Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Kanuni Sultan Süleyman’ın Boğdurtarak öldürttüğü ikinci oğlu
6 Haziran 2014 Cuma 11:07
yasar.karaduman@gmail.com
Tarih hep uzun kış gecelerinde bir sürü uydurma şeyler eklenerek masal diye anlatıldı bizlere. Bir televizyon dizisi de bize yalanlarla dolu bir Kanuni devri tarihi anlatmaya başlamıştı, yapılan eleştiriler sonunda biraz gerçekçi çizgiye geldiler.


Siz Yine de bu filmden tarih öğrenmeye kalkmayın.
Anlattığı hikaye o devrin çok kötü bir senaryosudur, yüzde onu doğrudur, çocuklarınıza bunu seyrettirirken gerçeğin bu filmde olduğu gibi olmadığını anlatın, onlara gerçek tarih kitapları alarak öğrenmelerini sağlayın.
Biz de önceki akşam bu dizideki Şehzade Beyazıt ve çocuklarının boğdurulması olayı ile gündeme uyarak bugün Şehzade Bayazıt’ı, gerçek tarih formatında anlatalım dedik.
Şehzade Beyazıt Kanuninin bire bir kendisine benzediği oğluydu. Büyük oğlu gibi onu da boğdurttu.
Kanuni, Hürrem, Şehzade Mustafa, Şehzade Beyazıt ve dilsiz cellatlar ile entrikaların yaşandığı o yıllarda siz orada olsa idiniz, kimden yana olurdunuz? Bugün baktığımızda Kanuni’nin her kararının haklı olmadığını görürüz, ben o yıllarda sarayda her an kelle koltukta yaşamayı asla istemezdim.
Muhteşem devrin Sultanı Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan’dan bir kız, dört oğlan çocuğu oldu. En büyük oğlu Mehmet, İkinci oğlu Selim diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir’dir. Tek kız çocuğu ise Mihrimah’tır.
Beyazıt diğerlerinden farklı cesur ve atak bir şehzadeydi. 1541 yılında 16 yaşındayken Macaristan seferine katıldı.
Kanuni Sultan Süleyman’ın sekiz şehzadesi vardı. Bunlardan Murat, Mahmut ve Abdullah çok küçük yaşlarda ölmüştü. Diğer kardeşleri Mehmet ve Cihangir genç yaşta hastalanarak ölürken, Mustafa ise tahtı ele geçirmek istediği gerekçesiyle idam edildi. Böylece geriye Şehzade Beyazıt ile Şehzade Selim sağ kalıyordu. Bir süre sonra Şehzade Beyazıt’ ta aynı akıbete uğrayacak, geriye kala kala Şehzade Selim kalacaktır.
Bu durum padişahların neden çok evlilik yaptığını ve çok çocuk sahibi olmaya çalıştıklarını da açıklıyor. Çünkü şehzadelerden bazıları sık görülen salgın hastalıklardan, bazıları savaş şartlarından ölüyor, tahtın varissiz kalmaması için de, padişahlar çok sayıda erkek çocuk sahibi olmak istiyorlardı.
Bu da bir sorun getiriyordu, her şehzade günün birinde tahtı hakkı sayıyor ve kardeşleri ile bir şekilde çatışıyordu. Şehzade Beyazıt’ ta de öyle yaptı, kardeşi Selim’le kavgaya tutuştu. Kanuni Selim’i, Hürrem Sultan ise Beyazıt’ı destekliyordu
Kanuni, oğullarının attıkları her adımdan haberdardı, oğullarının taraftar toplamaya başladıklarını öğrenir öğrenmez, birbirlerinden uzaklaştırdı. Selim’i Konya’ya, Beyazıt’ı Amasya’ya tayin etti. Beyazıt asker toplamaya devam etti yeterince güçlendiğine inanınca Şehzade Selim’in üzerine yürüdü. Konya Ovasında yapılan savaşı Kanuni’nin Selim’i desteklemesi üzerine kaybetti ve kaçarak babasının baş düşmanı İran Şahına sığındı.
Şehzade Beyazıt, kardeşi Selim’in üzerine gidiyordu, Sokullu Mehmet Paşa’yı bir ordu ile Şehzade Selim’in yardımına gönderdi.
Yola devam eden Beyazıt nihayet Konya önlerinde Şehzade Selim’in ordusuyla kapıştı. Ancak son derece düzenli ve eğitimli Osmanlı ordusu karşısında üstünlük sağlayamadı.
Çareyi oğulları Şehzade Orhan, Şehzade Osman, Şehzade Abdullah’ı yanına alıp İran'a sığınmakta buldu. İran Şahı Tahmasb, Kazvin'de Beyazıt’ı büyük bir törenle karşıladı ve şehzadeyi affetmesi için Kanuni ile mektuplaşmaya başladı. Fakat Kanuni kararından caymadı. Üstelik İran Şahını da yok edeceği yolunda tehditlere başladı.
ŞahTahmasb, korkusuna Kanuni'den 1.200.000 altın ve Kars Kalesini, Selim'den de padişah olması durumunda İran ile dostluğu bozmayacağına dair söz almayı ihmal etmedi.
Beyazıt ve şehzadeleri Murat, Osman, Abdullah İstanbul’dan gönderilen Kanuni’nin cellatları tarafından İran'da Kazwin’de zindanda 1561 yılında boğularak öldürüldüler.
Cenazesi Sivas'a getirildi, şehir surlarının dışında Sivas Abdulvahibi Gazi Camisindeki türbeye defnedildi, karısı Defne Sultan, kızları Mihrimah ve Ayşe affedildiler.
Beyazıt aynı zamanda iyi bir şairdi, şiirlerinden oluşan bir divanı vardır. Babasından affını dilemek için yazdığı şiirleri ve babasının yine şiir olarak verdiği karşılıklar tarihte meşhurdur.
Donanımlı bir dil ve edebiyat kültürü ile yetiştirdiği oğulları Mustafa, Beyazıt, Selim, Cihangir aynı zamanda şiirle uğraşan şehzadelerdi, talihsiz baba, oğulları Beyazıt ve Selim arasındaki taht kavgaları sırasında hastaydı; Nikris hastalığı ile boğuşmaktaydı, Hürrem Sultan çoktan ölmüştü.
Kanuni’nin hastalığına halk arasında Gut veya Damla hastalığı tıp dilinde ise Podagra denir, daha fazla erkeklerde rastlanır, el, ayak başparmağı, diz ve dirseklerde şişkinlik meydana gelir, yaralar dokunulmayacak kadar hassaslaşır dayanılmayacak ağrı yapar.
Şehzade Beyazıt’ın şiirde ne kadar başarılı olduğunu Kazwin’den babasına yazdığı şiirsel mektubunu ve Kanuni'nin cevabı, her ikisinin de şairlik gücünü yansıtması bakımından tarihte meşhurdur aşağıya birer kıtalarını alıyorum.

ŞEHZADE BEYAZIT’IN MEKTUBU
Ey seraser âleme Sultan Süleyman’ım baba,
Tende Canım, Canımın içinde cananım baba,
Bayezîd’ine kıyar mısın benim canım baba
Bigünahım, Hak bilür, devletlü sultanım baba.

KANUNΒNİN YANITI
Ey demeden mazhar-ı tuğyan ü isyanım oğul,
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı ferman’ım oğul,
Ben kıyar mıydım sana ey Bayezıt Han’im oğul,
Bigünahım dime bari, tevbe kıl canım oğul.

Kaynaklar:
Fahri Unan, Kanuni Devri Şehzade Mücadeleleri
İslam Ansiklopedisi, Bayezid maddesi sf:230
Şerafettin Turan, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Taht Kavgaları
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
Vikipedia


Bu Haber 1465 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI