Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / ÇANAKKALE SAVAŞLARI 100 CÜ YIL (10)
27 Nisan 2015 Pazartesi 08:41
yasar.karaduman@gmail.com
Çanakkale’de Savaşanların Anıları
“Türklerin ölüleri 15-16 yaşlarında idiler.. Ölüydüler ama gülüyorlardı, bu savaşı kaybedeceğimizi o zaman anladık”

Sevgili okuyucular, bu dosya Çanakkale Savaşlarının yüzüncü yılı nedeniyle
hazırladığımız ve on haftadır devam eden yazı serisinin son dosyasıdır. Burada Çanakkale’de savaşan yabancı asker ve subayların savaştan sonra yazdıkları anılarından aldığımız bölümleri toparladık.

ÇANAKKALE SAVAŞI ( 18 MART 1915)
Çanakkale Savaşı Birinci Dünya Savaşı içinde Osmanlı Devleti’nin İngiltere ve Fransızlarla yaptığı savaştır. İngiltere’nin boğazları ve İstanbul’u ele geçirerek Rusya’ya araç gereç yardımı yapmaktı.
Savaş sekiz buçuk ay sürdü, başarı sağlayamayan düşman sonunda kaçarcasına Çanakkale’den çekildi.
Savaş bitip ülkesine dönen, Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Türkler, Avusturalyalılar, Yeni Zelandalılar, Mauriler, Anzaklar, Yahudiler, Yunanlılar, İskoçlar, Romanyalılar, İngiliz sömürge askerleri, Hindular, burada yaşadıkları mahşeri yazmışlardır.
Hepsinin üzerinde birleştikleri tek şey vardı:
Türklerin kahraman bir millet oldukları, dürüst savaştıklarını, merhametli oldukları, esirlerin esarette değil de bir misafir gibi bakıldıklarını anlatmışlardır, Türklere saygı duymuşlardır, buraya kandırılıp getirildiklerini yazmışlardır.

Çanakkale’de
Savaşanların Anıları:

Beşinci Osmanlı Ordusu Kumandanı
Mareşal Liman Von Sanders
“Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, Türk’lerle omuz omuza savaşmaktır, fakir insanlardı, buğday kırığından yapılmış çorba, en önemli yemekleriydi. Sağlıksız su içerlerdi, çamur barınaklarında yatarlardı, fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı aslanlar gibi savaşırlardı. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet daha görmedim.”

İngiliz Genarel Maude:
“Başka millet askerinin, artık muharebeyi kaybettik, yenildik diye silahını bırakıp savaştan vazgeçtiği hallerde, Türk askeri için muharebe yeniden başlar.”
Müttefik Ordular Başkomutanı
İngiliz Generali Hamilton:
“Çok cesur harbeden, iyi sevk ve idare edilen asil Türk Ordusunun karşısında bulunuyorsunuz. Kılıcı insafsız bir maharetle kullanan Türk eli, mağlup ettiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.”

İngiliz Mareşal Frenç:
“Türk askerleri korku bilmez, dünyada yenilgi adında bir kavram tanımaz. Türkler Asya’nın centilmenleridir.”

Üsteğmen Casey
“Conk Bayırı’nda Süngü hücumundan sonra bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz yüzbaşısı avazı çıktığı kadar bağırıyordu.
Ancak siperden, kimse çıkıp yardım edemiyordu. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu.
Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir bayrak sallandı, bir Türk askeri, silahsız siperden çıktı, hepimiz donup kaldık. Kimse nefes almıyor, ona bakıyorduk, asker yaralı İngiliz subayını yerden kucakladı, kolunu omzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi döndü. Günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu.

İngiliz Genareli Oglander:
“Türk Askerlerinin savaş ve muharebe için haiz olduğu yüksek niteliklerin önceden bilinmemesi İngilizler için felâket olmuştur. Türk askerlerinin ne yaman muharip olduğunu İngilizler kendileriyle dövüştükten sonra anlamışlardır.”

Bir Anzak askerinin cepheden
Ailesine yazdığı mektup..
10 AĞUSTOS. 1915.GELİBOLU
Sevgili Ailem.
Gelibolu cehenneminden hepinize merhaba!
Siz benim buraya cehennem dediğime bakmayın burası güzel bir yer.
Burası Türklerin vatanı ve bu savaş bizim savaşımız değil. Asıl kahraman olan Türkler.
Bana sigara ikram eden Türklerden biri “Sen no İngiliz” diye sordu. “Ben İngiliz değilim” dedim. Sonra elini uzattı, ben TÜRK dedi.
Bana uzatılan eli tuttum. Gelibolu’nun en kanlı savaşlarının yapıldığı o tepede, el sıkıştık. Ben bu adamla neden düşman olmuştum ki?
Bu benim savaşım değil. Yaşamak için de hiç isteğim kalmadı, hepinizi çok seviyorum

İnsanlık Dersi
Çanakkale Savaşları’nda bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı hatırasında şöyle diyor:
“Hiç unutmam, savaş sahasında döğüş bitmişti. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zaliyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeride kendi gömleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu.

Er Joseph Clements
“Avrupa’da hiçbir asker yoktur ki, Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Hâlbuki Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.”


‘Şavaş ne kadar gereksiz’
19 Ekim 1915 tarihli Üsteğmen T.E.Cozens tarafından yazılan mektup ise şöyle:
“Gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. Bu sabahın ilk saatlerinde Türklerle bizim arkadaşlar arasında sıra dışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. Bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara takas ettiler. Yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu.”

‘Cesetler korkunçtu’
Anglikan Vaizi William Dexter, 24 Mayıs 1915 tarihli mektubunda şunları yazdı:
“Farklı noktalardaki siperler arasında ölülerle kaplanmıştı ve defin gününün ardından yapılan tahminlere göre 12 bin Türk ölmüş olabilirdi. Bu korkunç yığın arasında bizim çocuklar vardı. Cesetler kapkara olduğundan bakılamayacak kadar korkunçlardı, dokunulduklarında parçalara ayrılıyordu.” Kaynak Milliyet Gazetesi
SON

Kaynaklar
Hamilton, “Çanakkale Savaşları Raporu”
Hamilton, Gelibolu Günlüğü, Hürriyet Yayınları, İstanbul, 1972 s:237


Bu Haber 1105 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI