Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / TARİH BOYUNCA ÜNYE’DE YAŞAMIŞ ULUSLAR VE KAVİMLER (12) BİZANS Ve Hz. İsa (3)
9 Ocak 2017 Pazartesi 21:08
İnsanların Ünye’ye yerleşmeye başladıkları Milattan Önce (MÖ) 20.000 yıl öncesinden başladığımız tarih yolculuğunda geçen sayıda sıfır yılına gelmiştik bu yıllarda Ünye’ye Doğu Roma İmparatorluğu diğer adıyla Bizans İmparatorluğu hakimdi.
Ünye’de bin yıl gibi uzun bir zaman hüküm sürmüş Roma ve Bizans’a ait günümüze çok fazla şey ulaşmamıştır. Kale’de muhtemelen birçok izleri halen durmaktadır, ama kapsamlı bir çalışma yapılmadığı için kalede kimlerin ne yaptıklarını bilemiyoruz. İleri yapılacak bir araştırma sonunda bunlar günyüzüne çıkacaktır.
Bunun dışında Saraçlı Mahallesinde bir yol çalışması sırasında ortaya çıkan Roma-Bizans dönemine ait taş lahitler Ünye Müzesi bahçesinde durmaktadır.

Sıfır yılında bu İmparatorluğun Filistin denilen bölgesinde ileride Hrıstiyan dinini yayacak olan Hz. İsa Dünyaya geldi. Daha sonra Hz. İsa’nın doğumunu bugün kullandığımız Miladi takvimim başlangıç yılı yani sıfır yılı kabul ettiler.
Bundan önceki yıllara Milattan önce (MÖ) sonraki yıllara da Milattan sonra (MS.) denildi. Biz şimdi Milattan sonra 2014 yılındayız.
Bugünkü konumuz yine Doğu Roma İmparatorluğu yani Bizans ve Hz. İsa..
Geçen sayıda doğumunu yazdığımız Hz, İsa Milattan sonra 33 yılına gelindiğinde Hristiyan inancına göre 33 yaşında çarmıha gerildi. . İsa’nın gençlik yıllarında nerede olduğu, ne yaptığı meçhuldür. Bilinen, onun 33 yaşına kadar fikirlerini yaydığı ve taraftar topladığıdır. Çarmıhta üç gün kaldı sonra gömüldü.
Daha sonra Îsa’nın kabrine gidenler, onun cesedini göremediler, kabirde cesedini göremeyince Îsa’nın dirilip birlikte çıktığına inandılar.

Kuran’a Göre Hz. İsa
Bizim inancımıza göre Kur’an’da Nisa suresinde olay daha farklı anlatılır
Kur'an, Hz. İsa'nın öldürülmediğini, benzerinin çarmıha gerildiğini kesin bir ifade ile açıklamaktadır.
“Biz Allah'ın elçisi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük!” demelerinden ötürü (kendilerine yıldırım çarptı). Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat ( öldürdükleri ), kendisine (İsa'ya) benzer gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. Tahmin yürütmekten başka bu hususta bilgileri yoktur. onu (İsa'yı) kesinlikle öldürmediler. (Nisa 4 / 157)

Hristiyanlık
İsa’nın öğretisini, onun ölümünden sonra, Havarileri yayar. Dinin dayandığı esasları içeren kutsal metinlerin yazılması da İsa’dan sonra olur. İncil bir vahiy değildir yani Kur’an gibi Allah katından indirilmemiştir, Hz. İsa’nın ve havarilerin vaizlerinden derlenmiştir.
Yeni din, Roma İmparatorluğu’nda hızla yayılıyordu huzur özlemi içinde idiler ezilen yığınlar aradıkları şeyi bu yeni dinde bulacaklarına inanıyorlardı. İsa’dan sonraki 2. ve 3. Yüzyıllarda, bu yeni inanışı ortadan kaldırma yolunda Hıristiyanlara zulmedilmiştir. Ne var ki, zulüm onları yıldırmamıştır 317 yılında da Büyük Constantin Hıristiyanlığı kabul etmiş ve böylece yeni din, İmparatorluğun resmi dini olmuştur. (Kaynak: Server Tanilli, Uygarlık Tarihi.)

Hz.İsa’nın bildirdiği dinin adı önceleri Hıristiyanlık değildi. Hıristiyan sözcüğü Yunanca “Christianos” sözcüğünden türetilmiştir “Christos” İsa’nın Yunanca adıdır. Hristiyan sözcüğü M.S. 1ci yüzyıla doğru ortaya çıkmıştır.
Hazreti İsa’nın bildirdiği din, Kur’an’da “Nasraniyet” olarak adlandırılır. Hazret-i İsa’ya inananlar ise “Nasranî olarak isimlendirilir. Nasıra Hazreti İsa’nın Filistin’de doğum yeridir.

Yaşadığı zamanın tarihi kaynakları İsa’nin yaşamı, kimliği ve kişiliği konusunda hemen hiç bir bilgi vermemektedir. Yaşamı hakkında o dönemden kalma belgelerde, onunla ilgili bilgi yoktur. Kesin olan Filistin’de Nasıra kentinde doğmuş, yoksul bir Yahudi çocuğu olduğudur. Doğum yeri olan Filistin, o zamanlar Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altında idi.
M.S 30 yılından itibaren Roma İmparatorluğunda Hırıistiyanlık özellikle alt tabakadaki insanlar arsında yayılmıştır.
M.S. 305dan sonra doruğa çıkan Hıristiyanlık eski Roma dini taraftarları arasında 305, 306 yıllarında şiddetli çatışmalara sahne olmuş 306 yılında bu çatışmalar sonucunda iktidarı tek başına ele geçiren 1 ci Constantin (Konstantin) Hrıstiyanlığı serbest bırakmıştır.
Özellikle Romalı seçkinler ve aydınlar bu yeni dini benimsediler. Daha önce Hıristiyanlar, imparator Neron döneminde Roma’da kitleler halinde öldürülmüştü. Ama kitlesel öldürmeler Hıristiyanlığın yayılmasını engelleyemedi. (Kaynak Dünya Dinleri Com.)

Eski Roma Dini Nasıldı?
Ünye dahil tüm Roma topraklarında çok tanrılı, dinler hakimdi ve Romalılar, bir kimsenin birkaç dine birden girmesinde sakınca görmüyorlardı. En önemli tanrıları, savaş tanrısı olan Mars’tı bir savaş kazandıklarında bu Tanrı için törenler düzenlenirdi.
Hıristiyanlık Ortadoğu’da yerel dinler için büyük bir tehlike oluşturmaya başladı Roma İmparatorluğu’nun birlik ve bütünlüğünü bozuyordu. İşte bu nedenle Hıristiyanlığı kabul edenler, önceleri tutuklandılar; büyük işkencelere uğradılar; ancak Hıristiyanlık, yüzlerce yıldan beri ihmal edilmiş olan yoksul kitleler arasında süratle yayılmasını sürdürdü.
İmparator Konstantin, 312 yılında Hıristiyanlığı Roma’nın resmi dini olarak kabul etti. 326’da, İmparatorluğun başkentini, Roma’dan İstanbul’a taşıdı ve sonradan Konstantinopolis (İstanbul) adıyla tanınan bu şehirde yeni bir medeniyet merkezinin temellerini attı

Bin Yıllık Yolculuk
Doğu Roma Karadeniz’de ve Ünye’de bin yıl gibi uzun bir zaman kaldı. Müslüman Türkler bölgeye 1150 yıllarında gelmeye başladılar. İlk gelenler, Malazgirt’ten sonra Sivas ve Niksar çevresinde Danişmentli Beyliğini kuran Danişmentliler oldu, Selçuklu Devleti ve ondan sonra gelen Anadolu Selçuklu devleti de aynı zamanlarda Ünye’ye ve Karadeniz’e geldiler.
Ünye ve Karadeniz yayaş yavaş Türkleşiyordu. Türklerin Niksar’dan kalkıp Akkuş dağlarından inip Ünye’de tutunmaları çok kanlı savaşlara mal oldu.
Ünye’de bu kadar uzun kalmış bir ulustan hiçbir eser bulunmaması gariptir. Bizans eserlerinin en bol olduğu yer İstanbul’dur Ünye kalesini de en uzun süre kullanan ulus Bizans’tır, Kale’de ileride yapılacak bir araştırma bunu gün yüzüne çıkaracaktır.
Bu İmparatorluktan Ünye’ye 1924 yılında Yunanistan’a gönderdiğimiz Roma vatandaşı olan Rumlar kaldı. Bugün onlardan kalma bir iki kilise ve bina vardır Ünye’de.

Gelecek konumuz Osmanlılardan önce Ünye’ye gelen Selçuklular ve Danişmetliler.


Muzaffer Erendil “Yunanlıların Kökeni, Ankara 1986,
Antropolog Timuçin Binder
Vikipedia
Dr. Mürselin Güney (Ünye Tarihi)
Osman Doğan, Tarihte Ünye


Bu Haber 337 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : garib bir yazı .... Tarih : 20 Ocak 2017 / Pazar Üye Adı :
Şahsen ünye tarihi yazılırken bizans dönemi öne cıkıyor o insanlara bir özlem varmış gibi yine o insanların yunanistana göç ettiğini yazıyorsunuz beyfendi biz burda misafir değiliz sizler bilinç altına hafızaya bir şeylermi yerleştirmeye calışıyorsunuz bilelim ..zaten Türkiyenin dört tarafı düşmanla sarılı iken birde sizlerle mi uğraşacagız ...selam ve saygılar ...
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI