Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Aynur ZEREN TAN/ Fındık
5 Şubat 2014 Çarşamba 22:37
Misyonu,”Türk fındığını en iyi kalitede işleyip tüm dünyaya tanıtmak ve tattırmaktır.” şeklinde özetleyen ve 2012 YILINDA CİROSUNA GÖRE BELİRLENEN, “TÜRKİYE’NİN İLK 500 FİRMASI” SIRALAMASINDA 211. OLAN” DURAK FINDIK SAN VE TİC.AŞ. YÖNETİM KURULU BAŞKANI HASAN BASRİ DURAK İLE YAPTIĞIMIZ SÖYLEŞİDEN ÇIKARDIĞIMIZ ÖZET;
“fındık üretimini, birim alandan daha çok ve daha ucuz ürün alacak şekilde makineli tarım ile gerçekleştirdiğimiz de ve dünyaya fındığı yiyebileceği fiyattan satıp, fındık yemeyi öğrettiğimiz zaman üreticinin yüzü güler.”
Fındık konusunda eski Ünye Ticaret Odası ve Ünye Ticaret Borsası başkanlıkları da yapmış olan
Sn. Hasan Basri Durak Bey ile daha önceki yıllarda oldukça uzun bir söyleşi yapmıştık. Fakat fındık konusu ana hatları ile değişmemekle birlikte yeni uygulama ve kararlarla hem gündemden düşmeyen hem de sık sık kendisini güncelleyen bir konu.
Bizde “FINDIK” KONUSUNU GÜNCELLEMEK AMACI İLE HASAN BASRİ DURAK BEYE SORDULARIMIZDAN BAZILARNI SİZLER İÇİN ÖZETLEDİK VE GÜNCELLEDİK.
-NE ZAMANDAN BU YANA” FINDIK” İŞİNDESİNİZ.
Hasan Basri Durak: Ben 1955 doğumluyum. Fındık fabrikasında doğdum diyebiliriz.1966 dan bu yana bu işle uğraşıyorum.elimde kitap ders çalışırken bir yandan da fındık geldiğinde kantarda tartardım.O zamanlar şimdiki otomatik tartılar da yoktu.
-Nedir bu Hamburg borsası?
HD- Hamburg’ da “fındık Borsası” diye bir şey yok. Orada fındık satışında kontrata aykırı durumlarda oluşturulan bir komisyon vardır. Bu komisyonda görev alanlar fındık işinden anlayan kimselerdir. Her milletten olabilir. Bu üyeleri de fındık işiyle uğraşanlar seçer.Belli bir sayı yoktur ve içlerinde Türk’ de vardır.Fındık satışında yaşanan bir sorunda fındıktan anlayan bir kişiyi konuyu aydınlatmak konusunda kendi adınıza belirleyebilirsiniz.sorun çözülemezse avukat gönderebilir hatta sorunda haklı çıkarsanız masraflarınızı dahi talep edebilir haklılık durumunda da tüm masraflar alınabilir.
AZT-Bir ticaret mahkemesi gibi mi?
HD-evet.
PSAN iVE RİCkERTSEN.FİRMASI FINDIK ALIMINDA ETKİLİ İMİŞ Vve BU FİRMA GİRESUN’DAN GİDEN BİR AİLEYE AİTMİŞ.TANIYOR MUSUNUZ BU FİRMA SAHİPLERİNİ?
HD-Evet. Haas Rickhertsen,’fabrikasının Türkiye’ de ki bölümünü Singapur OLAM Firmasına sattı.
AZT-Fındık, Türkiye için bir “prestij ürün” ancak üreticisine “prestij “sağlayamıyor buradan yola çıkarak madem Almanya en çok fındık alan ürün bu ticaret üreticimiz adına daha karlı hale getirilemez mi? Yani üreticinin fındığına olan talebi artırmak adına?
TÜRK FINDIK İHTACATÇILARI TÜRKİYE VE ALMANYA’ da FINDIK İŞLEYEN FABRİKALAR KURAMAZ MI?
FINDIĞIN KATMADEĞERİ TÜRKİYE’DE KALIYOR ZATEN. Bizim entegre tesislerimizde her türlü üretim yapılıyor. Füre, kavurma, kırma, ezme, dilme, pirinç tanesi vb. Bizde ki fabrikalar en gelişmiş ve Avrupa’da yok ülkemizde ki entegre fabrikalarından. bir tek çikolata yapmıyoruz.
AZT”-Fındığın yerine” alternatif ürün” sözü bence biraz yanlış kullanılıyor,” fındıktan tamamen vazgeçmek değil de, bundan sonra geçinmek için üreticiyi başka ürüne özendirmek” olmalı diye telaffuz edersek bu ürün hangisi olmalı ya da gerek var mı size göre?
HBD-Bence gerek yok.”Kivi alternatif ürün olabilir” denildi. Ama görülüyor ki kivinin saklanması çok zor. Kivi saklansa bile sonrası sorun. Ama fındık öyle değil, fındığı lisanslı depoda iki yıl hatta daha fazla süre saklayabilirsiniz.
AZT-Destekleme politikası hakkında ne dersiniz? Devletin müdahale alımları “fındığın gelecek yıllarda ki seyrini” nasıl etkilemektedir? Bundan önce ki tüm uygulamalara baktığımız da gerçekleştirilen uygulamalar fındığa pek yaramamış.
HBD-Ürün değil üretici desteklenmeli. Bu güzel bir uygulama yani,”doğrudan destek”.Doğrudan gelir desteği devam etmeli ve çok alanı olan az destek, az yeri olana çok destek verilmeli.
AZT-Neden böyle bir uygulama öneriyorsunuz?
HBD-Çok yeri olan zaten çok kazanıyor, az yeri olan üretici ne ile geçinecek.
AZT-Fındık Türkiye’nin dünyaya açılan sıcak yüzü, “prestij ürünü” ancak üreticisine prestij sağlayamıyor. Ordu, Giresun en çok fındık üreten şehirler ve sadece Ordu ile Giresun Türkiye’de üretilen fındığın % de 45 ini karşılıyor. Bu illerde fındık üretimi ile uğraşan aile sayısı Ordu’da 82 000, Giresun’da ise 47 000, Trabzon’da ise 35 ooo ve her üçü de en çok göç veren iller. Hem iç göç hem de dış göç, yani insanlar “fındık geliri ile geçinemiyor” demektir bu.
HBD-Birim alandan daha çok ve daha ucuz ürün alınması şart. Bahçeler yenilenmeli ayrıca, bizde ki yenileme çalışmaları kökten yapılmıyor. Sadece sürgünler kesiliyor. Aynı bahçede bir yandan yeni sürgünler yetiştirilmeli ki ürün kendisini yenilesin.bir de makineli tarım şart.


AZT-Fındığı TMO nin satın alması ürüne destek, sıcak paranın verilmesi üreticiye verilmesi “üreticinin desteklenmesi”.Her ikisinde de amaç “fındık sancısını” tedavi etmek. Oysa fındık üreticisi bu parayı fındık üretimini artıracak tedbirlere yatırmadı. Yani bir sulama, toplama, plantasyon projeleri gibi.
HBD-Üretici fındık bahçesi için geleneksel bakımını yaptı”.Doğrudan Gelir Desteği “ ile de rahat bir nefes aldı.Fakat ülkemizde sadece fındıkta değil tarım alanının her kalemin de makineli tarıma geçilmesi gerekir.Örnek İtalya’da Ferraro Firması, Şil’ de fındık üretimine başladı.fındık cinsi de farklı, üretim şekli de.bu yeni yöntem ile 250 dönüm bahçede toplama işlemi 3 günde tamamlanmakta.İşçi ücreti yok.böylece fındığın maliyeti düşüyor üretici kar ediyor..
AZT-Şili ‘ de yetişen fındık daha sonra ki yıllarda Türkiye için tehdit olur mu?
HBD-Olmaz
AZT-Ama ucuza mal ediliyor.
HBD-Olmaz çünkü Şili’de çok fındık yetiştirilse bile o kıtada satılır. Ayrıca üretimi İtalyan firması yapıyor ve Güney Amerika kıtasından getirilmesi de maliyetli. Yalnız Şili’nin bir avantajı var, güney yarımkürede olduğu için orada fındık Mart ayında toplanıyor.
Şili’de fındık Mart ayında yetişiyor. Yani kuzey yarımkürede fındığın hiç olmadığı bir zaman. Bu durum Türk fındığı için dezavantaj tabii ki. Ama Şili fındığından önce, Gürcistan ve Azerbaycan’da yetiştirilmeye başlayan fındık Türk fındığı için tehdit oluşturur önümüzde ki yıllarda.
AZT-Ne kadar bir zaman sonra, mesela 10-15 yıl?
HBD-Hayır, o kadar yakın değil. Fakat 15 yıldan sonra bayağı bir rakip olurlar Türk fındık piyasasına.
AZT-Sonradan üretime başlayıp nasıl rakip olacaklar?
HBD-Bu ülkelerin fındığı yüksek fiyattan satmak beklentileri yok, verilen fiyata razılar, o zaman alıcı firmalar onları tercih edebilirler.
AZT-“Türk fındığı” çok kaliteli, rekabet durumlarında tercih sebebi olmaz mı? Gerçi bu saydığınız ülkeler de Türkiye ile hemen hemen aynı enlemler de. İklim, coğrafi şartlar çok etkileyici oluyor ürün kalitesinde ama yinede bölgelere göre fark ediyor, toprak yapısı filan, Gürcistan Azerbaycan fındığı Türk fındığı ile aynı lezzette olmayabilir.
HBD-Ucuz ve sağlıklı olanı tercih eder firmalar. Kanser ilacı satmıyoruz ki. Satın almak zorunda değiller. Sonuçta çikolata fındıksız da yenilebilen bir ürün. Ayrıca badem, kuru üzüm, Antep fıstığı, Hindistan cevizi, portakal ve hatta son zamanlar da çok daha ucuzsa gelen yer fıstığı tercih edilebiliyor. Fındığın şansı çikolata ile diğer ürünlere göre daha iyi uyum sağlaması.

AZT-Tarım Havzaları Projesi ile “fındık” üretimi pilot bölgelerde yeniden denense ne dersiniz?
HBD-Fındıkta makine ile toplama yapılmalı, maliyet düşer, üretici fındığını pahalı satmak istemez ve daha çok alıcı bulur yani fındığın “psikolojik sorunları var”.
AZT- “fındığın psikolojik sorunları” çok sevdim bu cümleyi. Fındığın ekonomik ve toplumsal belirleyiciliği olduğunu biliyordum ama bunu bilmiyordum, nedir fındığın “psikolojik “sorunları?
HBD-Her zaman fındık fiyatı konusunda kavgalar oluyor, biri, maliyetleri düşerse bu durum ortadan kalkar. Fındıkta makineli tarıma geçilirse maliyet düşer üretici de rahatlar. Bizim Karadeniz bölgesinde arazi meyilli makineli tarım olmaz diyorlar ama istendikten sonra olur. Çok meyilli araziler “taraçalandırma sistemi ile “ daha kullanılır hale getirilir. İsrail değil taraçalandırma taşıma toprak ile çölde tarım arazileri yarattı.
Ayrıca dışarıdan fındık toplamak için iş gücünün gelmesi ile bu iş yürümez. Dalda olgunlaşan fındığın yere silkelenmesi ile çok daha kısa sürede çok daha ucuza fındık toplanabilmekte ve dalda duran fındığa hiçbir şey olmaz.

AZT-“alivre satış” ne demektir tam olarak?

HBD-Gelecek yılın ürününün erkenden satılmasıdır.
AZT-Neden?
HBD-Fındığın büyük bölümünü alan üretici firma ihtiyacı olan fındık miktarını belirler. Ve bununla ilgili bağlantılarını kurar. Üretimine ihtiyaç duyduğu miktarı garantiye almak ister ve bu yönde rekolte(yıllık ürün) tespitlerine göre fiyat vererek anlaşmalarını yapar.
AZT-Rekolte, yani yıllık ürün hesaplandığı gibi tutmazsa.
HBD-Üç aşağı beş yukarı aynen tutar. Ancak fındık dalda yanarsa bu gibi durumlarında anlaşmalar da maddesi vardır. İhtiyaçtan az fındık olursa piyasa da o zaman fiyat yükselir. İhtiyaçtan fazla fındık varsa kimse fazla fiyat vermez.
Ayrıca illa yüksek fiyattan satmak istiyorsanız imalatçı firma fındığınızı almayabilir. Biz dilme, pirinç tanesi, füre ve kavrulmuş olarak gönderiyoruz.
ALLAHTAN FINDIĞIN ŞANSI ŞUDUR Kİ ÇİKOLATA İLE UYUMLU BİR LEZZETİ VAR DA TERCİH EDİLİYOR, yoksa çikolata tek başına da başka kuru ve yaş meyvelerle de tüketilebilen bir ürün.
Üreticimiz kent de oturuyor hatta başka şehirlerde. Fındık zamanı izne ve tatile geliyor. Fındığını bir an önce toplamak istiyor. Fındık toplamaya giderken yağ, , yumurta, tavuk, domates alıp gidiyor. Üretici dediğin bunları da üretmez mi? Fındığı toplamak yönünde çok acele ettikleri için, toplama fiyatını artırıyorlar, bir an önce fındığı teslim etmek içinde acele ediyor ve hemen tüccara indirip, satıp gidiyor. Fındık piyasaya hemen indiğinde fiyat artamaz.” lisanslı depoculuk “ konusuna da halk ısınmış değil. Lisanslı depoculuk uzun vadede halkın lehine bir uygulamadır. Köy köy dolaşılıp anlatılmalı.

AZT-Yine çok ilginçtir, fındık üreticisi ilk üç şehir halkı geçinemeyip Türkiye’nin en çok göç veren şehirleri arasında ilk sıraları alırken, fındık üretimi % 40 artmış ve fındık üreticisi kent sayısı 1950 den itibaren 6 iken 13’ e yükselmiş.”fındığın tüm psikolojik sorunlarına rağmen.
Fındığın geleceği de planlanamıyor galiba ülkemizde, badem üretiminin geleceğini planlıyor birileri ki, üretimi de artsa tamamı tüketiliyor.
HBD-Badem üreticisinin “yüksek fiyat” beklentisi olmadığı için de bademin sorunu yoktur.
Fındıkta üretim, 10 yılda % 40lra varan artışa rağmen, tüketim % 10 artmıştır. Oysa badem de 10 yılda üretimi de, tüketimi de % 300 artmıştır.
AZT-Tüm dünyada üretici birlikleri çok önemlidir ve hangi ürünün birliği ise, o ürünün tüm sorunlarını çözümlerler, bizde de “ fındık ve Fiskobirlik” ne dersiniz bu konuda?
HBD-Fiskobirlik olmalı ve yeniden yapılanmalı. Borçlarından arınmalı ve doğru düzgün yönetilmeli. Fiskobirlik özel sektör mantığı ile çalışamadı ve ya çalıştırılmadı. Devlet destekleri olmamalı. Ya da müdahale olmamalı. Bu arada TMO ve Fiskobirlik aynı resmiyette özel idiler.
AZT-Müdahale alımları doğru bir uygulamamıdır?
HBD-Hayır değildir.2008 yılında devlet 360 bin ton fındık aldı. Fındık fiyatı 1 kuruş dahi yukarı çıkmadı. Arz fazlası ürün olmaması gerekir.
Rekolte çok olunca Avrupa az fiyat öder, yıllık ürün az olunca da çok fiyat öder. Çünkü Avrupalı imalatçı ihtiyacı kadar fındığı almak zorunda. Yine söylüyorum fındığın şansı çikolata ile uyumlu bir lezzet oluşturması.
AZT-Fındık üretim alanlar doğru olarak ve ya sürekli yenilenerek kayıt altına alınıyor mu?
HBD-2010 yılında Fındık İhracatçılar Birliği, çok pahalı bir proje olmasına rağmen bu çalışmayı yaptı.
AZT-Rekolte bu şekilde çok daha kolay hesaplanabiliyor dur fakat fındık üretimi sürekli arttığına göre, kayıt altına alınmamış veya yeni açılan alanlar da vardır diyebilir miyiz?2844 sayılı kanun 4. Ve 7. Maddeler nedir nasıl uygulanıyor yada uygulanabiliyor mu?
HBD-Tabi ki vardır. Köylerde ormanlar kesilip fındık dikiliyor. Muhtarlar bunları kolaylıkla belirleyerek haber verebilirler. Suçtur bu fakat maalesef engellenemiyor. Arz fazlası fındık var mesela TMO’nun elinde ki eski fındıklar yağlığa ayrılıyor. Fakat fındık yağı çok sağlıklı bir yağ, vücutta kalmıyor. Bilhassa yanma derecesi çok yüksek olduğu için kızartmalarda uygun görülüyor.
AZT-Yurt dışında çikolataların üzerinde “Türk fındığı” etiketi gördüm çok mutlu oldum.”Türk fındığı “ bir marka. Ne dersiniz kolay vazgeçebilirler mi?
HBD-Türk fındığı marka olmaya marka fakat sizin o etiketi gördüğünüz yerlerde mutlaka Türk nüfus çoktur, pazarlama teknikleridir.
AZT-Türk fındık tarımında “plantasyon bahçeler” uygulaması var mı? Yani size bir üreticiden sadece yağlı fındık, ya da sadece palaz fındık geliyor mu?
HBD-Hayır, Avrupa da ve Şili’de var. Türkiye’de Giresun ‘da, “ Giresun yağlısı” diye tek çeşit zenginliği var diyebiliriz. Türk fındığı karışık türde, tombul, yağlı, mincane, çakıldak palaz, vb. Fakat bu da bir avantaj lezzet sağlıyor. Mesela yağlı fındık çok yağlı olduğu için her üründe tercih edilmeyebiliyor.

Fakat şu var ki bazı türler iklim seçiyor. Örneğin çakıldak fındık sahilde olmaz, yüksekleri sever, bunun gibi daha bilinçli dikimler yapılsa birim alandan daha çok ürün alınabilir. Ama Türk fındığının sorunu “birim alandan daha masrafsız ürün almak” ile çözülebilir.
AZT-Fındığın “psikolojik sorunlarından “birisi de pazarlanamaması ve dünyaya yeterince tanıtılamaması.FTG( Fındık Tanıtım Grubu) bu konuda önemli çalışmalar yaptı diye düşünüyorum.Siz üye misiniz bu gruba.?
HBD-Hayır değiliz. Fındık İhracatçılar Birliğinden 9 üye var. Giresun İhracatçılar Birliğinden 5, İstanbul İhracatçılar Birliğinden 4 üye var.
AZT-Çin ve Japonya’nın fındığı tanıyıp sevmesi Türk fındığı için bir çıkış yolu olabilir mi? Sizinde belirttiğiniz gibi, arz fazlası üretim var dışarıya pazarlanamaz mı? Çin fındığı tanıdıktan sonra üç yıl içerisinde alımını 80 tondan 1000 tona çıkartmış ve fındıklı dondurmayı çok sevmişler.
HBD-Evet artış var ama daha önce hiç alınmadığı için çokmuş gibi görünüyor.
AZT-Fındığı n tüketimini içte artırmak fikirleri bana kurtarıcı gibi gelmiyor.
HBD-Olmaz, kurtarıcı olmaz. Fındığı hep içeride tüketsen ne olacak, önemli olan dışarıdan döviz gelmesi. Tabi ki, dışarıdan başka kuru yemişlere döviz ödüyorsak o zaman kendi fındığımızı tüketmemiz ülke ekonomisi için daha karlı olur.
AZT-Son günlerde basında “fındık ithal edildi” haberleri çıktı. Çok şaşırdık, ne dersiniz?
HBD-Tamamen yanlış. Kanunen yasak ve hapis cezası var. Belki bavul ticareti ile geçirenler vardır ki o da önemli bir miktar tutmaz.
AZT- Çok teşekkürler Sn. Hasan Basri Durak verdiğiniz bilgiler için ve görüşmeyi kabul ettiğiniz için. Başka bir röportajda görüşmek üzere.
Kaynak: Canik Dergisi


Bu Haber 2137 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI