Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye'de Gelin Hamamı
24 Mart 2014 Pazartesi 13:15
Hamam kültürü Türklere Romalılardan geçmiştir. Roma hamamları,
alttan ısıtmalı taşlar üzerinde buharla vücuttaki toksinlerin atılması usulüne dayanırdı. Türkler bunu biraz değiştirerek bir göbek taşı ilave etmiş, bu kültür bütün dünyaya Türk Hamamı olarak yayılmıştır.
Hamam kelimesinin aslı "Hammam"dır ve ısıtmak demektir. Bize Arapçadan geçmiş ve dilimizde Hamam, şeklini almıştır..
Anadolu'ya gelen Türk boyları yerli halk olan Romalılardan gördükleri hamamı kolay benimsemişlerdir. Bunda Müslümanlığın temizliğe verdiği önemin de rolü olmuştur.
Türkler Anadolu'ya geldiklerinde burada oturan Romalılar vardı, Romalılar Yunanlı değildir, biz onlara Roma vatandaşı anlamına gelen" Rum" deriz, çeşitli milletlerden oluşmuştur, bazıları bunu karıştırmaktadır, yalnız dilleri Yunanca'dır. Türkler bunlara Roma İmparatorluğu vatandaşı anlamına gelen Rum demiştir. Onlar kendilerine "Romeio" demişlerdir. Dilleri Yunanca olduğu için bu halka Yunanlılar sahip çıkmışlardır.

Türklerde Hamam
Türklerde yıkanma ve temizlenme bazen bir bayram edasına büründürülmüş yaşamın içine monte edilmiştir. Osmanlının hamam sefaları meşhurdur, çalgılı sazlı sözlü yemekli hamamlar yakın zamana kadar varlıklarını sürdürmüştür.
Hamam Türk kültüründe aynı zamanda bir kısmet bulma ve bir kısmet arama mekânıdır. Hamamlarda analar bir taraftan oğullarına kız ararken kızlar da, kendilerini beğendirmek için çaba sarf ederlerdi. Evlerde de yıkanma yerleri bulunmasına rağmen kadınlar haftada bir gün komşuları ile topluca hamama gider hem eğlenir hem yıkanırlardı.
Ünye'de de yerleşmiş bir hamam adabı vardı. Törensel bir hamam hazırlığı vardı, bir hamam bohçası vardı. Haftanın belirli bir günü bohçalar koltuk altına alınır hamam gidilirdi. Evlerde henüz su olmadığından hamama gitmek gerekliydi.
Normal hamam günleri dışında Gelin hamamı, nişan hamamı, loğusa hamamı, asker hamamı, sünnet hamamı, adak hamamı, bebeğin kırk hamamı, dâmat hamamı, bayram hamamı adı altında çeşitli hamamlar yapılırdı.
Ünye'de bu hamamlardan günümüze, yalnız gelin hamamı, asker hamamı, sünnet hamamı ve bayram hamamı kalmıştır.
Ünye'de eskiden "Gelin Hamamları" önemli bir gelenekti bir statü ve güç göstergesiydi. Düğün gününden bir gün önce hamam tamamen kiralanır, davetlilere o gün gelin hamamını yapılacağı bildirilirdi. Hamamda hem yıkanılır hem de çalgılı sazlı sözlü bazen de yemekli eğlence yapılır buna "Hamam Düğünü" de denirdi. Oğlan evinin davetiyle kız ve oğlan tarafının yakınları ve kızın arkadaşları hamama giderler. Orada geline kına yakılır, şarkılar söylenir, oyunlar oynanır, gelin yıkanırdı. .
Gelin Hamamları yörelere göre de değişiklikler göstermiştir. Bazı yörelerde hamamda, aynı zamanda kızın vücudunda bir sakatlığının olup olmadığına da bakılırdı
Bolu'da oğlan tarafı para ve kokulu sabunu kız evine yollar. Hamamda gelin yıkanırken oğlanın anası kızın başından paralar saçar. Hamamdakiler tef ve dümbelek eşliğinde gelinle birlikte havuzun etrafını yedi kez dönerler.
Tekirdağ'da düğüne bir hafta kala "yiğitbaşı" adı verilen okuyucu kadın yaşlı kadınları bir fincan kına, genç kızları kırmızı kurdeleyle sarılmış gelin teli ile hamama davet eder.
Divriği'de kız, hamama en güzel elbisesini giyerek ve takılarını takarak gelir. Yüzünü eliyle kapar, kimseye göstermez. Hamamda konuklara şekerli kahve ikram edilir.
Yozgat'ta "Kekil" hamamı yapılır. Oğlan evi, önceden hamama mum, sabun, helva, pastırma, peynir, zeytin gönderir. Gelin duvaklanır, iki kişinin kollarına girer, diğerleri de arkadan ellerinde mumlarla hamama girerler. Önce gelinin mumu yakılır. Herkes mumunu gelinden yakar, dışarı çıkılır. Dışarıda mumlar üflenmez, parmakla söndürülür. Genç kızlar gelini giydirir. Sonra kız evinde toplanılır. Yaşlı bir kadın gelinin saçlarının tarar, "Kekil" ve "duluk" keser.
Arapgir düğünlerinde kızın yakın bir akrabası, onları hamama davet eder. Kız evi zenginse, çalgı ile gidilir. İki tasın içine renkli mumlar dikilir, gelinle birlikte "göbektaşı" etrafı üç kez dönülür.

Ünye'de Gelin Hamamı
Ünye'de ise gelin hamamına gelinin arkadaşları ile akrabaları ve oğlan tarafının akrabaları olmak üzere 15-20 kişi gidilir. Oğlan evi zenginse hamam kapatılır. Oğlan tarafı kıza hamam takımı alır. Bu bohçanın içinde; havlu takımı, hamam tası, sabunu, kınası, sabun bezi, kesesi, peştamalı olur.
Eğer oğlan tarafının durumu iyiyse, göbek taşında yemek verilir. Yemekte, zeytinyağlı dolmalar olur. Yemekten sonra kadınlar; şarkılarla, türkülerle gelinin başına kına yakılırken, hamam tasları çalınarak türküler söylenir. Oyunlar oynanır, gelin de oynar. Gelini herkes birer defa yıkar, kimi bir kolunu, kimi öbür kolunu yıkar, gelin yıkandıktan sonra, abdest aldırılır, salâvatla havlusu sarılır ve dışarıya çıkılır.
Ünye'de Gelin hamamı eskisi kadar sıklıkla olmasa bile halen yapılır. Gelin hamamı isteyenler hamamı özel olarak tutarlar, gelin hamamları pazarlıkladır. Gelini yıkayan kişiye ise düğün sahibi tarafından hediye altın takılır.
Ünyekent Gazetesi
Kaynak:
Ayşe BAŞÇETİNÇELİK
Çukurova Üniversitesi
Yaşar Karaduman-Ünye'nin Hamamları


Bu Haber 2460 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI