Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
DEMET YURT / Esrarengiz Mezar (4) Mezar 1973 yılında açılmış
31 Temmuz 2017 Pazartesi 08:39
Ankara’dan gelen heyet mezarı açmış, incelemiş ve orada bir mezar olmadığını tutanak altına alarak gitmiştir.
Geçen sayıdan devam
İçinde kimin olduğu bilinmeyen Cumhuriyet Meydanındaki mezar la ilgili yazılarımız devam ediyor.
Bu konuda ilk ciddi araştırma on yıl önce yapılmıştı, bu çalışmada mezarda kimin olduğu bulunamamış hatta bir mezar olduğu bile kanıtlanamamıştır. Mezar hakkında anlatılan masallar, rüyalar, hikâyeler birbirine karışmış gerçek kaybolmuştur.

Ünye Kaymakamlığının hemen yanında bulunan siyah mermerle yapılan mezarda çoğunluk, savaş döneminde ölen bir askerin olduğuna inanıyor ve yoldan gelip geçerken başında dua okuyorlar.
Mezar arka tarafta evi bulunan birinin şikayeti üzerine 1973 yılında Ankara Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulundan gelen bir heyet tarafından açılmış ve orada bir mezarın olmadığına dair tutanak tutularak kapatılmıştır, gelen heyet yaptıkları incelemede orada bir mezar olmadığı kanaatine varmışlardır.
Mezarın açıldığına şahit olan üç kişi vardır bunlardan Şirin Ünye Gazetesi sahibi Ömer Altuntaş geçen yıl vefat etmiştir, diğer iki kişi halen hayattadır.
Şimdi bu iki kişinin söylediklerini sizlere aktarıyoruz.


Mezar açıldığında başında olan kişi
Bilgi Batmaz
Kaymakamlığın yanındaki mezar geçmiş dönemlerde açılmış sizde bunu görenlerden biriymişsiniz bu konu hakkında bilgi alacaktım sizden?
O mezar açıldı fakar tam olarak açılmadı içi boş denildi bir rivayete göre. Diğer bir rivayete göre ise benim bildiğim kadarıyla rahmetli dayım bir gece rüyasında görmüş. “Benim üzerimden atlarla çok geçiyorlar, rahatsız oluyorum” demiş. Şöyle 4 tarafında yuvarlaşmış eski taşlardan yapılmış bir mezar olduğu belli olsun diye yapılmış. Şimdi mezarlar 1 metre eninde 2 metre boyunda taşlarla çevrili ama bu geniş bir şey. Oradada bir diken ağacı vardı onun dibinde. Şimdi onu rahmetli dayım ertesi gün bir usta çağırıp 4 tarafını tuğla ile ördürdü. İçine de toprak doldurdu bunu biliyorum. Eskiden orada bir mezarlık vardı, bu dediğimiz mezarda eski olduğu için düzleşmiş toprak seviyesine inmiş, üzerinden atlarla geçiyorlardı. Rahatsız olmuş olabilir. Mezarın hemen karşısında da dayımın evi vardı. Dayım öleli uzun yılar oldu dayımın ifadesine göre söylüyorum. Dayım orayı çevirdi. 4 sıra tuğla ördü sıva dahi yapılmadı, içine toprak dolduruldu. Ama üzerinde yazılı bir taş konmamıştı, sonradan oraya bir yazı yazdılar orada Kanije kahramanı Tiryaki Hasan Paşa yatıyormuş.
Görevi dolayısıyla Ünye’ye gelip vefat etmiş. Ben o kadar geçmiş tarihini bilmiyorum.
Mezar açıldığı zaman siz mezarın içerisini gördünüz mü?
Mezar açıldığı zaman ben içeriye baktım. İçeride boşluk gördüm. Ama boşluk haricinde yatır birşey görmedim. Okul yıkıldı yeniden yapılırken biz dedik burada bir mezar var hiç değilse bu korumaya alınsın .. Bir oyun çevirdiler orada b oş mezar olsa dayımın rüyasına neden girsin? Ben mezar açıldığında içerisinde bir yatır veya silüet görmedim. Bir boşluk vardı. Onlarda tam manasıyla açıp var mı? yok mu? diyip bakmadılar. Sadece bakıp gittiler. Benim kafamı karıştıran şey dayımın rüyası eğer rüyasına girmişse o mezar boş değildir. Mezarda herhangi bir kemik de görmedim.

Mezar açıldığında başındaki ikinci kişi
Rıza Akbulut
1973 yılında Cumhuriyet Meydanında bizim bir binamız vardı. Onu yaptırıyordum. Bir sabah vakti benim yanıma geldiler benden kürek ve kazma istediler. Ne için dedim o mezarı kazacağız dediler, sebep ne dedim orada yatır var dediler. Oradaki ev ahiplerinden biri Ankara’ya şikayet etmiş. Şikayet te şöyle. Orada eski bir Anafarta Okulu vardı orayı yıktılar. O okul bahçenin tam ortasındaydı. Bu okulu bahçenin duvarı ile bitişik yapalım okula alan kalsın dedik. Onlarda kabul ettiler. Biri benim evimin önü kapanıyor diye Ankara’ya şikayet etmiş, okulun hemen yanında da mezar silüeti var. Yaklaşık 1 buçuğa 1 buçuk ölçülerinde.Şikayet olunca okulu yapımına başlanamadı.Demişler ki burada evliya var,dolayısıyla buraya temel atamazsınız . Ankara’dan da gelmiş bir heyet bu mezarı kazacaklar. Benden kazma kürek istediler. Ben kazma küreği verimce merak ettim gittim oraya. Bir masa kurmuşlar daktilo falan getirmişler zabıt tutuyorlar. Gazeteci Ömer’de var. Mezarı kazdılar altından kanal çıktı. Baya da büyük bir kanal. Yaklaşık 2 buçuk 3 metre eninde. Ankara’dan gelen görevli dedi ki kapatın burayı burada mezar olmaz. Kapattılar mezarı. Sonrasında bir sabah yürüyüş yaparken baktım orada Tiryaki Hasan Paşa’nın tabelasını koymuşlar.
Okudum Ünye ile ne alakası var dedim. Ondan birkaç gün sonra İstanbul’a gittim. Bayezit Kütüphanesinde araştırdım. Kanijede kemik hastalığına yakalanan Hasan Paşa ölüyor ve onu Budin’e gömüyorlar. İşin garip tarafı bunu istismar ediyorlar. Ona evliya veyahut dinsel bir kimlik koymak istiyorlar. O kimlik üzerinden evliya dediler. Bu adam bir de şarap tiryakisi o yüzden tiryaki deniyor.

Bu mezar hikayesinin çıkmasının ana sebebi ne?
İlla neden mezar diye ısrar ediyorlar?
Siz gördünüz mezar yok demişler,
aynı zamanda birde var diyen kişiler var.
Eskiden böyle bir şey yoktu Tiryaki Hasan Paşa falan bir şey yoktu. Orada herhangi bir mezar yok. Daha önce vardı akıp götürüldü. Var olduğunu iddia eden iki kişiyle görüştüm. Bir tanesi Canbulat İsmail Bey. Bu gece rüya görmüş oraya nur düşmüş.
Kanıtın biri bu eğer inanırsanız.
Burada birilerinin amacı binasının önü kapanmasın diye binayı bu tarafa kaydırmaktı. Binayı bu tarafa kaydırıp evin önünü kapatmamak istedi.

O mezarın dedelerine ait olduğunu ifade eden iki aile var.
Onlar mezarları karıştrıyorlar mı?
Orada bir çok mezar vardı ya
acaba mezarları mı karıştırdılar?
O Tiryakioğullarından biri ile görüştüm dondurmacılık yapıyordu. Onu çağırdım iş yerime sordum bana cevap verdi ama beni tatmin etmedi bende merak ediyorum filan dedi.
Birde Turgut Kaplan vardı o mezar için benim dedem derdi. Burada yatan benim dedem biz ananemle birlikte bu mezarın başında dua etmeye gelirdik diye bir ifadesi vardı. Tahmin ediyorum onlar mezarları karıştırıyorlar, orası mezarlıktı, birçok mezar vardı.
Şimdiki Hükümet konağının olduğu yerin tamamı mezarlıktı. Mezarda zaten eski yerinde değil mezar yataydı şimdi dikey oldu. Bu tür şeyler malesef istismar ediliyor. Ben sabahları yürüyüşe çıkıyorum orada insanlar dua ediyorlar. Aklı başında bazı insanları da görüyorum. Beni görüyorlar önlerine bakıyorlar. İnsanlar işte böyle görünmeyen şeyden medet ummaya çalışıyorlar.

Gelecek hafta:
Mezar hakkında diğer söylenen,
Rivayetler, rüyalar ve efsaneler


Bu Haber 572 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI