Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/Osmanlılar Ünye’de
27 Ekim 2014 Pazartesi 10:20
yasar.karaduman@gmail.com
TARİH BOYUNCA ÜNYEDE YAŞAMIŞ KAVİM VE ULUSLAR (15)
Akdeniz’den Karadeniz’de ticaret kolonileri kurmak için Miletliler Ünye’ye geldiklerinde yıl Milattan önce 700 dü. Sinop’tan başlayarak Karadeniz sahillerine yerleştiler. Bir grup Miletli denizci de Ünye’de üs kurdu. Tarihte bu yıllar Ünye’nin kuruluş yılları olarak kabul edilir.



Miletli gemiciler geldiklerinde Karadeniz ve Ünye tamamen boş değildi. Kafkaslardan ve Ortaasya’dan gelen kavimler yavaş yavaş buralarda yerleşiyorlardı. Miletlilerin geldiği yıllarda Ünye’de ve Karadenizde Türklerin atalaru ataları sayılan Kimmerler vardı.
O yllardan başladığımız “Ünye’de yaşamış, yerleşmiş ve kısa süre kalmış kavimler” adlı yazı dizimizin sonlarına doğru geliyoruz.
Bugün Osmanlılar dönemindeyiz.

Ünye’nin Osmanlılar Dönemi
Dr. Mürselin Güney
Osmanlılar dönemini ve bundan sonra gelecek “Cumhuriyetten Sonra Ünye” bölümünü Dr. Mürselin Güney’in yaptığı çalışmadan takip edeceğiz. Dr. Mürselin Güney’in Ünye Tarihi adlı bu çalışmaması en gerçekçi bir çalışmadır:
“O yıllarda Timur’un yanına Semerkand’a elçi olarak giden İspanyol seyyah Clavijo Ünye’den de geçmiştir. Seyahatnamesinde, Hacı Emirli beyliğinin 10000 askeri olan önemli bir beylik olduğunu yazmaktadır.
Aynı yıllarda, Kubadoğlu Cüneyd Bey Samsun’u yeniden ele geçirdi. Taceddinoğulları Çarşamba civarına hakim oldular. 1428 yılında Taceddinoğulları beyliğine son verilip Çarşamba ve havalisi doğrudan Osmanlılar’a bağlandı.
1461 yılında Fatih Sultan Mehmet bizzat çıktığı seferle Trabzon Rum Devleti’ni Osmanlı Devleti’ne kattı ve sınırları Kafkasya’ya kadar genişletti. Bu sırada Hacı Emir Beyliği de kesin olarak ortadan kaldırılıp Ünye doğrudan Osmanlı Devleti’ne bağlanmış oldu.

OSMANLI DÖNEMİNDE ÜNYE
Osmanlı Devleti bütün Karadeniz’e hakim olduktan sonra, Ünye ve civarı uzun bir huzur ve sükûn dönemine girdi. Sahip olduğu uygun coğrafi konum sebebiyle Ünye bu dönemde önemli bir liman ve ticaret merkezi haline geldi.
Bu dönemde siyasi tarih açısın dan çok önemli olaylar olmadıkça Ünye’nin adının tarihlerde geçmediği görülüyor.
17ci yüzyılda Karadeniz sahillerinin bir başka derdi de Hıristiyan Don Kazaklarının küçük ve süratli gemilerle yaptıkları yağmacılık hareketleri idi. Giresun ve Samsun bu yağmalardan nasibini almıştı. Ünye’nin ise bu saldırılardan doğrudan etkilenip etkilenmediğini bilmiyoruz.
Meşhur seyyah Evliya Çelebi 1640 yılında Ünye’yi ziyaret etti. Kitabında Ünye’nin Ünyes adında bir hükümdar tarafından kurulduğunu ve adını da ondan aldığını yazmaktadır ki; bu tarihi gerçeklere uygun bir değerlendirmedir.
Karadeniz sahilinde 16 ve 17ci yüzyıllarda en mühim ticaret iskelesi Ünye idi. Eflak, Boğdan, Ukrayna ve Karadeniz havzası tüccarları Diyarbakır’dan ham kırmızı ipek ve sahtiyan, Haleb’den dirayi ve mavi futa ve başka mallar getirirlerdi. Bu malların ticari muameleleri Ünye’de yapılır ve buradan gemilerle nakledilirdi. Ünye’de mühim bir tersane mevcuttu ve devletin ihtiyaç duyması halinde savaş gemileri de inşa edilirdi.
Özellikle Osmanlı Devletinin savaşa girdiği yahut donanmanın güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu zamanlarda, çeşitli tersanelerle birlikte Ünye tersanesine de belli sayıda savaş gemisinin inşa edilmesini emreden fermanlar gönderildiğini biliyoruz.
Ünye tersanesinde savaş gemilerinden başka özel müteşebbislere ait ticari gemiler de inşa edilmekteydi. Devlet arşivlerinde, Ünye’de hicri 1200-1300 tarihleri arasında inşa olunan çok sayıda ticari gemi için sened-i bahri (armatörlük belgesi) verilmesine dair belgeler mevcuttur. Ünye civarı gemilerde kullanılan halatların hammaddesi olan kendirin de en önemli üretim ve dağıtım merkezi idi. Osmanlı Devletinin kendir ihtiyacının yarıdan çoğu buradan sağlanıyordu.
Ünye’de Ayanlar Dönemi
18ci yüzyılda Osmanlı Devletinin girdiği uzun süren savaşlar yüzünden, devlet tarafından vergi toplama ve bazı mahalli problemlerin halledilmesi görevi ülke içindeki bir kısım nüfuzlu ailelere verildi.
Bu dönemde Ünye merkez olmak üzere Canik bölgesi ayanı olarak da Caniklioğulları geçer.
Ailenin kurucusu olan Canikli Hacı Ali paşa Babıali tarafından Canik bölgesine muhassıl (vergi toplamaya yetkili idareci) olarak tayin edildi. 1768 Osmanlı–Rus savaşına katıldı. Dönüşte Canik bölgesini eşkiyadan temizledi. Bu arada kendine rakip olabilecek nüfuzlu kişileri de bertaraf etti. İkinci Mahmud tarafından 1808 yılında idam ettirildi. Böylece Caniklioğullarının 18. yüzyıl ortalarından beri süren devlet içinde devlet konumu sona ermiş oldu.
19. yüzyılın başlarında Canik bölgesinin idarecisi olan Süleyman Paşa Ünye’de büyük bir saray inşa ettirmiştir. Güzelliği ile dillere destan olan bu saray, sonraları bir yangında tümüyle harap oldu.
Bu sarayın batılı bir seyyah tarafından çizilen bir gravürü mevcuttur. Süleyman Paşa Karadeniz bölgesindeki çeşitli derebeyleri ile devlet namına mücadele etmiştir. Mezarı Çarşamba’dadır.
Bilindiği gibi eski tarihlerde Ordu adlı bir yerleşim yeri yoktu. İlk olarak 19. asrın başlarında sahilde küçük bir iskele ve evler yapıldı vegayrimüslimlerle köylerden göçen bir kısım Türk ahali buraya yerleşti. Önceleri Bucak diye adlandırılan yerleşim yeri, bir askeri birliğin uzun süre burada yerleşmesi sebebiyle sonraları Ordu adıyla anılmaya başladı. Uygun konumu sebebi ile bu asrın sonlarına doğru Ordu mühim bir kasaba haline geldi.
1867 yılında yapılan idari taksimata göre Ünye, Trabzon vilayetine bağlı Canik sancağının 4 kazasından biri idi. İlk defa 1869 yılında Ordu Trabzon merkez sancağına bağlı bir kaza yapıldı.

19 cu yüzyılın sonlarında Ünye
Ünye şehir nüfusu 10 bin civarındaydı. Köyleriyle birlikte toplam nüfusu ise 50 bin kadardı. Ünye’nin o tarihte 104 köyü vardı. Ünye’de 75 cami 2 han 3 hamam, 400 dükkan vardı. Yine 19 cu asrın sonlarında Ünye’de 271 öğrencisi o lan 1 medrese, 91 öğrencisi olan 1 rüşdiye okulu, toplam 1554 öğrencisi olan 79 Müslüman okulu ve 403 öğrencisi olan 14 gayrimüslim okulu vardı.
Rusya’nın Kafkasya’yı istilası ve Müslümanlara katliam uygulaması yüzünden 19 cu Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Anadolu’ya Kafkasya’dan göçler başladı. Bu göçler bilhassa 93 harbi diye anılan 1877-78 mağlubiyetinden sonra yoğunluk kazandı..
Balkan harbi ile başlayıp büyük seferberlik ve istiklal savaşı ile yerli nüfus büyük sıkıntıya duçar oldu.
Gelecek: Cumhuriyet Döneminde Ünye


Bu Haber 1635 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI