Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / “Kıbrıslı Hoca” ve Hala Sultan...
11 2014 Pazartesi 08:32
yasar.karaduman@gmail.com
Peygamberimizin Halasının Türbesinin Türbedarı
Ünyeli Şeyh Musa Türk
Bu araştırmanın konusu Peygamberimizin halası, Kıbrıs’taki Hala Sultan Türbesi’nin türbedarlığından emekli olup Ünye’ye yerleşen ve burada vefat eden“Kıbrıslı Hoca” Şeyh Musa Efendi’dir.
Şeyh Musa, Dizdar köyünde dünyaya gelmiştir. İlk dini bilgi ve eğitimini Kabadirek Medresesinde müderris Osman Efendi’den alıp, yirmili yaşlarında Ünye’ye Sadullah Efendi Medresesine gelmiş ve Yusuf Bahri Efendi’nin talebesi olmuştur. İleride Dizdar köyünden başlayan yolculuğu onu Kıbrıs Larnaka’daki Peygamberimizin Halasının Türbesinin türbedarlığına kadar götürecektir.
Şeyh Musa Kırk yıl bu türbenin türbedarlığı görevinden bulunduktan sonra emekli olup Memleketi Ünye’ye döndüğünde “Kıbrıslı Hoca” diye anıldı. Kıbrıslı Hoca’nın gerçek kimliğine ve hayat hikâyesine geçmeden önce türbedarlığını yaptığı peygamberimizin halası;

“Hala Sultan” kimdi ve Kıbrıs’a nasıl gelmişti?
Halk arasında "Hala Sultan" ismiyle tanınan Ümmi Haram, Peygamberimizin büyükannesi Selma tarafından peygamberimize akrabadır ve sütannesi Halime'nin kız kardeşidir. Türklerin Hala Sultan olarak tanıdığı Ümmi Haram, Hicretin 28. yılında, Hazret-i Osman'ın Orduları ile Kıbrıs'ın fethine katılır. Bu İslam Ordularının ilk deniz seferidir
Ve Hala Sultan, 86 yaşındadır. Gayreti ve bütün güçlüklere göğüs germesi, İslam askerlerine cesaret verir. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra donanma Kıbrıs'a ulaşır. İslam ordusu Larnaka yakınlarına vardıklarında Hala Sultan, bindiği atın tökezlemesi sonucu düşer ve şehit olur, şehit olduğu yere defnedilir.
Kabri Kıbrıs’ın Larnaka şehrindedir. Osmanlılar Kıbrıs adasını 1570 senesinde fethedince, Hala Sultan’ın kabri üzerine türbe, yanına cami yaparlar.
İşte “Kıbrıslı Hoca 1920 yıllarından atmışlı yıllara kadar bu türbenin türbedarlığını yapmıştır. Bu görevden memleketi Ünye’ye döndüğü zaman hemşerileri ona “Kıbrıslı Hoca” diyerek vefatına kadar sevgi ve saygı göstermişlerdir.
1964 Yılında hakkın rahmetine kavuştuğu zaman vasiyeti üzerine hocası Yusuf Bahri Taslı Hocanın kabrinin biraz uzağında ayak tarafına defnedilmiştir.

Kıbrıslı Hoca Şeyh Musa kimdi?
Kıbrıslı Hoca Hacı Musa Kazım Türk, Dizdar köyünde 1876 yılında dünyaya gelmiştir. 1760 yıllarında Malatya'dan buraya göç etmiş Kürt Hacı Ali'nin tek oğlu, Kürt Hasan'ın beş çocuğundan biridir. İlk dini bilgi ve eğitimini köydeki hocalardan almıştır. Dizdar köyünden evlenmiş ve Sabri, Hasan, Tevfik ve Refika adında dört çocuğu olmuştur. Bir müddet Dizdar Köyü Kabadirek camisinde müezzinlik ve hafızlık yapmış burada daha fazla alacağı bir eğitim kalmadığını görerek 1906 yılında Ünye'ye Sadullah Efendi medresesine gelmiştir. Hocası Yusuf Taslı Hocadır. Musa Kazım'ın kaderi buradan sonra süratle değişecek; Dizdar köyünden başlayarak Kıbrıs Larnaka'daki Peygamberimizin Halasının Türbesinin türbedarlığına kadar gidecektir.
Musa Hoca Sadullah Efendi Medresesinden mezun olup Hocası Yusuf Bahri Taslı'dan icazet alınca, Yusuf Bahri Efendi Musa Kazım Efendi’yi İstanbul’a Şeyh Hasan Hilmi Efendi Medresesine gönderir. Hasan Hilmi Efendi’de bir müddet tasavvuf dersleri görür.
Bir ara tekrar Ünye’ye döner ve köyüne gider. Bu arada eşi vefat etmiştir. Köyünde bilinmeyen bir nedenle fazla kalamaz İstanbul'a geçer. Bir kaynakta Yusuf Bahri hocanın ona kızını vermek istediğini duyup hocasına saygısından utanarak Ünye'den ayrıldığı rivayet edilir... Musa Hoca İstanbul'da yine medrese ilim tahsili ile meşgul olur. Oradaki tahsili sona erince görevli olarak Kıbrıs'a hala Sultan Türbesine türbedar olarak gönderilir. Bu yıllar tahminen birici dünya savaşının başladığı yıllardır.

Cemal Hafız’ın anlattıkları
Orta cami eski imamı olan Cemal Hafız bize şu bilgileri aktarmıştır. "Ben Büyük camide imam iken benim cemaatimdi, hastaydı Samsun’dan müritleri gelirler beni de alarak onu hastalığında sık sık ziyaret ederdik. Vefat ettiğinde cenaze namazını Osman Enginar hoca kıldırdı. Cenazesi çevreden gelen müritleri ile çok kalabalık olmuştu. Vasiyeti üzerine Türbe mezarlığında Yusuf Bahri Taslı Hoca'nın biraz uzağında ayak tarafına defnettiler. Ünye'ye geldiğinde çok yaşlı ve hastaydı. Çok fazla konuşmaz ve çok fazla dolaşmazdı.”
Şeyh Musa Kazım İstanbul'da medreseyi bitirdikten sonra bir müddet orada müderris olarak görev yapmıştır. Ünyeliler Yusuf Bahri Hoca'nın yaşlanması üzerine hocayı onun yerine Ünye'ye almak istemektedirler. Onu Ünye'ye davet ederler, daveti kabul eder ve gelir. Ünye'ye gelince önce köyüne gider "akrabalarımla bir görüşeyim" der. Fakat ne olduysa Musa Kazım Hoca Ünye'ye dönmez ve kimseye haber vermeden tekrar İstanbul'a gider.
Babasının cenazesini yıkmaya gelir
Şeyh Musa hakkında bulabildiğimiz bilgiler ne yazık ki çok fazla değildir. Kıbrıs'taki uzun süren yaşamı hakkında da çok bilgi yoktur. Kıbrıs’ta kaldığı sürede Hala Sultan tekkesinin türbedarlığı yanında yetiştirdiği çok sayıda ünlü öğrencisi de vardır. Bunlardan biri Şeyh Nazım Kıbrısı’dır.
Yakınları, çok doğrulanmayan bazı rivayetler anlatırlar. Babası Kürt Hasan Efendi bir gün oğluna benim cenazemi sen yıkayacaksın diye vasiyet der. Babası öldüğünde hoca Kıbrıs'tadır. Tahminen otuzlu yılların sonudur. Bu yıllarda Musa Hoca'ya babasının öldüğü haberini ulaştırma olanağı yoktur. Tam cenazenin yıkanacağı saatte Musa Hoca cenazenin yanında biter. Nasıl geldiğini nereden geldiğini hiç kimse bilmez.
Şeyh Musa Türk 1964 yılında Ünye'de vefat eder. Hem vasiyeti üzerine Ortayılmazlar Mahallesi Türbe mezarlığına defnedilir. Kabri demir parmaklıkla koruma altına alınmıştır.
Bu araştırma Ünye’de
Belgesel Olarak çekildi
Yaşar Karaduman’ın bu araştırması geçen yıl TRT den gelen bir ekip tarafından Ünye’de Şeyh Musa Kazım Hocanın kabri başında, adının verildiği sokak etrafında ve Ünye’nin muhtelif yerlerinde belgesel olarak çekilmiş yayınlanmıştır.
Bu araştırmanın tüm yasal hakları yazarına aittir izin alınmadan kısmen ve tamamen kopya edilemez, alıntı yapılamaz ve kaynak gösterilemez.

Kaynak: Boğaziçililer Derneği
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
Yusuf Türk


Bu Haber 2373 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI