Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’nin Deli Balı
12 Temmuz 2014 Cumartesi 11:58
Fazla miktarda yenildiğinde baş dönmesi, sarhoşluk, daha yüksek miktarlarda ise zehirlenme belirtileri gösteren Doğu Karadeniz’e özgü bal türü.
Deli bal, hem ilaç hem zehir
Acımsı buruk tadı olan bu bal çok az yenildiğinde sinir bozukluklarına iyi gelmekte, çok yenildiğinde ise, merkezi sinir sisteminde felçlere neden olmaktadır. Buna arının sarı renkte çiçek açan Azelea pontica L. ve kırmızı çiçekli Rhodedonderon ponticum L. bitkilerinden topladığı özler neden olmaktadır.


35 yıldır arıcılık yapan emekli İmam Yusuf Uzun, Ünye’de deli balın satışını yapıyor
Deli bal olarak bilinen balın her hastalığa ilaç gibi olmasının yanı sıra, çok yenildiğinde de zehirlenmeye neden olduğunu söyleyen Hasan Uzun:
“Arılar akasya çiçeği ile bal yapmaya başlıyor, sonra kestane balı topluyor. Kestane bittikten sonra orman gülü balı başlıyor. Arı bu balı alınca deli bal oluyor.
Ben kendi yaylama arıyı ilkbahar mevsiminde koyuyorum ve kestane bittiğinde ise Akkuş’a gidiyorum. Deli bal her derde devadır. Doğadan gelen neyse o olması, saf olması gerekir. Bal çok olsun diye şeker koyuluyor ve balın faydası azalıyor.
Deli bal yiyen birinde etkili olursa adamı komaya bile sokabilir. Bu sene deli bal tutmadı. Çoğu tutsun istiyor. Deli bal tutunca birçok hastalığı yok eder. Uyuşturucu ve ilaç sanayi malzemelerinde deli bal kullanılıyor. Deli bal için son olarak doğadan gelen bir mucize demek istiyorum.”(Ünyekent)

Deli bal hem ilaç hem zehir ..


Arıların, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde doğal olarak yetişen “dağ gülü” adlı bitkinin nektarından ürettikleri ve tarihte kimyasal silah olarak kullanıldığı bilinen “deli bal”ın 1 çay kaşığından fazla yenilmesinin zehirlenmeye neden olabildiği bildirildi.
Türkiye'de Karadeniz bölgesinde bin 800 metre yükseklikteki ormanlık alanlarda yetişen ve halk arasında “dağ gülü” olarak bilinen bitkinin pembe renkli çiçeklerinden arılar tarafından dan elde edilen bala “deli bal” denir.
“Deli bal”ın alternatif tıpta mide ağrılarında, bağırsak hastalıklarında, şeker hastalığında ve hipertansiyon tedavisinde kullanıldığı “dağ gülü”nün yapısında bulunan, iskelet ve kalp kası hücrelerinde, merkezi sinir sistemini etkileyen
“Grayanotoksinin” adlı maddenin “deli bal hastalığı” denilen rahatsızlıklara neden olduğu bilinmektedir. Günümüzde deli bal, Karadeniz Bölgesi'nde alternatif tıp ilacı olarak kullanılmaktadır. Bu balın 1 çay kaşığından fazla yenilmesinin zehirlenmelere neden olduğu da bir gerçektir. Bu zehirlenme, bal yendikten birkaç dakika veya saat sonra ortaya çıkmaktadır.
Deli Bal Nedir?
Acımsı buruk tadı olan bu bal çok az yenildiğinde sinir bozukluklarına iyi gelmekte, çok yenildiğinde ise, merkezi sinir sisteminde felçlere neden olmaktadır. Zehirlenme, bulantı, kusma ile kendini göstermektedir. Buna arının sarı renkte çiçek açan Azelea pontica L. ve kırmızı çiçekli Rhodedonderon ponticum L. bitkilerinden topladığı öz neden olmaktadır.
“Bir çifini çiçeği vardır, sarı renkte olan bu çiçek ağaçta olur arının bu çiçekten yaptığı bal tutar. Ayrıca bu çiçeği yiyen koyun zehirlenir ölür”
İlk olarak MÖ 401 yılında Xenophon’un notlarında, yolu Trabzon’a düşen
Yunan askerlerinin bu baldan yemeleriyle literatüre girmiştir:
“Bu köylerde onları şaşırtan bir tek şeyle karşılaştılar: birçok kovan vardı ve bu kovanlardaki peteklerden bal yiyen askerler kustular, ishal oldular ve içlerinden hiç biri ayakta duramıyordu; az yiyenler körkütük sarhoş olmuş insanlara, çok yiyenlerse azgın çılgınlara, hatta can çekişen insanlara benziyorlardı. Bu durumda birçoğu bir bozgun sonrasındaymış gibi yere serilmiş büyük bir umutsuzluk başlamıştı. Ertesi gün kimsenin ölmediği görüldü ve sarhoşluk yaklaşık olarak bir gün önce başladığı saatte geçti. Üçüncü ve dördüncü gün müshil almış gibi bitkin düşmüş halde ayaklandılar”.
Daha sonra Plinius’un (MS 77) notlarında bu baldan bahsedilmektedir:
“Arıların yiyeceği o kadar önemlidir ki bu yüzden balları bile zehirli olabilir. Pontus’ta (Karadeniz’de)
Bir çeşit bal daha vardır ki, aynı Pontus (Karadeniz) bölgesindeki insanlar arasında yaygındır ve meydana getirdiği çılgınlığa maenomenon denir”.
Yine yazar- tarihçi Strabon’un notlarında deli balın Karadeniz’li Heptakometler tarafından düşmanı altetmek amaçlı kullanıldığını okumaktayız:
“Heptakometler, Pompeus’un ordusu dağlık ülkeden geçerken, üç Roma bölüğünü imha etmiştir. Bunlar, ağaç sürgünlerinden elde edilen delibalı kaselerle yol üzerine bıraktılar ve askerler bunu yiyip te bilinçlerini kaybedince, onlara saldırarak kolayca hepsini saf dışı ettiler.
1844 yılında Rize’yi ziyaret eden Alman bilim adamı Karl Koch’da deli bal konusunda eski yazarların notlarını ilettikten sonra, bal tutmasına sebep olarak çeşitli yazarlarca öne sürülen şimşir, karayemiş ve komar (orman gülü) bitkilerini tartışmış ve en muhtemel adayın komar bitkisi olduğuna kanaat getirmiştir.
Orman gülünün sahil kesiminde mor, yüksek kesimlerde beyaz çiçek açan tür-lerinin yanı sıra ḉifin adı verilen sarı çiçek açan bir türü daha bulunmaktadır. Zehirli bir bitki olduğu için “ağu” olarak da bilinen komar çeşitlerini, özellikle çifini yiyen hayvanlar zehirlenmektedirler. Bununla birlikte arıcılık yapan pek çok köylü arılarının çifin çiçeğine konmadığı iddiasındadır.
Kaynaklar:
Türkçe Bilgi
Hürriyet-Sağlık
Ünyekent-Gazetesi

Kaynak: Canik Dergisi 19. Sayı


Bu Haber 1377 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI