Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Tabloları sattığı iddia edilen Ünyeli Bahriye Albayı Kim?
19 Mayıs 2009 Salı 13:54
Ünyeli armatör Saim Birkök ve “Kaplumbaga terbiyecisi” dosyası 4 “Babam gittiğinde Saim Bey ölmüştü.” “Evlatlığını, kendini korumak için kaza ile vurmuştu” YAŞAR KARADUMAN / ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

Ankara Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmakognozi Anabilim dalı öğretim üyesi,  Prof. Dr. Belma Konuklugil’in anılarında olaya ışık tutan bölümler:


 


Birkök’lerin İstanbul’dan çok yakın komşuları Konuklugil ailesinin  kızı ve olayın yaşandığı yıllarda küçük bir çocuk olan Prof. Dr. Belma Konuklugil,  Ankara’da yaşamaktadır. “Saim dede” dediği Saim Bey’i, ve diğer kardeşlerini çocukluğundan tanımaktadır. Belma Hanım’ın babası, Saim Bey’in yakınında bulunmuş bir dostu ve olayı iyi bilen biriydi. Ne yazık ki o bilgiler bize ulaşamadı.


Değiştirilen gerçek vasiyette ne vardı bilemiyoruz.


Sayın Prof. Dr. Belma Konuklugil, bu araştırma esnasında elinden geleni yaptı ve bu sayıda yayınladığımız fotoğraflar ve birçok belge gönderdi.  Aşağıda Konuklugil’in anılarında olaya ışık tutan bölümler.


 


Sayın Yaşar Bey,


Öncelikle beni ve ailemi yıllar öncesine götüren köşkün resimleri için çok ama çok teşekkür ederiz. Annem köşkü hemen tanıdı. Ablam Sema Pehlivanlı da size yazacak. Ben çok küçük olduğum için sadece bazı şeyleri hatırlıyorum ablam daha detay hatırlıyor. Biz de elimizdeki tüm Saim Dede ile ilgili belgeleri toplayıp size en kısa zamanda yollayacağız.   Köşkün satılması çok üzücü orası müze olacak diye biliyorduk.. Nurlar içinde yatsınlar, Halide Hanım teyze ile beraber iç kapıda karşılarlardı bizi.


Sizi tanıdığımız için çok mutlu oldum, ailemde öyle.


Babama yazdığı mektuplardan isterseniz bazılarının orijinali ve tercümesini yollayabiliriz. Yanılmıyorsam eski Hayat mecmuasında Saim dede ile bir röportaj vardı onu bulabilirsek size yollarım, ölmeden önce yapılan bir röportaj idi.


Saim Dede bence sadece Ünye'nin değil Türkiye'nin yetiştirdiği ender bir İstanbul beyefendisi idi.


Size çok teşekkür ediyorum bu çalışmanız için.


Bizim anlattıklarımızın doğruluğundan lütfen emin olun.. Ne yazık ki babam hayatta değil o size tüm bilgileri verirdi. Babamın söylediği sadece  40 sayfalık vasiyet, bunu hatırlıyoruz çünkü oku oku bitmedi, demişti.. Bunca sene sonra bakın siz ortay çıkıp araştırıyorsunuz kimse neler olacağını bilemez. Mektuplarını okudunuz ve Saim dedenin nasıl bir kişi olduğunu sanırım anladınız. Onu tanımak benim için bir şerefti.


          -


Evlatlığını kendini korumak için vurdu


Yaşar bey,


Siz de biliyor olmalısınız Ünye’deki akrabaları Saim dedenin vasiyetinin iptali için dava açtılar ve senelerce sürdü. Manevi evladı ( olmaz olsaydı)  emir erinin oğlu değil. Savaşta hastalandığında bu kişinin babası ile aynı yerde tedavi görüyorlar ve babası Saim dedeye yardımcı olunca aralarında bu arkadaşlık oluyor ve oğlum olursa adını Saim koyacağım diyor ve doğunca da   onun okumasını sağlıyor ve sonrada işlerini ona bırakıyor.


Fakat malum zat kendisine sunulan güveni ve imkanları kötüye kullanıyor, kumar ve gece hayatı nedeniyle borçlar oluşuyor ve ilgisizlikten işler kötüye gidince Saim dede kendisinden yetkiyi almak istiyor o sırada kavga çıkıyor Saim dedenin babama anlattığına göre;


“Bu birşey değil moruk senin tüm servetini yiyeceğim” deyip üstüne yürüyor ve Saim dede kendisini korumak için silahı alıyor ve boğuşma anında malum kişi vuruluyor.


Benim ve ailemin bildiği bu.


Saygılar, Belma


 


Babam yetişene kadar vefat etmişti.


Gerçek vasiyeti o arada değiştirildi


Sevgili Yaşar Bey,


Babama mektup yazıp yanına çağırıyor, çünkü babama çok güveniyordu, maalesef babam gidene kadar vefat ediyor ve vasiyeti o arada değiştiriliyor, keşke siz babam hayatta iken  onunla konuşsaydınız ben uzun yıllar yurt dışında kaldım ve ordayken babamı kaybettim hep bir gün yaparız dediğimiz şeyler vardır ya.. Maalesef çoğunu yapamadık.


Ben bu hafta Milli Kütüphaneye gideceğim mektupları ve bulabildiğim resimleri size yollayacağım. Size söz verdiğim mektupları buldum. Kardeşim onları bir dostumuza tercüme ettirmişti bunlar babam Kore’den döndükten sonra yazdıkları. Asıl, yazdıkları maalesef taşınma sırasında kaybolmuş.


 


Tabloları sattığı iddia edilen Ünyeli Bahriyeli albay kimdi?


Saim dede edebiyat fakültesi mezunu. Saim dede Bakırköy’de hastanede iken babam ilgilenmiş  ve 40 sayfalık mallarını gösteren belgeleri okumuş ancak akrabalarından Bahriyeli bir albay babama pek dostça davranmadığı için babam da  geri çekilmiş. Bahriyeli albay sonradanda bazı resimleri el altından satmış.. Size mektupları yollayacağım çok ilginizi çekeceğini sanıyorum.


Belma


 


“Tablo bir katilin evinden çıktı” sözüne Basın Konseyinde itiraz..


Hürriyet gazetesi yazarı Emel Armutçu’nun tablo ile ilgili haberinde kullandığı


“ Kaplumbağa terbiyecisi tablosu bir katilin evinden çıkmıştı” haberi üzerine Prof Dr.Belma Konuklugil gazeteyi ve yazarı Basın Konseyine şikayet etmişti. Basın Konseyinin kararını  belge olarak aşağıya aldım.


 


KONSEY'DEN HÜRRİYET HAKKINDA ŞİKAYETİN YERSİZLİĞİ KARARI


Basın Konseyi Yüksek Kurulu, 29 Aralık 2001 tarihli Hürriyet gazetesinin Cumartesi Eki’nde yayınlanan Emel Armutçu imzalı “Katilin evinden çıktı” başlıklı haberle ilgili olarak, Doç.Dr. Belma Konuklugil’in başvurusu üzerine Hürriyet gazetesi ve muhabir Emel ARMUTÇU hakkında “şikayetin yersizliğine” karar verdi.


Şikayetçi dilekçesinde “şu an hayatta olmayan aile dostu Saim Birkök’e istinaden atılmış `Katilin evinden çıktı' başlığının söz konusu kişiyi küçük düşürücü, aşağılayıcı olduğunu, iftira niteliği taşıdığını” iddia etmiş ve muhabir Emel Armutçu ile Hürriyet gazetesinden şikayetçi oldu.


Konuyla ilgili olarak Hürriyet gazetesinden gönderilen açıklamada, “Başlığın, Birkök’ün yazıda da anlatılan hayat hikayesinden çıktığı, Birkök hakkında adam öldürmekten dava açıldığı, ancak hastalığı nedeniyle tahliye edilen Birkök’ün kısa süre sonra öldüğü, davanın böyle kapandığı, olmayan bir durumun yaratılmadığı, haberin başlıktan ibaret olmadığı, Birkök’ün küçük düşürülmesi bir yana, başına gelen talihsiz olaya rağmen saygınlığını öne çıkaran uzun bir yazı olduğu” belirtildi. 09 Mayıs 2002 Perşembe


http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=828



Bu Haber 5108 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI