Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Sevde ERDEM / Ünye’de Son Güğümcü Cevat Usta
10 Nisan 2014 Perşembe 09:05
Kaynak: Canik Dergisi 19. Sayı
“Ben Mesleği bırakmadım ama meslek beni bırakıyor diyor.
“Ben Karadenizde kalan son güğümcüyüm”
Su taşımaya ve ateşte su ısıtmaya yarayan bakırdan, büyük ve kulplu ağzı dar bir kaptır. Kahve güğümü; sahlepçi güğümü; asma güğüm gibi çeşitleri vardır. Genelde bakırdan elde yapılır, son yıllarda alimünyumdan yapılan fabrikasyonları çıkmıştır. Son güğüm ustaları da zorla ayakta durmaktadırlar.
Eskiden, ninelerimizin, annelerimizin su taşımak ve saklamak için kullandığı güğümler, artık yeni kuşak tarafından bilinmez hale gelirken, güğüm ustalarından Ünye’de tek bir güğümcü kaldı…1978 yılından beri güğüm işiyle uğraşan Cevat Çetinkaya, güğüm yapmanın da bir sanat olduğunu ve emek gerektirdiğini söyledi.
“Bu işi esas yapan usta ağabeyimdi, bu işi iyi bilen oydu, ben boş zamanlarımda onun yanında takılırdım. Onun yanına gelip giderken ben de bu işi öğrendim.” diyen Çetinkaya, “Ağabeyimin vefatından sonra ben devam etmeye başladım. İşe başladığımda çok zorlanmadım.” dedi.
Son beş yıldır güğüm işinin tamamen bittiğini söyleyen Çetinkaya:
“Güğüm işinin bitmesinin nedeni, şimdi ki bütün gençler alüminyum, yanmaz tava, teflon gibi teknolojinin getirdiği ürünleri kullanıyor. Bakır eşyalar rafa kalktı. Bakır ürünler daha sağlıklı olduğunu eskilerimizin 80-90 yaşına gelmelerine rağmen dinç olmalarından anlıyoruz. Bakırdan içilen suyun tadına doyum olmaz. Ama biz gençlerimize bunu anlatamıyoruz. Bakırla birlikte güğüm de kullanımdan kalktı, artık aksesuar için alınıyor. Alanlar da genelde 40- 50 yaş üstü. Gençler, bakır da neymiş diyerek bakır eşyaları tercih etmiyor, güğümü de almıyor.” dedi
Meslek bizi çoktan bıraktı
Kendisinin mesleği bırakmadığını, ama mesleğin onu çoktan bıraktığını ifade eden Çetinkaya, şunları söyledi:
“Güğüm yaparken fabrikadan levha bakırı alıyoruz. Belirli örslerimiz var makaslarımız var onlar yardımıyla bu hale getiriyoruz.. Biz bu yaştan sonra başka işler yapamayacağımız için, Bakırcılar Sokağı’nda vakit geçiriyoruz. İş yok, fazla çalışsan, üretsen satmaya yer bulamıyorsun, satamıyorsun, alıcısı yok. Karadeniz bölgesinde benden başka yapan da yoktur, benden sonra da yapacak kimse yok.
Güğüm Nasıl Kullanılır ve Ne İşe Yarar?
Güğüm Genellikle su taşıma ve ısıtmaya yarayan, şekil olarak testiye benzer, çoğunlukla bakır ve alüminyumdan yapılan boyun kısmı ince ve uzunca kulplu bir kap. Ağızları umumiyetle geniş ve kapaklıdır.
Büyük ve küçük olarak iki kısma ayrılan güğümlerin su, süt, salep, kahve, mürekkep güğümleri gibi çeşitleri de vardır. Bunların içerisinde su, salep, bozacı güğümleri büyük, diğerleri küçük tiptir. Su güğümlerinde suyu düzgün akıtmak için bir oluk bulunur. Pekmez, kahve ve salep güğümleri birbirine benzer. Bunların içinde yalnız pekmez güğümlerinin ağzında oluk yoktur. Oluksuz olan bu güğümlerin kapağı sıkı sıkıya otururdu. Eskiden pirinç, gümüş, bakır hatta altından yapılan güğümler, günümüzde umumiyetle alüminyum ve galvanizli tenekeden imal edilmektedirler. Bugünkü güğümlerin en yaygın olarak kullanılanları, alüminyumdan yapılan su ve süt güğümleridir. Eskiden güğümlerin üzerleri kakma, çakma, kalem veya hat ile bazıları da cıva yaldızı ile süslenirdi. Bu tip güğümler çeyizlerin bir eşyasıydı. Antika güğümler çok kıymetlidir.
Güğüm Yunanca bir kelime olan Kukumi’den gelmektedir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi


Bu Haber 2168 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI