Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Kafkas Sürgünü Bölüm I.
15 Haziran 2009 Pazartesi 14:32
Ahmet Derya Varilci / YEREL TARİH ARAŞTIRMA GRUBU - Üç yıl önce bugün kaybettiğimiz, teyzem oğlu, Çerkez Sait’in torunu, giderken canımın yarısını alıp götüren can dostum… Murat Yılmaz’ın anısına:






93 Harbi (1877 – 1878) ve Acara Sürgünlerinden 14 yıl önce, 21 Mayıs 1864’te başlayan sürgün daha vardır; tarihin en büyük ve acılı sürgünlerinden biridir, Kuzey Kafkasya / Çerkezistan sürgünü...


Yaşadığı topraklardan koparılarak gemilere doldurulan, Osmanlı topraklarına sürülen Kafkas Çerkezlerinden hiç biri tek kelime Türkçe bilmemektedir. Sayıları 1 ile 1,5 milyon arası olduğu tahmin edilen bu insanların yarısı bindirildikleri gemilerde can verir. Karaya ulaşanların ise, neredeyse üçte ikisi açlık ve salgın hastalıklar sonucu ölür. Kafkas Dağları’ndan gelen sürgünlerin, yerleştikleri bölgeye alışmaları hayli zaman alır. Karadeniz’in hırçın sularındaki ölüm yolculuğuna bir müddet karada da devam ederler. Yerleştikleri coğrafyayı vatan bilerek, yeni bir hayata hükmederler.


 


Göç yolları


“Sürgün coğrafyası” olarak bilinen Kafkasya’da 21 Mayıs 1864’e endekslenen tarihte Çerkez sürgünleri; Kafkasya’nın Karadeniz’e bakan bütün kıyılarında başlıyordu. Soçi, Adler, Sohum, Tuapse, Anapa; kıyıya gemilerin yanaşabileceği her iskeleden zorla gemilere bindiriliyorlardı. Anne – çocuk, baba demeden birbirlerinden koparılarak farklı gemilerle denize açılmışlardı.


 Trabzon, Samsun, Sinop, İstanbul, Varna, Burgaz ve Köstence Limanlarına indirilen Çerkezlerin önemli bir bölümü, zorlu deniz yolculuğu koşullarına yenik düşmüş, açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle kırılmışlardı.


İndirildikleri limanda dağıtım kamplarına alınmış, kimisi yeniden gemilere bindirilerek daha uzak topraklara götürülmüştü.


Dobruca, Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk gibi Avrupa’daki Osmanlı topraklarına yerleştirilenler yanında, Ege Denizi’ne açılarak, Çanakale, Balıkesir ve İzmir’e; Akdeniz’i geçerek Lübnan’a, Suriye, Irak ve Ürdün’e kadar gitmişlerdi.


 


Ünye’ye gelen Kafkas sürgünleri


1864 Tarihinde başlayan Çerkez sürgünlerinin önemli bir kısmı Samsun’a inmiştir. Çorum ve Amasya yönüne gidenler; Kavak, Havza, Ladik ve Vezirköprü’ye, Sahil kesimi ise Bafra ve Çarşamba’ya yönlendirilmişlerdir.


Çarşamba’dan Terme’ye geçen gruplardan bazıları, Terme köylerinde iskan edildikten sonra, Ünye şehir merkezinde inşa ettirdikleri konutlara yerleşmişlerdir. Bir grup Çerkez ise, Ünye’nin Cevizdere havzasına, Döşemedibi Mahallesi, Gürecülü Köyü ile Saylan Köyü girişine yerleşmişlerdir.


 


Cevizdere Çerkezleri  


Ünye’deki diğer Çerkezler gibi Ubıh kökenliydiler[1]. Bindikleri gemide başlangıçta 400 hane iken, geldikleri Cevizdere köyüne yalnızca 4 aile ulaşabilmiştir. Çerkez Sait’in sülalesi Yılmaz soyadını almıştır. Komşuları Şimşek, Uysal ve Yıldıran soyadını taşıyan Çerkez aileleridir.


Çerkez Sait’in babası Kuzey, gelen kafilenin içinde iri yarı, güçlü kuvvetli, atak bir delikanlıdır. Ünye’ye doğru yelken açtıklarında, açlık ve hastalık son safhadadır. Yolculuklarının son bölümünü gerçekleştirecekleri büyücek kayıkta tüm erzakları tükendiği gibi, bir parça ekmek karşılığında verebilecekleri hiçbir şeyleri kalmamıştır. Onları götüren kaptan, kendilerine Kuzey’in verilmesi karşılığında ekmek verebileceklerini söyler. Öneri reddedilir. Kuzey, kendisini köleleştirecek bu önerinin kabul edilmesinde ısrar eder. Sonuçta açlık baskın gelir. Kuzey, kaptana verilir.


Cevizdere’nin denize kavuştuğu yerde göçünü indiren kayık dönüşe geçer. Forsa olarak kullanmayı tasarladıkları Kuzey’i zincirle dahi zapt edemezler, kaçar. Hiç bilmediği Ünye sahilinde ailesini aramaya koyulur. Dağ yaşamına alışkın Çerkezlerin çoğu, bataklık bölgelerde sıtmadan kırıldığı için sürekli hareket halindedir. Hatta diğer kafilelerden bir kısmı daha yüksek kesimlere doğru harekete geçmiştir. Kuzey, henüz Cevizdere kıyısında yurt kurmaya hazırlanan ailesine kavuşur. Belki de onların buraya yerleşmelerinde en büyük etken, Kuzey’in döneceği umududur[2].


 


Kafkas adetlerini bu kıyıda yaşatmaya çalışırlar. Yaşamlarının kopmaz parçası olan Çerkez atlarını getirtip ırmak kıyısındaki düzlükte eğitirler.


Kuzey’in oğlu Çerkez Sait’in adı, gümüşlü at koşumlarıyla birlikte anılır.


Ünye Festivalleri kapsamında yapılan at yarışları halen bu düzlükte yapılmaktadır. 2007 Yılında buraya Belediyemizce Binicilik tesisleri kurulmuştur.


Atların yelelerinin rüzgarda her uçuşunda, her at kişnemesinde Cevizderesi’nde, Kafkasya’dan esen rüzgarlarla buluşur. Karadeniz’e çığlık olur, matem şarkılarına eşlik eder.


 


Ahmet Derya Varilci


DİP NOTLAR:


[1] Ubıh yahut Ibıh / Vıbıh biçiminde dilimizde ifade edilen Çerkez kesimidir. 1864 Sürgünüyle Kafkasya’da bir tek Ubıh kalmamacasına sürülmüş yahut katledilmişlerdir. Ünye Çerkezlerinin neredeyse tamamı Ubıh kökenlidir. Sonraki bölüm / Çerkez Tarihi’nde anlatılacaktır.


[2] Konuyu aktaran Kuzey Yılmaz, Çerkez Sait’in ikinci evliğinden olan ikinci oğludur. Dedesi Çerkez Kuzey’in adını taşır.  



Bu Haber 3576 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI