Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? (12)
16 Şubat 2015 Pazartesi 09:14
yasarkaraduman@gmail.com
Ölümde Türklerin İlk Dini Gök Tanrı İnancı
Ve Şaman İzleri


On iki haftadır yazdığımız konunun bu son dosyasıdır.
Bu zamana kadar, Türklerin nasıl ve neden Müslüman olduğunu, ilk dinlerinin ne olduğunu, ne zaman Müslüman olduklarını, eski dinleri olan Göktanrı İnancı ve Şamanizm’in nasıl bir din olduğunu, nasıl ve neden Orta Asya’daki yurtlarını bırakıp Türkiye’ye geldiklerini yazdık.
Bunlar çok bilinmeyen ve kimsenin yazmak istemediği konulardı, bazen kasten bize okullarda öğretilmedi.
Son yakın sayılarda ise Türklerin eski dinlerinden yeni dinlerine getirdiği ve bugün halan canlılığını koruyan adet ve geleneklerden bahsettik. Geçen hafta bu adetlerden Anadolu’da doğum çok fazla adetin yaşadığını ve onları yazdık.
Gördük ki Gök Tanrı İnancı ve Şamanizm kökenli örf ve gelenekler bugün eski canlılığı ile yaşıyor bin yıldır bunları söküp atamıyoruz. İnsanlarımız bilmeden bunun İslam dininde var sanıyor ve bırakmak istemiyor. Oysa İslam bunları yasaklıyor ve reddediyor.
Hatta bazı cami ve türbelere uyarıcı yazılar koyuyorlar. “Burada mum yakmak, bez bağlamak, mezarlardan ve ölülerden bir şey istemek dinimizce yasaktır diye.

Anadolu’da Ölümde
Gök Tanrı İnancı Kalıntıları..
Ölüm, yaşamın sona ermesidir. Doğum ve evlenmede olduğu gibi ölüm çevresinde de birçok âdet ve inanma vardır.
Eski Türklerde canın, bedenin iç organlarından birinde oturduğu ve ölümle, bir kuş şeklinde dışarı çıktığı inancı bulunmaktadır.
‘Can çekişmek’ deyiminin de çıkış noktası, ölüm halinde canın bedenden acı vererek ayrılmasıdır.
Giresun ve yöresinde ölümden sonraki yedi, kırk ve elli günlerde ölüyü anma törenleri yapılır. Bu törenlerde Mevlit ve Kuran okunur. Gelenlere yemek, şerbet, helva ve şeker ikram edilir. Ölünün defninden bir gün sonra ölü evine komşuları tarafından yemek getirilir. Cenaze sonrası helva dağıtılır. Bunun ölünün ruhuna gideceğine inanılır.
Cenaze evden çıkarken hayvanların bağırması halinde ölenin amelinin iyi olmadığına inanılır. Bu inanç yöremizin tamamında kabul edilir. Ölü yıkandıktan sonra bir daha ölüm olmasın diye teneşir tahtasının ters çevrilmesi veya tekmelenmesi yaygındır.
Ölü yıkandıktan sonra yakınlarının üzerine ölünün hakkının bağışlanması niyetine su serpilmesi geleneği Yağlıdere ilçesi ve civar köylerde devam etmektedir. Mezarın başında ışık yakılması da eski Tük inançlarından kalmadır.
Doğu Karadeniz bölgesinde ölünün gömüldüğü birinci gün, bazılarında yedinci, kırkıncı veya elli ikinci günlerden birinde yahut bir yıl sonra kurban kesildiği ve bütün köyün veya obanın davetli olduğu ölü aşı, ölü yemeği adlı bir ziyafetin verildiği görülü. Ölülerin ruhları için hayır işlemenin bir takvime bağlanması Gök Tanrı inancının uzantısıdır.
Seney-i Devriye, Hunlar döneminden günümüze kadar gelen eski Tük inancıdır.

Şamanizm Dininden kalma İnanışlar
Defnedilmeyi bekleyen ölülerin üzerine demir parçası konulması, insanın üzerinden kedi atlamasının uğursuzluk sayılması ve eğer ölünün üstünden kedi atlarsa onun hortlayacağına inanılması Şamanizm kökenli inançlar olarak karşımıza çıkıyor.
Anadolu’nun bazı yörelerinde evden ölü çıkarsa ev süpürülmez ve yemek pişirilmez, odaya, ertesi sabaha kadar yanan bir mum veya gaz lambası yakılır.
Bazı yerlerde ise çok ağlayan çocuğun babasının ölümüne sebep olacağına inanılır.
Bu inançlar rahatlama sağlıyor
Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Aktay, bu inanışların İslam inançlarıyla bağlaşmadığını, psikolojik olarak rahatlama sağladığı için inanmaya devam ettiklerini belirtiyor.
Ölünün gömüldüğü gün, kırkıncı günü ve Cuma günleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tatlı, yemek, şeker dağıtılıp orada bulunanlara ölünün ruhuna değeceği düşüncesiyle ikrâm edilmesi, mezarın olduğu yere yiyecekler asılması ve suların bırakılması, kırmızı veya siyah bayrakların asılması Anadolu’nun pek çok yerinde yaşayan ölüm âdetleridir.

Eski Türklerde Put Yoktur
Eski Türkler’de “ruh”ların insan biçiminde düşünülmesi söz konusu olmadığı için, putlara da rastlanmaz. Türkler gizli güçleri olduğuna inandıkları tabiata kutsallık vermişlerdir.
Göynük köylerinde bu izler İslâm dini içinde az da olsa görülmektedir. Mezarlar parmakla gösterilmez eğer gösterilirse parmak acıyana kadar ısırılır. Mezarların üstüne basılmaz.
Askere gidecek gençler köylüyle vedalaşmadan önce mezarlığa gelip ölmüş yakınlarına dua eder ondan sonra tüm köylüyle vedalaşıp yola öyle çıkar. Mezarlıktaki ağaçları kesmek hoş karşılanmaz ve bu ağaçların kesilmesine müsaade edilmez.
Çocuğu olmayan kadınlar, herhangi bir sıkıntıya duçar olan kimseler hemen hemen her köyde bulunan ve Erenler adı ile anılan dağ başlarındaki yatırlara giderler. Adaklar adayıp, dua ederler. Tüm bu inanışlar ve uygulamalar eski Türklerdeki inanışların İslâmî motiflere bürünerek veya İslâmîleşerek devam etmektedir..
Tahtacıların ölmüşlerine olan sevgi ve yakınlığı, hayret verecek derecededir. Her fırsatta mezarlarına gider, orada yemekler yer, Hun‘lar, Göktürkler gibi içki içerler. Mezarları üç yerinden öperek niyaz ederler.
Hıdrellez eğlencelerini tepelerdeki mezarlıklarda yapar, adeta ölmüşleri ile birlikte yemek yer, eğlenirler. Ölüyü gömdükleri gün mezarlıkta helva, zeytin, peynir yerler. mezarın yanına bir testi su ve biraz yiyecek bırakırlar [Eröz, 1985: 65].


Kaynak ve alıntılar:
Muharrem ERGİN, , Orhun Abideleri
Erdoğan MERÇİL, , ‚Sultanların Ata Mezarlarını Ziyareti
Bahaeddin ÖGEL, İslamiyetten Önce Türk Kültür Tarihi,
Candan Ergün, Türklerin Kültür Kökenleri.
Prof. Dr. Eman Artun
Doç. Dr. Yasin Aktay


Bu Haber 1358 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI