Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
ÜTAG / Ünye Kültür ve Tarih Yolu (8) / Saray Hamamı
4 Nisan 2016 Pazartesi 09:11
Bugün tavanı göçmüş, tabanını ot ve çalılar kaplamış giriş bölümünde üç ayrı soyunmalık bulunmaktadır. Biri Paşabahçe tarafında olmak üzere, hamamın geniş ve kemerli iki giriş kapısı vardır
1980’li yıllara kadar kullanılan ve o tarihten bu yana kapalı olan Saray Hamamı, Ünye’nin önemli tarihi yapılarındandır. Otuz yılda iyice yıpranan ve harabeye dönen hamamın kitabesi olmadığı için hangi tarihte ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. 1808 Tarihinde inşa edilen Süleyman Paşa Sarayı’nın müştemilatı olarak kullanıldığı ve aynı tarihlerde inşa edildiği tahmin edilmektedir.

Saray Hamamı’nın tarihçesi
1800’lü yılların başından Ulusal Kurtuluş dönemine kadar Karadeniz’de önemli görevler üstlenen Hazinedar Ailesi, bölgede önemli eserler bırakmıştır. Kendilerine ait bazı arazileri ve iş yerlerini vakfederek; bunları hayrata dönüşmüşlerdir. Bu hayratlardan bazıları Çarşamba ile Ordu arasında yer alır. İçlerinde 6 medrese, 5 mektep, 3 cami, 2 kütüphane ve 7 adet hamam olduğu ifade edilmektedir.[1]
Meydan tarafında, bugün kullanılmakta olan Saray Camisi, sanıldığı gibi saraya ait değildir.
Kondoroğlu Ahmet Bey’in saraydan 88 yıl önce inşa ettirdiği bu cami, Saray camisi olarak anılsa da, sarayın müştemilatı olan cami, bugünkü Taşbaşı Camisinin bulunduğu yerdedir.
Saraya ait bu cami gibi, Paşabahçe’de bulunan hamam da, muhtemelen Hazinedar ailesinin hayratıdır.
Sarayın inşasından birkaç yıl sonra Trabzon valiliğine getirilen Hazinedar Süleyman Paşa, bölgede Canikli Ali Paşa ailesinin otoritesini kırarak Cumhuriyet dönemine kadar Canik havalisinin en güçlü ailesi olmuştur. Süleyman Paşa’nın vefatı üzerine oğlu Osman Bey muhassıllık görevini devraldı. Hazinedar Süleyman Paşa’nın diğer oğulları da muhassıllık görevlerinde bulunmuş yahut ilgili meclislerde görev almışlardır.
Süleyman Paşa Sarayı 1850’li yılların başında yanmış, Hazinedar ailesi saray görünümündeki konağın yerine inşa edilen nispeten görkemli yapılarda ikamet etmişlerdir. Bu süre zarfında saraya ait hamam,Hazinedar ailesine ve ahaliye hizmetini sürdürmüştür.

Saray Hamamı
Diğer hamamlarla aynı tarihte, 1983 Yılında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından eski eser kapsamına alınan Saray Hamamını kapandığı 80’li yıllara kadar Soysallar çalıştırmıştır. İşletmeci Vahit Soysal’dan önce hamam uzun yıllar Aşık ailesi tarafından çalıştırılmıştır.
Hamamın bugünkü mülkiyet sahipleri Hazinedar ailesinin varisleridir. Ünye’de Paşalar olarak anılan bu varislerin bir kısmı, Nuri Paşa’nın kızı Fethiye Hanım’dandır.
1864-68 Yılları arası, kısa bir dönem Ünye sancak yapılır. Nuri Paşa, bu dönem Ünye’nin Sancak Beyidir. Hazinedar varisi Nuri Paşa’dan gelen soy sop ilişkisi, hamamın mülkiyetine de yansır. Nuri Paşa’nın kızı Fethiye Hanım’ın eşi Ziver Bey’den çocuğu olmaz. Varislerden bir kısmı, Ziver Bey’in ikinci evliliklerinden olan çocuklarıdır. Bugün hamamın önemli hissesi bu şekilde Aykaç ailesine ve yakınlarına geçmiştir.
1930’lu yılların sonuna kadar süren ve Ünye’de ekonomik sosyal yaşamı felç eden Rum mübadelesi, Saray Hamamı’nı ve dolayısıyla Paşabahçe sakinlerini fazla etkilemez. Çifte Hamam gibi bu dönemde kapanmayan Saray Hamamı, konumunu 80’li yıllara kadar muhafaza eder. 1982’de Saray Hamam’ı da kullanım dışı kalır.

Saray Hamamı Mimarisi
Saray Hamamı 19 cu yüzyıl Osmanlı – Türk mimarisi özelliklerini yansıtır. Türk Hamamı planına haiz olsa da, bazı farklılıklar içerir. Daha çok, geniş bir aileye hizmet amacıyla dizayn edilmiş görünmektedir.
Bugün tavanı göçmüş, tabanını ot ve çalılar kaplamış giriş bölümünde üç ayrı soyunmalık bulunmaktadır. Biri Paşabahçe tarafında olmak üzere, hamamın geniş ve kemerli iki giriş kapısı vardır.
Soyunmalık kısmı kemerli geniş bir kapıyla, bir koridora bağlanır. Koridorun ilk kısmı tuvalet, ikinci kısmı tek kişilik iki odadan oluşan temizlenme kabinlerine açılır. Koridorun sonundaki nispeten dar ve düz bir kapıdan hamamın ana bölümüne geçilir. Ortada göbek taşı ve etrafını çepeçevre saran dört simetrik oda ve odalar arasında yer alan üç ayrı yıkanma bölümü bulunur.
Koridor tarafındaki iki oda ılıklık bölümüdür. Girişin karşısındaki iki oda ve aradaki bölüm külhana bitişik olan sıcaklık bölümüdür. Her odada dört kurna, oda arasındaki açık bölümde üçer kurna bulunur.
Göbek taşı üzerinde yer alan büyük kubbe dışında, odalar üzerinde yer alan dört kubbe daha bulunur. Giriş koridorunun başında, diğer kubbeler gibi fil gözleriyle donatılmış kemerli kısım vardır.
Özellikle göbek taşının olduğu bölüm, sekizgen biçimindeki kemerli mimarisiyle yapıya farklı bir estetik kazandırır. Kubbeyi kuşatan çemberin oval bağlantısı dört köşede yer alan alınlıklar dört ayrı desenle süslenmiştir.
Çifte Hamam gibi uzunlamasına dikdörtgen planlı hamamın dış cephe yüzeyleri yığma taştan olup, köşeler ve pencere aksamı düzgün kesme taştandır. Kubbelerin tamamı taş ile örülmüştür. Kubbeler iç ve dış cephe duvarları üzerine oturtulmuştur.
Otuz yıldan bu yana onarımdan geçmeyen hamamda otlar, çalılar bitmiş; göbek taşı ve kurnalar paramparça olmuştur. Hamam bugün, tam bir harabe görünümündedir.
Son olarak, hamam bir müddet önce Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından satın alınmış olup restore edileceği günü beklemektedir.
Gelecek Hafta: Saray Camisi

Dip Notlar:
[1] Orhan Naim, Hazinedar, Oney’den Ünye’ye,Haz. İrfan Tosun. s98
[2] Bkz. İlber Ortaylı, Tanzimat'tan Sonra Mahalli İdareler (1974)


Bu Haber 1857 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI