Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/ TARİH BOYUNCA ÜNYE’DE YAŞAMIŞ ULUSLAR VE KAVİMLER (3) Ünye’de Hitit Yerleşimi
8 2014 Pazartesi 10:46
yasar.karaduman@gmail.com
Yazılı tarihin bize aktardığı bilgilere göre Ünye’de yerleşen ilk kavim Gaşkalardır, sonra sırası ile Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontus, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir.
Bu hafta Hititleri inceleyeceğiz.

Ünye ve bölgesi en eski yerleşim yerlerinden biridir. Yapılan kazılar sonucu Milattan 15.000 yıl önce Ünye’de yerleşik hayatın başladığı anlaşılmıştır..
Ünye’nin tarih öncesi dönemleri ile ilgili kazı yapan kendisi de Ünyeli Tarih ve Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bilim Dalı profesörlerinden rahmetli İsmail Kılıç Kökten tarafından 1963 yılında yapılmıştır.
İsmail Kılıç Kökten’in Yüceler köyündeki mağaralarda ve Cevizdere vadisinde yaptığı kazılar sonucu yontma ve cilalı taş devirlerine ait silahlar ve toprak kaplar insan ve hayvanlara ait iskeletler bulunmuştur.
Yazılı tarihin bize aktardığı bilgiler ışığında Ünye’de yerleşen ilk kavim Gaşkalardır. Gaşkalardan sonra sırası ile Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontus, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir. Bu hafta Hititleri inceleyeceğiz.
Ünye’de ilk insanlı yerleşimin başlamasından onbin yıl sonra sağlıklı bilgilere ulaşabiliyoruz. İlk gelenlerin kim olduklarını bilmiyoruz. Bilgilerimiz Milattan Önce 2000 yılına gelindiğinde netleşiyor. Bu tarihten sonra hergün biraz daha fazla bilebiliyoruz.
Bir Hitit kaynağında: “Biz güneşin denizden doğduğu yerden geliyoruz” kaydı vardır. Karadeniz’de iki yerden güneş denizden doğmaktadır Bafra ve Ünye.
Dr. Bilge Umar “Karadeniz Kapadokyası” adlı eserinde Ünye ile Hititler arasında şu ihtimal üzerinde durmakta ve: “Hititler Başkentlerinin (Çorum Hattuşaş) kuzeydoğu yakınındaki Ünye yöresine kadar inmişlerdi. Sözünü ettiğimiz dönemde demir altından daha değerli bir maden sayıldığı için Ünye’nin Kale köyü yakınındaki demir madenlerine el koymuş olabilirler” demektedir.
Hititlerin kökeni hala tartışılmaktadır. Anadolu’nun yerli halkı olmayıp dışarıdan gelip yerleştikleri kesindir. Konuştukları dil ve diğer kültür özellikleri bu görüşü destekler ancak nereden geldikleri tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. Öte yandan bir başka teoride Hititlerin Çerkes kökenli olduklarıdır.

Milattan Önce 2000 -700
Hititler, MÖ.3000 yıllarının sonunda küçük gruplar halinde Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya girerek Anadolu’nun yerli halkıyla kaynaşıp Hitit Devleti’ni kurmuşlardır. Bu devletin kurucusu Labarna‘dır. Başkenti ise Çorum Boğazkale-Hattuşa’dır. (Kaynak Çorum İl Kültür Müdürlüğü)
Hititler Milattan Önce 2000 li yıllarda Hattuşaş (Boğazkale-Çorum) merkez olmak üzere kurulmuş bir uygarlıktır. Anadolu’da köklü bir kültür oluşturdular ve Anadolu’nun büyük bir kısmına sahip oldular.
Hitit kralları hakimiyetin tanrı tarafından verildiği ve yalnız tanrıya hesap vereceklerini varsayarak yaşadıkları önemli olayları savaşları barışları yazmışlardır.
Hititler Frigler’in saldırıları sonucunda MÖ 700 yıllarında yıkıldılar. Batı topraklarını Frigler, doğu topraklarını Urartular ele geçirdiler.
Hititler MÖ 1274 de Mısırla yaptıkları Kadeş Savaşı sonrası tarihte ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşmasını gerçekleştirmiştir.
Hitit Dili
Bulunan yazılı belgeler Hititçeden başka Luvi ve Pala dillerinin, ayrıca Hurice, Hattice ve Akadçanın yazı dili olarak kullanıldığını göstermektedir. Hititlerin kullandığı yazı türü de Luvi dilinde yazılan ve hiyoroglif denen resim yazısıdır. Bu yazı kil tablet üzerine kil henüz ıslakken yazılıyordu.
Hitit Dini
Hitit dini çok tanrılı bir dindir, binlerce tarı ve tanrıça vardır, tıpkı insanlar gibidir, yerler içerler kendilerine iyi bakıldığı sürece iyilik ederler. Ancak ihmal edildikleri zaman insanları cezalandırmaya hazırdırlar. Profesör Dr. Ekrem Akurgal’a göre, tanrılar Hatti ülkesinin gök tanrısı, Hattuşanın tanrısı gibi adlarla anılmaktadırlar.
Hititlerde Ölü Gömme
İnsanın beden ve ruhtan oluştuğu düşüncesi Hititlerde de vardı ve ruhun ölümünden sonra da var olduğu düşünülmekteydi.. Hiti inançlarında günahlar babadan oğla geçebiliyordu. Ölüler gece yakılırdı, sabahleyin kemikleri toplayarak bunları yağla doldurulmuş çömleklerin içine koyar ve mabede muhafaza ederlerdi.
Ceset yakma geleneği Anadolu da ilk defa dokuz bin yıl önce cilalı taş devrinde görülür. Yakma geleneğinin bir sebebi de ruhların huzura kavuşacağı düşüncesidir. Küçük bebekler yakılmaz, bebeklerin daha ruhlarının kirlenmediği varsayılır.
Mezar Taşları
Tarihte ilk mezartaşı kültürü Hititlerde görülmüştür. Hitit heykelleri aynı zamanda birer mezar taşıdır, bu mezar taşları ölünün kişiliğini yansıtır.
Ünye’de bu güne kadar Hititlerden herhangi biz ize rastlanmamıştır. Ama gelecek sayılarda yazacağımız Kimmerlerin izine rastlanmıştır.
Tarihçilerden bazıları Hitit devletinin Frigler ve Urartular tarafından yıkıldığını ve insanları tekrar anavatanları Kafkasya’ya döndüklerini yazmaktadırlar.
Hititler birçok bakımdan Avrupa ülkelerine örnek olmuş bir uygarlık yaratmışlardır. Örneğin insan haklarının öncülleri Hititlerdir. O zamanın dünyasında gerçekleştirilen ve ilk uluslararası antlaşma olan Kadeş Anlaşmasına ait olan tabletin fotoğrafı günümüzde Birleşmiş Milletlerde sergilenmektedir ..
Son olarak bir bilgi daha, Ünye kalesinin bir varsayıma göre Hititler tarafından yapıldığını ve kendilerinden bin yıl sonra gelecek Mitridatlar kaleyi daha da geliştireceklerdir.

Kaynaklar:
Prof. Dr. Ahmet Ünal “Hititler Devrinde Anadolu”
Belkıs Dinçol “Eski doğuda insanın yaratılışı, Yaşam ve Ölüm
Tahsin Özgüç, Ön tarihte Anadolu”
http://www.hermetics.org/anasayfa.html




Bu Haber 1539 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI