Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / Ünye’deki Mukaddes Emanetler (2)
12 Haziran 2017 Pazartesi 09:04
Ünye’deki Mukaddes Emanetler
Nedir ve Nerede saklandı?

Mukaddes Emanet Nedir?
Mukaddes Emanetler Topkapı Sarayı hazine dairesinde saklanan, başta Peygamberimiz olmak üzere çocuklarına, dört halifeye ve kutsal olarak bilinen kişilere ait Müslümanların manevi yönden değer verdiği, eşyalardır.
Yakınında bulunanlar peygamberimize ait eşyaları bir hatıra olarak sakladılar. Peygamberimizin giydiği ayakkabıdan kullandığı silahlara, dayandığı asadan, dökülen saçlarına kadar ona ait her şeyi topladılar. Sahabelerin özenle korudukları bu emanetlerin büyük bir bölümü nesilden nesile aktarılarak 16. yüzyıla kadar ulaştı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethedip, hilafeti devralmasıyla birlikte Mukaddes Emanetleri de İstanbul'a getirdi.
Mukaddes emanetlere saygı, genelde Türkiye Müslümanları arasında yaygındır.
Arabistan bunu günah sayar, Osmanlıdan sonra Mekke ve Medine'deki sahabe mezar ve türbelerini yıkmışlardır.
Bugün Mukaddes Emanetlerin tümü İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda saklanmakta olup ziyarete açıktır.
Gelince Ünye’dekilere..

Her şey bir yangınla ortaya çıktı.
Mukaddes emanetlerden birkaç parça eşyanın Ünye’de bir evde muhafaza edildiği mensup olduğu tarikat üyelerinden başka bilen yoktu çoğu kimse bu emanetlerin varlığından habersizdi.
Çamurlu mahallesinin arka sokaklarının birinde ağaçların arasında bir evde muhafaza ediliyordu.. 1972 yılında vefat eden Kadiri tarikatının Ünye’deki son temsilcisi Akgül Hocahanım, bir irşad yuvası olan evinde bu emanetleri koruyordu.
Peki, Kadiri’lik neydi?
Kadirilik, peygamberin soyundan geldiğine inanılan, Abdülkadir Geylani’nin yolundan gidenlerin tarikatıdır. ‘Kadiri’ sözü, tarikatın kurucusundan gelir. Tarikatın inanç temelinde az yemek, az uyumak ve Allah’ın adlarını hiç durmadan anmak, yani ‘zikir’ yoluyla Allah’a ulaşma düşüncesi yatar.
Akgül Hocahanım, kendisi gibi çevresine din eğitimi veren Hacer Ana’nın kızıdır.
Hacer Ana’nın vefatından sonra görevi o devralmıştır. Akgül Hoca’nın bir kız çocuğu olmuştur.
Akgül Hocahanım ilk dini terbiye ve kuralları annesi Hacer anadan öğrenmiş, daha sonra kendisi bu işe gönül vermiş ve tarikatın Çarşamba’da bulunan kolunda şeyh Kadir efendi adlı birinden ders almıştır. Akgül Hocahanım ve annesi Hacer Ana’nın mezarları Tepe ve Türbe mezarlıkları arasındadır. Bu mezarlıkta üç din büyüğü birbirinin ayakuçlarında yatmaktadırlar. Bunlardan en başta olan Taslı Hoca’nın ayakucunda peygamberin halasının türbedarı, Kıbrıslı Hoca onun da ayakucunda Akgül Hocahanım yatmaktadır.

Torunu Anlatıyor
Buradan sonrasını torunu ve emanetleri elinde bulunduran torunu Osman Öz’den dinleyelim.

“Anneannem çok dindar ve çok modern bir insandı. Kadiri tarikatının Ünye’deki temsilcisi idi.. Evi bir irfan yuvası idi. Belirli günlerde çevredeki bayanların ziyareti ile dini toplantılar ve sohbetler yapılırdı. Ankara’dan Samsun’dan çevre il ve ilçelerden misafirlerimiz eksik olmazdı. Gelenler mutlaka mukaddes emanetleri de görmek isterlerdi.”Osman Öz’e neden bu mukaddes emanetlerden bugüne kadar kimsenin haberi olmadığını sorduğumuzda:

“Bunları anneannemin zamanında, bilen vardı, belirli zamanlarda sanıyorum ve Ramazanda evde ziyarete açılırmış, bazı komşular ve misafirlerimiz bilirlerdi, bize gelirlerdi annemden rica ederlerdi annem onlara gösterirdi. Anneannem vefat edince tarikatla ailemizden kimse ilgilenip devam etmedi annem bu emanetleri korudu.”

Ev Yandı
Mukaddes emanetlerin bulunduğu ev bir akşamüstü bilinmeyen bir nedenle yandı. İtfaiyeciler içerideki mukaddes emanetlerden habersiz yangını söndürdüler.

Osman Öz bu konuda şöyle demiştir. “Haberi duyunca ilk aklıma gelen bu emanetlerin içinde saklandığı bohça ile anneannemim el yazması kitapları oldu. Bunlar yandı veya sular altında kaldı diye çok üzüldüm ilk defa oraya baktım, etrafındaki eşyalar yanmış ve sular altında kalmıştı, fakat mukaddes emanetlerin, içinde bulunduğu bohça kuru ve temiz bir halde yerinde duruyordu.

Osman Öz: “Ünye’de araştırma yapan başka bir yazar anneannemi Yusuf Taslı Hocanın talebesi diye yazmışsa da anneannem eğitimini Çarşamba’da bir tarikat üyesinden almış, Taslı Hoca’nın medresesinde kadınlara din eğitimi vermiştir” demiştir

Bu emanetlerin nereden ve nasıl Ünye’ye ve ailenize intikal ettiğini sorumuza Osman Öz:
“Bu emanetler ailemize anneannem Akgül Hocahanım’ın Kadiri Tarikatı Ünye kolu olması nedeniyle tarikatın genel merkezinden gönderilmiştir. Tarikatın başka kollarına da gönderdiği bu tür eşyalar mevcuttur” şeklinde cevap vermiştir.
Bunlar nelerdir sorumuza ise Öz: “Anneanneme intikal eden bohça içinde, Kabe’nin örtüsünden bir parça, peygamberimize hırkalarından bir parça, peygamberimizin sakalı, halifelerden birine ait olduğunu tahmin edilen el yazması bir kuran, tarikat büyüklerine ait birkaç parça giysi ve el yazması eserler.
Bunun dışında yangından anneannemin kütüphanesinden birçok el yazması eser de kurtarılmıştır. Emanetler ailemizde koruma altındadırlar.
Gelecek Hafta:
Zimem Defteri-Veresiye Defteri


Bu Haber 607 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI