Bu şehre yapılacak en büyük kötülük tarihini yalan ve yanlış yazmaktır
14 Nisan 2009 Salı 09:43
Ünye’de kulaktan dolma yalan ve yanlış bilgilerle birçok olay gerçeğinden saptırılmıştır. Bunlardan en önemlisi uzun çabalar sonucunda düzelttiğimiz Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa’nın mezarıdır.

Ünye’de şehir içinde ve çevresinde düzelecek bir sürü yalan ve yanlış vardır


Bunları “ÜNYE TARİH ARAŞTIRMALARI GURUBU” adı altında yaptığımız çalışmalarla dile getirmekteyiz. Ünye’de henüz bir tarih bilinci, tarihe sahip çıkma kavramı tam oturmamıştır. Bu konular hangi makamın yetki alanına girer, kim bunlara sahip çıkar meçhuldür. Belediye böyle tarihle, mezarla falan uğraşmayı pek sevmez.


Hatta bize kızarlar bile .


Bizde hiçbir şeye dokunmayacaksın her şey  yalan ve yanlış kalacak.


 


Hepsi hayaldi..


Bu uzun girişten sonra gelelim asıl demek istediğime.


Bir müddet önce bu sayfada onbir hafta boyunca Ünye’de bir zamanlar var olmuş olan  Haznedaroğlu Süleymen Paşa Sarayı’nı ve Süleyman Paşa’nın kim olduğunu, Ünye’ye nasıl ve nereden geldiğini, neden Ünye’ye bu sarayı yaptırdığını yazdım.


Bu güne kadar böyle  bir çalışma yoktu..


 


Sarayı, şöyle güzeldi böyle güzeldi deyip uzun yıllar anlattık durduk. Ama gerçek neydi hiç bilemedik. Bildiklerimizin de çoğu yanlıştı. Çocukken, duvarlarının önünden eve giderken babamın bana anlattıklarının hayal  olduğunu elli yıl sonra bu araştırmayı yaparken öğrendim.


Bize geçmişten çok az bilgi ve belge ulaştı.


Anlatılanlar bir iki nesil sonra masala dönüştü, hangisi gerçek hangisi masal ayırt edemez olduk. Son büyüklerimiz de tek tek  gidince geçmişle bağımız koptu .


 


Daha yazılacak çok şey var..


Derleyip, toparlayıp bu sayfada Pazartesileri yazmaya çalışıyoruz.


Daha yazacağımız çok şey var..


Daha düzelteceğimiz çok şey var.


Memleketi Mısır’a dönmek için biriktirdiği altınları konağın sarnıcına saklayıp sonradan almak için sarnıca girdiğinde boğulan Ünye’ye gelin gelmiş Mısırlı bir prensesin hikayesi ve bu prensesin elmalık mezarlığında unutulmuş mezarı var.


Meçhulasker okulu hastane iken Sakarya Meydan Savaşından yaralı gelip burada ölen meçhul askerlerin unutulmaz anıları var.


Fatihin Trabzon’un fethinden dönerken Ünye’ye bıraktığı bir kadırga ve 300 askerden biri olan İskenderiyeli Köle Muhammed’in beşyüz senedir Ünye’de yaşayan soyu var.


Sökülen mezar direği


Bütün bu yanlışlıklar neden ve nasıl meydana geldi?


Araştırmadık.


Konuyu uzmanına sormadık.


Önemsemedik.


Birgün hepsi tek tek karşımıza çıktılar.


Düzeltmek için de ayrı bir çaba sarfettik.


İtiraz ettiler, karşı çıktılar.


Bunlardan biri de Tekkiraz’ın Dizdar köyündeki Dizdar Bey’in sökülen mezar direği idi. Mezarın başında bulunan ve “Kabadirek” denilen bu direğe bez bağlayanlardan tutun da gizlice yontarak kaynatıp suyunu içenlere kadar hepsi vardı. Direk bundan dolayı kaldırıldı. Dizdar Bey  o yöreyi Türkleştiren ve köye adını veren Oğuz boylarından Danişmetlilerin bir oymak beyi idi.


Saray duvarındaki yanlışlık


Bu yanlışlardan son bulduğumuz, Süleyman Paşa Sarayı’nın günümüze ulaşan duvarlarının üzerine kim ve ne zaman asıldığı bilinmeyen tanıtıcı tabeladır. Tabeladaki metinde birçok yanlış vardır.


Metin şöyledir:


“19 CU YÜZYILDA ÜNYE SANCAK BEYİ SÜLEYMAN PAŞA’NIN YAPTIRMIŞ OLDUĞU SARAY BİR YANGIN SONUCU TAMAMEN YANMIŞTIR. SARAYIN DENİZ TARAFINA BAKAN BU BÖLÜMÜNDEKİ SURLAR GÜNÜMÜZE KADAR KORUNABİLMİŞTİR.”


Yanlış nerdedir?


Sarayı yaptıran, sonradan Trabzon Valisi olan Süleyman Paşa sarayın yapılmaya başladığı 1808 tarihinde, vali vekilidir.  Sarayı dinlenmek için yaptırmıştır. Ünye o yıllarda Canik sancağına (Samsun) bağlı bir kazadır.  Kazanın kaymakamı kardeşi Ahmet Paşadır. Süleyman paşa yaptırdığı bu sarayda fazla oturamaz ve 1817 yılında nefes darlığından Çarşamba’daki konağında ölür, mezarı Çarşambada Rıdvan Bey Camisi avlusundadır.


Sarayın 1852 yıllarında bilinmeyen bir nedenle yarısı yanar. Bazı tarihçiler sultanın yaktırdığını yazarlar. Diğer yarısı onarılarak yirmi yıl kadar daha ayakta kaldıktan sonra yıkılarak yerlerine dört tane büyük konak yapılır. Bunlardan sonuncusu geçen yıl yıkılmıştır. Saraydan ve konaklardan günümüze duvarları ve bahçesindeki susuz çeşmesi kalmıştır.


Ünye sarayın yapılışından ellialtı,  sene sonra sancak beyliği olmuş, dört yıl sancak beyliği kaldıktan sonra sancak beyliği 1868 yılında kaldırılmış tekrar Samsun’a bağlanmıştır.


Ünye’de İlk ve son sancak beyi Süleyman Paşa’nın,  oğlu Osman Beyden olan torunu Mehmet Nurettin (Nuri) paşadır.


Toparlarsak yanlışlıklar şunlardır.


1.Süleyman Paşa sarayı yaptırdığı 1808 yılında sancak beyi değil, Trabzon vali vekilidir, iki yıl sonra vali olur.


2.Ünye, sarayın yapıldığı yıllarda sancak beyliği değildir, Canik Livasına (Samsun)


bağlı bir kazadır.


3.Ünye 1865-1868 yılları arasında sancak beyliği merkezi olur ve sancak beyliğine Süleyman Paşa’nın Torunu Mehmet Nurettin (Nuri Paşa) getirilir. Yani Ünye’nin ilk ve son sancak beyi Nuri Paşa’dır.


4.Saray yangın sonucu tamamen yanmamış arka taraftaki yarısı  onarılarak20 yıl daha oturulmuştur.


Yanlış yazılan bu bilgilendirme tabelasının sökülerek doğru yazılıp yerine konması gerekmektedir.


Biz bulup yazdık. Şehrimizin en büyük mülkiye amiri sayın kaymakamız Dr. Osman Günaydın’ın dikkatlerine sunarım..


YAŞAR KARADUMAN


ÜNYE TARİH ARAŞTIRMALARI GURUBU


yasar.karaduman@gmail.com



Bu Haber 550 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI