Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? (9)
26 Ocak 2015 Pazartesi 09:05
yasar.karaduman@gmail.com
Türklerin ilk dinleri olan Gök Tanrı Dini ve Şamanizm’in bugünkü yaşantımızdaki izleri

Türkler Müslüman olduktan sonra da eski adetlerini uzun yıllar yaşattılar hatta bunlardan birçoğu günümüze kadar ulaştı. Günlük adetlerimiz içinde kullandığımız birçok şey eski dinimizden Müslümanlığa taşıdığımız inançlardır.

Birkaç haftadır Türklerin Müslüman olmadan önceki dinlerini ve nasıl Müslüman olduklarını yazıyoruz. En son, Müslümanlığı kabul etmeyen Hıristiyan, Musevi ve Şaman Dinindeki Türk Devletlerini yazdık.
Türkler Hz. Ömer zamanında Müslümanlıkla tanıştılar. Başlangıçta Müslüman Araplar Türklerden çok korktular ve her seferinde yaptıkları çok kanlı savaşlarda yenildiler, ilişliler ilerleyince bu yeni dinin kendi dinlerine benzediğini gördüler. Müslümanlığa geçişleri 400 sene sürdü. Son Türk boyunun 1266 yılında İslam’a geçtiğini yazar tarihçiler.
1071 Malazgirt Savaşında Türk Ordularının içinde henüz Müslüman olmamış Türk Boyları vardı, çoğu İslam’a geçişi Anadolu’da tamamladılar.
Birden eski dinlerinden kopmaları mümkün olmadı, uzun yıllar iki dini harmanlayıp yaşadılar geçen zaman içinde İslami kurallara uydular.
Başlarda Oğuz Türkleri İslam dinini benimsemiş olsalar da henüz eski din, yaşamlarında İslam’dan daha fazla yer tutmaktaydı.
Hatta Osmanlı Beyliği 1299 yılında kurulduğu zaman beyin kurucusu Otman Bey ve obasında daha çok GökTanrı dininin kuralları geçerliydi
Türkler eski adetlerini geleneklerini uzun yıllar yaşattılar hatta bunlardan birçoğu günümüze kadar ulaştı.
Günlük adetlerimiz içinde kullandığımız birçok şey eski dinimizden Müslümanlığa getirilmiş inançlardır. Müslümanlık bunları kabul etmez ve günah sayar

GökTanrı İnancı
Türklerin Göktanrı İnancı ve Şamanizm birçok bakımdan Müslümanlığa benzemekte idi.
Türkler, İslâmiyet’teki gibi tek bir Allah’a inanıyorlardı. Öteki dünya cennet cehenneme ve ruhun ölmezliği, Göktanrı inancında da mevcuttu.. İslâmiyet’te olduğu gibi Gök Tanrı inanışında da Tanrıya kurban sunuluyordu. Türkler İslamiyet’ten önce de domuz yemezler, yalan söylemezler, hırsızlık ve zina yapmazlardı, yalan söylemek, dedikodu yapmak, düşmanları bile olsa başka bir kimseyi aldatmak, zulüm etmek, hırsızlık yapmak, domuz beslemek ve etini yemek gibi hususlar büyük suç olarak kabul edilir ve bu suçları işleyenler çok ağır cezalara çarptırılırdı.
Kaynak Prof. Dr. Buğra Ekinci

Göktanrı İnancının
Günümüzdeki İzleri
Türkler Müslümanlığa eski inançlarından birçok şeyi de birlikte getirdiler
Bugün bizim örf ve adetlerimizin çoğu Göktanrı inancına ve Şamanizm’e dayanmaktadır. Normal vatandaş bunları Müslümanlığın bir kuralı hatta emri sanır, eski dinden getirdiğimiz adet ve kurallar bizim için artık günahtır, İslam bunları günah sayar, vatandaşlar bunu bilmezler ve ayıramazlar.İslâmiyet’i kabulünden bu yana on asır geçmiş olmasına rağmen, ilk dinden gelen bazı şeyler halen canlı olarak yaşamaktadır.

Yaşayan Adetlerden Örnekler:
Ay Tutulması
Türkleri ay tutulmasını ayın kurtlar ve ayılar tarafından yenmesinden kaynaklandığını düşünmektedirler. Orta Asya’da bu yaratıkları korkutup kaçırmak ve ayı kurtarmak için de havaya taş atılmakta ve gürültü yapılmaktadır. Bu inanışın devamı olarak bugün de Anadolu’da ay tutulması sırasında havaya silâh sıkılır, teneke çalınır ve gürültü yapılır.
Kırk Sayısı
Şaman inanışına göre ruh bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır. Oğuz’un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. İslâmiyet’te ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur’an ve Mevlit okutma âdetlerinin, altında Göktanrı ve Şaman gelenekleri yatar.
Mezarlardan Medet Umma
Toplumda ulu kabul edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak ve bu yerler medet umulan yerler hâline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması yardım talep edilmesi, mezarlara el ve yüz sürülmesi bez bağlanması Gök Tanrı ve Şamanizm inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır.
Öldü yerine uçtu
Göktürklerde ölüm, ruhun bedenden ayrılıp uçması biçiminde düşünülüyordu. Bu yüzden de öldü yerine “uçtu” denilmektedir. Ayrıca ruhun ağızdan çıkacağına inanılırdı hapşırınca onun için çok yaşa deriz.
Türbe
Eski Türklerde büyükler için türbe formunda özel mezarlar (Bark) yapılır, Bark’ın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenirdi. Bunun İslamiyet teki karşılığı içi bezenmiş türbelerdir.
Mezar
İslamiyet te aşırı yüksek mezar, türbe ve süslü mezar taşları yasaktır.
Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın süslenmesi sadece Anadolu’da görülmektedir. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu’da gelin ve genç kızların mezarları tel ve duvaklarla süslenmektedir.
Nazar:
Anadolu’da halk arasında nazar çok yaygındır. Bâzı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır, eski bir Şaman inanışıdır.
Kurşun dökme:
Kurşun dökme de eski bir Türk adetidir. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik bir ritüeldi. Kurşun dökme, günümüzde de Anadolu’da halk gelenekleri arasında yaşamaya devam etmektedir.
Hapşırmak
Eski Türkler ruhun ağızdan çıktığını sanırlardı, bunun için hapşırdığımız zaman çok yaşa deriz, bu bir Göktanrı dini inancıdır.
Kırmızı-Al Basması
Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdela Şaman döneminden günümüze kadar ulaşmış bir adettir. Bu kurdelanın anneyi ve yeni doğan çocuğu, Albız denen şeytana karşı koruduğuna, inanılır. Buna bugün Anadolu köylerinde sık rastlanır ve “Al Basması” denir. Kırmızız loğusa şerbetinin de anlamı aynıdır.

Kaynaklar
Dr. Mustafa TALAS, İnönü Üniversitesi
Gazi Üniversitesi Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi Yayınları.
İslâm Ansiklopedisi “Bektaşilik Maddesi”
Mehmet ERÖZ, Eski Türk Dini
Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, İstanbul








Bu Haber 1857 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI