Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / TARİHİN SAKLADIĞI SIRLAR: *24 Ölümde Göktanrı İnancı İzleri
29 Ocak 2018 Pazartesi 08:48
Geçen hafta Türklerin Müslüman olmadan önceki dinleri olan Göktanrı İnancında iken doğum ve ölümde uyguladıkları adetlerini yazdık, bu haftada ölümde uyguladığı adetleri yazacağız.
Gelecek sayılarda da Türklerin nasıl ve neden Müslüman olduğunu, ilk dinlerinin ne olduğunu, ne zaman Müslüman olduklarını, eski dinleri olan Göktanrı İnancı ve Şamanizm’in nasıl bir din olduğunu, yazacağız.
Yine gelecek sayılarda Türklerin eski dinlerinden yeni dinleri olan Müslümanlığa getirdiği ve bugün halan canlılığını koruyan adet ve geleneklerden bahsedeceğiz.
Geçen hafta bunların bir kısmını yazdık ve gördük ki Gök Tanrı İnancı ve Şamanizm kökenli örf ve gelenekler bin yıldır eski canlılığı ile halen yaşıyor, insanlarımız bilmeden bunun İslam dininde var sanıyor oysa İslam dini bunları yasaklıyor ve reddediyor.
Hatta bazı cami ve türbelere uyarıcı yazılar koyuyorlar. “Burada mum yakmak, bez bağlamak, mezarlardan ve ölülerden bir şey istemek dinimizce yasaktır diye.

Anadolu’da Ölümde
Gök Tanrı İnancı Kalıntıları..
Ölüm, yaşamın sona ermesidir. Doğum ve evlenmede olduğu gibi ölüm çevresinde de birçok âdet ve inanma vardır.
Eski Türklerde canın, bedenin iç organlarından birinde oturduğu ve ölümle, bir kuş şeklinde dışarı çıktığı inancı bulunmaktadır. “Can çekişmek’” deyiminin de çıkış noktası, ölüm halinde canın bedenden acı vererek ayrılmasıdır.
Giresun ve yöresinde ölümden sonraki yedi, kırk ve elli günlerde ölüyü anma törenleri yapılır. Bu törenlerde Mevlit ve Kuran okunur. Gelenlere yemek, şerbet, helva ve şeker ikram edilir. Ölünün defninden bir gün sonra ölü evine komşuları tarafından yemek getirilir. Cenaze sonrası helva dağıtılır. Bunun ölünün ruhuna gideceğine inanılır.
Cenaze evden çıkarken hayvanların bağırması halinde ölenin amelinin iyi olmadığına inanılır. Ölü yıkandıktan sonra bir daha ölüm olmasın diye teneşir tahtasının ters çevrilmesi veya tekmelenmesi yaygındır.
Ölü yıkandıktan sonra yakınlarının üzerine ölünün hakkının bağışlanması niyetine su serpilmesi geleneği Trabzon Yağlıdere ilçesi ve civar köylerde devam etmektedir. Mezarın başında ışık yakılması da eski Tük inançlarından kalmadır.
Doğu Karadeniz bölgesinde ölünün gömüldüğü birinci gün, bazılarında yedinci, kırkıncı veya elli ikinci günlerden birinde yahut bir yıl sonra kurban kesildiği ve bütün köyün veya obanın davetli olduğu ölü aşı, ölü yemeği adlı bir ziyafetin verildiği görülü. Ölülerin ruhları için hayır işlemenin bir takvime bağlanması Gök Tanrı inancının uzantısıdır. Seney-i Devriye, Hun Türkleri döneminden günümüze kadar gelen eski Tük inancıdır.
Anadolu’nun bazı yörelerinde evden ölü çıkarsa ev süpürülmez ve yemek pişirilmez, odaya, ertesi sabaha kadar yanan bir mum veya gaz lambası yakılır.
Bazı yerlerde ise çok ağlayan çocuğun babasının ölümüne sebep olacağına inanılır.
Türk toplumumda ataların ruhlarının, ölümlerinden sonra sahibinin kapısının eşiğinde beklediğine inanılır; dolayısıyla eşiğe oturarak ya da basarak ruhun incitileceğine inanılır, eşikler atlanılarak geçilir.
Türkler, ölümü doğrudan hatırlatan kelimeler kullanmamışlardır. Ölüm olayını, “can verdi”, “uçtu” gibi, “anamı kaybettim” gibi dolaylı ifadelerle bildirmişlerdir
Mezarların ayak ucuna suluk bırakmak eski Türklere göre ruhlar susadıkça kalkıp su içer inanışındandır. Bugün Müslümanlıkta kuşlar su içer derler
Ölünün üzerine bıçak koymak, çok eskilere dayanan bit Türk geleneğidir. demirin, kötü ruhları, düşmanları kovduğuna inanılmaktaydı. bu yüzden ölmüş kişinin üstüne kılıç veya bıçak koyarlardı ki, ruhu Göktanrıya kazasız belasız, erişebilsin..
Birisi öldükten sonra evinde toplanıp dua okumak, bu toplanma işini 7, 21, 40 günde bir tekrarlamak gibi eylemler de Göktanrı inancından kalmadır İslamda yeri yoktur.
Eski Türk inanışına göre ruh fiziki bedenini 40 gün sonra terk etmektedir. Vefat edenin “40’ın çıkması" deyimi vardır. Şamanizm’de ölen kişinin ruhu evi terk etsin, göğe yolculuğuna başlasın, öteki ruhlar doluşmasın diye insanlar ölen kişinin evinde toplanıp ayin yapar, yas tutarlar.
Ölünün gömüldüğü gün, kırkıncı günü ve Cuma günleri Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tatlı, yemek, şeker dağıtılıp orada bulunanlara ölünün ruhuna değeceği düşüncesiyle ikrâm edilmesi, mezarın olduğu yere yiyecekler asılması ve suların bırakılması, kırmızı veya siyah bayrakların asılması Anadolu’nun pek çok yerinde yaşayan ölüm âdetleridir.





Eski Türklerde Put Yoktur
Eski Türkler’de “ruh”ların insan biçiminde düşünülmesi söz konusu olmadığı için, putlara da rastlanmaz. Türkler gizli güçleri olduğuna inandıkları tabiata kutsallık vermişlerdir.
Göynük köylerinde bu izler İslâm dini içinde az da olsa görülmektedir. Mezarlar parmakla gösterilmez eğer gösterilirse parmak acıyana kadar ısırılır. Mezarların üstüne basılmaz.
Askere gidecek gençler köylüyle vedalaşmadan önce mezarlığa gelip ölmüş yakınlarına dua eder ondan sonra tüm köylüyle vedalaşıp yola öyle çıkar. Mezarlıktaki ağaçları kesmek hoş karşılanmaz ve bu ağaçların kesilmesine müsaade edilmez.
Çocuğu olmayan kadınlar, herhangi bir sıkıntıya duçar olan kimseler hemen hemen her köyde bulunan dağ başlarındaki yatırlara giderler. Adaklar adayıp, dua ederler. Tüm bu inanışlar ve uygulamalar eski Türklerdeki inanışların İslâmî motiflere bürünerek devam etmektedir..
Bir Türk Boyu olan Tahtacıların ölmüşlerine olan sevgi ve yakınlığı, hayret verecek derecededir. Her fırsatta mezarlarına gider, orada yemekler yer, Hun‘lar, Göktürkler gibi içki içerler. Mezarları üç yerinden öperek niyaz ederler.
Hıdrellez eğlencelerini tepelerdeki mezarlıklarda yapar, adeta ölmüşleri ile birlikte yemek yer, eğlenirler. Ölüyü gömdükleri gün mezarlıkta helva, zeytin, peynir yerler. mezarın yanına bir testi su ve biraz yiyecek bırakırlar .

Kaynak ve alıntılar:
Muharrem ERGİN, , Orhun Abideleri
Erdoğan MERÇİL, , ‚Sultanların Ata Mezarlarını Ziyareti
Candan Ergün, Türklerin Kültür Kökenleri.
Doç. Dr. Yasin Aktay


Bu Haber 1387 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI