Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman/TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR VE TÜRKLERİN ESKİ DİNLERİ (3)
8 Aralık 2014 Pazartesi 08:37
yasar.karaduman@gmail.com
Türkler İslâmiyeti Neden Kabul Ettiler
Birincisi, Türklerin eski inanışlarının İslâm’a çok yakın olmasıdır. Tek bir tanrıya iman, ahirete ve ruhun ölmezliğine inanma ve yaratıcıya kurban sunma gibi temel inanışlar, zinâ, hırsızlık, gasp, adam öldürme, yalancılık gibi kötü huylar, İslâm dininde olduğu gibi Türklerin Gök Tanrı dininde de vardı.

Geçen sayıda Türklerin Anavatanları olan Orta Asya’da yaşadıkları yıllarda Müslüman olmadan önceki dinlerinden biraz bahsetmiştik. Bugün bu çok karışık olan konuyu kısaca toparlayalım.
Türkler Müslümanlıktan tahminen üç bin yıl önce yıl önce Ortaasya’da ortaya çıktılar. Bazı bilim adamları bunu Ön Türkler olarak daha gerilere götürürler.
O zamanlar Orta Asya’da birkaç inanış şekli vardı, Çin’e yakın kısımlarda Uygur Türklerinin bazıları Budizm’e inanırlardı. Sibirya’daki Yakut ve Saha Türkleri Şamanizm inanç sistemine, bazı Türk Boyları da Gök Tanrı dinine inanırlardı.
Gök Tanrı ve Şamanizm dinini birbirine karıştıranlar olmuş bir kısım bilim adamı Şamanizm’i Türklerin ilk dini olarak savunmuştur. Bu iki din arasında ki benzerlikler zaman zaman karıştırılmıştır.
İslam dini ortaya çıktığında, Tarihleri boyunca birbirinden farklı birçok dinin veya inanç sisteminin etkisi altında kalan Orta Asya'daki Türk topluluklarının inandıkları din, Gök Tanrı, Şamanizm ve doğayı kutsal sayan bir din anlayışından oluşmakta idi..
Dünyada o zamanlar var olan inanç sistemlerinin yanında bir de semavi dinler, yani Allah tarafından gönderilen kitabı olan Musevilik ve Hristiyanlık gibi dinler vardı.
Türk toplulukları İslamiyet, ile yedinci yüzyılda tanışmış ve bu yeni dine geçişleri de aynı yüzyılda başlamış, 300-350 yıl sürmüştür. Halen bile Müslümanlığı kabul etmemiş, Musevi, Hristiyan, Budist, Şamanist ve Gök Tanrı dininde kalmış Türk toplulukları vardır.
Bunlardan Moldavya’daki Gökoğuz (Gagauz) Türkleri Hristiyan, Litvanya’daki Karaim Türkleri Musevi, Sibirya’daki Yakut ve Hakas Türkleri Şaman, Tuva Türkleri de Gök Tanrı dinlerine mensupturlar. Yani her Türk Müslüman değildir.

Orta Asya
Türk inanışları
Müslüman olmadan önce
Türklerin inanış
Sistemleri:

Totemizm
Eski Türk topluluklarının kutsal kabul edilen bitki veya hayvanlara saygıyı içermektedir. Kurttan türeyiş efsanesi, bunun en önemli kanıtıdır.
Şamanizm
Türklerin en önemli inançlardan biri Şamanizm’dir. Şamanizm bir din olmayıp daha çok gizli güçlere inanma biçiminde ortaya çıkmıştır. Bu inancın temsilcilerine Şaman denilmiştir.
Doğalar Kültü (Tabiat Kuvvetlerine İnanma)
Eski Türkler; dağ, tepe, kaya, ırmak, vadi, ay, güneş gibi varlıkların birtakım gizli güçleri olduğuna inanmışlardır..
Atalar Kültü
Eski Türklerde ölen kişilere ve atalara ait hatıralar kutsal sayılmıştır. Türkler, ölmüş atalarının ruhlarının kendilerini koruduğuna inanmışlar ve onlar için kurban kesmişlerdir. Atalara ve onların mezarlarına yapılan saldırılar savaş nedeni bile olabilmiştir.
Gök Tanrı İnancı
Eski Türklerde en yaygın olan inançtır.
Bu inanca göre Gök Tanrı; can veren, yaşatan ve öldürendir. Ayrıca Tanrı, insanlara yol gösterir ve onlara hükmederdi. Gök Tanrı inancında, Tanrı tektir. Temizlik önemli bir unsurdur. Kurban kesme geleneği mevcuttur. Gök Tanrı inancında din adamlarına Kam adı verilmiştir, Gök Tanrı gökte oturur, göğe doğru yükselen herşey kutsaldır, ulu ağaçlar, yüksek dağlar, tepeler kutsaldır
Ölen kişinin ardından yas tutulur ve ölüler için yuğ adı verilen cenaze törenleri düzenlenirdi. Bu törenlerde ayrıca yuğ aşı denilen ziyafetler verilirdi.
Türkler ölülerini kurgan adı verilen mezarlara gömmüşlerdir. İkinci bir hayatın varlığına inanıldığı için ölen kişinin değerli eşyaları da mezara konulmuştur.
Mezarların başına dikilen taşlara balbal adı verilmiştir. Türkler, cennet ve cehennem’in varlığına inanmışlardır. (Kaynak Kültürel bellek)
Bütün bu benzerlikler Müslümanlıkta da olduğu için bu yeni dini daha kolay algılamışlardır. Ancak yeni dine eski dinlerindeki alışkanlıklarını örf ve adetlerini de beraber getirmişlerdir. Bugün bu ilk dinden gelen adetler halen yaşamaktadır, biz bunları Müslümanlığın içinde var zannederiz. İslam din adamlar ve İslam dini ise bunları şiddetle reddeder. Bunlar, Türbelere mezarlara gidip dilek dilemek, onlardan bir şeyler istemek, bez bağlamak, adak adamak, mum yakmak, tahtaya vurmak, nazar, gidenin ardından su dökmek, kurşun dökmek gibi bunları bu seri içinde ayrıca yazacağız.

Turkhia
İslamiyetten Önce Türkler :
Türk kelimesinin aslı "türümek" fiilinden türetilmiş, kişi ve insan anlamında hece düşmesiyle "Türk" kelimesi ortaya çıkmıştır. Türk kelimesi, ayrıca, çeşitli kaynaklarda; " töre sahibi, olgu, güçlü, terk edilmiş, usta demirci ve deniz kıyısında oturan adam" anlamlarına da gelmektedir.

Turkhia (Türkiye) tabirini altıncı yüzyılda Bizanslılar, Orta Asya Türkleri için kullanmıştır. Turkhia Doğu ve Batı Türkiye olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Doğu Türkiye, Hazarların; Batı Türkiye ise Türk asıllı Macarların ülkesiydi. Memlukların ilk zamanlarında, Mısır'a da Türkiye deniliyordu. Anadolu'ya Selçuklular zamanında, on ikinci yüzyıldan itibaren Türkiye denilmeye başlandı. Türk adını ilk defa kullanan,(681-745) Göktürk Devleti oldu.
Bilinen en eski Türk kavmi, Çinlilerin Hiong-Nu dedikleri, M.Ö. 3 cü yüzyılın başından itibaren tarih sahnesinde görülen Hunlardır.
İslamiyetten Önce Türk Devletleri:
Türklerin kurduğu en eski devlet olan Hun İmparatorluğu, Türk kavimlerini toplayıp, imparatorluk halinde birleştiren devlet olmuştur. İlk büyük Hun hükümdarı ise Teoman Han’dır. (M.Ö. 220). Teoman Han’dan sonra, Hun tahtına oğlu Mete Han geçmiştir.. (M.Ö. 209-174).

Türk Soyu
Tarihte Türk ırkı hakkında çeşitli tasvirler yapılmıştır. Çin, Latin ve Grek (Yunan) kaynaklarında Türkler daha çok Moğol tipinde tasvir edilmişlerdir. Bunun sebebi Türklerin tarih boyunca en çok temasının Mogollar'la olmasıdır. Moğol kitleleri yıllarca Türklerin idaresinde yaşamış, göçlere, savaşlara Türklerle beraber katılmışlardır. Bunun sonucunda bu kaynaklar Türk ile Moğol tipini birbirine karıştırmıştır.
Son yarım asır içinde yapılan ilmi çalışmalar sonucu Türkler'in beyaz ve yeryüzünde mevcut üç büyük ırk grubundan "Europid" adı verilen grubun "Turanid" tipine mensup bulundukları anlaşılmıştır. Türkler'in hakim vasfı beyaz renk, düz burun,değirmi çene,hafif dalgalı saç, orta gürlükte sakal ve bıyıktır..
Türklerin İslâmı kabul etmeleri,
üç ana sebebe dayanmaktadır.
Birincisi, Türklerin inanç ve yaşayışlarının İslâm’a çok yakın olmasıdır. Tek bir tanrıya iman, ahirete ve ruhun ölmezliğine inanma ve yaratıcıya kurban sunma gibi temel inanışlar İslâm’da da vardı.
Zinâ, hırsızlık, gasp, adam öldürme, yalancılık gibi kötü huylar, İslâm dininde olduğu gibi yasaktı.
İslâmiyet’in cihat emri, Türkün savaşçı vasfına uygundu. Bu gibi sebeplerle öncelikle Türkistan bölgesinde yaşayan Göktürkler arasında İslâmiyet yayılmaya başladı. Daha kuzeyde ve batıda yer alan Müslüman olmayan Türkler, özellikle Türkistan'la ticarî faaliyetleri sırasında, kendi dillerini konuşan ırkdaşlarının dinine daha çabuk ve kolaylıkla girdiler.
Devam Edecek

Kaynaklar:
Bahaeddin ÖGEL, Türk Kültürünün Çağları
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları,
Türk Tarih Kurumu
Mustafa ÖZTÜRK, Tarih Felsefesi2










Bu Haber 1500 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI