Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Tarihin Sakladığı Sırlar (22)
12 Ekim 2015 Pazartesi 09:35
Padişah Anneleri Neden Yabancı İdi?
Padişahlar Neden Yabancı Kadınlarla Evlendiler?
Osmanlı İmparatorluğu bir İslâm devleti idi, devletin ortak noktası İslam’dı. Osmanlı da “yabancı” demek, Müslüman olmayan demekti…Başka ırktan olmak yabancı sayılmıyordu.. Müslüman olduktan sonra Türk, Yugoslav, Rus, Bulgar, İspanyol, İtalyan olmak fazla bir şey değiştirmiyordu.

Osmanlı çok ilginç olayları ve bugün dahi hala çözülememiş birçok sırrı içinde barındırmış bir cihan imparatorluğudur. Kuruluşu olan 1299 yılından ortadan kalktığı 1923 yılına kadar 623 yıl yaşamış 74 ayrı ülkeyi imparatorluk içinde yönetmiş ve çöktüğü zaman kalıntısından 36 devlet çıkmıştır.
Orta Asya’dan 300 çadırla Söğüt kasabasına gelen ve bir dünya devleti çıkaran
Osmanlıların kurdukları bu büyük imparatorlukta bugün bile tam anlaşılamamış birçok olay ve uygulamalar olmuştur.
Bunlardan en önemlileri:
Padişahların kardeş ve çocuklarını öldürmeleri, padişahların neden hacca gitmediği, haremin esrarı ve bugün bakacağımız padişahların neden yabancı kadınlarla evlendikleri ve padişah annelerinin neden Türk olmayan kadınlar olduğu konusudur.

Esir Cariyeler
Birkaçının dışında padişah analarının hepsi Rus, Yugoslav, Rum, Ukraynalı Çerkez, Gürcü, Bulgar, İtalyan ve İspanyol gibi yabancı kadınlardır.
Padişah eşleri, küçük yaşlarda ganimet olarak veya esir pazarlarından alınmış kızlardan seçilirdi. Bunlar çok sıkı bir eğitimden sonra cariye olurlardı.

Bütün Padişah anneleri çocuklarını Müslüman olarak doğurmuşlardır, milliyetlerine bakılmamış Müslüman olmaları yeterli görülmüştü.. Osmanlı “biz yabancı kadın aldık” veya “bizim annemiz yabancı” demiyordu böyle bir kavram ve dertleri yoktu, Müslüman olmak yeterli idi

Cariye Nasıl Olunurdu?
Cariyenin yetiştiği yer "Harem Okulu"dur, yetişme süreci uzun ve zor bir süreçti. Padişah eşi olabilmesi ise büsbütün zordu. Bunun için Harem'de üst düzey öğrenim görmüş olması yetmiyor, ayrıca gizli-açık tüm sınavlardan başarıyla geçmesi ve dini- insani sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi gerekiyordu.
O kadar ince elenip sık dokunuyor ki, bir kerecik sabah namazını kazaya bırakan cariyenin üstü çiziliyor, padişaha eş olarak seçilme ihtimali ortadan kalkıyor, sadece hizmetçi olarak değerlendiriliyordu.
Cariyenin eğitimi sekiz yıl kadar sürüyordu. Bu süre içinde hem dinin, hem dünyanın tüm incelikleri öğretiliyor, musikiden nezakete, temizlikten çocuk yetiştirmeye kadar gerekli bilgilerle donatılıyorlardı. Çocuk yaşta harem'e alınıp eğitildikleri için, eski inançlarından hiç bir iz kalmıyordu.
Ya kalmışsa?
Mümkündür, bir iki tane de olsa vardır. Eski dininde kalmak isteyen cariye padişaha takdim edilmez, sadece saray hizmetçisi olarak hayatına devam edebilirdi, baskı görmezdi.

Sıra ile padişahlara bakıldığında Osman ve Orhan Türk anneden, diğerleri sonradan Müslüman olmuş yabancı cariyelerden dünyaya gelmiştir.
Sultan Birinci Murad’ın annesi Rum Horafira Müslüman olup Nilüfer Hatun adını almıştır. Yıldırım Bayezid’in annesi Bulgar Marya Müslüman olmuş, Gülçiçek Hatun, İkinci Murad’ın annesi Veronika Müslüman olup Emine Hatun adını almıştır…
Fatih Sultan Mehmet’in annesi Sırp Despina Müslüman olup Hüma Hatun olarak tarihe geçmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Polonyalı Helga Müslüman olup Hafsa Sultan, Sultan İkinci Selim’in annesi Ukraynalı Roxana Müslüman olup Hürrem Sultan adını almıştır. Kaynak: Yavuz Bahadıroğlu

Neden yabancı eş aldılar?
Osmanlı uzmanı tarihçiler padişahların neden yabancı bir milletin kadınlarını eş aldıkları konusunda birleştiği birinci neden padişahın Türk olan eşinin ailesi ile uğraşmak istememesidir.
Yıldırım Bayezid bununla çok uğraşmıştır. Türk olan eşi padişahtan kendi akrabaları için iş, rütbe, torpil istemiştir. Padişahlar yabancı kadınları, böyle sorunları olmadığı için tercih etmişler bu sonradan bir gelenek olarak devam etmiştir.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi Osmanlı'da üst kimlik İslam idi ve insanların kesinlikle milliyetlerine bakılmazdı, devletin yapısı din esasına göre düzenlenmiş, ister doğuştan, isterse sonradan olsun, her Müslüman eşit ve devletin aslî sahibi sayılmıştır, bu hüküm padişah eşlerini ve annelerini de kapsamaktadır.
Osmanlılar yabancı kökenli cariyeleri tercih ederken güçlü aileler, hanedan meydana gelmesinin önüne geçmek istiyorlardı.. En son güçlü aile Fatih zamanına kadar varlığını sürdüren Çandarlızâdeler idi.. Bunlar o kadar güçlenmişlerdi ki, zaman zaman padişahı zor durumda bırakabiliyorlardı. Son temsilcileri İstanbul’un fethine karşı çıkan Çandarlı Halil Paşa, Fatih tarafından idam ettirilmişti.

Osmanlı Türk’tü
Osmanlı, bir Türk imparatorluğudur..Fakat bunu diğer unsurlara hissettirecek bir siyaset izlememişlerdir. Çünkü onlarca etnik unsuru bir arada tutmanın başka yolu yoktu.
Konuyu özetlersek, yabancı kadınlarla evlenmedeki en önemli neden padişahların eşinin ailesiyle uğraşmak istememesidir. Türk’le evlenen birkaç padişah bu konuda sorun yaşamıştır. Kızın ailesinin yönetimde ağırlığının olmasını engellemek, bir nevi aristokrasiyi daha doğmadan önlemekti
Bu Osmanlı'nın bir Türk devleti olma gerçeğini asla değiştirmedi. Padişahlar Türk soyundan ve Türk ırkından geliyorlardı, Osmanlılar Oğuz Hanın oğullarından Günhan’ın oğlu Kayı’nın adını verdiği Kayı Boy’undan gelmektedirler, kökenleri Kayı boyuna dayanıyordu. Devlette halk Türkçe konuşurdu Türk adetleri yaşatılırdı. Kayı boyu Ortaasya’dan gelip Bizans’ın sınırı olan Söğüt kasabasına yerleşmiş ve 1299 yılında burada devletlerini kurmuştu..

Aslını Unutamayanlar
Bazen de yabancı kökenli kadınlar Müslüman olsalar da geçmişlerini unutamıyorlardı. İkinci Mahmut’un annesi Nakşıdil Sultan, ölmeden önce oğlundan papaz istedi, İkinci Mahmut da annesinin son dileğini kabul ederek bir Papaz çağırttı ve böyle bir olayın tekrarlanmaması için son yıllarda Hareme sadece Müslüman olan Çerkez ve Gürcü cariyeler seçildi.
Bu kural son padişah Sultan Vahdettin’e kadar sürdü. Vahdettin haremi dağıtma kararı aldı. Cariyeler kendilerine yetebilecek bir para verilerek serbest bırakıldılar. Bu hanımlar üst düzey Osmanlı devlet adamları ile evlendiler. Saraylı hanım ve saraydan çıkma hanım denilen hanımlar bunlardır.

Kaynaklar:
Ali Kemal Meram, Padişah Anaları,
İsmet Bozdağ, Hanzade Sultanefendi
Mehmet Yeşeren
Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu,
Çetin Altan, "Tarihin Korkunç Yüzü”,
Ahmet Şimşirgil, Tarih ve Düşünce Dergisi


Bu Haber 954 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : TARİH BİLİNCİ Tarih : 29 Ekim 2015 / Pazar Üye Adı :nevzat öztürk
Yaşar Bey emeğine,kalemine, yüreğine sağlık.Yazılarını beğeniyle okuyorum. Genç kuşaklara ,yavrularımıza gerçek tarihi en güzel şekilde öğretmemiz gerektiğini düşünüyorum.Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer sözünün anlamını günümüzde çevremizde yaşanan olaylardan daha iyi anlıyoruz. Çok yakında görüşmek üzere hoşca kal selamlar
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI