Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Ünye’de Ramazan Topu ve Bir Davulcu İdris
18 Temmuz 2014 Cuma 08:39
yasar.karaduman@gmail.com
Bizim kuşak çocukluk yıllarını ve Davulcu İdris’i, davulu ve Ramazan topu ile hatırlarlar.
Davulcu İdris bütün Ramazan boyunca bu tekerlekli uzun namlulu topla iftar ve sahurlarda top atar, iftar ve sahur vaktini bildirirdi. Bu toplar Kurtuluş Savaşında kullanılmış toplardı Kara Kuvvetleri, belediyelere Ramazan topu atılması için vermişti. Bugün bu toplar ömürlerini tamamlamış olup bazıları parklarda bazıları kalelerde sergilenmek üzere emekliye ayrılmışlardır, yerine ise artık iftar ve sahur için ses bombası kullanılmaktadır..
Top Çakırtepe de şimdiki Atakale’ye giderken baz istasytonu vericilerinin bulunduğu istihkam denilen Ünye’ye hakim bir yerdeydi.
Daha sonra teknolojinin gelişmesi ile birlikte emekliye ayrılmış bulunduğu yer yıkılıp park yapılınca top yakında bulunan o zamanki Hava Radar Üssünde korumaya alınmıştır, halen oradadır.
Davulcu İdris’in hikayesi her Ramazan bu topla yeniden başlar ve Bayramla biterdi.
Çocukluktan çok iyi bildiğim tanıdığım İdris Emmi’yi yazmayı bu hikayeyi gelecek kuşaklara aktarmayı hep istemişimdir. O Ünye’nin bir daha benzerleri gelmeyen renkli kişiliklerinden biriydi.

Davulcu İdris
Davulcu İdris alçak boylu, şişman, göbekli benim çocukluk yıllarımda kırk yaşlarında hoş sohbet, kalender, renkli bir kişilikti, Camcı mahallesinde yirmili yıllarda eski ahşap bir konakta dünya’ya gelmişti, annesinin adı Bülbül, babasının adı Efe Memed’ti.
Ramazan boyunca bu tekerlekli uzun namlulu topla her akşam ve her sahurda Ünbyelilere vakti bildirirdi. Çocukluğumuzda hemen hepimiz akşamları topun doldurulmasında İdris Emmiye yardım eder, sağdan soldan bez parçaları toplar namlunun içinde atar, o bunbları bir sopa ile sıkıştırdı, arada bir o görmeden bir iki de taş koyardık. Sonra topun arkasına geçer ipini çeker patlatırdı içine koyduğumuz taşlar aşağıda evlerin çatılarına düşerdi, kızardı bize
babacan tavrıyla.
Bugün bu anıların üzerinde elli yıl geçti Eidris Emmi gideli çok oldu, bizler büyüdük, okuduk çalıştık sonra yine Ünyeye başladığımız yere döndük. Şimdi anılarımız yazıyoruz bu burnumuzun direğini sızlatan anılarımızı..

Son top atılıp Ramazan bitince, bayram boyunca alır eline davulunu bütün Ünye’yi dolaşır hem davul çalar, hem maniler söyler bir aydır top atmanın bahşişini toplardı. Davulcu İdris’in nanileri çok ünlüydü. Bir daha bir Davulcu İdris gelmedi. Bizim ve bizden sonraki birkaç kuşağın çocukluk anılarında Davulcu İdris ve manileri önemli bir yer tutar.
Ünye’de bir benzeri daha o öldükten sonra yapılmamıştır.
Bayramın birinci günü davul yerinden çıkarılır, hazırlık yapılırdı, bir Türk Bayrağı uzunca bir sırığın ucuna bağlanır, davul omuza asılır sepet kola takılır yola çıkılırdı.
Buradan sonrasını en ufak kızı Necla’da anlattı bize babası hakkında bir yazı hazırladığımızı, bazı bilgilere ihtiyacımız olduğunu söyleyince bizi kırmamış, sorularımızı bıkmadan cevaplandırmıştır.

Kızı Necla Anlatıyor
“Bayram sabahı davul çalmaya, orta caminin arkasından başlanılırdı, ertesi gün hamamın arkasındaki mahalleye sıra gelirdi, buraya zengin mahallesi derdik, bir kısmı para verir bazıları da lokum verirlerdi, bu mahallenin bahşişi bol ve lokumları tatlı olurdu, Bazen çok zengin olup hiç bahşiş vermeyen pencereye bile çıkmayanlar da vardı. Saray camisi ve hükümet konağı arkasında bahşişler daha çoktu, lokumları daha büyük ve üzümlüydü.
O gün para olarak toplanan bahşişler akşam eve gelince bir örtünün üzerine dökülür, kağıt paralar bir tarafa madeni paralar bir tarafa ayrılırdı.
Bahşişleri eğer para ise bir kağıda sarılarak pencereden atarlar veya evin çocukları tarafından elden verilirdi. Aşağıya inecek kimsesi olmayanlar ve atmayı uygun bulmayanlar uzatılan bayrak direğine bağlardı, bayrak sopası bu nedenle biraz uzunca seçilirdi.
Bazı konaklarda davulcunun geleceği bilinir öncede hediyesi, para, lokum ve havlu olmak üzere bir bohça hazırlanırdı.
Biz bayramlarda dedem Veysel Kaptanın Konağında toplanırdık. Amcam Yaşar Kaptan kardeşlerin en büyüğü olduğu için baba yerine sayılırdı amcam Davulcu İdris gelene kadar defalarca sorardı “İdris’in hediyesi hazır mı?” diye..
Sırasıyla, Hamidiye Mahallesi, Çamurlu Mahallesi, Yalı, Orta Mahalle, Türbe Mahallesi, Burunucu Mahallesi derken en son kendi mahallesi Camcı Mahallesine gelirdi, böylece bayram turu biter, bayrak yıkanır dolaba konulur davul bir dahaki bayrama kadar duvara asılırdı.

Bu adet zamanla bitti
Zamanla pek çok yer gibi Ünye’de kültür değişikliğine uğradı, bazı gelenekler kayboldu, çocukken pencerede veya kapının önünde top sesi beklediğimiz o günler uzak geçmişte güzel anılar olarak kaldı.
Çakırtepe bizim evin hemen arka tarafındaydı, Davulcu İdris topu biraz fazla doldursa zelzele olmuş gibi camlar şangırdardı. Babam: “İdris yine topu fazla doldurmuş yıkacak bizim evi “ derdi.
Bir gün aniden gelen bir kalp kriziyle işten güçten elini ayağını çekti eski ahşap konağın penceresine oturdu, ikinci kriz de geldi onu da atlattı, tedavi olmadı hafife aldı. Gençlik gitmiş, yıllar vücutta tamir edilmeyecek tahribatlar yapmıştı. Üçüncü kriz bir Ağustos sabahı pencere kenarında yakaladı onu, sessizce düştü, bir daha kalkamadı. Birden bir çığlık kapladı mahalleyi, Davulcu İdris’in meşakkatli hayatı son bulmuştu
Ölümünden sonra aile ve çocuklar İstanbul’a ve Ankara’ya dağıldı. Ünye’deki evin bir odasına kendi eşyalarını kapatarak kiraya verdiler, bir gece ahşap konak yandı o yangından hiçbir eşya kurtarılamadı, davul, geçmişe ait fotoğraflar, Efe Dedenin tüfeği de yanan eşyalar arasındaydı, geçmişe ait ne varsa kül olup gitmişti.
Davulcu İdris’ten sonra bir daha bir Davulcu İdris gelmedi.
Topa gelince, topu Hava Radar Üssünde korumaya alınmış, boyanmış, bakımı yapılmış olarak bugün Üssü’nün girişinde durmaktadır.
Bu toplar görevini tamamladıktan sonra bazı il ve ilçelerde parklarda, kalelerde veya uygun yerlerde halkın ziyaretine sunulmuştur.
Ortamahalle Muhtarı Seyhan İhtiyar son günlerde topumuzu şehirde bir yerde sergilenmek için girişimlerde bulunmuştur
Biz de Ünye’ye otuz yıl hizmet etmiş ramazanlarda sahurda ve iftarda halka vakti bildirmek kullanılmış topumuzun şehrin uygun bir yerinde sergilenmesini istiyoruz.
Hikayenin yazılmasında yardımları için kızı Necla Heysem’e teşekkür ederim.
Bu araştırmanın tüm yasal hakları yazarına aittir, bir başka yerde tekrar yayınlanması, kısmen veya tamamen kopyalanması, alıntı yapılması, kaynak gösterilmesi izne tabidir.
Link verilebilir.



Maniler
A beylerim, a beylerim
Yan yana düşmüş evlerim
Komşunuzdan bahşiş aldım
Sizden de ayrı isterim

Gökyüzünün melekleri
Devran eder felekleri
Bugün bahşiş verenlerin
Zayi olmaz emekleri

Büyük cami direk ister
Söylemeye yürek ister
Benim karnım toktur ama
Kızım Necla börek ister

Buna bayram ayı derler
Bal ile kaymağı yerler
Eskiden adet kurulmuş
Topçuya bahşiş verirler


Kaynak: Canik Dergisi 19. Sayı


Bu Haber 2399 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI