Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar KARADUMAN / Ünye’nin Dil’i
26 Şubat 2014 Çarşamba 10:44
yasar.karaduman@gmail.com
“Kuşlar ayakları
İnsanlar dilleri ile yakalanırlar”
(Atasözü)


En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
Birisi ana dilin
Ninniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canimin içi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden incelirse ordan kopsun
Atın ölümü arpadan olsun demesini bileceksin
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya ne şu ne busun
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun”
(B.Rahmi Eyüboğlu)



Dilimiz
Dil, insanların anlaşabilmelerini sağlayan iletişim aracıdır.
Bugün birbirinden farklılaşmış bulunan dillerin ortak anası vardı bütün diller bu kök dilden ayrıldı. Önce, insanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bir ana dili vardır.
Bir dilin ondan ayrılmış koluna lehçe denir. Coğrafi ve kültürel etmenler bu ayrılmada rol oynar. Dilin iki cephesi vardır: Biri, insanların konuşurken kullandıkları “konuşma dili”, öteki yazıda kullanılan dildir. Bizim yazı lehçemiz Batı Türk Dili'nin Anadolu lehçesidir, konuşmada ses özellikleri ve çekim yönlerinden İstanbul ağzı esas sayılır.

Yerel Şiveler:
Yerel şiveler Türk diline bir ahek bir zenginlik ve renk katarlar. Ünye’nin de kendine özgü bir şivesi vardır, fiiller İstanbul şivesinden değişik çekilir.
Bu yalnız konuşma dilindedir, yazma da İstanbul şivesine dönülür. Ünye bu şivenin konuşulduğu gibi yazılması da zordur, alfabe buna uygun değildir. Zaman zaman yazmak zorunda kaldığımız bu şiveyi bilmeyen anlamakta zorlanır.
Bir dilin yöresel söyleniş tarzına bir kısım dilbilimciler “şive” demektedir. Lehçe dışında ağız, aksan da aynı anlama gelmektedir. Karadeniz aksanı, Karadeniz şivesi, gibi
Şivenin sebepleri fonetik ve morfolojik, folklorik farklılıklardır. Bir şivede eski dil yapılarından ve komşu dillerden öğeler bulunur. Türkiye'de çok şiveli bir dil coğrafyası bulunmaktadır. Ortak dil İstanbul ağzıdır. Şivelerde dilbilgisi kuralları yoktur. Bölge kültürünü, yöre özelliklerini taşırlar.
Ünye Şivesi
Ünye şivesi bugün Ünye’de halen yaygın olarak konuşulmaktadır ve insanlar bu ağızla kendilerini daha rahat ifade ettiklerini söylemektedirler. Bu ağızda yüzde seksen mizah espri yüklüdür ve bazen karşısındakine mesaj vermekte de kullanılır. Karşısındakini alaya alma, çokbilmişlik gibi gizli anlamlar yüklüdür.

Ünye dilini yazıda kullanan ve bu dille yazılı eser veren fazla kişi ve eser yoktur. Bu işin Ünye’de öncüsü Cihan Öksüz’dür. Peşinden Bilgin Hasdemir gelir
Cihan Öksüz bundan on dokuz yıl kadar önce Ünye şivesi ile bir tiyatro oyunu yazmıştır. Cihan Öksüz’ün on dokuz yıl önce Ünye şivesinde Tiyatro oyunu gibi zor bir dalda yazması şaşırtıcıdır.
Oyun Ferhan Şensoy tarafından Ortaoyuncular Tiyatrosunda sahneye konulmuş ve üç yıl “Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu” adı altında oynanmıştır.

Ben bu oyunun gala gecesine gitmiştim. ) Cihan Öksüz ve daha birçok Ünyeli galaya gelmişlerdi. Oyun, bir evlenme öncesi kız isteme sırasında bir alış veriş listesinin etrafında kurulmuştu. Dev bir oyuncu kadrosu vardı. Münir Özkul, Erol Günaydın, Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin, Demet Akbağ, Derya Baykal. Başarı ile ile üç yıl oynandı.

Ferhan Şensoy’a yıllar sonra sordum:
-Ünye şivesi hiç bilinmeyen bir şiveydi oyun tutmayabilirdi, ne düşündün?
-Benim de benzer çekincelerim vardı. Ama öyle bir kadro vardı ki, tutmaması imkânsızdı, başkası olsaydı bu oyunu üç gün oynayamazdı biz üç sene başarı ile oynadık.
-Sanatçılar yerel dile adapte olmada sıkıntı çektiler mi?
-Sen ne diyorsun? Öldük öldük dirildik. Ünyeceyi konuşmakta herkes zorlanıyordu, kimininki Egeye, kimininki Güneydoğu ağzına kaçıyordu. En iyi Demet Akbağ konuştu. Sanırsın Demet Akbağ doğuştan Ünyeli

Ünye dilinin ilk yazarını Cihan Öksüz’ü on dokuz yıl sonra bulduk ve konuştuk.
-Böyle bir konuyu işlemek nerden aklına geldi?
-Ben belediyede yayın memuru olarak görev yaparken bir gün beze sarılmış bir miktar para bulunmuş, sahibi bulmak için belediye hoparlöründen yayın yapmamı istediler. Çıkını açtık içinden bir tomar kâğıt para ile bir kağıda yazılmış bir alış veriş listesi çıktı, listeyi okuduğumuzda şaşkınlığımız bir kat daha arttı. Liste de, neler yoktu ki? “Bir burma bilezik, iki Reşat altını, bir zincir kordon 20 metre lacivert kadife, vs”. Belli ki bu parayla düğün hazırlığı için alış veriş yapılacaktı. Ne yazık ki düşürmüşlerdi.. Yayından sonra paranın sahibi yaşlı bir kadın geldi parasını aldı. Bu olaydan esinlenerek bu oyunu yazdım.


Ünye dilinin en büyük yazarı ise Bilgin Hasdemir’dir. Üç yıl önce bu dille yazdığı “Zaman Tünelimde Ünye” adlı eseri başlı başına geçmişi günümüze
taşıyan bir belgesel mizahtır..
Bilgin Hasdemir, bu eserinde yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuş Ünye şivesini başarı ile günümüze ve geleceğe taşımıştır. Sakın geç vakit okumayın, gülmekten sabahı edersiniz.
Bilgin Hasdemir ve Miçço Memet
Mitço Memet çocukluk arkadaşımızdır
" Miçço", bir deniz hayvanının sahile vuran kabuğuna denir.
Biz bunları toplar, pıtık oynardık..
En iyi miççoları Memet bulurdu.
Memet'in cepleri çantası mitço doluydu.
Adını bu yüzden "Miçço Memet" koymuştuk.
Arkadaşımız, dilbilimci, Bilgin Hasdemir "Miçço Memet'in anıları etrafında Ünye'nin o yıllarını anlatan Ünye diliyle "KELİMELERDE ÜNYELÜ" adında yeni bir kitap yazdı.
Ünye dilinde yazdığı ilk kitabı "Zaman Tünelimde Ünye " ise muhteşem bir belgedir. Büyük bir belgesel niteliğindeki bu kitabını yazarken Hasdemir Ünye dilini gayet ustalıkla kullanmış ve bugün unutulmaya başlayan bir çok kelimeyi bu kitabında kullanarak ölümsüzleştirmiş kayıt altına almıştır.
Kendisi bile, "Lan Garaduman sen ne diin oğlum ben bile yazduum şeyi yıllar sona bile okurken gülmekten gözlerimden yaş geliii, nerdese donuma işicem." demektedir.
Doğumundan itibaren lise yıllarına kadar ki yaşamının etrafında Ünye'yi, sokaklarını, oyunlarını, günlük yaşamı, arkadaşlarını, eşrafı ve konuşmaları ile mahalleleri anlattığı bu ilk kitabında Hasdemir akıcı bir dil kullanmıştır.


Ünye şivesinin nasıl oluştuğumuz sorusuna Hasdemir:
"ÜNYE AĞZININ, UZUN YILLIR ÜNYEDE EGEMEN OLMUŞ ERMENİ VE RUM KOLONİLERİNİN, TÜRKÇE KELİMELERİ SÖYLEYİŞTE FARKLULUK YARATMALARI, GEÇEN ZAMAN İÇİNDE, ÜNYE’DE GENDÜNE MAHSUS BİR SES YAPILAŞMASI YARATDUU GANAATİNDEYİM...
NURŞİT, POLİSTİRA, BIRASTI GİBİ KELİMELER ZATTEN RUMCADAN GELİİ..
AYNI LİMANA DEÜŞÜK YERLERDEN GELEN GEMİCİLER, ANLAŞABİLMEK İÇÜN, HERKEZİN GENDÜ DİLİNDEN BİŞİİLER GATDUU 'LINGUA FRANKO' DENEN Bİ DİL YARATMIŞLARDI...SANURUM, BİZİMKİ DE BİRAZ UNA BENZİİ... " demiştir.


ÖRNEKLER:
Bilgin Hasdemir (Zaman Tünelimde Ünye)İsimli kitabından
Defterler saman yapraklu. Boktan boktan silgiler bi iple boynumuza asulu. Bi siliin, defter "cart" diye yırtılii. Undan sona, salya - sümük aala bubam aala... Galem bulamiin, sabit galemle yaziin. Ama ucunu aazında ıslatcan. Elleriyen bulaşii boyası. Çıkmiidu da boyası. Galem gıtlıı vardı. Dolmagalem mi? Dalga mı geçiin lan, sen? Dolmagalemi olan, okulun en forslu öörencisiydi.

GARŞULUKLU
GONUŞMALAR
(Zaman Tünelimde Ünye
Bilgin HASDEMİR)
-Ünye'ye hergün tayyare seferleri başliimuş...
-Yok, öllüyün körü.
- Haççe Abuma gidip, özür diliyelim gı.
- Nasibetsiz, nasibetsiz gonuşma.
- Anşa İngem, yarın yufga açmıya yardım etçek.
- Andır galsın, unun yardımı.
- Hasan, senin içün şööle şiile dii...
- Götümü yesin u benim...
- Bak gı, bak... Hatçe nası oynii?..
- Tööbe, tööbe.. Utanmii daa, dibek gibi götünen gıvırtmıya...
-Memed'in gardaşını taniin mu?
- Aman uzak dur, undan! Osuruunan çekiş eder u...

Yaşar KARADUMAN / Canik Dergisi 18. Sayı


Bu Haber 2384 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI