Çanakkale Şehitleri - I
20 Mart 2009 Cuma 11:37
“18 Mart 1915 günü saat 11.00’de 18 büyük zırhlı, birçok muhrip ve denizaltıdan oluşan İtilaf donanması üç filo halinde boğaza girdi.

İngiliz filosuna amiral Robeck, Fransız filosuna amiral Guépratte komuta ediyordu. Düşman filosu, 506 top kullanarak 150 topun savunduğu türk tabyalarını 6 saat 45 dakika aralıksız top ateşi altında tuttu. Ancak bu arada İngilizler’in Irressistible ve Ocean zırhlılarıyla Fransızlar’ın Bouvet zırhlısı top mermisi ve mayın isabetiyle battı. Ayrıca İngilizler’in İnflexible ve Fransızlar’ın Gaulois ve Suffiren zırhlıları ağır yara alarak saf dışı kalırken, üç gemi de aldıkları yara sonucu karaya oturdu. Büyük kayıplara uğrayan İtilaf donanması, bu durum karşısında Marmara denizi’ne giremeyip geri çekilmek zorunda kaldı.” ( Büyük Larousse Ansiklopedisi)


18 Mart 1915 günü büyük bir destan yazıldı.


Türk Ordusu “Çanakkale Geçilmez” şiarını tarihe altın harflerle yazdı.


Avrupa’nın “hasta adam”ı Osmanlı devleti can çekişmekteydi…


Nasıl olduysa, birden Türk’ün savaş gücü şahlanmıştı.


İtilaf ordularının kolayca boğazlardan geçerek, Karadeniz’e ulaşma planları bozulmuşu.


Osmanlı devleti, müttefiki Almanya ile birlikte Birinci Dünya Savaşı’ndan Çanakkale zaferine rağmen yenik çıkmış; İngiliz, Yunan, Fransız ve İtalyan askerlerince ülkemiz işgal edilmiştir.


Tam bu aşamada Çanakkale’de destan yazan güç, yeniden ayağa kalkmış, Anadolu ihtilaline girişerek bu defa Kurtuluş Savaşı destanı yazmıştır.


Bu anlamda Çanakkale, Kurtuluş Savaşının öncülüdür.


Çanakkale bir ulusun, yeniden doğuşunun işaretidir.


ÇANAKKALE SAVAŞLARI


Çanakkale savaşları, 3 Kasım 1914 ile 9 Ocak 1916 tarihleri arasında Çanakkale’de yaşanan deniz ve kara savaşlarıdır. Dünyanın emperyalist güçlerce kendi aralarında yeniden paylaşmaları için giriştikleri bu savaşın Türkiye cephesinde cereyan eden en önemli kısmıdır. İnsanlık tarihinin bu ilk büyük savaşı Birinci Dünya Savaşı olarak adlandırılır.


İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD başta olmak üzere dünyanın dörtte üçüne egemen olan güçlü ülkelere karşı Osmanlı devleti Almanya müttefiki olarak savaşın içinde yer aldı.


Çanakkale’yi sadece deniz savaşıyla geçemeyeceğini anlayan İtilaf güçleri, İngiliz generali sir Ian Hamilton komutasında İngiliz, Fransız ve Anzak birliklerinden oluşan 75 000 kişilik bir orduyla kara savaşına girişti. Çanakkale Boğazı’nı müttefik kuvvetlerden Alman mareşal Otto Liman von Sanders komutasındaki Türk Ordusu savunuyordu.


Türk ordusu 9 Ay boyunca kendisinden sayı ve silahça üstün, teknik açıdan gelişmiş, donanımlı düşmana karşı 190 000 şehit vererek Çanakkale’de zafer kazanmıştır; 55 000’i doğrudan çarpışmalarda vurularak şehit düşerken, 100 000’i yaralı, 10 000’i kayıp ve 25 000 kişi ise hastalık sonucu yaşamını yitirmiştir.


İtilaf kuvvetleri ise, 145 000 kayıp vermiştir; 43 000 ölü, 72 000 yaralı ve 30 000 kişi kayıptır.


B.Larousse Ansiklopedisi’nden alınan bu bilgilere karşın, yazar Turgut Özakman Diriliş romanı dipnotlarında şu bilgileri verir:


“Savaş boyunca Çanakkale’ye İngilizler 410 000, Fransızlar 79 000 kişi göndermişlerdir. Yarım milyona yakın İngiliz ve Fransız kuvveti Çanakkae’de tutulmuştur. İngilizler 205 000 -43 000 ölü, esir, kayıp, 72 000 yaralı, 90 000 hasta-, Fransızlar 47 000 kişi kayıp vermiştir. Türk kaybı: Şehit sayısı 57 084, yaralı 96 847; yaralılardan 18 746’sı hastanelerde ölmüştür. Bunlarla birlikte şehit sayısı=75 830. Yoğun savaş şartlarını ve kayıt zorluklarını dikkate alarak bu sayıyı 100 000’ e yaklaştıranlar var. Ben bu görüşü paylaşmaktayım. 250 000 Şehit söylemi kesinlikle yanlıştır. Çanakkale’y büyük yapan şehit sayısı değildir.”


 


ÇANAKKALE’NİN ÖNEMİ


 


Çanakkale’de kazanılan zaferi, bir takım hurafelerle yahut aslı astarı olmayan öykülerle açıklamaya çalışanlar olduğu gibi, savaşı ve verilen kayıpları abartılı rakamlarla ifade etmeye çalışanlar vardır. Bazı çevreler, Çanakkale savaşlarında dehasını gösteren 19. tümen komutanı Mustafa Kemal’i yok saymaya çalışmışlardır.


İngiliz tarihçi C.F.Aspinal’in tespitinde Mustafa Kemal şöyle değerlendirilmektedir:


“Tarihte bir tümen komutanının, üç farklı yerde ve vaziyette nüfuz ederek yanız bir muharebenin gidişine değil, aynı zamanda bir seferin akıbetine ve belki bir milletin mukadderatına tesir yapacak bir  vaziyet yaratmasının bir benzerine tarihte nadiren tesadüf edilir.” (Aktaran: Turgut Özakman, Diriliş, s.666) 


 


Arı burnu, Conk Bayırı ve Anafartalar komutanı Mustafa Kemal, beraberindeki komutanlara şu sözlerle savaşın özetini söyler:


 “Size ben taarruz etmeyi emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölene kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir.”


İşte bu kararlılık ve ruh hali içinde Çanakkale düşman güçlerinin geçemeyeceği bir engel haline gelir.


Sonuçta Osmanlı Birinci Dünya savaşı’ndan yenik olarak çıkar. Kahramanca savunulan bu cepheler tek mermi atılmadan birer birer düşman güçleri tarafından işgal edilir.


Çanakkale’den arta kalan tek güç, savaştaki direniş ruhudur. Bir kez daha savaşın yolu bu güç sayesinde açılır; aynı ruh haliyle Kurtuluş Savaşı başlar.


Çanakkale, yeni bir ulusun, Anadolu ihtilalinin habercisidir.


 


ÇANAKKALE – ALMANYA BAĞLANTISI ÜZERİNE


 


Şüphesiz, Osmanlı Ordusu’nu modernize eden müttefik Alman güçlerinin Çanakkale Savaşları’nda mevcudiyeti göz ardı edilemez. Ancak, bir başka yanlış aksettirme ve saptırmalara meydan vermemek için, Alman komutanlara addedilen öneme değinmek gerekir:


Yabancı devletlerin çıkarları için tek bir er bile vermemeliyiz. Türkiye’nin hizmetinde hiçbir Alman çalışmamalıdır. Türk ordusunun elde kalanı da bir von Falkenhayn’ın kişisel hırsları yüzünden çılgınca tehlikeye atılmamalıdır. Almanların bu savaşı, Türkiye’yi el altından bir sömürge durumuna düşürünceye kadar, uzatmalarına fırsat verilmemelidir.” (Mustafa Kemal’in bu tespiti; Enver Paşa, Mareşal Sanders ve Falkenhayn gibi isimleri içeriyordu. Aktaran: Lord Kinross, Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, s. 138)


Türkiye’yi derinden etkileyen Çanakkale direnişi, ülkenin diğer cepheleri gibi, hemen her yöreden gönderilen Mehmetçiklerle sağlanmıştır. Cepheden cepheye koşan Mehmetçiklerin bir kısmı da Ünye’den gitmiştir.


Cepheye gidenlerden bazıları orada şehit düşmüş, bir kısmı gazi olmuştur.


Cuma günü, Çanakkale Savaşı’na devamla; Ünye’den giderek savaşan ve /veya şehit düşen Ünyeliler…


Vatan toprağı için toprağa düşen şehitlerimize minnetle…


ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU



Bu Haber 686 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI