Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / TARİH BOYUNCA ÜNYE’DE YAŞAMIŞ ULUSLAR VE KAVİMLER (18) Ünye, Birinci Dünya Savaşı
20 Şubat 2017 Pazartesi 08:47
Ünye tarihteki kayıtlara göre Milattan Önce 750 yıllarında Akdeniz’den gelen Yunan asıllı Miletliler tarafından kurulmuştu, yerleşim ise çok daha önce Milattan Önce 15.000 yıllarından önce başlamıştı. Bu dönem Taş Devri’ne rastlayan zamandı.
O günden bu güne Ünye hakkında yazılmış bir toplu bir şey yoktu. Bilgiler tarih kitaplarında bölük pörçüktü. Bunları “TARİH BOYUNCA ÜNYEDE YERLEŞMİŞ KAVİM VE ULUSLAR” başlığı altında bir müddettir yazıyoruz, bugün bu yazı dizisinin on sekizincisindeyiz.. Geçen sayıda Ünye’de çok hareketli geçen 1800’lü yılları yazdık ve Ünye’de 1894 yılında çıkan bir kolera salgınında kaldık.




1902 yıllarında Ünye
İstanbul’da yayınlanan Meşhur Serveti Fünun Dergisinin 22 Temmuz1902 tarihli sayısında kapak fotoğrafı olarak bir Ünye manzarası konulmuş ve dergide Ünye her yönü ile anlatılmaya çalışılmış ve o yıllar hakkında Ünye’den önemli bilgiler verilmiştir bir kısmını aşağıya alıyoruz..

“Ünye kasabası Karadeniz sahilinde meyilli bir tepenin eteklerindedir.
Ünyeliler bir vakitler yelkenli gemi inşaatında ileri gitmişlerdi. Her sene 20-25 gemi yaparlardı.
Ünye ahalisi, kunduracılık, demircilik,bakırcılık, kalaycılık,, doğramacılık, kayıkçılık, dülgercilik (marangoz) ve benzer işler yapmaktadırlar.
Kasabanın bir hükümet konağı, askeri dairesi, telgrafhanesi, belediyesi ve liman dairesi vardır. Son senelerde belediyeyeb ait olmak üzere denize bir demir iskele yapılmış, Taşbaşı mevkiinden Rum Mahallesinin dere ağzına, sahili bahr-i takiben 250 metre uzuznluğundan bir rıhtım yapılmıştır. Ünye ‘den Niksara bir şose açılmıştır.
Kazsa dahilinde 67 cami, 15 mescit, 9 medrese, 1 tekke, 15 kilise 1 mekte-bi rüşdiye (Ortaokul) 102 İslam ve 5 Rum ve 15 Ermeni ilkokulu, 12 han,158 mağaza, 472 dükkan, 2236 fırın, 48 kahvehane, 2 gazino, 612 değirmen, 4 hamam, 2 su hızarı,17 taş ocağı, 4 kireç fırını, 1 kütüphane, 1 eczane, 3 deri debbağhane (deri işleme atölyesi), 2 meyhane, 2 rakı fabrikası, bunlara Ünye’ye bağlı köyler ve o günlerde Ünye’ye bağlı olan Akkuş kazası dahildir.
Sanayi ürünleri arasında, sırma ve ipek işlemeleri, el havluları, halat , kilim, ceviz sandık ve benzeri eşyalardan ibarettir.
Mahsüllerden en önemlileri, fasulye, buğday, çavdar yulaf, pirinç,kendir, keten,, arpa, bakla, nohut,mercimek, elma,armut, şeftali, erik, dut,üzüzm,ayva, kraz, fındık, vişne,incir, ceviz,kestane, tereyağı, pernir ve deridir.

Hekimoğlu Vuruluyor
Bugün Türküsünü dinlediğimiz meşhur Hekimoğlu Canik Mutasarrıfı Necmi imzası ile Dahiliye Nezaretine çekilen bir telgrafa göre 26 Nisan 1913 gecesi kendi köyü olan Yassıtaş köyünde vurulmuştur. Sevenleri arkasından bir de ağıt yakmışlar ve bugün dinlediğimiz Hekimoğlu türküsü ortaya çıkmıştır.
1910 yılı Kıtlığı
1895 yılında yaşanan bir kıtlıktan sonra ondan büyüğü 1910 yılında yaşanmıştır. Halka her haneye olmak üzere mısır dağatılmış, ihtiyaç sahiplerine hazineden para yardımı yapılmıştır.

Ünye Feneri Yapılıyor
Fener, sahillere yakın bölgelerde seyreden deniz araçlarına yardımcı olmak amacıyla kıyılarda inşa edilen aydınlanma araçları ile donatılmış yapılardır. Fenerlerde günümüze gelene kadar, odun ateşi mum ve yağ lambaları kullanılmıştır.
1911 yılında Ünye ve Tirebolu’da birer fener inşa edilmiş olup bu fenerler asetilen gazı ile çalıştırılmıştır.

Ünye Hapishanesi
1907 yılının Şubat ayında hazırlanmış rapora göre Ünye hapishanesinde 6 kişi adam öldürme suçundan, 4 kişi hırsızlıktan, 1 kişi yaralamadan, 4 kişi hayvan çalmaktan 1 kişi tecavüzden olmak üzere değişik suçlardan 28 erkek 11 kadın 39 mahkum vardır. O günlerde ki hapishanenin sağlık şartları çok kötü olduğundan yeni bir hapishane inşası istenmiştir.

Çarşambayı Sel Aldı.
Dört mevsimin yağışlı geçtiği Karadeniz’de bazen sel felaketleri de yaşanıyordu. Bu felaketlerden biri de 1914 yılı Haziran ayında yaşanan sel felaketidir. Felaket Canik Sancağının batısını oluşturan Ünye Terme ve Çarşamba kazalarını etkilemiştir. Dahiliye vekaletine (içişleri bakanlığı) gönderilen bir yazıda Çarşamba’da üç kişi olamak üzere çok sayıda hayvan ve mahsul telef olmuş köylerde çok zarar meydana gelmiştir. Ünye’de hükümet konağının alt katından bulunan tapu nüfus orman ve polis odalarının ve evrakların sular altında kaldığı bildirilmiştir. Yeşilırmak sekiz metre yükselmiş köprü yıkılarak şehir su altında kalmıştır. Meşhur Çarşamba türküsü bu olaydan sonra halk tarafından yakılmıştır.

Muhacir Akını Durmadan devam Ediyor
Ünye’ye 1864’ ler de Gürcistan ve Çerkezya’dan başlayan göç ve muhacir akını hiç durmadan devam etmektedir. Birinci Dünya savaşının yaklaştığı o günlerde işlerin daha da karışacağını sezen halk Balkanlardan ve Kafkaslardan hızla Türkiye’ye doğru gelmektedir.. Özellikle Gürcistan’dan Müslüman Gürcüler göçmenler çoğunluğu oluşturmaktadırlar. Bir de Rusların zorunlu göçe zorladığı Çerkez boylarının ve Balkanlardan gelenlerin hiç sonu gelmemiştir.
Kafkaslarda ve Balkanlarda gelecek olan felaket hissedilmiş olacaktı ki insanlar bir an önce kendilerini Osmanlı topraklarına atmak istiyorlardı. Fakat gelen felaket Osmanlı’yı da vuracak gelecek dört yll içinde büyük acılar çekilecekti.
Osmanlı bu felaketten her şeyini kaybetmiş olarak çıkacak cephelerde binlerce Anadolu çocukları can verecekti. Ateş söndüğünde her taraf yanmış yıkılmış olacak vatan işgal edilmiş olacaktı.
Gelecek : Birinci Dünya Savaşı Yılları


Kaynak:
Tarih Boyunca Ünye- (Osman Doğan)
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
Ünye Şeriye Sicilleri- (İst. Ünyeliler Dern.)
Ünye Nüfus Defteri-1834 (İst. Üny. Dern.)



Bu Haber 590 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI