Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
YAŞAR KARADUMAN / TARİHİN SAKLADIĞI SIRLAR: *26 Osmanlının Son Zaferi KUT’ ÜL - AMARE
12 Şubat 2018 Pazartesi 08:36
Osmanlının son zaferi olan ve onbeş bin kişilik bir İngiliz ordusunu generalleri ile birlikte esir alındığı Kut'ül Amare zaferi 1952 yılına kadar Kut Bayramı adı altında kutlandı.
Kut El Amara, Irak'ın doğu kesiminde, Dicle Nehri kıyısında Vasıt ilinin merkezi bir kent. Bağdat’a 60 kilometre uzaklıktadır Dicle nehri kıyısında 400, 000 nüfuslu bir kenttir. 1960`a kadar Kut El Amare diye anılırken bu tarihten sonra “Vasıt” adını almıştır.

Kut'ül Amare savaşı nedir?
Kut'ül Amare savaşı 29 Nisan 1916 tarihinde Osmanlı Ordusunun Irak'ın Kut bölgesinde İngilizlere karşı kazandığı büyük bir zaferdir. Osmanlının Birinci Dünya Savaşı cepheleri içinde Çanakkale’den sonra kazandığı son zaferdir.
Kut El Amare Osmanlı Ordusunun Birinci Dünya Savaşı’ndaİngilizlere karşı oluşturulan Irak cephesidir. Irak petrollerini ele geçirmeyi amaçlayan İngilizler 3 Haziran 1915 tarihinde Osmanlı toprağı olan Kut El-Amare’yi işgal etmişlerdir.
Irak Cephesinde Osmanlı 6 cı Ordu'nun Komutanlığı'na atanan Alman Mareşal Goltz Paşa'nın emriyle Miralay (Albay) 'Sakallı' Nurettin Bey'in birlikleri 27 Aralık'ta Kut El Amare’yi kuşattı.
İngilizler Kut'u kurtarmak için bir kolorduyla hücuma geçti ancak, 4.000 askerini kaybederek geri çekildi.
Bu muharebede 9 cu Kolordu Komutanı Miralay 'Sakallı' Nurettin Bey görevinden alındı ve yerine Enver Paşa'nın kendisinden bir yaş küçük olan amcası Mirliva (Tuğgeneral) Halil Paşa getirildi.
İngilizler 8 Mart 1916'da Miralay Ali İhsan Bey komutasındaki 13 cü Kolordu'ya hücum ettilerse de 3.500 asker kaybederek geri çekildiler.
Türkler, Kut El Amare’de İngilizlerden başta Tümen Komutanı General Townshend olmak üzere toplam 13 general, 481 subay ve 13.300 İngiliz askeri esir almışlardır.

Tarihe Kut El Amare zaferi olarak geçen savaşlar sırasında İngilizler 40 bin kayıp ve esir verirken Türk birlikleri ise 25 bin askerini kaybetti., bu savaş sırasında Türk birlikleri sınırlı sayıda uçakla önemli görevler yaptı keşif görevi yapan Türk uçakları bir taraftan da düşman hedeflerini bombardıman etti.
Ancak kazanılan bu tarihi zafere rağmen Birinci Dünya Savaşını kaybederek savaşın genelinde mağlup oldu. İngilizlerin bölgeyi Şubat 1917’de işgal etmesine engel olamadı.
Osmanlı’nın Son Zaferi
Kut El Amare de Osmanlı’nın kesin zaferiyle sonuçlanan ve 29 Nisan 1916’da General Townshend birliklerinin diğer 13 general, 481 subay ve 13.300 er ile birlikte Osmanlı Kuvvetleri’ne teslim olmasıyla sonuçlanan bir kuşatma savaşıdır.
Her ne kadar 1917’de İngilizlerin çok daha donanımlı bir askeri kuvvetle geri dönerek Musul’a kadar işgali ile Irak Cephesi kapansa da,
Kut El Amare zaferi İngilizler de derin bir yaraya sebep olmuştur.

Savaşın Son Perdesi
23 Aralık’ta 25.000 Türk askeri Kut El -Amare şehrini kuşattı. Şehri ele geçirmek için çeşitli taarruzlar düzenlendiyse de bunlar İngiliz Ordusu tarafından püskürtüldü. Buna karşılık İngilizler Kut’taki kuşatmayı kırmak ve General Townshend komutasındaki orduyu kurtarmak üzere Tigris (Dicle) Kolordusunu harekete geçirdiler fakat o da başarılı olamadı ve geri çekildi.
Bu gelişmeler yaşanırken Türk Ordusu’nun yönetim kademesinde önemli bir değişiklik oldu ve Sakallı Nurettin Paşa’nın yerine Enver Paşa’nın amcası Albay Halil Bey getirildi. Halil Paşaya bu zaferin bir nişanesi olarak Cumhuriyet Devri’nde ‘Kut’ soyadı verilmiştir.

Doğa koşulları ve hastalık
Askerler büyük çoğunlukla kızgın güneşin altındaydı. Harekâtın gerçekleştiği alanlar Dicle ve Fırat nehirlerinin arasında olduğu için bataklıklar, sazlıklar ve düzensiz taşkınlar askeri birliklerin hareketlerini zorlaştırıyordu.
Bataklıklar ve sivrisinekler nedeniyle hastalık kol geziyordu.
Tifüs gibi bulaşıcı hastalıklar her iki ordunun da ortak düşmanıydı. Osmanlı 6cı Ordu Komutanı Goltz Paşa da tifüse yakalanarak 72 yaşında Bağdat’ta öldü. Henüz 33 yaşında olan Halil Bey, bir süre vekâleten, 22 Nisan 1916’da gelen emirle Tuğgeneralliğe terfi edince de asaleten 6.cı Ordu komutanı ve Irak Genel Valisi oldu.

Açlıktan Atları Kesip Yerdiler
Kuşatma sırasında erzakları tükenen İngilizler yardım gelme ümidi kalmayınca açlıktan atlarını kesip yemeye başladılar. Ancak içlerinde bulunan Hintli Müslüman askerleri at eti yemeye bir türlü razı edemiyorlardı “At eti yemektense ölürüz" diyorlardı. Bunun üzerine General Townshend radyo aracılığıyla o askerlerin Hindistan'daki dinî reisleriyle görüştü. At etinin zor şartlarda açlıktan ölmemek için yenilebileceğine dair fetva istedi. Güç bela fetva geldi ama yine de yemiyorlar ve açlıktan yere düşerek ölüyorlardı. Ümitler tükenmiş, erzak tükenmiş, takat tükenmişti nöbette bile ölenler vardı.
Türklerin ise kuşatmayı kaldırmaya niyetleri hiç yoktu. İngilizlerin zayiatları ağırdı. 30 bin asker savaş dışı kalmıştı. Elinde kala kala 13 bin aç askeri kalmıştı., kalanlarda hastalıktan ve açlıktan ölüyorlardı, sonunda teslim olmaya karar verdiler.

Teslim Oluyorlar
Kariyerine kahraman olarak başlayan ama Kûtü'l-Amâre yenilgisi yüzünden unutulup giden General Townshend teslim oluşunu şöyle anlatıyor:
Nihayet 29 Nisan günü “toplarımı ve telsiz teçhizatım dahil mühimmat vs. bütün tesisatımı tahrip ettim, Halil Paşa beni ziyaret etti, ona kılıcımla tabancalarımı teslim ettim. Almayı reddetti, “Bunlar şimdiye kadar sizindi, bundan sonra da öyle olacak" dedi
General teslim olmuştu. Şerefli bir misafir gibi önce Heybeliada, sonra Büyükada'da ağırlandı. Aldığımız esirlerin tam listesi şöyle: 5 General, 272 İngiliz, 204 Hind subayı (toplam 476 subay), 2592 İngiliz, 6988 Hind vs. er (toplam 9580 er), silahsız 3248 kişi, ceman yekûn 13.309 esir (bunların 1306'sı hasta ve yaralıydı. (Kaynak Mustafa Armağan)

Generaller de esir oldu
General Townshend, elinde kalan silah ve mühimmatı imha ederek, 29 Nisan 1916 günü, 6’sı general, 476’sı subay toplam 13 bin 309 askerle teslim oldu. Bu, İngiliz ordusunun uzun zamandır esir düşen en kalabalık askeri gücüydü.
Esir askerler Halep ve Anadolu’nun farklı kentlerine gönderildi. İngiliz general Townshend ve kurmayları ise 147 günlük kuşatmanın ardından kurmaylarıyla birlikte İstanbul’a götürüldü. Bağdat’tan İstanbul’a 22 günde getirildiler. Townshend, Kasım 1918’e kadar yaklaşık 2,5 yıl, Heybeliada ve Büyükada’da sürgünde kaldı. 1919 yılında Londra’ya döndü

Kut Şehitliği
1920 yılında Bağdat’a 180 km uzaklıkta Kutü’l-Ammare’de inşa edilen şehitlik, etrafı duvarlarla çevrili büyük bir anıt şeklindedir. Burada 7 subay ve 43 er olmak üzere 50 şehidimizin mezarı bulunmaktadır.


Bu Haber 1027 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI