Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / ÇANAKKALE SAVAŞLARININ YÜZ İKİNCİ YILI (7) Çanakkale Savaşında Yaralılar, Sağlık
1 Mayıs 2017 Pazartesi 09:58
Çanakkale savaşları 18 Mart 1918 de başladı, İngilizler ve Fransızlar Nisan ayının sonlarında Gelibolu’ya çıkartma yaptılar savaş şiddetli bir şekilde dokuz ay sürdü 9 Ocak 1916 gecesi her şeyi bırakıp kaçtılar ve savaş bitti Dokuz ay süren Çanakkale Savaşlarında Sağlık Hizmetleri, Yemek İçmek Giyim nasıldı bugün onlara bakacağız. Savaş sırasında Osmanlının her şeyi gibi sağlık hizmetleri çok kısıtlıydı. Bu nedenle birçok askerimiz ya sakat kalmıştır veya şehit olmuştur.
Çanakkale Savaşı’nda
Bir doktorun anılarından
(20-3-2005/Zaman)
“Çanakkale’de savaş sadece düşmana karşı değil, sıtma, dizanteri, iskorpit gibi hastalıkların yanı sıra bitlere karşı da yapılıyordu.
Teçhizat ve malzeme eksikliğinden ameliyatlar gereği gibi yapılamıyordu.
Savaşta karın yaralanmalarının çoğu ölümle sonuçlanıyordu. Siperlerde yaralanan askerlerin, sedyelerle taşınıp çoğu zaman müdahale yapılmadan ruhunu teslim ettiği oluyordu. “

“Çanakkale, Acı İlaç”
Deva Holding tarafından çıkarılan “Çanakkale, Acı İlaç” kitabında Çanakkale Savaşlarının sıhhiye hizmetleri, yaşanan imkansızlıklar ve ölüme terk edilen askerler, çavuşlar ve komutanlar var.
Türk ve Anzak askerlerinin yazdığı mektupların yer aldığı kitapta, cephe gerisinde verilen mücadele anlatılıyor.
Çanakkale’de savaş sadece düşmana karşı değil, sıtma, dizanteri, gibi hastalıkların yanı sıra bitlere karşı da yapılıyordu, savaş, çarpışırken ölümden ibaret değildi.
Teçhizat ve malzeme eksikliğinden ameliyatlar gereği gibi yapılamıyor, kimi durumlarda yaralılar doğrudan doğruya ölüme teslim ediliyordu. Salgın hastalıklar, yetersiz beslenme, bit, karasinek ve sivrisinekler, kirli su kaynakları, malzeme eksikliği gibi sorunlar hiç bitmiyordu. Cephede yaralanan askerleri cephe gerisinde başka tehlikeler bekliyordu.

Sıtma, Tifüs, İskorbit, Dizanteri, Kolera...
Bunlar Çanakkale’de cephe gerisinde ki düşmanlar. Ağustos ayının sonlarına doğru, birkaç gün içinde 500 kişide görülen dizanteri salgınına karşı alayın tümüne bol miktarda killi toprak yedirilmişti.
Kan verme işlemi henüz yeni bulunmuştu. Ancak, kan vermek o kadar acı bir işlemdi ki kan veren asker bir hafta izinli sayılıyordu.
Cephede yapılan en zor tedavi ameliyatlardı. Omurga, göğüs, kafa ve karın yaralanmalarının çoğu ölümle sonuçlanıyordu.

Çanakkale Savaşında
Kızılay Sıhhiye Hizmetleri ve
Lojistik Hizmetler..
Çarpışmalar sırasında günde üç bin, hatta dört bin yaralı vakası oluyordu, Kıta Sargı Yerleri, ilk müdahaleyi yapıyordu. Yarası ağır olanlar büyük sargı yerlerine sevk ediliyorlardı. Büyük Sargı Yerleri, daha ağır yaralıları tedavi ediyor veya Tümen Sıhhiye Bölüklerine sevk ediliyorlardı. Tümen Sıhhiye Bölükleri yaralıların tedavisini, hatta ameliyatını yapıyor, gerekenleri veya yatak mevcudundan fazla olanları seyyar hastanelere bir kısmı da memleket hastanelerine sevk ediyordu.
Çanakkale’de Giyim Kuşam
Onur URAL
Selçuk Üniv. Bakteriyoloji ve İnfeks. Hastalıkları
Anabilim Dalı- Konya,

Çanakkale Savaşı’nda, Gelibolu ve Çanakkale çevresinde 180 yataklıdan başlayarak 2000 yatağa kadar çıkan ve çeşitli numaralarla adlandırılan menzil, Harp, Kızılay ve Merkez adını alan hastanelerle, 8.-9.-12. Tümen Seyyar Hastaneleri; Lapseki’de ecza deposu, Biga’da hasta nakliye müfrezesi ve 600 kişiden oluşan Sıhhıye Taburu, Galata’da 600 yataklı Salgın Hastanesi faaliyet gösteriyordu.
Bunlardan başka hastane gemisi olarak 6, 61, 63 ve 70 numaralı Şirket-i Hayriye vapurlarıyla Akdeniz ve Gülnihal vapurları görevlendirilmişti

Çanakkale’de Askerin yiyecek ihtiyacı
Bir erin günlük payı 600 gr un, 250 gr et veya 125 gr kavurma, pastırma, sucuk veya konserve et, 86 gr pirinç, 10 gr yağ, 20 gr soğan ve tuzdan ibaretti.
Günde 250 gr verilmesi gereken et önce 62 gr’a sonra da 31 gr’a indirildi.
Yağ ve sabun, yağhane ve sabun yapım evlerinden sağlanıyordu.
Bütün bu yiyecek maddeleri 5 ci Ordu’nun harekat alanı gerisindeki menzil depolarında depolanıyor, daha sonra buradan dağıtım yapılıyordu.
5ci Ordu et, sebze ve meyve gereksinimi dışında hiçbir zaman yiyecek maddesi sıkıntısı çekmemiştir .
Dizanteri-kolera salgını:
1915 Ağustos’unun son günlerinde 500 kişide dizanteriye rastlandı. O dönemde dizanteri tedavisinde kullanılabilecek ilaç yoktu ve sular temiz değildi. Bu nedenle hastalığa yakalanmış alayın tümüne killi toprak yedirildi. Kolerada da bu usul uygulanıyordu.
Askerler kıyafetlerini değiştiremiyor, banyo yapamıyorlardı. Bu nedenle askerler arasında bit yaygındı.
Sıtma:
Cephede ve cephe gerisinde sıtma olayları görüldü. Sivrisineklerle mücadele etmek için su birikintileri kurutulmaya çalışıldı.
İskorpit:
Askerlerde yetersiz beslenme sonucu diş etlerinde çekilmeler, kanamalarla başlayan (C-vitamini eksikliğine bağlı) İskorpit ortaya çıkmıştı. Bol miktarda yeşil sebze ve salata tüketimi sağlanarak iskorbit salgını önlendi..

Çanakkale’deki askerin et dışında çok eksiği yoktur. Ekmek askerin bulunduğu mahalde pişiyordu un çoktu. Yarımadanın pek çok noktalarında mutfaklar vardı. Birinci hat siperlerinde bulunan erlere kahve bile veriliyordu..
Mutfaklar çıkardığı duman nedeni ile düşman gemilerine hedef olmasın diye cephe hattından oldukça geriye kurulmuştu.
Bu ise yemeklerin siperlere gidene dek soğumasına neden oluyordu. Bu mutfaklarda pişirilen yemekler bakraçlarla ya da tahta sandıklar içine konan gaz tenekeleriyle çoğu zaman merkep sırtında askere taşınmış asker hiçbir zaman aç bırakılmamıştır.


Kara savaşının ilk
ayındaki manzara:
İlk günlerde yemyeşil otlarla ve fundalıklarla örtülü topraklar, Türk ve Avustralyalı delikanlıların cesetleriyle doluverdi. Yine birkaç hafta içinde fena kokular yayan cesetler üzerinde biriken yüz binlerce karasinek, az zamanda şaşılacak kadar irileşmişler, siperlerimize yayılmaya başlamışlardı. Bulaşıcı bir hastalığa meydan vermemek için olacak, karşı taraftakiler tutuşturulmuş paçavraları cesetlerin üzerlerine atarak yaktılar.

Cephede Bayram
Cephede savaş boyunca iki bayram yaşanmıştır. Ramazan ve Kurban Bayramı.
Çanakkale Savaşları'nda Türk askeri, Ramazan ve Kurban Bayramı'nı cephede savaşarak geçirdi.
12 Ağustos 1915, Ramazan Bayramı'nın birinci günü, Anafartalar Muharebesi sonuna yaklaşırken kan gövdeyi götürüyordu. Vatanın bağrından kopup gelen Mehmetçikler, ölümü göze alarak vatan savunması uğruna bu bayramı analarından, sevdalılarından uzakta geçirmeyi göze almışlardı.
Tan yeri ağarırken, cephe gerisinde savaşın başladığı günden bu yana ilk kez etli yemek yapılmış, safrani adlı tatlı, kuru incir ve kuru üzüm ikram edilmişti.

Kaynaklar ve alıntılar:
Çanakkale Mahşeri - Mehmed Niyazi (İsmail Bilgin)
1915 Çanakkale Kara Muharebeleri ( Melike Bayrak )



Bu Haber 491 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Teşekkür Tarih : 7 Mayıs 2017 / Pazar Üye Adı :Sebahattin Bulut
Hocam hemen bütün makalelerini okudum. Ben emekli devlet memuru yum ve yörem ile ilgili araştırma hastalığı var bende .. Bazı bilgi ve belgeleri int. ortamında okuyor ve faydalanıyorum. Sizden de çok faydalandım ve fikir sahibi oldum. Allah sizin gibileri aramızdan ayırmasın.. Şimdiki gençler çok boş ve de haylaz.. Bunlarla geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi hep düşünerek kahroluyorum. Bunları nasıl bir sistem bu hale getirdi. Sorumsuz.. Bilgisiz.. Becerisiz.. En yakınına ilgisiz.. Çevresinden ve tarihinden ve geçmişinden bilgisiz monoton bir gençlik. Ne olacak halimiz. Ben 65 yaşından sonra tarihimle ilgileniyorum. Adamlar benimle dalga geçiyor.. Senin başka işin yok mu diye.. Korkarım.. Biz görmeyiz ama gelecek anlattıklarınızın tekerrürü olacak.. Vah halimize vah diyorum.. Size teşekkür ediyorum..
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI