Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Ünye’deki Kutsal Emanetler(1)
21 Temmuz 2014 Pazartesi 12:06
yasar.karaduman@gmail.com
Bu çalışma 2009 yılında yapılmıştır. Güncelleştirerek tekrar yayınlıyoruz.




Mukaddes Emanetlerden birkaç parçanın Ünye’de olduğu bilgisine ulaştığımız zaman çok şaşırdım. Biraz araştırdığımızda, atmışlı yıllarda yaşayanların bu emanetlerin varlığından haberdar olduklarını öğrendim, korunduğu evde Ramazanlarda ziyaretçilere açıldığını söylediler. Bunların ne olduklarını nereden nasıl Ünye’ye geldiğini bu güne kadar neden çok bilinmediğini araştırdık ve bulduklarımızı, emanetleri elinde bulunduran ailenin de onayını alarak sizlerle paylaşmaya karar verdik.

Her şey bir yangınla ortaya çıktı.
Her şey bu emanetlerin bulunduğu evin bir akşam yanması üzerine ortaya çıktı
Bunlar Çamurlu mahallesinin arka sokaklarının birinde ağaçların arasında kalmış bir evde, muhafaza ediliyordu
Hikayeye başlamadan önce adı geçen ve bugün İstanbul’da Topkapı Sarayında muhafaza edilen ve Ramazan ayında tüm İslam aleminin ziyaret için İstanbul’a akın ettiği Mukaddes Emanetler ne demektir, nerden gelmiştir, nelerdir onlara bakalım, gelecek sayıda Ünye kısmını yazarız.

Mukaddes Emanetler ne demektir.
Mukaddes Emanetler Topkapı Sarayı”nın hazine dairesinde saklanan, başta Peygamberimiz olmak üzere çocuklarına, dört halifeye ve kutsal olarak bilinen kişilere ait eşyalardır, Müslümanların manevi yönden değer verdiği, eşyalardır.
Yakınında bulunanlar peygamberimize ait eşyaları bir hatıra olarak sakladılar. Peygamberimizin giydiği ayakkabıdan kullandığı silahlara, dayandığı asadan, dökülen saçlarına kadar ona ait her şeyi topladılar. Sahabelerin özenle korudukları bu emanetlerin büyük bir bölümü nesilden nesile aktarılarak 16. yüzyıla kadar ulaştı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethedip, hilafeti devralmasıyla birlikte Mukaddes Emanetleri de İstanbul'a getirdi.
Yavuz Sultan Selim, 1517'de Mısır'ı fethedip Kahire'ye girince halifeliği de devralmış ve mukaddes emanetleri teslim alarak İstanbul’a göndermiştir..
Mukaddes emanetler, önce saraydaki silahtar hazinesi gibi yerlerde muhafaza edildikten sonra Has Oda olarak bilinen (Padişahın Makamı) Padişah II. Mahmud'un Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayına taşımasıyla, tamamen mukaddes emanetlere tahsis edilmiştir. Bu daireye Hırka-i Saadet Dairesi de denir..

Yavuz Sultan Selim'in 1517 de Mısır'ı fethi ile Hilafet, Abbasilerden Osmanlı padişahlarına geçmiştir ve bu olayın ardından, son Abbasi Halifesi III. Mütevekkil kendilerinde bulunan Hz. Peygamber'in Hırkası (Hırka-i Saadet) Yavuz Sultan Selim'e verilmiştir. Kutsal emanetlerin İstanbul’a gönderilmesi, daha sonra da devam etmiştir. Özellikle Vehabi'lerin (Arabistanda bir tarikat) kutsal mekân ve eşyalara saldırılarının arttığı dönemlerde kutsal emanetler, daha iyi korunabilmeleri amacıyla peyderpey İstanbul’a gönderilmiştir. Bunun yanı sıra, I. Dünya Savaşı sırasında da, Medine'deki kutsal emanetler yine aynı amaçla Türkiye’ye taşınmıştır.
16. yüzyıldan 20. yüzyılın ilk yarısına kadar toplanan mukaddes emanetlerin en önemlileri arasında Hz. Muhammed’in hırkası, sakalı, Uhud Savaşı'nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, ayak izleri, mektupları, oku ve kılıcı yer almaktadır. Diğer peygamberlere ait emanetlerin arasında ise Hz. İbrahim'in tenceresi, Hz. Musa'nın asası, Hz. Davud'un kılıcı, Hz. Yusuf'un cübbesi,Hz. Fatma'ya ait gömlek, hırka, seccade ve sandık bulunmaktadır.


Kutsal Emanetler Nelerdir?
Hz. Muhammed”in ayak izinin bulunduğu bir taş, Hz. Muhammed”in bir dişi, Hırka-i Şerif, denilen Hz. Muhammed”in hırkası, Hz. Muhammed”e ait bir çift nalın, bir seccade ve yay, Peygamberin mektubu, peygamberin yazışmalarda kullandığı mührü, Kabe’nin anahtarları, olukları ve Kabenin örtüleri, biri Hz. Şuayyıb’a ait iki asa, Hz. İbrahim”in kazanı, Hz. Davud”un kılıcı, Hz. Nuh”un tenceresi, Hz. Yusuf”un gömleği, dört halifenin sarıkları, İmam Hüseyin”in gömleği, Hz. Ebubekir”in seccadesi, Halife Osman”ın el yazısı ile bir Kuran-ı Kerim, Hz. Ebu Bekir'in seccadesi, imam Hüseyin'in gömleği, Dört Halife'nin sarıkları, tespihleri ve kılıçları, Halife Osman'ın el yazması bir Kur'an'ı, Kabe'nin anahtarı, altın yağmur oluğu ve silahlar ve sancak-ı şerif gibi şu eşyalardan oluşmaktadır.

Sakal-ı Şerifler
Peygamberimiz tıraş olurken sahabe ondan bir hatıra alabilmek için saçının ve sakalının bir telinin bile yere düşmesine izin vermiyordu. Onun için Sakal-ı Şerif’ bu kadar çoktur. Sadece Topkapı Sarayı’nda 63 Sakal-ı Şerif vardır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın verdiği bilgiye göre, Türkiye’de toplam 1818 adet Sakal-ı Şerif bulunmaktadır...
Bunlardan 422’si İstanbul’da, 153’ü Bursa’da, 98’i İzmir’de, 87’si Yozgat’ta, 83’ü Balıkesir’de, diğer kısmı da farklı illerimizde muhafaza edilmektedir
Bugün İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler bölümünde altmışa yakın Sakal-ı Şerif bulunmaktadır. Bunlardan yirmi dört kadarı altın ve kıymetli taşlarla süslü mahfazalarda veya sedef kakmalı kutularda saklanmaktadır. Bu Sakal-ı Şeriflerden başka Anadolu’nun ve diğer İslâm ülkelerinin pek çok yerinde bulunan Sakal-ı Şerîfler Müslümanlar tarafından korunmakta, mübarek gün ve gecelerde ziyaret edilmektedir..
Gelecek hafta:
Ünye’deki Mukaddes Emanetler (2)

Kaynak: Topkapı sarayı müzesi
Osmanlı Araştırmaları vakfı
Tarihçi Talha Uğurluel


Bu Haber 1422 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI