Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN/AŞURE-AŞÛRA Allahın Aşure Ayına Sakladığı On Sır Ve Nuh Tufanı
10 Ekim 2016 Pazartesi 19:07
Bu yıl aşure günü 11 Ekim Salı gününe (yarın) rastlamaktadır. Allahın Aşure ayı olan Muharrem ayına sakladığı sırlardan biri de Nuh Tufanı’dır.
Nuh tufanı Kuran, Tevrat ve İncil’de de geçmektedir. Tevrat ve İncil olayları ayrıntılı verir, Kuran ise ders alınması gereken kısa hikâye olarak anlatır.
Nuh Tufanı Kuran’da şöyle bildirilmektedir:
“Onu yalanladılar, biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları da suda-boğduk. Çünkü onlar kör bir kavimdi. (Araf Suresi, 64)
İncil'de ise Nuh Tufanı şöyle geçmektedir: Nuh peygamberin kavmi ona uymayıp sapkınlıklarına devam etmiştir. Bunun üzerine Allah tufan ile inkâr edenleri boğmuş, Nuh peygamber ve inananları kurtarmıştır. ( Matta İncili)
Hz. Nuh ve kavmi bugünkü Irak topraklarında bulunan Kûfe bölgesinde yaşıyorlardı, sapıklıkta çok ileri gitmişlerdi. Onları Allah’a inanmaları için çağırdı, fakat, kavmi inatla sapıklıkta direndi. Nuh Allaha yalvardı
“Ey Rabbim, mağlup düştüm; benim intikamımı al, kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma. (Nûh Suresi 71/26, 27)
Daha sonra Allah Hz Nuh’a bir gemi yapmasını emretti, Nuh gemiyi yaptı. Üç oğlu ile ve inananları (tamamı seksen kişi idi) gemiye bindi, her hayvandan da bir çift alındı.
Yağan yağmur kısa zamanda her tarafı kapladı, gemide bulunanlardan başka bütün insanlar ve canlılar helâk oldular. Tufan dindikten sonra gemi Cûdi dağına oturdu.
Gemi karaya oturduktan sonra gemidekiler son kalan yiyeceklerden bir çorba yaparlar bugün yapılan aşure çorbası veya tatlısı bu hikayeye dayanır.


Aşûra mı aşure mi?
Her Muharrem ayında tartışılan konulardan birisi de "aşure" kelimesi mi yoksa "aşûra" kelimesi mi doğru olduğu tartışmasıdır.
Aslında her iki kelime de doğrudur.
Farklılık "aşura/e" kelimesinin sonundaki Arapça "ra" harfinin telaffuzundan kaynaklanmaktadır. Ra harfinin kalın olarak okunduğu yerlerde aşura, ince olarak okunduğu yerlerde ise "aşure" telaffuzu geçerlidir. Bu kelime ise Arapça'da "onuncu gün" anlamına gelmektedir.

O gün birçok şeyin karışımı ile bir tatlı yapılır buna AŞURE derler, konu komşuya dağıtılır ve üç gün Aşure Orucu tutulur. Peygamberimizin de tutuğu bu oruç sünnettir. Aşure pişirmek dini bir zorunluluk ve farz değildir, amaç geçmişteki bazı olayları anmak ve hatırlamaktır.
Arapçada “Aşure” “on” demektir, onuncu gün anlamına gelir, Aşure Günü Hicri Takvim’in ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür..
Aşure’nin yapıldığı “Allahın ayı” da denilen Muharrem ayı ise inancımıza göre kutsal aylardan biridir.
Bu ayın bilmediğimiz birçok özelliği vardır, Allah bir çok önemli olayı bu aya saklamıştır..
Aşure Hristiyanlık ve Yahudilerde de vardır. Hz. İsa bugün dünyaya gelmiş ve bugün göğe yükselmiştir, onlar bu olayın anısına aşure gününü kutlarlar, Yahudilerde ise Musa Peygamberin Kızıldeniz’i yararak kavmini kurtardığı ve oğlu İsmail’i kurban derken koç indiği gündür onlar da aşure gününü kutlarlar.

Kerbelâ ve Aşure Günü
Muharrem ayındaki olaylardan biri de Kerbelâ olayıdır.
Kerbela Irak’ta Kerbela Eyaleti’nin başkentidir. Kerbela Olayı 1400 sene önce 680 tarihinde cereyan etmiştir. 10 Ekim 680 tarihinde ,Hicri Takvim ile 10 Muharrem 61 yılında, Kerbelâ şehrinde, Hz. Muhammed'in torunu, Hz Ali’nin oğlu Hüseyin ve küçük bir birlik, Emevi Halifesi Yezid'e bağlı ordu arasında cereyan eden bir savaşta aç ve susuz bırakılarak şehit edilmiştir..
Hüseyin'in şehit edilmesi, Alevilerce her sene Muharrem ayında yâd edilir, yası tutulur, ayrıca 12 gün boyunca etin tüketilmediği bir oruç tutularak, öldürmenin her türlüsünün şiddet olduğu anlatılmak istenir.. Aşure ise bu orucun sonunda pişirilir.

Allahın Muharrem
Ayına Sakladığı Sırlar
Muharrem ayı, Kurân’da kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayda birçok önemli olay meydana gelmiştir..Muharrem ayının önemi bütün ilahi dinler açısından büyüktür.
Allah, gökleri, yeri, dağları, denizleri, yıldızları, arş’ı ve melekleri, Hz. Âdemi 10 Muharrem Aşure Günü yaratmıştır. Hz. İbrahim’in dünyaya gelişi ve Nemrut’un ateşinden kurtuluşu 10 Muharrem Aşure günüdür. Hz. İbrahim’e oğlunun yerine kesmek için, koç bugün gönderilmiştir..
Bu özel günde daha birçok önemli olaylar meydan gelmiş ve Allah on peygamberine on çeşit mucize ve ikramda bulunmuştur.
Muharrem ayı, Kur’ân-ı Kerîm’de kıymet verilen dört aydan biridir. Bu ayda birçok önemli olay meydana gelmiştir..

Bunlar şöyledir.

1. Allah, Hz. Musa'ya Aşure günü bir mucize ihsan etmiş, Kızıldenizi yararak Firavun ordusu sulara gömülmüştür.
2. Hz. Nuhu’n gemisi 10 Muharrem Aşure Günü’nde karaya oturmuştur..
3. Hz. Yunus balığın karnından Aşure Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in tövbesi Aşure Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşure Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa o gün dünyaya gelmiş ve o gün göğe yükseltilmiştir.
7. Hz. Davut'un tövbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in ogün doğmuş oğlu İsmaili keserken koç o gün inmiştir.
9. Hz. Yakup'un,ı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyüp hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

Muharrem ayı ve Aşure Günü, Hristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılır. Yahudiler, "Bugünü Allah'ın Musa'ya Firavun'u Kızıldeniz’de boğdurduğu gün kabul ederler ve oruç tutarlar. Hz Muhammet’ de o gün oruç tuttu ve tutulmasını emretti. Muharrem Orucu denilen oruç işte bu nedenle tutulur.

Bu gün Ermeniler için de önemlidir, onlar da yaptıkları bu tatlı çorbaya (Aşure’ye) "Anuş" derler ve Hz. İsa'nın doğumunu müjdelemek için yaparlar. Rumlarda ise aşure'nin adı "Koliva" dır ve yine Hz İsa’nın doğum günü olarak hazırlanır.
Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, bir ibadet değildir

Osmanlıda Aşure
Osmanlı döneminde aşûre, “Saray Tatlısı” olarak yüzyıllar boyunca Osmanlı saraylarında pişirilmiş halkla paylaşılmıştır. Ayrıca aşure Osmanlı sofralarının en yaygın tatlısıdır..
Muharrem Ayı’nın 10. günü, Topkapı Sarayı mutfaklarında pişirilecek aşûre için Kilâr-ı Hâs’tan (Padişah’ın Özel Kileri) gereken malzeme verilir, birkaç gün önceden hazırlıklara başlanırdı. Büyük kazanlarda hazırlanan aşûrenin ilk olarak özel bir törenle padişaha ve harem halkına sunulması, sonra devlet ileri gelenlerine, imâretlere ve halka dağıtılması âdettendi.
Kaynak: (Eyüp BAŞ, “Aşûre Günü, Tarihsel Boyutu ve Osmanlı Dînî Hayatındaki Yeri Üzerine Düşünceler

Bu gün, dini bir dayanağı o1mamakla beraber, Müslüman Türklerin geleneğine yerleşmiş, olan aşure gününde bir tatlıyla komşuluk ilişkilerimizi canlı tutan önemli günlerden biri olmuştur.


Kaynaklar:
İslamiyet.gen.tr
Halil Altuntaş-Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi
Osmanlı Araştırmaları
Kültür ve Turizm Bakanlığı,
Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi




Bu Haber 761 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI