi “TOROCADERTO” adı altında beş yıl çalıştırdı.
1883 yılında Yunanistan a H.Pricka Preus firmasına satıldı.KYMİ adını alan geminin liman kaydı Londra dan Pire limanına alındı. 1890 yılında bir başka Yunanlı firma Cap Andreadis firması tarafından satın alınan gemi 12.12.1891 tarihinde bir kaza sonucu batmıştır. Aynı yıl yüzdürülen gemi İstanbul’daki Rama Derasimo firmasına satıldı. İstanbul limanına PANDERMA adıyla kaydedildi.
Marmara denizinde Tekirdağ, Mürefte, Şarköy, Karabiga, Erdek arasında yük ve yolcu seferleri yapmıştır. Gemi 1924 yılında hizmet dışı bırakıldı.


GEMİ PERSONELİ
Kaptan : İsmail Hakkı Durusu
1871 de Kayseri’nin Zincidere köyünde dünyaya geldi. 1891 yılında Tüccar Kaptan okulundan mezun oldu. 1.Mayıs 1919 da Bandırma vapuru kaptanlığına atandı. 22 Aralık. 1940 da vefat etti.
İkinci Kaptan: Üsküdarlı Tahsin Kaptan, Çarkçıbaşı Mehmet Ağa oğlu Hacı Kadir Süleyman. Gemi Kâtibi İsmail Efendi. Lostromo Hasan. Serdümen Göreleli Basri
Ambarcılar: Rizeli Mahmut, Silivrili Mehmet. Tayfalar: Cemi, Rahmi, Temel
Kamarotlar: Tevfik, Mehmet, K.Yardımcısı Halit. Ateşçiler Rizeli Mansur, Koyunhisarlı Arif, Hacı Hamdi
Kömürcüler: Mehmet, Ömer faik
Vinç op. : İ.Hakkı, Galip
İSTANBUL’DAN HAREKET
Karadeniz e çıktığında şiddetli bir fırtına ile karşılaşırlar, zorlukla ilerleyen yaşlı gemi ancak saatte 7-8 mil yapabilmektedir. Önceden kararlaştırıldığı gibi sahile yakın seyir yapılarak saat 23.00 de İnebolu ya varıldı. Karadeniz yolculuğu ufak tefek pürüzler dışında olaysız devam etti.
18.Mayıs.1919 saat 12.00 de Sinop limanına varıldı. Bundan sonraki yolculuğun karadan yapılma olanakları araştırıldı, yol ve vasıta bulunmasındaki zorluklar sebebiyle vazgeçildi. Karaya çıkan Üsteğmen Hikmet Gerçekçi, Samsun Tümen komutanlığına çektiği telgrafla Sinop tan samsun a doğru yola çıkmak üzere olduklarını bildirdi.
Atatürk, Samsun’da ordu müfettişi olarak gösterişli bir karşılama yapılsın istiyordu. Bu ilgiyi kendisi için istemiyordu; fakat hem dış güçlere karşı bir gözdağı olur, hem de morali bozulmuş halk üzerinde etkileyici bir rol oynar düşüncesinde idi.. Nihayet 19 Mayıs 1919 günü sabah saat altı sularında gün ağarırken Samsun görüldü. Deniz de iyice sakinleşmişti. İnmek için hazırlıklara başladık. Sonra küçük bir sandalla sahile çıktık.
Sahilde bizi, derme çatma bir bando ve oradan buradan toplanan derme çatma küçük bir askeri birlik ve halk karşıladı. Sahile çıkar çıkmaz, emrindeki bütün askeri birlik ve idare amirliklere telgraf çektirerek son askeri durum hakkında acele rapor ve bilgi vermelerini emrettiler. Ertesi gün, İzmir’in işgal edildi.(Muzaffer Kılıç)

MUSTAFA KEMAL PAŞA İLE SAMSUN’A ÇIKANLAR
1. Kurmay Albay Kazım Dirik Müfettişlik Kurmay Başkanı
2. Kurmay Albay Mehmet Arif Ayıcı Kurmay Başkanı Yardımcısı
3. Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede Birinci şube müdürü
4. Binbaşı Kemal Doğan Müfettişlik Topçu Kumandanı
5. Dr. Albay İbrahim Tali Öngören Ordu Sıhhiye Başkanı
6. Dr. Binbaşı Refik Saydam Sıhhiye Başkan Yardımcısı
7. Yüzbaşı Cevat Abbas Gürer Müfettişlik Başyaveri
8. Üsteğmen Muzaffer Kılıç Müfettişlik ikinci Yaveri
9. Yüzbaşı Ali Şevket Öndersev Müfettişlik Emir Subayı
10. Üsteğmen Hayati, Kurmay Başkanı Emir Subayı
11. Yüzbaşı Mümtaz Tünay
12. Yüzbaşı İsmail Hakkı
13. Yüzbaşı Mustafa Süsoy Karargâh komutanı
14. Üsteğmen Abdullah, İaşe Subayı
15. Birinci Sınıf Kâtip Faik Aybars Şifre Kâtibi
16. Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh Şifre Kâtibi Yardımcısı
17. 3.Kolordu Komutanı Kurmay Albay Refet Bele
18. Üsteğmen Hikmet Gerçekçi Alb. Rafet Bey’in yaveri

Bandırma vapuru Mustafa Kemal Havzaya doğru yola çıkınca İstanbul’a geri döndü. Çarkçıbaşı Süleyman Kaptan da Karadeniz’e sefer yapan başka gemilerde çalıştı. Selvet Hanım da Ünye’ye dönmüştü. Gelip geçerken Ünye’ye uğrardı. Emekli olunca hep Ünye’ye yerleştiler, yazları Ünye’de kışını İstanbul Kasımpaşa da otuturlardı.
Çarkçıbaşı Süleymen Kadir Kaptan 1974 yıllarında vefat etti ve Kasımpaşa’da mezarlığına defnedildi. İstanbul’da geçim sıkıntısı çeken Selvet Hanım tamamen Ünye’ye taşındı ve Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bugün halen duran evde yaşadı.
Bundan yirmi yıl kadar önce araştırmacılar Selvet Nineyi buldular onunla bir röportaj yaptılar. Selvet Nineye eşinden dolayı aylık bağlandı fakat çok geçmeden aramızdan yarıldı.
Selvet Nine 1994 yılında vefat etmişti. Yaşadığından hiç birimizin haberi olmadı. Belki bize biraz kırgın ayrıldı.
Koskoca Bandırma Vapurunun çarkçıbaşısının yani makinistinin hanımı idi
Onu 19 Mayıs'ın yıldönümlerinde ziyaret edip elini öpemedik.
Onu tanıyamadık, noksanlığımız oldu. Kendisinse geç kalmıştık ama mezarını bulduk, dua ettik özür diledik bizi affetmesini istedik…
Son yılarında Selvet Ninenin yanında olan ve onunla birlikte yaşayan Zehra Teyzeyi bulduk. Zehra teyze, yıllarca onun dert ortağı olmuştu

Zehra Teyze
elvet Nine'yi ve kaptanı anlattı.
Bandırma vapurunun çarkçıbaşısının hanımı Büyük halamdı. Annesi babası ölmüş. Öldükten sonra İstanbul’da amcalarının oğlu olan Şakir Paşa’ya mektup yazmışlar. O zaman şehirde eşkıyalar çok varmış. Abi annemiz babamız öldü biz burada kaldık. Ne yapalım diye mektup yazmışlar. Şakir Paşa’da iki kardeşi İstanbul’a çağırmış. Kaptan Kadir Gür’de İstanbul Beyazıt da Şakir Paşa’nın yanında halamı görmüş ve beğenmiş. Daha sonra istemiş ve evlenmişler.
Selvet Halam Atatürk’ü hiç görmemiş. Ablası görmüş. Atatürk Galata Köprüsü’nden geçecek diye haber salmışlar. Selvinaz halam da oraya gitmiş ve Atatürk’ü görmüş.
Kadir Gür yani çarkçıbaşı her sene yaz aylarında Ünye’ye gelirdi. 10-15 gün gelir bizde kalırdı. Babam her yaz onları gider alır buraya getirirdi. Ben o zamanlar çocuktum.
Kadir Gür öldükten sonra iki kardeş İstanbul’da biraz daha kaldılar. Büyük halam Selvinaz Özdemir hiç evlenmedi. İki kardeş yaşlanınca Ünye’ye geri dönmeye karar verdiler. Daha sonra da babam gitti ve onları aldı. Hayatlarının geri kalanını da bizde geçirdiler. Son nefeslerini de burada verdiler.
Kadir Gür yani çarkçıbaşı İstanbul’da defnedilmiş. Nerde olduğunu bilmiyorum. Halalarımın mezarları da Ünye’de Kavaktepe mezarlığında bulunuyor.
Eskiden İstanbul’a araba yoktu. Hep ulaşım vapurla sağlanıyordu. Kadir Gür’de sonraları Karadeniz’e sefer yapan vapurlarda çalıştı buradan geçerken biz hep seyrederdik.
Hiç çocukları olmadı. Onlar bizi çocuk bildiler. Eniştem bizi çok severlerdi. Biz de onlar geldiklerinde çok sevinirdik. Halam daha önce de televizyonlara çıktı. Kadir Gür Bandırma Vapuru’nda makinistlik yaptı diye röportaj yaptılar, sadece kocasından kalan maaşı vardı.

Kadir Gür Atatürk’ü Samsun’a bırakıp geri dönünce eşi Selvet Gür’e anlatmış. Atatürk’ün Samsun’a gideceğinden halamın haberi yokmuş.
Kaptanın hiç akrabası yoktu. Biz hiçbir yakınını görmedik. Zaten evde de pek durmazmış. Sürekli seferlere çıkar 10 gün ancak evde kalırmış. Kadir Gür seferlere çıkınca kışın halam İstanbul’da evinde kalırdı. Ama yazın bizim yanımıza gelir seferden dönünceye kadar bizde kalırdı. Halam Kadir Kaptan’ın dönüşünü gece gündüz beklerdi.
Yaşar KARADUMAN


Bu araştırmanın tüm hakları yazarına aittir, izni olmadan bir başka yerde yayınlamaz, kopya edilemez isim belirtilse dahi kısmen ve ya tamam alıntı yapılamaz, kaynak gösterilemez.


Bu Haber 2390 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI