Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yaşar Karaduman / Kültür Yolu(3) / Yalı Rum Kilisesi
29 Şubat 2016 Pazartesi 09:18
Yalı Rum Kilisesi
Ünye Kültür Yolunda bugün kültür yolunun başlangıcı olan Yalı Kilisesindeyiz. Kültür Yolundaki tarihi ev sokak han hamam olmak üzere onaltı tarihi eser vardır. Başlangıcı Yalı Kilisesidir.
Diğer durak ve eserler: Hüsrev Bey Konağı, Sebile Hanım Konağı, Paşabahçe Konağı, Saray Hamamı, Saray Surları, Saya cami, Meydan ve tarihi çınar, Müze Ev, Kadılar Yokuşu, Bakırcılar Arastası, Çifte Hamam, Kefeli Han, Orta Çarşı, Orta Cami.
Bu yol üzerindeki anıtsal tarihi ve kültür varlıklarının çoğunluğu Ünye Belediyesi ve Turizm Bakanlığı bir tanesi Ticaret Odası tarafından restore edilmişlerdir.
1902 yılında yayınlanan Serveti Fünun dergisinde Ünye ile ilgili bir yazıda Ünye merkezde üç kiliseden bahsedilmektedir.
Bu üç kiliseden biri 1956 yıllarında yıkıldı yerine ortaokul yapıldı, ben o yıl ortaokula yeni başlamıştım.
İkinci kilise Hristiyanların küçük olduğu için şapel veya kapel dedikleri, bugün hamam olarak kullanılan yerin giriş kısmıdır, hamam kısmı arkaya sonradan eklenmiştir.
Biri ise konumuz olan Yalı mevkiindeki geçen yıl aslına uygun olarak restore edilen Rum Ortodoks kilisesidir.
Bu üç kiliseye ait elimizde yeterli bilgi yoktur, bilgilerimiz kırık dökük oradan buradan toplamadır.
Yalı Rum Kilisesi geçen yıl restore edilmiş kültür amaçlı kullanılmak üzere açılmıştır.
Kilise 1800 yıllarının başlarında çevrede yaşayan Rumlar tarafından yaptırılmıştır. Kilisenin bulunduğu çevre Rum yerleşim yeri ve Rum Mahallesi idi, bu mahalleden bazı binalar günümüze kadar gelmiştir.
Kiliseyi aynı civarda yerleşmiş Ortodoks Ermeni cemaati de kullanmıştır.

Hepsini Yıktık
1915 yılında Ermenileri peşinden dokuz yıl sonra 1924 yılında Rumları, Lozan Barış Anlaşması’na eklenen bir madde (Mübadele) ile gönderince geride kalan izlerini silmek için, taşınmaz mallarını, evlerini, ibadethanelerini, binalarını yetmiş, seksen yıldır gavur malıdır diyerek durmadan yıktık yok ettik.
Seksenlerden sonra aklımız başımıza geldi, yıktıklarımızın gavur malı değil, bize tarihin emaneti olduğunu, şehrin zenginliği olduğunu, korumak ve geleceğe aktarmak zorunda olduğumuzu anladık ve yıktıklarımıza üzüldük..
Benim çocukluğumda Rumlar gideli otuz sene olmuştu, evleri, binaları, kiliseleri, okulları duruyordu. Bugün onlardan bir kilise ve son olarak kullandıkları okulları kaldı.
Ortaokula başladığımda okulun yanındaki kiliseyi yıkıyorlardı, beden öğretmenimiz Ali Rıza Bey takma adıyla Bethowen, bize basket sahamızı kilisenin bahçesindeki mezarlığı düzleterek yaptırmıştı.
Yalı mevkiinde sıra sıra Rumların taş evleri vardı, onları da yıktık yerine Türk sinemasının uyduruk dekoru gibi hiçbir şeye benzemeyen binalar diktik.

Mezarlıklarını yok ettik.
Son akşam mezarlıklarını ziyaret edip ölmüş akraba, ana, baba, kardeş kim varsa vedalaştılar, sabahleyin limanda bekleyen Gülcemal vapuruna bindirilip gönderildiler.
Seneler sonra ziyarete geldiklerinde bıraktıkları evleri, mezarlıkları, kiliseleri yerlerinde yoktu.
Bu mezarların nerelerde olduklarını daha önce yazdım, her yazdığımda defineciler gidip kazdılar, bugün hiç Ermeni ve Rum mezarlığı kalmadı, hatta bir mezarlığın üzerine ilkokul yaptık şimdi çocuklar bir zamanlar mezarlık olan bahçesinde oynuyorlar.

Bir Harap Kilise Kaldı.
Yıka yıka sonunda Yalı’da bir kilise kalmıştı. 1924 yılında Ünye’deki Rumlar Lozan Barış Anlaşması (Mübadele) ile Yunanistan’a gönderilince kiliseleri boş kaldı sonunda biz onu da harabeye çevirdik, önce belediyenin kömür deposu yaptık, tuz deposu, gaz deposu sonra sokaklardan toplanan köpekleri hapsettik, peşinden belediyenin hurda deposu oldu 40 lı yıllarda orinal şekli bozularak, içerdeki direkler kesildi, çatısı değiştirilerek içeriye her biri bir otobüs büyüklüğünde motorlar konularak şehre elektrik veren elektrik santrali yapıldı, elektrik santralinden sonra yakın zamana kadar uzun yıllar düğün salonu olarak kullandık, en büyük ayıbımız da düğün salonu yapmaktı.
Benim İlkokulum hemen kilisenin üstündeki caddede bulunan Meçhulasker İlkokulu idi, motorlar çalıştığı zaman bina ve camlar sallanır sınıfta sıralar kayardı.
Kilisenin orijinalinin bozulması bu elektrik motorlarının konulması sırasında oldu. Önce motoru içeri almak için duvarı ve çatıyı yıktılar, çatıyı taşıyan sütunları keserek boş ve direksiz bir alan oluşturdular.
Sonra birden bire bunun bir kültür varlığı olduğu aklımıza geldi ve burayı restore etmeye karar verdik, eskiden gavur malı dediğimiz şeylere bakış açımız değişmişti, fakat geç kalmıştık, 1956 yılında yıkarak yerine ortaokul yaptığımız Kilise şimdikinden daha büyüktü, çocukken içine çok girmiştim, Rumlar gittikten sonra içine dev bir sahne yapmışlardı tiyatro salonu olarak kullanılıyordu..

Kilisenin bir benzeri aynı dönemde Ordu’da da yapılmıştı. Restorasyon sırasında Ordu’daki kilise örnek alınmıştır. Kiliseyi Rumlarla birlikte Ermeni Cemaati de kullanmıştır.
Ermeni Kilisesi Temsilcisi olarak 1837 yılında Karadeniz bölgesini dolaşan Rahip Per Minas Bijişkyan, Ünye’ye de uğramış, Ünye ve kilise hakkında bize şu bilgileri vermiştir.
“Ünye (Grekçe İneo), Terme’ye 18 mil mesafede bir şehirdir. Sahil hilal şeklinde güney tarafında büyük gemiler inşa edilir. Burada sekiz yüz Rum, bir kiliseleri ile beraber kırk Ermeni evi vardır. Batı tarafında Rumlara ait Ayanikola adlı ve eski zamanlardan kalmış, yıkık yuvarlak bir kilise mevcuttur.”

Kilisenin orijinal şeklini bizde ilk defa gördük, çünkü bizim çocukluğumuzda kilise bozulmuş direkler kesilmiş ve çatı değişmişti. Bu yeni şekli bizi hayli şaşırtmıştı

Gelecek Hafta
Hüsrev Bey Konağı


Bu Haber 1232 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : YALI KİLİSESİ Tarih : 8 Mart 2016 / Pazar Üye Adı :ayşenur cerrah celayir
YALI KİLİSESİNDE 7-19 MART 2016 TARİHLERİ ARASINDA DEVAM EDECEK OLAN ÜNYE'DE BALE ESNTİSİ ADLI RESİM SERGİSİNİ AÇTIM. BENDE DÜĞÜN SALONU OLARAK KULANILDIĞI VE HATTA OKUL MÜSAMERELERİ YAPTIĞIMIZ HALİNİ HATIRLIYORUM. TARİHİ DEĞERLERİMİZİ YOK ETMEKLE ASLINDA GEÇMİŞİMİZİ VE KÜLTÜR MOZAİZMİMİZİ YOK EDİYORUZ. GEÇ TE OLSA BU TARİHİ DOKULARIN YENİDEN TOPLUMA KAZANDIRILMASI; ŞU ANDA ÇOK İHTİYACIMIZ OLAN TOPLUMSAL KAYNAŞMAMIZI DA SAĞLAYACAKTIR. BU KONUDA EMEĞİ OLAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM. PROF.DR.AYŞENUR CERRAH CELAYİR 08.03.2016
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI