Ünye'de suyun öyküsü
12 Mart 2009 Perşembe 21:35
ÖZEL BÖLÜM : SU TERAZİLERİ “Köprüler yaptırdım gelip geçmeye Çeşmeler yaptırdım suyun içmeye.”

Kaynaktan çeşmelere Ünye’de suyun öyküsünü araştırarak, dört bölüm halinde yazmıştık.


Bilinen en eski Ünye suyu projesi, kaynağı Balık Değirmeni olarak bilinen şehir suyu şebekesidir. Yer altı su kaynağı olan Balık Değirmeni, Tabakhane Deresi’nin denize kavuştuğu yerde bulunur. Derenin doğusunda, 300 metre mesafededir.


Ünye’nin kentsel oluşumunda önemli bir faktör olan Balık Değirmeni su hattının ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Terazi adı verilen sistemin eski Osmanlı kent mimarisinde kullanıldığı, Osmanlılara Bizans’tan geçtiği yaptığımız araştırmalar sonrasında daha da netlik kazanmıştır. Bizans’tan önce, eski Roma kentlerinde ve Yunan sitelerinde “terazi” benzeri su sistemlerine şu ana kadar rastlayamadık.


Pöğrek adı verilen pişirilmiş toprak borularla şehre ulaştırılan su, terazi denilen sistemle şehrin muhtelif yerlerindeki çeşmelere ulaştırılıyor, “havuzların yanında yer alan çeşmelerin musluklarından şehrin su ihtiyacı karşılanmaktadır.” demiştik.[1]


Bugün hala kalıntılarına rastladığımız Balık değirmeni havuzundan başka, bu şebekeye ait havuz bulunmamaktadır. Çeşmelere yakın yerlerde bulunan ve su borularının yükseltilerek her çeşmeye eşit tazyikte su akmasını sağlayan düzenekler, bizzat terazi denilen oluşumlardır. Birleşik kaplar esasına göre çalışan bu sistem, şehrin altı ayrı merkezinde bulunan ve adına terazi denilen düzenekle sağlanmaktadır. Birbirinle pöğrek borularla bağlanan terazilerdeki su akımı, seviyenin yüksek olduğu borudan diğerine akmakta, böylece şehrin tamamına su eşit olarak dağıtılmaktadır.


 


 


Roma ve Osmanlı Dönemi su şebekeleri:


 


Anıtsal çeşmelerin ve hamamların varlığını, bugüne ulaşan tarihsel kalıntılar olarak bilmekteyiz. Sanat eseri olarak kabul edilen anıtsal çeşmelerden bugüne ulaşan az olmasına rağmen, hamamlar daha özenli korunduklarından olsa gerek günümüzde dahi kullanılmaktadır.


Kentin meydanlarında yer alan anıtsal çeşmeler dışında, devrin zenginlerinin ve devlet adamlarının kendi konutlarına yaptırdığı çeşmeler vardı. İstanbul’un değişik semtlerinde yer alan çeşmelere Bozdoğan Kemeri gibi devasa kanallarla su taşınmaktadır. İstanbul fethinden sonra, şehir neredeyse yeni baştan imar edilmiş, suyolları ve çeşmeler yeniden yapılandırılmıştır.

Fatih Sultan Mehmet’le başlayan yeni suyolları ve çeşme imarları, hızla kalabalıklaşan kent nüfusu nedeniyle her daim önem arz etmiştir. Hatta İstanbul tarihinde ilk kez “Su Nezareti” (Su Bakanlığı) kurulmuştur. Kanuni döneminde kentin zenginleşmesi ve imarı artmış, ama nüfus olabildiğince artmıştır. Yeni suyolları inşa edilmiştir.[2]


 


 


Osmanlı’nın imar edip yüzyıllarca kullandığı su isale hatlarından bazıları günümüzde de kullanılmaktadır.


“1- Halkalı Suları 7 Cevami-i Şerife Suları (Birbirinden bağımsız 16 ayrı isaleden oluşan ve şehre kuzeybetıdan gelen bu hattın bir kısmı büyük bir olasılıkla Roma dönemine aittir.)


2- Kırkçeşme Suları (1554-1564)


3- Taksim Suları (1731-1839)


4- Diğer İsaleler, Hamidiye, Kayışdağı Suları”[3]


 


Su terazisi:


İstanbul’dan Ünye’ye uzanan bir uygulama.


 


İstanbul’daki çeşme sayısı, benzer şehirlerden bir hayli fazladır. Çeşme sayısının çokluğu suyun fazlalılığından değil, aksine kıt olmasından kaynaklanır. Geniş bir kenti çeşmeyle donatmak kadar, şehrin her yanına su ulaştırmak gerekiyordu. Her çeşmeye eşit biçimde su verebilmenin teknik yöntemi, anlaşıldığı kadarıyla bir zamanlar Ünye’de kullanılan su terazileri  ile mümkün olmuştu.


 


 “Bugün itibariyle elimize ulaşan belgelere göre onaltıncı yüzyılda Osmanlı Devleti’nin evlere tek tek su vermek yerine, kentlerdeki mahalle ve meydanlara su vermeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çeşme, semte veya bulunduğu bölgeye göre özel bir şekilde konumlandırılmış, ondan sonra gelen yapılar da bu doğal plana bağlı kalarak çeşmenin etrafında konumlanmıştır.”[4]


Kentin konumlanmasını belirleyen su (çeşmeler), dağıtımda da hakkaniyetli olmak zorundaydı. Bu nedenle tüm çeşmelerde su basıncını eşitlemek için terazi sistemi kullanılmıştır. Taş yahut tuğladan örülmüş piramitleri andıran teraziler, aslında su taşıyan boruların kot farkını ortadan kaldırmayı amaçlar.  Borular bazı noktalarda 2 ila 4 metre yukarı kaldırılarak, birleşik kaplar sistemindeki gibi basınç eşitlenir. İlgili fotoğrafın arka detayında yer alan dörtgen şekiller ise, susuzluğa karşı tedbir olarak yapılan su depolarıdır.


İstanbul halkı gibi, Ünye halkı da içme suyunu yıllarca bu çeşmelerden sağlamıştır.[5]


Balık Değirmeni havuzuna yakın, Tabakhane Deresi kıyısında yapılan ilk teraziyi, Han Boğazı’ndaki terazi izler. Sol taraftaki direğin arkasında kalan Hanboğazı çeşmesine yakın terazi 50 metre sokağın gerisinde, bugünkü Atiklerin binası önünde yer almaktaymış.


 


 


 


 


Diğer teraziler; Büyük Cami, Orta Cami ve Eski Hamam’ın yakınındadır. Son terazi, Askerlik Şubesi’nin yakınındadır. En yakın çeşme, iki yüz elli metre ileride, Yalı Kahvesi’ndedir.


Şehir merkezindeki camilerin yakınında bulunan terazilerden, şehrin muhtelif yerlerindeki anıt çeşmelere su verilir. Tıpkı İstanbul’daki gibi çeşmelerin bol olmasına rağmen, artan Ünye nüfusu, kuraklık ve su kaynaklarının kirlenmesi sonucu, bazı dönemlerde Çataltepe Memba suyu ticari hayatımıza girer.


 


1930’a girerken Ünye’nin Çataltepe Suyu işte bu tenekelere doldurulup mühürlenerek, eşeklerle şehre getirilip satılmaktaydı. Fotoğrafta görülen Hasan Torunoğlu, su satışını belediye rüsumuyla işletmeye sokmuştur.    


 


 


Ünye Tarih Araştırma Grubu


Ahmet KABAYEL


Ahmet Derya VARİLCİ


 


 


Dip notlar:


[1]Değerli öğretmenimiz İrfan Işık, haklı olarak çeşmelerin yanında böyle bir havuzun yer almadığını belitti. Bizim havuz yahut su tazyikini sağlayan teraziyi, eski ve bizden daha yaşlı Ünyelilerden dinlerken, kafamızda tam oluşturamadığımızı anladık. Bizi bilgilendiren ve araştırmamızı derinleştirmemize sebep olan öğretmenimize teşekkür ediyoruz.  


[2]Daha geniş bilgi için, Bkz. İstanbul’un Osmanlı Dönemi Suyolları, Kazım çeçen, s. 35


[3]Kaybolan Çeşmeler, Gülşen Kılınçer, s. 16. Kuveyt Türk Yayınları.  


[4]Age. s. 18


[5]Ayrıntılı bilgi için bkz. Kaynaktan Çeşmelere Ünye’de Suyun Öyküsü III, Ünye Kent Gazetesi ve İnternet Sitesi.



andırılmıştır.



 


 



Bu Haber 666 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI